İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/2360 K.2023/2075

🏛️ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/2360 📋 K. 2023/2075 📅 21.12.2023

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/2360
KARAR NO : 2023/2075
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ : 27/10/2023
NUMARASI : 2022/523 Esas (derdest)
TALEP : A.Ş yönetim Kurulu Üyesinin sorumluluğuna ve A.Ş Hisse Satış Sözleşmesine Dayalı İtirazın İptali Davasında İhtiyati Tedbir - İhtiyati Haciz
TALEP TARİHİ : 25/10/2023
BAM KARAR TARİHİ : 21/12/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 21/12/2023
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/10/2023 ara karar tarihli ve 2022/523 Esas (derdest) sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
TALEP :
İhtiyati tedbir/ihtiyati haciz talep eden (davacı) vekili talep dilekçesinde özetle; ... San. Ve Tic. A.Ş.'nin, hisselerinin nama yazılı olduğunu, 03.07.2020 tarihli yönetim kurulu kararına göre ...'nin, 03.07.2023 tarihine kadar yönetim kurulu üyesi ve münferit temsile yetkili müdürü olduğunu, 16.09.2021 tarihli Ticaret Sicil Gazetesindeki ilana göre bu yetkisi müşterek temsile çevrildiğini, ...'nin yönetim kurulu başkanlık yetkisinin sona erdiğini, 13.08.2020 tarihli yönetim kurulu kararına göre, ...'nin şirketin tek pay sahibi olduğunu, ...'nin eşi olduğunu, ... ve ... ile .....AŞ. ve ... AŞ. arasında yapılan hisse devri protokolüne göre, hisse bedeli dışında, şirket hesabına mali durumunun güçlendirilmesi, yatırım yapılabilmesi için şirket ortağı olan, ... ...AŞ. tarafından, 04.12.2020, 23.12.2020, 16.03.2021 tarihinde, 325.000,00.-Euro., ...... AŞ. tarafından, 17.02.2021 tarihinden itibaren, 325.000,00.-EURO., yatırım bedeli ödemesi yapıldığını, şirket kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda, ... ve eşi ...'nin usulsüz işlemler ile şirketi zarara uğrattıklarını ve şirket paralarını zimmetlerine geçirdiklerini, şirketin içini boşalttıklarını, dava sırasında ...'nin vefat ettiğini, kızı ve eşi tarafından mirasın reddedildiğini, ...'nin üzerine kayıtlı mal varlığını kaçırma ihtimali bulunduğunu bildirerek, davalı ...'nin taşınır taşınmaz malları ile banka hesapları üzerine, İİK m. 257 vd maddelerine göre, ihtiyati haciz kararı verilmesine, olmadığı takdirde HMK'nın 389/1 maddesine göre, anılan malların üçüncü şahıslara devrinin önlenmesi ve borçlandırıcı işlem tesis edilmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR:
Mahkemece; "...ihtiyati haciz talebi yönünden alacağın varlığı ve miktarının belirlenmesi yargılamayı gerektirdiğinden İİK 257 vd. Maddelerindeki ihtiyati haciz karar verilmesine ilişkin yasal koşulların oluştuğunun belirlenemediği, ihtiyati tedbir talebi yönünden ise davanın itirazın iptali davası olup davalının araçları ile taşınmaz mal varlığı ve banka hesaplarının dava konusu olmadığı, HMK'nin 389 vd. maddelerindeki ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkin yasal koşulların oluştuğunun belirlenemediği..." gerekçesiyle "... ihtiyati haciz talebinin reddine, davacı vekilinin yasal koşulları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine.." şeklinde karar verilmiştir.
Karara karşı, ihtiyati tedbir talep eden (davacı) vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ:
İhtiyati tedbir talep eden (davacı) vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yaklaşık ispat kuralı da gerçekleştiğinden, davalı ...'nin, eşi ...'nin mirasını reddedip mal varlıklarını kaçırma ihtimali bulunduğundan, ileride telafisi güç durumların meydana gelmemesi için, davacı şirketin, İzmir 13. İcra Dairesinin 2022/5490 Esas numaralı icra dosyalarında alacakları olan 207.888,00.- EURO alacaklarının tahsil tarihine kadar faiz ve zararlarını karşılayacak şekilde, davalı ...'nin araçları ile taşınmaz mal varlığı ve banka hesapları üzerine, İİK m. 257 vd. maddelerine göre, ihtiyati haciz şerhi işlenmesine, HMK'nın 389/1 maddesine göre, üçüncü şahıslara devrinin önlenmesi ve borçlandırıcı işlem tesis edilmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Talep, ihtiyati haciz - ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
Mahkemece; ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmiş; hüküm ihtiyati tedbir talep eden (davacı) vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak yapılmıştır.
Eldeki davada, davacı vekilince, "ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz" talebinde bulunulmuştur.
İhtiyati tedbir, HMK 389. maddesinde, ihtiyati haciz ise İcra İflas Kanunu 257. maddesinde düzenlenmiştir.
6100 Sayılı Yasanın 389/1. maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği belirtilmiştir.
Somut olayda, davacı tarafından davalılar aleyhine itirazın davası açılmış ve davaya konu alacakların teminat altına alınabilmesi amacıyla devam eden yargılama sırasında davalı ... adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklar üzerine ihtiyati tedbir konulması ve ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiştir.
Mevcut davada, ihtiyati tedbir konulması talep edilen davalı ... adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklar davanın konusu değildir. Bu nedenle, sırf alacağı teminat altına alabilmek amacıyla dava konusu olmayan davalı ... adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklar bakımından ihtiyati tedbir kararı verilebilmesine hukuken olanak yoktur.
İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 257 ila 268. maddesinde yer almaktadır. Bilindiği gibi İhtiyati Haciz talep edebilme koşulları İİK’nın 257. maddesinde gösterilmiş olup maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Bunlar muaccel alacaklarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacak rehinle temin edilmemiş olmalıdır. Müeccel alacaklarda ise kural ihtiyati haciz istenemeyeceği ise de borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında her hangi bir koşul öngörülmemiştir.
İİK’nın 258. maddesi “Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur” hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı hakkında kanaat verilmesi yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulması aranmaktadır. Özellikle hukukî bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir.
Davacı tarafça ileri sürülen ihtiyati haciz talebinin dayanağını, davacı şirket ile davalı ... arasında akdedilen anonim şirket hisse satış sözleşmesi ve sorumluluk beyanı adlı akit ile davalı ...'nin, davacı şirketin yönetim kurulu üyesi olduğu dönemde gerçekleştirdiği bir takım bankacılık işlemlerinin oluşturduğu anlaşılmaktadır. İhtiyati haciz isteminin kabulü için; alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması gerektiği dikkate alındığında, bu aşamada ihtiyati haciz talep eden vekilinin talep dilekçesine eklemiş olduğu delillerin bu koşulu sağlamadığı anlaşılmıştır.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ihtiyati haciz talep edenin sunduğu belgelerin yaklaşık ispat çerçevesinde yeterli olmamasına, İİK'nın 257. maddesindeki ihtiyati haciz şartlarının gerçekleşmemiş bulunmasına, ihtiyati tedbirin şartlarının somut olayda oluşmamasına göre, ihtiyati haciz/ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesine göre esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-İhtiyati haciz/ihtiyati tedbir talep eden (davacı) vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan REDDİNE,
2-İstinaf isteminde bulunan ihtiyati haciz/ihtiyati tedbir talep eden tarafından alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf aşamasında ihtiyati haciz/ihtiyati tedbir talep eden tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-HMK' nın 359/4.maddesi uyarınca kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
Dair; HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 21/12/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.