İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2024/1524 K.2024/2149
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1524
KARAR NO : 2024/2149
KARAR TARİHİ : 28/11/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/09/2024 Tarihli Ara Karar
NUMARASI : 2024/528 Esas
TALEP : İhtiyati Haciz
BAM KARAR TARİHİ : 28/11/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 28/11/2024
İhtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: İhtiyati haciz talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili ... ile ... Şti. ("davalı şirket") arasında ticari ilişki mevcut olduğunu işbu ticari ilişki kapsamında müvekkili tarafından davalı şirkete envai çeşitte birçok mal ve malzeme satıldığını, işbu malzemelere ilişkin dilekçe ekinde yer alan 17 adet fatura tanzim edildiğini, bahse konu faturalara ilişkin yasal süresi içinde davalı şirket tarafından hiçbir şekilde itiraz edilmediğini, faturaların davalı şirket tarafından kabul edilerek ticari defterlere işlendiğini, müvekkili tarafından sözlü ve yazılı faturalara ilişkin bedelin ödenmesi talep edildiğini fakat davalı şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, hal böyle olunca taraflarınca Karşıyaka 1.İcra Müdürlüğü 2024/4001 E. Sayılı dosyası üzerinden genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirket tarafından haksız ve mesnetsiz bir şekilde takibe itiraz edildiğini, itiraz neticesinde takibin durdurulduğunu, akabinde, taraflarınca davalı yanca yapılan itirazın kaldırılması ve huzurdaki davayı açmadan önce kanunen zorunlu olan arabuluculuk yoluna başvurulduğunu fakat herhangi bir sonuç alınamadığını, davalı şirket/borçlu tarafından yapılan itirazlar haksız ve mesnetsiz olduğunu, borçlu itirazında kötü niyetli olduğundan işbu itirazın iptali davasının açılması zarureti hasıl olduğunu, borcu açıkça kabul ettikleri protokol kapsamında ispatlandığını, lakin davalı şirketin hali hazırda ödeme yapmamak amacıyla muvazaalı olarak mal kaçırma girişiminde bulunduklarını şifahen yapılan araştırmalar neticesinde öğrenildiğini, nitekim takibe konu olan faturaların düzenleyen tacir açısından senet mahiyetinde olduğu ve kesin delil niteliğine sahip olduğu yerleşik yargıtay içtihatlarıyla da kabul edildiğini, davalı şirket faturayı tebliğ aldıktan sonra 8 günlük süre içinde de itiraz etmediğini, davalı şirket tarafından itirazda bulunulmadığı takdirde fatura içeriğini kabul etmiş sayılacağı sarih olduğunu, davalı şirkete yapılan satışlar müvekkilinin BA/BS analizinde de yer almakta olduğunu, davalı yanın faturaya değil takibe itiraz ettiğini, bu kapsamda davalı şirket tarafından yapılan itirazın kötü niyetli ve zaman kazanmak açısından yapıldığını, müvekkilinin kesilen faturalar kapsamında alacaklı olduğunu, dilekçe ekinde sunmuş oldukları Protokol ile de işbu hususun sabit hale geldiğini ve vadesi gelmesine rağmen alacağın ödenmesinin açıkça ortada olduğunu, bahse konu sebeplerle davalı şirket aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesinin zaruri olduğunu, davalı şirket adına Sayın Başkanlığınızca (elde edilebilen ve bilinen tapu kayıtları) mevcut gayrimenkulleri ile banka hesaplarına, şirket hisselerine var ise şirket makine ve şirket araçlarının üçüncü şahıslara devrinin işbu dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren engellenmesi amacıyla müvekkillerin dava konusu taşınmaz için ödemiş olduğu bedellerinin ödenmesinin teminatı olarak İİK. 257 vd kapsamında ihtiyati haciz konulmasının gerektiğini, bu kapsamda davalı şirket üzerine kayıtlı bütün taşınır, taşınmaz, şirket hisseleri, banka hesapları, hak ve alacak olarak tüm malvarlığının sorgulanarak sorgu sonuçlarının dosya içerisine alınmasına, sorgu sonucunda elde edilecek olan tüm malvarlığı üzerine işbu dava sonuçlanıncaya İİK 257 vd kapsamında ihtiyati haciz konulmasına, ilgili kurum ve kuruluşlara ihtiyati haciz konulması için ivedilikle müzekkere yazılmasını talep etmiştir.
