İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2025/396 K.2025/807

🏛️ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/396 📋 K. 2025/807 📅 16.05.2025

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/396
KARAR NO : 2025/807
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 31.01.2025
NUMARASI : 2025/63 Esas
TALEBİN KONUSU : İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ : 16.05.2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 16.05.2025
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 31.01.2025 tarih 2025/63 Esas sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati haciz isteyen davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
TALEP : İhtiyati haciz isteyen davacı vekili, muris ...'ın müvekkili bankadan kullandığı ticari kredi borcunu ödemediğini, 25.08.2024 ve 29.10.2024 tarihlerinde murisin sözleşmede belirtilen adresine temerrüt ve muacceliyet ihbarının usulüne uygun olarak gönderildiğini, ihtarnamelere rağmen borcun ödenmemesi üzerine 602.592,61 TL alacağın tahsili amacıyla İzmir Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün 2024/125892 Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin tebliği aşamasında muris ...'ın 28.06.2024 tarihinde vefat ettiğinin öğrenildiğini, ilgili krediye ait hayat sigortasına başvurulduğunu, tıbbi değerlendirme sonucunda murisin hastalığının sigorta poliçe başlangıcından önce tanısının konması ve poliçe yapılırken hastalığın beyan edilmemesi nedeniyle talebin reddedildiğini, icra takibinin murisin mirasçıları olan davalılara yöneltildiğini, davalı mirasçılar tarafından borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı mirasçıların mirasın reddedildiği veya borcun ödendiğine dair bir iddialarının bulunmadığını, itirazın haksız ve kötüniyetli olduğunu, alacağın rehinle temin edilmediğini, borcun vadesinin geldiğini, yaklaşık ispat koşullarının oluştuğunu iddia ederek, itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline, davalıların üzerine kayıtlı tüm malvarlıklarına İİK'nin 257 ve müteakip maddeleri uyarınca gerekli olması halinde teminat mukabilinde ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, dava dilekçesinde murisin vefatının öğrenilmesi üzerine kredi borcunun ödenmesi talebiyle sigorta şirketine başvurulduğu, ancak talebin reddedildiğinin beyan edildiği, sigorta şirketine karşı hukuki başvuru yollarının tüketilip tüketilmediği, davalı mirasçılara yönelme koşullarının oluşup oluşmadığı, alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği, İİK'nın 257 ve devamı maddelerinde öngörülen yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı ihtiyati haciz isteyen davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : İhtiyati haciz isteyen davacı vekili, ihtiyati haciz şartlarının oluştuğunu, HMK'nın 389/1 maddesi, İİK’nin 257. ve 258/I. maddeleri uyarınca müvekkili bankanın alacağının rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş, usulüne uygun temerrüde düşürülmüş bir para borcu içerdiğini, vadesi gelmiş borçlarda yaklaşık ispatın yeterli olduğunu, terekeye ait borçların mirasçılara intikal edeceğini, mirasçıların da reddi miras vb iddialarının da bulunmadığını, tüm davalıların borçlu murisin halihazırda mirasçısı olduğunu, muris adına kayıtlı taşınmazları yargılama aşamasında üçüncü kişilere devretmeleri ihtimalinin bulunduğunu, takip açıldıktan sonra muris borçlunun vefat ettiğinin anlaşıldığını, hayat sigortasına başvurulmuşsa da sigorta tarafından borcun karşılanmadığını, bu nedenle icra takibinin murisin mirasçılarına yöneltildiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılarak ihtiyati hacze karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Talep, ihtiyati hacize ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Davacı banka, davalıların murisine ticari kredi sözleşmesi ile kredi kullandırıldığını, murise dava dışı sigorta şirketinden hayat sigortası yapıldığını, murisin vefatından sonra sigorta şirketinin kredi borcunu ödemediğini, davalıların da borcun ödenmesi için yapılan icra takibine itiraz ettiklerini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, ayrıca davalıların malvarlıkları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir. İlk derece mahkemesince, dava dışı sigorta şirketine karşı hukuki başvuru yollarının tüketilip tüketilmediği, davalı mirasçılara yönelme koşullarının oluşup oluşmadığı hususları ile alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği, İİK'nın 257 ve devamı maddelerinde öngörülen yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık kullanılan kredi borcundan dolayı hayat sigortası olmasına rağmen mirasçılara müracaat edilip edilmeyeceği noktasında toplanmaktadır. Davalıların murisi adına dava dışı ... tarafından hayat sigortası düzenlendiği, murisin poliçe üzerinde davacı banka lehine dain ve mürtehin hakkı tesis ettiği uyuşmazlık konusu değildir. Davacı banka, murisin poliçe başlangıcından önce tanısı konulan hastalığını beyan etmemesi nedeniyle dava dışı hayat sigortası şirketinin ödeme yapmadığını, bu yüzden mirasçılara karşı icra takibine geçtiğini beyan ederek eldeki davayı açmış ise de, sigorta poliçesinin üzerinde davacı banka adına dain ve mürtehin kaydı bulunduğu yazılı olup, dava dışı sigorta şirketinin menfi yanıtına karşı hukuki yollar davacı banka tarafından tüketilmeden mirasçılar aleyhine ihtiyati haciz talep edilmesi yerinde değildir. (Yargıtay 13. HD 11.05.2016 tarihli 2015/16813 E. 2016/12955 K.; 19.09.2019 tarihli 2016/15611 E. 2019/8524 K. sayılı ilamları)
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İhtiyati haciz isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İhtiyati haciz isteyen davacı yönünden istinaf karar harcı olan 1.013,90 TL'den peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 398,5‬0 TL harcın ihtiyati haciz isteyen davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati haciz isteyen davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 16.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.