İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2023/1334 K.2023/1583

🏛️ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/1334 📋 K. 2023/1583 📅 21.09.2023

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1334
KARAR NO : 2023/1583
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/06/2023
NUMARASI : 2023/338 Esas
DAVA : TAPU İPTALİ VE TESCİL - İHTİYATİ TEDBİR
KARAR TARİHİ : 21/09/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 21/09/2023
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/338 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında verilen teminat karşılığı ihtiyati tedbir kararına karşı itiraz üzerine ihtiyati tedbirin teminatsız konulmasına dair 01.06.2023 tarihli ara karara karşı ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Mahkemece yapılan açık yargılama sırasında 01.06.2023 tarihli ara karar ile; "...Davacı vekili Mahkememize verdiği 17/04/2023 tarihli dava dilekçesinde; davalı ... Yönetim Kurulu ' nun 27.12.2022 tarihli 2022/4 sayılı kararıyla, kooperatifin 4 hissesine maliki olduğu ... ili, ... ilçesinde kain tapunun ... ada ... parsel numarasında kayıtlı taşınmazdaki tüm hisselerinin (bu taşınmazla ilgili imar uygulaması sonucu oluşacak parsellerdeki taşınmazlardaki hisselerde de geçerli olmak üzere) satışı ile ilgili olarak 28.12.2021 tarihinde yapılan Genel Kurul toplantısında alınan 6 nolu karar uyarınca kooperatif arsasını düzenleme ortaklık payı ayrıldıktan sonra kalacak net miktarını m2'si KDV dahil 2.000 TL'den az olmamak üzere satma, satış ile ilgili ön sözleşme yapma yetkisinin 1 yıl süre ile Yönetim Kuruluna verilmiş olduğundan, kooperatifin 1/2 hissedarı olduğu ... ili, ... ilçesinde kain tapunun ... ada ... parselde kayden 12.936 m2 büyüklüğündeki kadastral parselin kooperatife ait olan 6.486 m2'nin bedeli olarak Balçova Belediyesi ' nde 18.02.2021 tarihinde askıya çıkarılan 1/1000 ölçekli imar planı revizyonu ile 7.114,8 m2 den kooperatifin 1/2 payına isabet eden 3.357,40 m2 nin birim fiyatı 2.000 TL'den toplam fiyatın 7.114.800,00 TL olarak belirlendiğini ve kooperatif vekili Av....'a bildirilmesine karar verildiğini, davalı kooperatifin bu taşınmazdaki hissesinin tamamına karşılık gelen (düzenleme ortaklık payı ayrıldıktan sonra kalan) 3.557,40 m2 deki tüm hak ve hisselerinin tamamının, m2'si 2.000 TL'den olmak üzere toplam 7.114.800,00 TL satış bedelinin, kooperatif vekili ...'ın banka hesabına ödendiğini ve aynı vekil tarafından İzmir 32 Noterinde imzalanan 27.12.2022 tarihli 24088 yevmiye nolu Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi ile kooperatifin taşınmazdaki 1/2 hissesinin müvekkili şirkete satışının vaad edildiğini, alıcının ilk isteminde alıcı adına tapuda kati ferağ takriri verileceğinin taahhüt edildiğini, müvekkili şirketin, aynı vekil tarafından İzmir 32 Noterinde imzalanan 27.12.2022 tarihli 24089 yevmiye nolu Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi ile aynı taşınmazdaki Tasfiye Halinde Sınırlı Sorumlu ... 'nin de 1/2 hissesini aynı bedelle satın aldığını, bu hissenin de bedelini (her 2 kooperatif hissesinin bedelini birlikte toplam olarak) vekil ...'ın hesabına yatırdığını, davalı kooperatifin taşınmazdaki hissesinin müvekkili şirkete satış vaadi sözleşmesi ile satılması sebebiyle yapılan işlem ve tahsil edilen satış bedeli karşılığı 30.12.2022 tarihinde GIB2022000000001 nolu faturayı düzenleyerek müvekkili şirkete gönderdiğini, davalı kooperatifin Genel Kurul Toplantısı yaptığını, Yönetim Kurulu tapuda satış ve ferağ takriri işlemleri için Av....'a İzmir 21. Noterinde 16.01.2023 tarihinde yeniden vekaletname verdiğini, bu vekaletnameye istinaden tapuda ferağ takriri verilerek kooperatif hissesinin müvekkili şirkete devri işlemlerinin gerçekleştirilmesi gerekirken, devir işlemlerinden kaçınması nedeniyle davalı kooperatif ve vekiline İzmir 4.Noteri aracılığıyla keşide edilen 21.02.2023 tarihli 1140 yevmiye numaralı ihtarname ile ifaya davet edildiğini ancak şifahi ve yazılı uyarılara rağmen tapuda kooperatif