Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/2476 K.2024/2436

🏛️ Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2476 📋 K. 2024/2436 📅 11.12.2024

T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/2476
KARAR NO: 2024/2436
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/10/2024 ARA KARAR
NUMARASI: 2024/793Esas
DAVANIN KONUSU: Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2024
İSTİNAF KARAR YAZIM
TARİHİ: 11/12/2024
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2024/793 Esas sayılı ve 07/10/2024 tarihli ara kararına karşı , davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; Öncelikle müvekkilinin hak ve menfaatlerinin zedelenmemesi ve kötü niyetli hisse devirlerinin önlenmesi amacı ile davalı ...'nin şirket hisseleri üzerine ihtiyati tedbir konulmasını ve şirketin mal varlığının eksiltilmesinin önlenmesi amacı ile davalı şirket adına kayıtlı araç ve taşınmaz olup olmadığının sorgulanması sureti ile araç ve taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, müvekkilinin haklarının açıkça ihlal edilip zedelediğini müvekkilinin daha fazla hak kaybına uğramaması için davalı şirkete kayyum atanmasını mahkememiz aksi kanaat halinde ise özel denetçi tayin edilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece Mahkemesi kararı ile; Somut uyuşmazlık, yapılan genel açıklamalar ve yukarıda sayılan kanun maddeleri bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davanın konusunun, murise ait hissenin miras payı oranında davacı adına davalı şirket pay defterine işlenmesi talebine ilişkin olduğu, davacı vekilince de uyuşmazlık konusu şirket hisseleri üzerine tedbir konulması talebinde bulunulduğu gözetilerek HMK madde 389 gereği davacının tedbir talebinin takdiren 20.000,00-TL teminatla kabulüne karar vermek gerekmiş "1-Davacının uyuşmazlık konusu şirket hisselerine tedbir konulması talebinin takdiren 20.000,00-TL nakit veya bu miktardaki kesin-süresiz teminat mektubu karşılığında KABULÜ ile, teminat yatırıldığında davalı ...'nin hisseleri üzerine üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA, " şeklinde ara karar kurulmuştur.
Davacı vekili ayrıca davalı şirkete kayyım atanmasını da ihtiyati tedbir olarak talep etmiş, mahkemece verilen 07/10/2024 tarihli gerekçeli ara kararıyla işbu ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili işbu ara kararı yasal süresi içerisinde istinaf etmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle ; Taraflarınca yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştirilmediği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, dava dışı ..., davalı şirketin tek resmi ortağı/ hissedarı olduğunu, buna ilişkin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi ilanı dava dilekçesinde delil olarak yer verildiğini, daha önce ... ile ...'in çocukları; ... ..., ...ve ...müvekkil ...'i miras haklarından mahrum etmek ve mirastan mal kaçırmak amacıyla Kayseri 3.Aile Mahkemesinin 2019/1473 Esas sayılı babalık davasının yargılaması devam ederken mirasçılık belgesi alarak murise ait taşınmaz ve şirket hisselerinin devir ve intikaline ve terekenin kendi aralarında taksimine başladığını, anılan mirasçılık belgesi dava dilekçesi ekinde dosya kapsamına sunulduğunu, davalı şirket hissedarı ve aynı zamanda muris ...'in mirasçısı ... ile diğer mirasçıların (...'in çocuklarının), müvekkil küçük ...'den haberdar oldukları ve müvekkil ...'i miras haklarından mahrum etmek ve mirastan mal kaçırmak amacıyla hareket ettikleri açıkça ortada olduğunu, buna ilişkin olarak taraflarınca söz konusu hukuka aykırı devir ve intikallerin iptali ile şirket hissesi ve taşınmazların miras payı oranında müvekkil ... adına kayıt ve tescili için müvekkil ... adına tarafımızca Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/677 E. Sayılı tapu iptal ve tescil davası ve Kayseri 10. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/346 E. Sayılı tasarrufun iptali davası ikame edilmiş olup dava dilekçemizde delil olarak gösterildiğini, görüldüğü üzere davalı şirketin tek resmi hissedarı ... ile ...'in çocukları diğer mirasçılar müvekkil ...'i hak kaybına uğratmak amacı ile kötüniyetli olarak hareket ettiğini, bu husus dava dilekçesinde dayandığı delillerle ortaya konulmuş olup taraflarınca yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediğinden ötürü davalı şirkete kayyum atanması talebin soyut beyanlardan ibaret bir şekilde reddine karar verilmesi haksız ve hukuka aykırı olduğunu, mirasçılar arasında menfaat çatışması olduğunu, yukarıda kısaca izah edilen üzere murisin eşi ... ile diğer mirasçılar, müvekkilin hak ve menfaatlerini zedelemek adına kötüniyetli olarak hareket ettiğini, davalı şirket temsilcisinin, şu an tek başına murisin eşi ... olması göz önüne alındığında, şirket hissedarı mirasçı müvekkil ...'in hak ve menfaatlerini zedeleyecek şekilde çeşitli şirket işlemleri yapması ve şirketin mal varlığının azaltılması ihtimali kuvvetle muhtemel olduğunu, bu süreç içerisinde davalı şirkete kayyum atanmaması neticesinde müvekkil kendi aleyhine gerçekleştirilen işlemleri sağlıklı bir şekilde takip edemeyecek, bunun sonucu olarak müvekkilin hak ve menfaatleri önemli ölçüde zarara uğrayacak ve ileride telafisi güç ve imkansız zararlara yol açabileceğini, yerleşik Yargıtay içtihatlarınca şirket hissedarları arasında menfaat çatışması olması durumunda şirkete kayyum atanması uygulamasına sıkça rastlandığını, gerekli ve yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan; salt olarak şirkette organsızlık hali değerlendirilerek kayyum atanması talebimizin reddine karar verildiğini, yerel mahkemece, gerekli ve yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan salt olarak şirketteki organsızlık durumu değerlendirilerek kayyum atanması talebin reddine karar verildiğini, bu sebeple anılan karar usul ve yasaya aykırı olup kaldırılması gerektiğini, yerleşik Yargıtay içtihatlarınca da şirketlere kayyum atanması kararı incelenirken sadece şirketin organsızlık durumuna bakılarak karar verilmemesi gerektiğini, özetle ifade etmek gerekir ise; şirkette organsızlık hali söz konusu olmasa dahi, ortaklar arasındaki anlaşmazlık bulunduğuna dair yazılı belgelerle yaklaşık ispat ölçütlerindeki delil durumu, mirasçıların arasındaki süregelen hukuki süreçler, yargılamanın her safhasında değişen durum ve koşullar oluşması hallerinde şirket yönetiminde meydana gelen çekişmenin ve şirketin zarar görmesinin önlenmesi adına HMK'nun 389 ve müteakip maddeleri gereğince ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiği vurgulandığını , vuku bulan olaylar ve dosyada mevcut bir takım yazılı delillerden de görüldüğü üzere yargılama sürerken taraflar arasındaki menfaat çatışmasından kaynaklı değişen durum ve koşullar sebebiyle tedbir kararı verilmesi elzem bir durum haline geldiğini, aksi bir karar telafisi güç ve imkansız zararlar doğuracak ve yargılama sonunda esas hakkında hüküm verilene kadar müvekkilin ve davalı şirketin menfaatleri için geri dönülemez kayıplar yaşanmasına sebep olacağını, istinaf başvurusunun kabulü ile, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ihtiyati tedbir talebin reddine dair 07/10/2024 tarihli ara kararının kaldırılmasına, müvekkilin hakları açıkça ihlal edilip zedelenmiş olmakla müvekkilin daha fazla hak kaybına uğramaması için talebimiz doğrultusunda davalı şirkete kayyum atanmasına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu Düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ :
