Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2017/864 K.2024/694

🏛️ Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 📁 E. 2017/864 📋 K. 2024/694 📅 22.10.2024

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR : 1-... - ...No:..., ...
2-
VEKİLİ :
3-... - ...No:..., ... - (T.K.'nun 21/2 md)
4-
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan "Alacak" davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
HEYETİMİZCE GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin 29.12.2017 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, davalı kooperatifin üyesi ve hissedarı olduğunu, işbu hisseyi ise dava dışı ... isimli bir şahıstan devraldığını, dava dışı ...'ın tüm haklarının müvekkiline geçtiğini, davalı kooperatifin, müvekkilinin haklarını vermediği ve müvekkilini mağdur ettiğini, Kooperatif nezdinde 90-100 arası dairenin bulunduğunu ve üyelerin evlerinin belirlenebilmesi amacıyla noter huzurunda 2006 yılında kura çekildiğini, kura sonucunda ise müvekkilinin hissesine davaya konu Konya İli ... İlçesi ... Mah. ... Cad. ... Sok. ... Yapı Kooperatifi No:21/... adresindeki Konya İli ... İlçesi ... Mah. ... ada ... parsel ... nolu bağımsız bölümün düştüğünü, müvekkilinin senelerdir oturduğunu, nitekim bu hususun kooperatif kayıtları ile elektrik, su ve doğalgaz abonelikleri ile de sabit olduğunu, fakat işbu dairenin "tapusunu" davalı kooperatifin senelerdir müvekkiline vermediğini ve tapunun davalı kooperatifin üzerinde kaldığını, davalı kooperatifin kayıt maliki olması nedeniyle işbu dairenin kooperatifin borçları yüzünden Konya .İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ihaleye çıktığını ve satıldığını, söz konusu yerin ihale ile satıldığından müvekkilinin ihalenin kesinleşmesine kadar habersiz olduğunu, müdürlükçe gönderilen 13.12.20217 tahliye emri ile haberdar olduğunu, yıllardır biriktirdiği parasıyla bir ev sahibi olmayı düşünen müvekkilinin ise bu satış sonrası dünyasının başına yıkıldığını, elindeki tek mal varlığının da davalılar yüzünden yok olduğundan bahisle; Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin dairesinin satılmasından dolayı uğramış olduğu zararın daha sonra arttırmak şartı ile dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte şimdilik 10.000,00 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ..., ... ve ... Konut Yapı Kooperatif vekili 16.01.2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacının haksız ve mesnetsiz davasını kabul etmediklerini, davacının davalılardan tazminat talep etmesini haklı kılacak hiçbir sebebin bulunmadığını, davacının, kooperatifin standart üyesi olduğunu, halen kooperatife ödenmemiş pek çok aidat borcunun bulunduğunu, Kooperatif yönetiminin yıllarca aidat tahsilatı yapmaya çalıştığını, ancak davacının hiçbir aidatını ödemediği gibi belirtilen daireyi kullanmaya devam ettiğini, hatta davacı tarafın aidatını ödemediğinden dolayı iki haklı ihtar nedeniyle kooperatiften ihraç edildiğini, ancak davacının Konya (Kapatılan) .Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından ihraç kararının iptali davasını açtığını, dava dilekçesinde belirtilen ve yöneticilere yöneltilen tüm suçlamaların bizzat davacıyı işaret ettiğini, davacının 2008 ile 2010 yılları arasında davalı Kooperatifte Kooperatif Başkanlığı yaptığını, kendi dönemi içinde yapılmış tüm usulsüzlükleri yeni yönetim yapmış gibi anlatan davacının mahkemeyi yanıltmaya çalıştığını, hiç kimsenin kendi kusuruna dayanarak bir hak elde edemeyeceğini, Kooperatifin hiçbir genel kuruluna davacının katılmadığını, Kooperatif üyesinin toplantılara katılma ve kooperatifin yürürlüğü için kendisine düşen sorumluluğu yerine getirme mecburiyeti olan davacının hiçbir toplantıya katılmadığı ve hiçbir aidatını yatırmadığı, Kooperatif yöneticilerinin aidatları toplayıp borçlar ödenmemiş dendiğini, bu hususun tüm genel kurul toplantılarında bilançolar ile izah edildiğini ve kooperatif yönetimi konusunda genel kurul üyelerinin aldığı kararlar doğrultusunda Kooperatifin yönetildiğini, Kooperatifin en çok zarara uğradığı dönemin davacının yöneticilik yaptığı dönem olduğundan bahisle; Haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı ...'a usulüne uygun olarak dava dilekçesinin tebliğ edildiği ancak işbu davalının davaya karşı herhangi bir cevap vermediği gibi kendisini vekil ile de temsil ettirmediği anlaşılmıştır.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Tarafın bildirmiş olduğu delilleri ilgili yerlerden dosyamız içerisine celbedilmiş, Konya .İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı UYAP dosyası, Konya (Kapatılan) .Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı UYAP dosyası, Konya .Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas -... Esas sayılı UYAP dosyası, dava konusu taşınmazın tapu kaydı, satış akit tabloları dosyamıza celbedilmiş, mahallinde keşif yapılmış ve dosyamızda bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davacı tarafça 14/05/2024 tarihinde dava değeri arttırım talebinde bulunduğu ve aynı tarihte tamamlama harcını mahkememiz veznesine yatırdığı görülmüştür.