hissesinin müvekkiline devredilmediğini, satış vaadi sözleşmesine konu ve satış bedeli ödenmiş bulunan taşınmaz hissesinin tapuda mülkiyetinin müvekkili şirkete devrine yönelik kati ferağ takririnin verilmemesi nedeniyle dava açarak kooperatifin taşınmazdaki tüm hisselerinin iptali ile müvekkili şirket adına tescilini talep etmek zorunda kalındığını belirtmiş , dava konusunun taşınmazın aynına yönelik olması ve müvekkilinin daha fazla mağduriyet yaşamaması için, davalı kooperatifin dava konusu İzmir ili, Balçova ilçesinde kain tapunun ... ada ... parselde kayıtlı taşınmazdaki 1/2 hissesi üzerine dava sonuna kadar geçerli olmak üzere ve teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına ve Balçova Tapu Müdürlüğü ' ne müzekkere yazılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 19/04/2023 tarihli tensip zaptının 11 nolu bendi uyarınca "...11-Davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin KABULÜ ile takdiren % 15 oranında 1.067.220,00-TL nakdi teminat yatırıldığında veya kati ve süresiz teminat mektubu sunulduğunda davalı kooperatif adına kayıtlı olmak koşuluyla dava konusu ... İli, ... İlçesi, ... ada ... parselde kayıtlı taşınmazdaki 1/2 hissesi üzerine 3. KİŞİLERE DEVİR VE TEMLİKİNİN ÖNLENMESİNE YÖNELİK (dava sonuçlanıncaya kadar) İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA, bu hususta Balçova Tapu Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına,..." karar verilmiştir.
Davacı vekili Mahkememize verdiği 26/04/2023 tarihli dilekçesinde; 19.04.2023 tarihli tensip kararının 11. Maddesinde "1.067.220,00 TL teminat yatırılması halinde dava konusu taşınmazın tapu kaydına ihtiyati tedbir konulmasına" karar verildiğini, Mahkememizin tensip kararına konu teminat karşılığı taşınmazın tapu kaydına ihtiyati tedbir konulması kararının, müvekkilinin mağduriyetine neden olduğunu, müvekkilinin satış vaadi sözleşmesinde belirtilen satış bedeli 7.114.800 TL'yi peşinen ödediği de nazara alınırsa 1.067.220 TL teminat yatırmasının müvekkilini mağdur edeceğini belirtmiş , tensip kararının 11. Maddesindeki teminat karşılığı tapu kaydına ihtiyati tedbir konulması kararından dönülmesini, teminatsız olarak tapu kaydına ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili Mahkememize verdiği 26/05/2023 tarihli cevap dilekçesinde; muacceliyet şartının oluşmadığını ve devir konusunda davalının kusurunun bulunmadığını, sözleşmenin 27/12/2022 tarihinde yapıldığını, sözleşmenin dayanağını 28/12/2021 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan 6 nolu kararın oluşturduğunu, karar gereği yönetim kuruluna 1 yıl süre ile taşınmazı belirli koşullarda satma yetkisi verildiğini, bu yetki gereği davacı tarafla satış sözleşmesi yapıldığını, davacının karar gereği ilk önce genel kurul kararında belirtilen kapsamda ve miktarda satış ve devir işlemi yapılması için tapu dairesine başvuru yapıldığını ancak önceden alınmış genel kurul kararı nedeniyle kooperatif temsilcilerinin sistemde görülmemesi nedeniyle tapu dairesinin işlem yapmayı red ettiğini, satış vaadinin yapıldığı tarihten 30 gün önce davacı ile satış konusu görüşülmemişken kooperatif tarafından genel kurul kararı alındığını, gündem önceden belirlendiğinden 28/12/2022 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında taşınmazın satışı ve devri konusunda karar almanın mümkün olmadığını, durumun davacıya bildirildiğini ancak davacının isteği üzerine tapuda işlem yapmak üzere kendisini ikinci kez tüm yetki ve vekaletnamelerin gönderildiğini ancak usulünce alınmış bir genel kurul kararı olmadığı gerekçesiyle tapunun başvuruyu yine red ettiğini, davacıya genel kurulu toplayarak yeni bir karar alınacağının bildirildiğini, buna rağmen davacının eldeki davayı açtığını, taşınmazın satışını genel kurul yapmaksızın gerçekleştirmek mümkün olmadığından muacceliyet şartının gerçekleşmediğini ve kusur içermeyen geçici ifa imkansızlığı bulunduğunu, davanın öncelikle bu nedenden haksız olduğu ve reddi gerektiğini, 1163 sayılı yasanın 42/6 maddesindeki "Gayrimenkul alımında ve satımında takip edilecek usul ile alınacak gayrimenkulün niteliğini yerine ve azami fiyatını satılacak gayrimenkulun asgari fiyatının belirlemek" ' in kooperatif genel kurulunun devredemeyeceği yetkilerinden olduğunu, dava konusu taşınmazın satışı konusunda 28/12/2022 tarihli genel kurulda alınan kararın kapsam, bedel ve miktar olarak bağlayıcı nitelikte olup satış vaadi sözleşmesinin de bu karara göre düzenlenip imzalandığını, genel kurul kararının satış vaadi sözleşmesinin eki ve dayanağı olduğunu, satış vaadi sözleşmesi ve dayanağı genel kurul kararını aşacak şekilde talepte bulunmanın mümkün olmayacağı gibi tarafların sözleşme ile yükümlendikleri edimden başka bir edimle yada fazlası ile yükümlü tutulamayacaklarını, bunun ahde vefa ilkesinin bir gereği olduğunu, davanın bu nedenle de haksız olduğunu, davacı tarafından sözleşmenin tapuya şerh ettirilmiş olup davacı yanın zarar görme ihtimali bulunmadığını bu nedenle tedbir istenmesinde hukuki yarar bulunmadığını, tedbir isteminin reddinin gerektiğini belirtmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin dosyasının incelemesinde; davacı vekilince ... ili, ... ilçesinde kain tapunun ... ada ... parselde kayıtlı taşınmazdaki davalı ...'nin 1/2 hissesinin tapu kaydının iptali ile davacı şirket adına tesciline karar verilmesine yönelik olarak Mahkememize dava açıldığı, Mahkememizin 19/04/2023 tarihli tensip tutanağının 11 nolu bendi uyarınca ihtiyati tedbir talebinin teminat karşılığında kabulüne karar verildiği , dosyanın niteliği göz önüne alındığında ve dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelerin incelenip değerlendirilmesi sonucu ihtiyati tedbirin teminatsız olarak verilmesi talebinin yerinde olduğu..." gerekçesi ile Davacının itirazının ve ihtiyati tedbir talebinin KABULÜ ile teminat alınmaksızın dava konusu ... İli, ... İlçesi ... ada ... parselde kayıtlı taşınmazın 1/2 hissesi üzerine 3. Kişilere devir ve temlikinin önlenmesine yönelik olarak İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA, ara karar verilmiş, verilen bu ara karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ:
İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın gayrimenkul satış vaadine dayalı tapu iptal ve tescil davası olduğunu, vaad sözleşmesinin tapuya şerh edildiğini, davacının tedbir istemesinde ve tedbir talebinin kabulünde hukuki yararının bulunmadığını, davacı tarafından temerrüt ve muacceliyet şartı oluşmaksızın yargılama konusu yapıldığından tedbirin teminatsız verilmesinin yasaya aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme ara kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Talep, tapu iptal ve tescil davasında verilen teminatsız ihtiyati tedbire dair ara karara ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
HMK’nın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyati tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin sadece uyuşmazlık konusu hakkında verileceği düzenlemiştir.
Dosyadaki belgelere, ara kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle teminatsız ihtiyati tedbir koşullarının oluşmasına, ara kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu ara kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, teminatsız ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/338 sayılı dosyasında teminatsız ihtiyati tedbire ilişkin olarak verilen 01/06/2023 tarihli ARA KARAR, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf kanu yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 269,85.TL maktu karar harcından peşin olarak alınan 179,90.TL harcın tenzili ile bakiye 89,95.TL harcın ihtiyati tedbire itiraz eden davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan ihtiyati tedbire itiraz eden davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden bu aşama için ihtiyati tedbir isteyen davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Kararın taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere 21/09/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.