Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2022/1440 K.2023/2364

🏛️ Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2022/1440 📋 K. 2023/2364 📅 29.11.2023

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/01/2022
NUMARASI : Esas Karar
İSTİNAF EDEN
DAVACILAR : 'ın mirasçıları
: 1- ... - T.C Kimlik No: ...
: 2- ... -T.C Kimlik No: ...
: 3- ... - T.C Kimlik No:...
: 4- ... - T.C Kimlik No: ...
: 5- ... - T.C Kimlik No: ...
: 6- ... - T.C Kimlik No: ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI : ... A.Ş.
VEKİLİ : Av. ... -
DAVA : Menfi Tespit
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 29/11/2023
YAZIM TARİHİ : 30/11/2023
Davacılar tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 18/01/2023 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı, davacıların istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların ...'ın yasal mirasçıları olduğunu, muris ... tarafından TEB bankasından ... hesap nolu hesabı ile ticari kredi çektiğini, bu krediye istinaden murise .... poliçe nolu hayat sigortası yapıldığını, bu sigortanın uzatılmasına ilişkin olarak ödendiğini tahmin ettikleri 6.000,00 TL'nin 01.04.2019 tarihinde yatırıldığını, ancak poliçenin buna rağmen sigorta yenilemediğini, şayet bankanın iddia ettiği gibi bu para sigorta poliçesinin uzatılması ile alakası yok ise bankanın asgari özen yükümlülüğünü yerine getirmeyerek müvekkillerini haksız bir borç altına soktuğunu, ...'ın vefatından sonra, mirasçılarının, bahsi geçen ticari krediye ilişkin davalı banka tarafından birçok kez aranarak borcu ödemelerinin istendiğini, buna ilişkin olarak müvekkillerince Konya ..Noterliğinin ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalı bankadan "dönemsel hizmet komisyonunun ne demek olduğu ve ne için alındığı, ayrıca ... ile banka arasında bu zamana kadar ki yapılan sigorta poliçesi, ayrı ayrı kredi vadeli, vadesiz ve maaş hesaplarına ait dökümlerin" istenildiğini, ancak banka tarafından gizlilik ilkesi gereği taleplerine olumlu cevap verilmediğini, 26.11.2019 tarihli cevabi yazıları ile de; dönemsel hizmet komisyonunun 3'er aylık dönem sonunda tahsil edilen tutar olduğunu, muristen de bu dönemlerde tahsil edildiğinin bildirildiğini, müvekkillerinin bahse konu ticari krediden kaynaklı borçlu olmadıklarını, muris ...'ın davalı bankadan ticari kredi çekerken davalı banka tarafından da hayat sigortası yapıldığını, murisin tüm ödemelerini ona göre yaptığını, davalı bankanın her ne kadar muristen üçer aylık dönemlerde hizmet komisyonu alındığını iddia etmiş ise de, 6.000,00 TL sigorta bedelinin ödendiğini, davalı bankanın sonra eren muris ...'a ait kredili sigortasının yenilenmesi için muhatap mirasçı müvekkillerine bildirim, bilgilendirme yapılmayarak asgari özen yükümlülüğünün yerine getirmediği ve müvekkillerinin zarara uğratıldığından bahisle; müvekkillerinin muris ...'a ait ... hesap nolu hesabı ile ticari krediden kaynaklı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davacı taraf 30/12/2020 tarihli dilekçesiyle talep miktarını 2.100.000‬,00 TL artırarak 2.200.000,00‬ TL'ye çıkarmıştır.