Dava; Davacıya tahsisi edildiği ileri sürülen taşınmazın kooperatifin borçlarından dolayı üçüncü bir kişiye satılmasından dolayı kendisine konut tahsis edilemeyen kooperatif üyesinin kooperatif ve yöneticilerinden alacak istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Davacının, davalı kooperatifin üyesi ve hissedarı olduğunu, işbu hisseyi ise dava dışı ... isimli bir şahıstan devraldığını, dava dışı ...'ın tüm haklarının kendisine geçtiğini, davalı kooperatifin, kendi haklarını vermediği ve mağdur ettiğini, Kooperatif nezdinde 90-100 arası dairenin bulunduğunu ve üyelerin evlerinin belirlenebilmesi amacıyla noter huzurunda 2006 yılında kura çekildiğini, kura sonucunda ise hissesine davaya konu Konya İli ... İlçesi ... Mah. ... Cad. ... Sok. ... Yapı Kooperatifi No:21/... adresindeki Konya İli ... İlçesi ... Mah. ... ada ... parsel ... nolu bağımsız bölümün düştüğünü, kendisinin senelerdir oturduğunu, nitekim bu hususun kooperatif kayıtları ile elektrik, su ve doğalgaz abonelikleri ile de sabit olduğunu, fakat işbu dairenin "tapusunu" davalı kooperatifin senelerdir kendisine vermediğini ve tapunun davalı kooperatifin üzerinde kaldığını, davalı kooperatifin kayıt maliki olması nedeniyle işbu dairenin kooperatifin borçları yüzünden Konya .İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ihaleye çıktığını ve satıldığını, söz konusu yerin ihale ile satıldığından davacının ihalenin kesinleşmesine kadar habersiz olduğunu, Müdürlükçe gönderilen 13.12.20217 tahliye emri ile haberdar olduğunu, elindeki tek mal varlığının da davalılar yüzünden yok olduğundan bahisle; Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, dairesinin satılmasından dolayı uğramış olduğu zararın daha sonra arttırmak şartı ile dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte şimdilik 10.000,00 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği, davalılar ..., ... ve ... Konut Yapı Kooperatifinin davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, diğer davalı Davalı ...'ın davaya karşı herhangi bir cevap vermediği görülmüştür.
Mahkememiz dosyasının SMMM bilirkişisi ...'a tevdi edilerek; Davacının davalı kooperatifin üyesi olup olmadığı, Kooperatif tarafından davacıya ve diğer üyelere taşınmaz tahsis edilip edilmediği, edilmiş ise hangi taşınmazın davacıya tahsis edildiği, taşınmaz tahsisinde, üyelere eşit davranılıp davranılmadığı, davacının davalı kooperatife borcunun bulunup bulunmadığı, Kooperatife olan borç durumu itibariyle davacının konumunda bulunan diğer üyelere taşınmaz tahsisi ve tapuda tescil yapılıp yapılmadığı, davacının fiilen kullandığı dairenin kooperatif borcuna istinaden 3. kişilere satılması ve davacının bu taşınmazdan çıkması nedeniyle, davacının davalı kooperatiften alacak talebinde bulunup bulunamayacağı, davalı yöneticilerin kusur ve sorumluluklarının bulunup bulunmadığı, davacının da bir dönem aynı kooperatifte yönetici olması nedeniyle, meydana gelen zararda davacının da önceki yönetici olarak müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı, konusunda rapor tanzim edilmesinin istenildiği, SMMM bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 11.02.2020 havale tarihli bilirkişi raporunda; Dosyaya sunulan üye kayıt defterlerindeki bilgilere göre; Davacının 06.05.2008 tarihinde üyeliğe girdiği, davacının "G Blok (Asansörlü) Kat No:1/6 üyesi olduğu, üyeliğini ...'dan devraldığı üye kayıt defterlerine göre davacının toplam 51.630,00 TL üyelik aidatı ödediğinin, Kooperatifin kuruluşundan dava tarihine kadar inceleme genel kurul tutanaklarına göre davacının emsali normal bir üyenin kooperatifin kuruluşundan dava tarihine kadar ödemesi gereken aidat tutarının 115.980,00 TL olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Davada Kooperatifin dışında yöneticilerin sorumluluğuna da dayanılması nedeniyle, davanın 6545 s. Kanun'un 45. Maddesi ile değişik 5235 s. Kanun'un 5/3. Maddeleri gereğince belirlenen iş dağılımına göre heyet halinde bakılarak tüm yargılama safhalarının yürütülüp sonuçlandırılması gerektiğinden dosyanın 19.04.2018 tarihli duruşma zabtının 13 no'lu ara kararı ile heyete tevdi edildiği görülmüştür.