MAHKEMECE: "...'Talep, İİK.'nun 257 vd.madde hükümlerine göre yapılmış ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
Dilekçe ve dosyanın değerlendirilmesi sonucunda; davacı vekilinin ihtiyati haciz isteminin, dosya içeriğine göre ve dava konusu alacağın faturaya dayalı olması ve yargılamayı gerektirmesine göre, İİK'nun 257.maddesinde öngörülen şartlar gerçekleşmediğinden, koşulları oluşmayan ihtiyati haciz konulması talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. " gerekçesi ile;
KARAR:
Açıklanan nedenlerle,
Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin REDDİNE,'" şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin ... Belediyesine ait bir şirket olduğunu ve vatandaşı mağdur etmesinin kabul edilemeyeceğini, davalı şirket tarafından borç ikrarında bulunulduğunu, icra dosyasının kapanması, sulh ve ödeme amacıyla imzalı protokolün iletildiğini, yalnızca süreci uzatmak ve müvekkilinin alacağına kavuşmasını engellemek için haksız ve mesnetsiz bir şekilde davaya konu icra takibine itiraz ettiklerini, davalı şirketin borç ikrarı yaparak protokolü imzaladığını, yalnızca bu delilin bile ispat koşulunu sağlar nitelikte olduğunu, dilekçe ekinde sunulan BA-BS formlarının, faturaların, davalı yanca hazırlanan ve imzalanan protokol gereğince yapılan borç ikrarının borcun vadesinin gelmiş olması ve rehinle temin edilmemiş olması nedeni ile ihtiyati haciz kararı verilmesi için gerekli şartların oluştuğunu, BA- BS kayıtlarının ve Vergi Dairesi kayıtlarının dava konusu fatura yönünden uyumlu olması nedeni ile yaklaşık ispatın da sağlanmış olduğunu belirterek, yerel mahkeme ara kararının kaldırılmasını istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava: itirazın iptali, talep; ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.
Davacı taraf; davalıya fatura konusu malları sattığını davalının borcunu ödemediğini belirterek itirazın iptalini ve davalı şirket adına kayıtlı banka hesapları, menkul, gayrimenkul ve araçların üzerine tedbir niteliğinde teminatsız; mümkün olmaması halinde uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.
İİK'nın 257/1. maddesinde "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." denilmiştir. Aynı kanunun 258/1. maddesine göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir.
İlk derece mahkemesince her ne kadar ihtiyati haciz talebinin tamamen reddine karar verilmiş ise de; davacı tarafça dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulmuş olan 13.08.2024 tarihli protokolde davalı tarafın davaya konu icra takibinden dolayı 600.000 TL alacak miktarı hususunda mutabık olduğunu belirterek protokolü imzalamış olduğu, davacı tarafın protokolde imzası olmadığından bu protokolün davalı yönünden değerlendirilmesinde davalının 600.000 TL alacak hususunda mutabık olduğunu belirtmesi karşısında davacının 600.000 TL alacağı yönünden yaklaşık ispat koşulunu sağlandığı anlaşılmakla 600.000 TL üzerinden ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken talebin tamamen reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına gerek duyulmadığı takdirde düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verileceği öngörülmüştür.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında davacı vekilinin istinaf istemlerinin kabulü ile kararın kaldırılarak ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulüne dair HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
1-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/528 Esas sayılı dosyasında verilen 04/09/2024 tarihli ARA KARARININ KALDIRILMASINA,
2-İhtiyati haciz talep eden tarafın yatırmış olduğu 427,60 TL istinaf karar harcının talep edene iadesine,
3-İhtiyati haciz talep eden tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yolu harcının davalıdan alınarak ihtiyati haciz talep edene verilmesine,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf eden yararına istinaf vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,
B-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkındaki kararla;
"1-İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN KISMEN KABULÜ İLE;
İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin 600.000 TL alacak iddiası bakımından sözkonusu alacağın tahsilinin temini amacıyla İİK'nın 257. vd. maddeleri gereğince, davalı ve üçüncü şahısların muhtemel zarar ve ziyanlarına kafi %20 oranındaki teminat miktarı olan 120.000-TL'yi ilk derece mahkemesi veznesine yatırdığında veya bir bankanın kesin ve süresiz nitelikteki teminat mektubu ilk derece mahkemesine ibraz edildiğinde; davalıya ait bahse konu alacağa yeter miktarda davalının motorlu taşıtları ve gayrimenkulleri üzerine İHTİYATEN HACİZ KONULMASINA,
2-Takdir olunan teminatın yatırılması halinde kararın infazı için İcra Müdürlüğü'ne ibraz edilmek üzere kararın bir örneğinin imza karşılığı ihtiyati haciz talep eden davacı vekiline verilmesine,
3-Kararın verildiği tarihten itibaren 10 gün içinde infaz edilmemesi halinde kendiliğinden kalkmış sayılacağına,
4-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
5-Teminat alınması ve devamındaki işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
6-Artan yargılama giderinin istek halinde yatırana iadesine,
7-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. 28/11/2024