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili banka tarafından 27.04.2016 tarihinde ...'a genel kredi sözleşmesi kapsamında ticari kredi kullandırıldığını, bu krediye istinaden borçlunun talebi üzerine .... Sigorta Şirketi tarafından Yıllık Güvenli Hayat Kredi Koruma Grup Poliçesi ile kendisine 26.03.2018 tarihli hayat sigortası yapıldığını, hayat sigortasının süresinin 12 ay olduğunu ve sigorta bitiş tarihinin 26.03.2019 olduğunu, davaya konu kullandırılan ticari krediye ilişkin yapılan hayat sigortası poliçesinin muris ... hakkında yapıldığını, müvekkili bankanın bu poliçeyi kredi kullanana zorunlu kılma veya kredi kullananın bilgi ve talimatı olmaksızın yenileme yetkisinin olmadığını, zira müvekkili bankanın kredi kullananı ekstra prim ödeme yükümlülüğüne sokacak bir işlemi kendi inisiyatifi ile gerçekleştiremeyeceğini, kredi kullanan borçlu murisin sigorta poliçesinin yenilenmemesini talep ettiğine ilişkin yazılı beyanda bulunarak bu hususu imza altına aldığını, borçlunun yazılı beyanına rağmen müvekkili bankanın hayat sigortası poliçesini re'sen yenileme yetkisinin bulunmadığını, davacıların dava dilekçesinde iddia ettiği vakıaların tamamen gerçek dışı olduğunu, dava dilekçesinde ileri sürülen 01.04.2019 tarihinde davacının ödemiş olduğu 6.000,00 TL'lik ödemenin müvekkili bankanın Ticari Müşteriler İçin Uygulanacak Masraf ve Komisyon Listeleri kapsamında düzenlendiğini ve muris ...'ın kullanmış olduğu ticari kredi nedeniyle tahsil edilen Dönemsel Hizmet Komisyonu olup bu ödemenin yapılan hayat sigortası ile bir bağlantısı bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde iddia ettiği hususların somut olarak gerekçelendirilebilir olmaktan uzak, haksız ve mesnetsiz iddia ve talepler olduğunu, davacı mirasçıların miras bırakanın hayatta iken kullandığı kredi borcunu haklı bir neden olmaksızın geri ödemekten imtina etmesi sebebiyle müvekkili bankayı zarara uğratma niyetiyle açmış olduğu işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...Davacıların 01/04/2019 tarihinde müteveffanın sigorta sözleşmesinin uzatılması maksadıyla 6.000,00 TL ödemesine rağmen sigorta sözleşmesinin uzatılmadığını, davalı bankanın özen yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle davacıların haksız bir borç altına girdiğine yönelik iddiada bulundukları, ancak bilirkişi raporundan da anlaşılacağı gibi yapılan 6.000,00 TL'lik ödemenin yeni bir sigorta poliçesi için değil bankanın komisyon alacağı için bu tahsilatın yapıldığı, hayat sigortası yapılmasının belli bir prim borcu olmakla birlikte sigortalının menfaatine olduğu, aynı şekilde kredi borcu teminat altına alınmakla bankanın da menfaatine olduğu, Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliğinin Bilgilendirme Yükümlülüğü başlıklı 7. Maddesi kapsamında ihtiyari sigortalarda kredi süresi içerisinde sigortayı yenileme sorumluluğunun kredi kullanana, yenilemeye ilişkin bildirim yapma ve bilgilendirme sorumluluğunun ise kredi kuruluşuna ait olduğu, davalı banka tarafından "Yıllık Güvenli Hayat Kredi Koruma Sigorta Bilgi Formu" düzenlenmek suretiyle müteveffa ...'ın bilgilendirildiği, davalı bankaca düzenlenen "Yıllık Güvenli Hayat Kredi Koruma Grup Poliçesi Başvuru Formu" nda müteveffanın yenileme beyanına sigortanın yenilenmesini istemediğini beyan ederek imzaladığı ve "sigorta poliçesinin yenilenmemesini talep ediyorum." ibaresini el ile yazdığı, davacıların imzaya yönelik herhangi bir itirazlarının olmadığı ancak yazının sonradan davalı bankaca ilave edildiğini ve yazı incelemesini talep ettiği, yenilememe beyanının el ile yazılacağına dair herhangi bir yasal hükmün bulunmaması ve böyle bir hususun varlığı halinde dahi neticeyi değiştirmeyecek olması karşısında mahkememizce yazı incelemesi yapılmadığı, müteveffanın hayat sigortası süresinin bittikten sonra yenileme süresi boyunca yenilenmesini talep etmediğinden