Davalı kooperatif adına kayıtlı Konya İli ... İlçesi ... Mah. ... Ada ... Parsel sayılı taşınmazın tapu kayıtları ile satış akit tabloları dosyamız içerisine celbedilerek mahkememiz dosyasının kök rapor düzenleyen SMMM bilirkişisine ilaveten bir gayrimenkul değerleme uzmanı ve bir kooperatifler konusunda uzman bilirkişiye heyetine tevdii edilerek; Davacının davalı kooperatifin üyesi olup olmadığı, Kooperatif tarafından davacıya ve diğer üyelere taşınmaz tahsis edilip edilmediği, edilmiş ise hangi taşınmazın davacıya tahsis edildiği, taşınmaz tahsisinde, üyelere eşit davranılıp davranılmadığı, davacının davalı kooperatife borcunun bulunup bulunmadığı, Kooperatife olan borç durumu itibariyle davacının konumunda bulunan diğer üyelere taşınmaz tahsisi ve tapuda tescil yapılıp yapılmadığı, davacının fiilen kullandığı dairenin kooperatif borcuna istinaden 3. kişilere satılması ve davacının bu taşınmazdan çıkması nedeniyle, davacının davalı kooperatiften alacak talebinde bulunup bulunamayacağı, davalı yöneticilerin kusur ve sorumluluklarının bulunup bulunmadığı, davacının da bir dönem aynı kooperatifte yönetici olması nedeniyle, meydana gelen zararda davacının da önceki yönetici olarak müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı, konusunda rapor tanzim edilmesinin istenildiği, KTO Karatay Üni. Hukuk Fak. Tic. Hukuk ABD Dr.Öğr.Üyesi ..., Gayrimenkul Değ. Uzmanı İnşaat Mühendisi ... ve SMMM bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 04.08.2021 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda; Davacının toplam 51.630,00TL üyelik aidatı ödediği davacının emsali normal bir üyenin kooperatifin kuruluşundan dava tarihine kadar ödemesi gereken aidat tutarının 115.980,00 TL olduğunu, dava tarihi olan 29.12.2017 tarihindeki piyasa rayiç bedelinin 170.000,00 TL olduğunun, dosya içerisinde dava konusu kura çekimine ilişkin tutanakların yer almadığını, dosyası içerisine sunulan tapu kayıtlarında davalı kooperatife ait taşınmaza ilişkin ferdileşme işleminin yapıldığının anlaşıldığını, ancak ferdileşme işlemi yapılan kişilerin kooperatif üyesi olup olmadığı konusunda dava dosyası içerisinde herhangi bir belgenin bulunmadığını, bu çerçevede davalı kooperatif tarafından davacıya ve diğer üyelere taşınmaz tahsis edilip edilmediği, edilmişse hangi taşınmazın davacıya tahsis edildiği ve taşınmaz tahsisinde üyelere eşit davranılıp davranılmadığı hususunun mahkemenin takdirinde olduğunu, dava dosyası içerisinde yer alan davalı kooperatife ait taşınmaza ilişkin tapu kayıtlarından kooperatife ait taşınmaz üzerinde kat irtifakı tesis edildiği akabinde de ferdileşme yapıldığının anlaşıldığını, ancak ferdileşme işlemi yapılan kişilerin kooperatif üyesi olup olmadığı ve davacı ile aynı konumda bulunup bulunmadıkları konusunda dava dosyası içerisinde herhangi bir belge yer almadığını, bu çerçevede kooperatife olan borç durumu itibarıyla davacının konumunda bulunan diğer üyelere taşınmaz tahsisi ve tapuda tescil yapılıp yapılmadığı hususunun mahkeme heyetinin takdirinde olduğunu, davacı vekilinin müvekkiline tahsis edilen dairenin davalı kooperatifin borçlarından dolayı satılmasından dolayı müvekkilinin uğradığı zararın tazmin edilmesi gerektiğini ileri sürdüğünü, Yargıtay .Hukuk Dairesi'nin Kooperatif Üyesine daire tahsis edilmemesi durumunda kendisine bağımsız bölüm teslim edilen üyelerin yapmış oldukları ödemeler ile davacının yaptığı ödemelerin kıyaslanması gerektiği, davacının tüm ödemeleri yapıp yapmadığı, davacının bağımsız bölüme hak kazanıp kazanmadığının belirlenmesinin gerektiğine karar verildiğinden, davacının fiilen kullandığı dairenin kooperatif borcuna istinaden üçüncü kişilere satılması ve davacının bu taşınmazdan çıkması nedeniyle, davacının davalı kooperatiften alacak talebinde bulunup bulunamayacağı hususunun mahkemenin takdirinde olduğunu, Kooperatifleri kanunu ve ana sözleşme hükümleri çerçevesinde yöneten ve temsil eden