Derdest dava "... Öncelikle müvekkil davacı küçük ...'nın hak ve menfaatlerinin zedelenmemesi ve kötü niyetli hisse devirlerinin önlenmesi amacı ile davalı ... nezdindeki şirket hisseleri üzerine ihtiyati tedbir konulmasına ve şirketin mal varlığının eksiltilmesinin önlenmesi amacı ile davalı şirket adına kayıtlı araç ve taşınmaz olup olmadığının sorgulanmak sureti ile söz konusu araç ve taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, tensiple beraber bilirkişi marifeti ile şirketin adresinde fiilen faaliyetine devam edip etmediği, fiilen var olan emtia ve stokların keşif yapılmak sureti ile tespitini, şirketin ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak sureti ile şirketin aktif ve pasiflerinin tespiti ile 2019-2020-2021-2022-2023 yıllarına ait yevmiye, envanter ve defteri kebirlerin birer suretinin alınmasına, müvekkilin hakları açıkça ihlal edilip zedelenmiş olmakla müvekkilin daha fazla hak kaybına uğramaması için davalı şirkete kayyum atanmasına mahkemenizce aksi kanaat halinde ise özel denetçi tayin edilmesine, muris ...'in 03/05/2021 tarihinde vefat etmesi nedeniyle; davalı şirket nezdinde bulunan muris ...'e ait sermaye payının/ hissesinin, miras payı oranında müvekkil ... adına davalı şirket pay defterine işlenerek ticaret sicilinde tescil ve ilanına, yargılama gider ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi..." taleplerine ilişkindir.
Davacı vekilinin dava dilekçesi ile istediği ihtiyati tedbirler yönünden mahkeme, 07/10/2024 tarihli gerekçeli ara kararı ile davacının davalı şirkete kayyım atanmasına ilişkin tedbir talebinin reddine karar vermiştir. 07/10/2024 tarihli gerekçeli ayrı bir gerekçeli ara kararı ile de "Davacının uyuşmazlık konusu şirket hisselerine tedbir konulması talebinin takdiren 20.000TL nakit veya bu miktardaki kesin-süresiz teminat mektubu karşılığında kabulü ile, teminat yazıldığında davalı... Ltd. Şti'nin hisseleri üzerine üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına" karar vermiştir.
Davacı vekili mahkemece, davalı şirkete kayyım atanmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin verilen 07/10/2024 tarihli gerekçeli ara kararını süresinde istinaf etmiştir.
İstinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri, mahkemece verilen ve istinaf edilen gerekçeli ara kararda yazılı ayrıntılı açıklamalar ile bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde ; derdest eldeki davada davalı şirkete kayyum atanmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin kabulü için gerek HMK 389, gerekse TMK 403 vd. Maddesi gereğince aranan gerekli ve yaklaşık ispata dair yeterli koşulların bulunmaması nedeniyle söz konusu ihtiyati tedbir talebinin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle ve mahkemece de , istinaf edilen gerekçeli ara kararı ile davacı vekilinin söz konusu ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olduğundan , istinaf edilen ara kararda mahkemece yazılı ayrıntılı açıklamalar, yasal sebep ve gerekçeler ile bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı birlikte gözetildiğinde , istinaf edilen ara kararda usul,yasa ve mevcut dava dosyası kapsamı yönlerinden herhangi bir isabetsizlik ve aykırılığın bulunmadığı , ara kararının hukuka uygun olduğu , bu nedenlerle de davacı vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2024/793 Esas sayılı 07/10/2024 tarihli ara kararının hukuka uygun olduğunun anlaşılması nedeniyle davacının istinaf başvurusunun H.M.K. 'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı taraftan peşin olarak alındığından harçla ilgili yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
Davacı tarafından yapılan istinaf yoluna başvuru harcı ve istinaf posta giderlerinin derdest dava sonunda ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda değerlendirilmesine,
İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
HMK 302/5 maddesi gereğince işbu ilamın kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin , harç tahsil işlemlerinin, HMK 359/4 Maddesi gereğince bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-f ile 391/3 bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.11/12/2024