organın, yönetim kurulu olduğunu, Yönetim Kurulu üyelerinin sorumluluğunun Kooperatifler Kanunun m. 62'de düzenlendiğini, söz konusu düzenlemeye göre yönetim kurulunun, kendi tutanakları ile genel kurul tutanaklarının, gerekli defterlerin ve ortak listelerinin muntazam hazırlanıp, tutulup, saklanmasından ve işletme hesabıyla, yıllık bilançonun kanuni hükümlere uygun olarak hazırlanıp tetkik olunmak üzere denetleme kuruluna verilmesinden sorumlu olduğunu, Yönetim Kurulu üyeleri ve kooperatif memurları, kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan sorumlu olduklarını, Kooperatifler Kanununun m. 62/2'ye göre yönetim kurulu üyelerinin kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan sorumlu tutulduğunu, Kooperatifler Kanunu'nda yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun niteliği konusunda açık bir düzenleme yapılmadığından dolayı Kooperatifler Kanunun m. 98'de yapılan atıf sebebiyle anonim şirketlere ilişkin düzenlemelere bakılmasının gerektiğini, 6102 sayılı TTK m. 557'de farklılaştırılmış teselsül sorumluluğunun kabul edildiğini, Kooperatifler Kanununun m. 98 ile yapılan atıf sebebiyle söz konusu düzenlemelerin kooperatif yönetim kurulu üyeleri açısından da uygulanmasının gerektiğini, yer verilen bilgiler çerçevesinde davacının bir zararının bulunup bulunmadığı ve zararı varsa bu zarardan davalı yönetim kurulu üyelerinin sorumlu olup olmayacakları ayrıca davacının söz konusu zararın oluşumunda müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı hususunun mahkeme heyetinin takdirinde olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Davalılara ve davalı kooperatif ile bir kısım davalılar vekiline meşruhatlı davetiye çıkarılarak davalı kooperatifin tutmakla yükümlü olduğu tüm defterler ile ödenen aidatların tutulduğu kayıtların ve noter kura kayıtları ile diğer tüm belgeleri meşruhatın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde dosyaya sunması, verilen kesin süre içerisinde bu belgelerin dosyaya sunulmaması halinde sunmaktan vazgeçmiş sayılacağı hususunun ihtar edilmesine karar verildiği, ara karar doğrultusunda ... ve ... adına çıkartılan tebligatların iade edildiği, T.K.21.maddesine göre yeniden tebliğe çıkarıldığı, tebligatların 21.12.2021 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür.
Mahkememiz dosyasının 11.01.2022 tarihli celsesinde; Davalılar ... ve ... vekilince davalı tarafın tutmakla yükümlü olduğu defter ve kayıtların bulunduğu yerin bildirilmesi halinde dosyanın önceki bilirkişiye tevdi edilerek tarafların itirazları ile davacının talebi ve davalıların sorumluluklarıyla ilgili ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verildiği, KTO Karatay Üni. Hukuk Fak. Tic. Hukuk ABD Dr.Öğr.Üyesi ..., Gayrimenkul Değ. Uzmanı İnşaat Mühendisi ... ve SMMM bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 21.03.2022 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda; Davacının toplam 51.630,00TL üyelik aidatı ödediği, Kooperatifin kuruluşundan dava tarihine kadar incelenen genel kurul tutanaklarına göre davacının emsali normal bir üyenin kooperatifin kuruluşundan dava tarihine kadar ödemesi gereken aidat tutarının 115.980,00 TL olduğunu, dava konusu taşınmazın dava tarihi olan 29.12.2017 tarihindeki piyasa rayiç bedelinin 170.000,00 TL olduğunun, dava dosyası içerisinde söz konusu kura çekimine ilişkin tutanakların yer almadığını, dava dosyası içerisine sunulan tapu kayıtlarında davalı kooperatife ait taşınmaza ilişkin ferdileşme işleminin yapıldığının anlaşılamadığını, ancak ferdileşme işlemi yapılan kişilerin kooperatif üyesi olup olmadığı konusunda dava dosyası içerisinde herhangi bir belgenin yer almadığını, bu çerçevede davalı kooperatif tarafından davacıya ve diğer üyelere taşınmaz tahsis edilip edilmediği, edilmişse hangi taşınmazın davacıya tahsis edildiği ve taşınmaz tahsisinde üyelere eşit davranılıp davranılmadığı hususunun mahkemenin takdirinde olduğunu, dava dosyası içerisinde yer alan davalı kooperatife ait taşınmaza ilişkin tapu kayıtlarından kooperatife ait taşınmaz üzerinde kat irtifakı tesis edildiği akabinde de ferdileşme yapıldığının anlaşıldığını, ancak ferdileşme işlemi yapılan kişilerin kooperatif üyesi olup olmadığı ve davacı ile aynı konumda bulunup bulunmadıkları konusunda dava dosyası içerisinde herhangi bir belgenin yer almadığını, bu çerçevede kooperatife olan borç durumu itibarıyla davacının konumunda bulunan diğer üyelere taşınmaz tahsisi ve tapuda tescil yapılıp yapılmadığı hususunun mahkeme heyetinin takdirinde olduğunu, yer verilen bilgiler çerçevesinde davacının fiilen kullandığı dairenin kooperatif borcuna istinaden üçüncü kişilere satılması ve davacının bu taşınmazdan çıkması nedeniyle, davacının davalı kooperatiften alacak talebinde bulunup bulunamayacağı hususunun mahkemenin takdirinde olduğunu, davacının, kooperatifin ihmal ve kötü yönetim sonucu borçlarını ödeyemeyecek hale gelmesi, gerekli ara bilançoyu oluşturmayarak toplaması gereken aidatları toplanmaması ve belirtilen usulsüzlüklerden dolayı davalıların yönetim kurulu üyesi sıfatıyla sorumlu olduklarını ileri sürdüğünü, Yönetim Kurulu üyeleri ve kooperatif memurları, kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan sorumlu olduğunu, yer verilen bilgiler çerçevesinde davacının bir zararının bulunup bulunmadığı ve zararı varsa bu zarardan davalı yönetim kurulu üyelerinin sorumlu olup olmayacakları ayrıca davacının söz konusu zararın oluşumunda müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı hususunun mahkeme heyetinin takdirinde olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Mahallinde 21.10.2022 günü saat 14:00'de bir mali müşavir bilirkişisi, bir gayrimenkul değerleme uzmanı ve bir kooperatifler konusunda uzman bilirkişi eşliğinde mahkememiz heyeti ile birlikte keşif yapıldığı, davalı kooperatife muhtıra çıkartılarak tutmakla yükümlü olduğu tüm ticari defterleri keşif günü kooperatif merkezinde hazır etmesinin istenildiği, keşif sonrası düzenlenen SMMM bilirkişisi ..., Gayrimenkul Değerleme Uzmanı bilirkişisi ..., Kooperatifler Konusunda uzman bilirkişi ... tarafından düzenlenen 07.11.2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda; Davalı ...'ne ait incelenen 2021 yılı Yevmiye, Defteri Kebir ve Envanter defterlerinin muhasebe usul ve esaslarına göre tanzim edildiğinin, TTK ve VUK hükümlerine göre düzenlendiğini, açılış tasdiklerinin süresi içinde notere yaptırıldığını Yevmiye Defterlerinin kapanış tasdiklerinin süresi içerisinde “son kaydı görüldü!” ibaresi ile Notere Tasdik ettirildiğini, davalının 2021 yılı ticari defterinin kendi içerisinde birbirini teyit eder nitelikte oluğunu, kendi lehine delil olarak kullanabileceğinin, davalının 2021 yılı ticari defter ve kayıtlarına göre davacı ...'nin kooperatif üyesi olduğunun, 2021 yılı sonu itibariyle 51.630,00 TL ödeme yaptığının tespit edildiğini, davalının 2021 yılı ticari defter ve kayıtlarına göre davacı ...'nin 2021 yılı sonu itibariyle 72.600,00 TL ödenmeyen aidat borcunun bulunduğunun tespit edildiğini, Gayrimenkul Değerleme Uzmanı bilirkişinin tespitlerine göre; Davaya konu Konya ili ... İlçesi ... Mah. ... ada ... nolu parsel 2.kat ... bağımsız bölüm meskenin (... Mahallesi ... Sokak ... Sitesi G Blok No:6 (21) Kat:2 Daire:6 ...-KONYA adresindeki) keşif tarihi olan 21.10.2022 itibari ile piyasa rayiç değerinin 925.000,00 TL ve dava tarihi olan 29.12.2017 itibari ile piyasa rayiç değerinin 170.000,00 TL olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Mahkememiz dosyasının kök rapor düzenleyen bilirkişi heyetine tevdi edilerek; Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamı doğrultusunda inceleme ve hesaplama yapmak ve tarafların bilirkişi raporuna karşı itirazları da değerlendirilmek suretiyle ek rapor düzenlemelerinin istenildiği, SMMM bilirkişisi ..., Gayrimenkul Değerleme Uzmanı bilirkişisi ..., Kooperatifler Konusunda uzman bilirkişi ... tarafından düzenlenen 04.05.2023 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda; Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... karar sayılı ilamı doğrultusunda hesaplanan tazminatın 24.047,00 TL olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak; Bir Kooperatifler konusunda uzman, bir mali müşavir ve bir de gayrimenkul değerlendirme uzmanı bilirkişiye dosyanın tevdi edilerek; Dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporları da değerlendirilmek suretiyle mahkememizin benzer ... Esas ... Karar sayılı dosyası içerisinde bulunan Konya BAM .Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın ... Esas ... Karar sayılı kaldırma kararı ve Yargıtay 23.Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın ... Esas ... Karar sayılı ilamındaki ilkeler de dikkate alınmak suretiyle davalı kooperatif yöneticilerinin kusurlarının bulunup bulunmadığı hususları da değerlendirilmek suretiyle bilirkişi heyet raporu düzenlenmesinin istenildiği, Emekli Başmüfettişi Kooperatifler Hukuku Uzmanı bilirkişi ..., SMMM bilirkişisi ... ve Gayrimenkul Değerleme Uzmanı ... tarafından düzenlenen 18.09.2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda; Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre, kendisine konut tahsis edilemeyen kooperatifin normal ödemeli, ancak eksiz ödeme yapan ortağı Davacı ...'ye 29.12.2017 dava tarihi itibariyle ödenmesi gereken tazminat tutarının (88.041,92 TL - 21.131,70 TL = 66.910,22 TL) 66.910,22 TL olduğunu, hesaplanan 66.910,22 TL tutarındaki tazminata, davacı vekilinin talebine uygun olarak 29.12.2017 dava tarihinden itibaren de yasal faiz işletilmesinin gerektiğini, bilirkişilerin Uyacağı Rehber İlkeler ve Bilirkişi Raporlarında Bulunması Gereken Standartlar'ın 27.maddesinde: "Kusurun tespitinin normatif bir değerlendirmeyle mümkün olduğunu ve sadece hâkimin yetkisinde olduğunu, bilirkişinin münhasıran hâkimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda (asli/tali kusurlu, kusursuz, yüzdelik kusur oranı) herhangi bir değerlendirme yapamayacağının, aksi yöndeki tutumun bilirkişilik görevinin sınırlarını aşmayı ve hâkimin yerine geçmeyi ifade eder" hükmünün yer aldığını, dolayısıyla, bu durum karşısında mahkeme tarafından görevlendirilen bilirkişilerin kusur tespiti yapmalarının mümkün olmadığının, bu hususun tamamen sadece Mahkemenin takdirinde olduğunun izahta vareste olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak dosyanın kök rapor düzenleyen bilirkişilere tevdi edilerek; Davacı tarafın itirazları ile dosya içerisinde eklenen Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin benzer dosyada verilen kararı da değerlendirilmek suretiyle Kooperatif yöneticilerin kusurlarının bulunup bulunmadığı hususunda dosya içerisinde bulunan İcra dosyası ve Ağır Ceza Mahkemesi dosyası da değerlendirilerek ek rapor düzenlenmelerinin istenildiği, Emekli Başmüfettişi Kooperatifler Hukuku Uzmanı bilirkişi ..., SMMM bilirkişisi ... ve Gayrimenkul Değerleme Uzmanı ... tarafından düzenlenen 21.11.2023 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda; Mevcut dosya kapsamının, sadece Mahkemenin 02.11.2023 tarih ve ... numaralı talimatı ile sınırlı olmak kaydıyla yeniden yapılan inceleme sonucunda ve raporlarının “II-Mevcut dosya kapsamı itibariyle yapılan tespit ve değerlendirmeler” bölümünde ayrıntılı şekilde izah olunan sebeplerle, 18.09.2023 tarihli kök raporlarında yer alan tespit ve değerlendirmelerinde değişikliğe gidilmesine gerektirecek yeni somut bir bilgi ya da belgenin fiilen mevcut olmadığının bildirildiği, Cari kooperatifler mevzuatı ve Yargıtay'ın konu ile ilgili yerleşik hale gelmiş uygulamalarına göre, kendisine bağımsız bölüm teslim edilmeyen kooperatif ortağına ödenecek tazminatın hesaplanma şekli ve tutarı ile ilgili ayrıntılı mevzuatın 18.09.2023 tarihli Kök raporlarında yer aldığının bildirildiği görülmüştür.
Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin 15/02/2016 tarih ve ... Es. ... Kar. Sayılı ilamında; "...Konut karşılığı tazminat isteyebilmesi için, kooperatifin inşaatlarının bitirilip konut tahsisi aşamasına gelindiği ve diğer üyelere tahsis ve teslim yapıldığı halde davacıya konut tahsis ve tesliminin yapılmaması gerekir. Bu husus, bu tazminatın istenebilmesinin ön koşuludur. Bu önkoşulun gerçekleşmesinden sonra, davacı için çeşitli nedenlerle konut ya da işyeri tahsisi imkânsızlığı ortaya çıktığında ortağın uygun bir tazminat isteme hakkı bulunmaktadır. Normal ödemesini yapıp konut sahibi olan üyelerle eşit miktarda ödemesi bulunduğu tespit edilen, diğer anlatımla eksik ödemesi bulunmadığı belirlenen, ancak kendisine konut tahsis ve teslimi yapılamayan ortağın, ödemesi eksik olmayan diğer üyelere verilen emsal bir konutun dava tarihi itibariyle rayiç değerini talep edebileceğinin, hiç ödemesi yok ise konut karşılığı tazminat talep hakkı olup, bu isteminin reddi gerektiğinin kabulü gerekir. Eksik ödemesi olan bir üyenin ise, konut karşılığı tazminat talep hakkı olup, alacağının hesaplanma şekli Dairemizin yerleşik uygulamalarında aşağıdaki gibi formüle edilmiştir:
a-Önce ortaklara tahsis edilen konutun dava değeri itibariyle rayiç değeri hesaplanmalıdır.
b-Davalı kooperatife normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın ödemelerinin ödeme yaptıkları tarihler itibariyle toplam ödemeleri dava tarihine kadar ( toptan eşya fiyat endeksi " TEFE" artış ortalama rakamları esas alınarak) taşınarak güncel değeri bulunmalıdır.
c-Bundan sonra yukarıda (a) maddesinde bulunan değerden (b) maddesinde bulunan değer çıkarılarak kooperatife normal ödeme yapan bir ortağın bu ödemelerine karşı ne miktarda yararlanma elde ettiği ortaya çıkarılmalıdır.
d-Bunu takiben eksik ödeme yapan davacı ortağın ödentileri (b) maddesindeki ilkelere göre dava tarihine taşınarak eksik ödeme miktarı güncelleştirilmelidir.
e- Bu hesaplamalardan sonra normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın yukarıda (b) maddesinde bulunan ödemelerinin güncel değerinin karşılığı yine yukarıda (c) maddesinde bulunan bir yararlanmayı sağladığına göre davacının (d) maddesinde eksik ödemelerinin güncel değerinin ne miktarda yararlanması gerektiği orantı kurallarına göre belirlenmelidir. Yani sonuç olarak (d) maddesinde bulunan miktar (c ) maddesinde bulunan değerle çarpıldıktan sonra bulunan rakamın (b) maddesinde bulunan miktara bölünmesi sonucu bulunacak miktarın (d ) maddesinde bulunan davacı ödemelerinin güncel değerinin ilave edilmesi sonucu bulunacak miktar davacı ortağın davalı kooperatiften talep etmesi mümkün olan zarar tutarıdır.
Açıklandığı üzere, kooperatif üyesinin ödemelerini hiç yapmamış olması halinde tazminat talep etme hakkı bulunmamakta ise de, eksik ödeme yapmış olması durumunda kural olarak konut karşılığı tazminat talep hakkı bulunduğu kabul edilmelidir." şeklinde kabul edildiği,
Davacı ...'nin davalı ... Konutu Yapı Kooperatifi'nin üyeliğine giriş tarihinin 06.05.2008 olduğu, davacının G Blok (Asansörlü) Kat No:1/6 üyesi olduğu, üyeliğini ...'dan devraldığı, davacının halen kooperatif üyesi olduğu, üyelik karşılığı 51.630,00 TL ödeme yaptığı, davacıya üyelik karşılığı geçen dairenin kooperatif'in borcu nedeniyle Konya . İcra Müdürlüğünün ... Es. Sayılı dosyasından yapılan takip sonucu satıldığı, davalı kooperatifin davacıya daire tesliminin imkanı kalmadığı, davacının konut karşılığı talep hakkı bulunduğundan Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre, kendisine konut tahsis edilemeyen kooperatifin normal ödemeli, ancak eksiz ödeme yapan ortağı Davacı ...'ye 29.12.2017 dava tarihi itibariyle ödenmesi gereken tazminat tutarının (88.041,92 TL - 21.131,70 TL = 66.910,22 TL) 66.910,22 TL olduğuna ilişkin mahkememizce ayrıntılı ve denetime elverişli Emekli Başmüfettişi Kooperatifler Hukuku Uzmanı bilirkişi ..., SMMM bilirkişisi ... ve Gayrimenkul Değerleme Uzmanı ... tarafından düzenlenen 18.09.2023 tarihli bilirkişi heyet raporuna itibar edildiği, davacının bu bedeli davalı kooperatiften talep edebileceği,
Diğer davalı yöneticilerin sorumlu olup olmadıkları ve genel kurulda ibra edilmelerinin sorumluluklarına etkisi yönünden yapılan incelemede;
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu 98.maddesinde;"Bu kanunda aksine açıklama olmıyan hususlarda Türk Ticaret Kanunundaki Anonim şirketlere ait hükümler uygulanır." şeklinde, 6102 sayılı TTK'nun 553. maddesinde;"(1) Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./28.md.) kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar. (2) Kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir görevi veya yetkiyi, kanuna dayanarak, başkasına devreden organlar veya kişiler, bu görev ve yetkileri devralan kişilerin seçiminde makul derecede özen göstermediklerinin ispat edilmesi hâli hariç, bu kişilerin fiil ve kararlarından sorumlu olmazlar. (3) Hiç kimse kontrolü dışında kalan, kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar veya yolsuzluklar sebebiyle sorumlu tutulamaz; bu sorumlu olmama durumu gözetim ve özen yükümü gerekçe gösterilerek geçersiz kılınamaz." şeklinde düzenleme yapıldığı,
Yargıtay .Hukuk Dairesi'nin 20/04/2015 tarih ve ... Es. ... Kar. Sayılı ilamında;"Diğer yandan, mahkemece, davalıların genel kurullarda ibra edilmeleri nedeniyle yönetici olduğu dönemlerdeki iş ve işlemlerinden sorumlu olmayacakları sonucuna varılmıştır. Bu kabul, soyut olarak, yönetim kurulu raporlarının genel kurullarda okunması olgusuna dayandırılmıştır. Ne var ki, 2006 dışındaki diğer yıllara ait genel kurul tutanakları ve okunup, kabul edilen faaliyet raporları getirtilip, incelenmiş değildir. Gerçekten Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamasıyla da benimsendiği üzere genel bir ibra, dava konusu eylemler yönünden de davalıların ibra edildiğini kabule yeterli değildir. Davalıların sorumluluktan bu şekilde kurtulabilmesi için kooperatif genel kurul evrakında bu hususun açıkça yazılı olmasına ve üyelerin bilgilendirilmesine bağlıdır. "şeklinde, ve Yargıtay .Hukuk Dairesi'nin 18/12/2018 tarih ve ... Es. ... Kar. sayılı ilamında; " 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 98. maddesi atfıyla 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 553. maddesine göre kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları kanundan ve ana sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar. Söz konusu madde gereğince davalı kooperatif yöneticilerinin sorumlu tutulması için kusurlu olmaları gerekir...." şeklinde ilamlarında kabul edildiği üzere davalı kooperatif yöneticilerinin sorumluluktan kurtulduğuna dair genel kurul tutanaklarında açıkça bir kaydın bulunmadığı ve yöneticilerin bono düzenleyerek kooperatifi borçlandırdıkları gerekli önlemlerin alınmayarak icra takibine nihayetinde davacıya ait dairenin satışına sebep oldukları, davacıya ait dairenin teslim ve tescilini yapmadıkları, bunun yanında her ne kadar bilirkişi kurulunca yöneticilerin kusurlu olup olmadıklarına ilişkin değerlendirmenin görev alanı içerisinde olmadığı belirtilmiş ise de Mahkememizin 15/10/2024 tarih ve ... Es. ... Kar. Sayılı dosyasının benzer mahiyette olduğu, aynı olaya ilişkin olarak bu dosyadan alınan bilirkişi raporunda yöneticilerin kusurlu olduklarının belirtildiği, tüm bu nedenlerle davalı yöneticilerin kusurlu oldukları davacıya karşı oluşan zarardan kooperatifle birlikte sorumlu oldukları, Kooperatif ile ortağı arasındaki ilişkinin Kooperatifler Kanunu’nun 1 nci maddesi hükmü gereğince ticari nitelikte olmaması nedeniyle ticari faiz uygulanamayacağı, Yargıtay .Hukuk Dairesi'nin 09.05.2012 tarih ve ... Es. ... Kar sayılı ilamının benzer mahiyette olduğu anlaşıldığından davanın kabulü ile 66.910,22 TL alacağın dava tarihi olan 29.12.2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KABULÜ İLE
1-66.910,22 TL alacağın dava tarihi olan 29/12/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 4.570,64 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 170,78 TL harç ile 972,00 TL tamamlama harcı toplamı 1.142,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.427,86 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad KAYDINA,
3-Davacı tarafından sarfına mecbur kalınan toplam 258,48 TL ilk yargılama harcı ile 972,00 TL tamamlama harcı, 571,90 keşif harcı, 460,00 TL taksi ücreti, 10.350‬,00 TL bilirkişi ücreti ve 2.105,60 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 14.717,98 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT’ne göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
5-Kullanılmayan gider avansı bulunması halinde kararın kesinleşmesi halinde ilgilisine İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin ve davalılar ... ve ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/10/2024
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
* Bu evrak UYAP-DYS üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.