davalı bankanın bildirim yükümlülüğünü de ihmal etmediği, dava konusu edilen kredi sözleşmesine istinaden hayat sigortasının yenilenmemesinde davalı bankaya yüklenebilecek bir kusurun bulunmadığı, Yargıtay 13.Hukuk Dairesi'nin 02/07/2020 tarih ve 2017/10049 Es.2020/5737 Kar. Sayılı ilamının da benzer doğrultuda olduğu, aksinin davacılar tarafından ispat edilemediği, anlaşılmakla davanın reddine, davacı tarafın talebi üzerine mahkememizin 27.02.2020 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir kararı verildiği, davalının istinafı üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 06/11/2020 tarih ve .... Es..... Kar. Sayılı ilamı ile ihtiyati tedbir ara kararının kaldırılarak yeniden 100.000,00 TL dava değeri ile sınırlı ihtiyati tedbir kararı verildiği, bu nedenle İİK.72/4. Maddesinde düzenlenen tazminatın şartları oluştuğundan, İİK.72/4.maddesi gereğince reddedilen ve ihtiyati tedbir kararına konu 100.000,00 TL'lik kısmın takdiren %20'si oranında kötüniyet tazminatının davacılardan alınarak davalıya verilmesine karar vermek gerekmiştir...." gerekçesiyle davacılar tarafından açılan davanın reddine, İİK72/4.Maddesi gereğince reddedilen ve ihtiyati tedbir kararına konu 100.000,00 TL'lik kısmın takdiren %20'si oranında kötüniyet tazminatının davacılardan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece eksik inceleme yapıldığını, dava dilekçesinde ve duruşmada sözlü şekilde ileri sürülen hususların irdelenmediğini, davalı bankanın hukuki sorumluluğunun olmadığı yönünde karar verilerek ispat yükünün davacı müvekkilleri tarafından yerine getirilmediğinin ileri sürüldüğünü, dava dilekçesinde ısrarla değindikleri Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2015/34341 E. 2017/12596 K. sayılı ilamın göz ardı edilerek davalı banka lehine karar verilerek hataya düşüldüğünü, dairemizce mahkeme hükmü hakkında bozma kararı verilmesi gerektiğini, murisin sigortasının yenilenmesi hakkında murise bilgi verilmesinin dürüstlük kurallarının bir gereği olarak tanımlandığını, bu karardan da anlaşılacağı üzere davalı bankanın kötüniyetli hareket ederek haksız kazanç elde etme çabasına girdiğini, yerel mahkeme tarafından davalı bankanın kötüniyeti korunmuş, haksız kazanç elde etmesi sağlanmış ve davacı müvekkile haber verme yükümlülüğünün olmadığı yönünde iddiada bulunularak hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla kararının kaldırılarak haklı davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; davalı bankanın hayat sigortası poliçesini yenilememesi nedeniyle uğranılan maddi zararın tazmini istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Davacıların murisinin Genel Kredi Sözleşmesine istinaden ticari kredi kullandığı, davacıların murisi ile davalı arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin 3.11.6. maddesinde "Süreleri biten sigortalar Banka tarafından bu madde hükümlerine göre yenilenir. Ancak bu husus Banka için mecburiyet teşkil etmeyecektir. Sigortaların Banka tarafından yenilenmemesinden dolayı Banka'nın hiçbir sorumluluğu yoktur." hükmünün yer aldığı, Zurich Sigorta ile davacıların murisi arasında ...... poliçe numaralı Yıllık Güvenli Hayat Kredi Koruma Grup Poliçesi düzenlendiği, Yıllık Güvenli Hayat Kredi Koruma Sigorta Bilgi Formu düzenlenmek suretiyle müteveffanın bilgilendirildiği, bilgi formunun 25. maddesinde "Yenilemeli olarak düzenlenen sigortalarda, kredi vadesi boyunca, yenileme sorumluluğu kredi kullanana, sigorta sözleşmesinin yenilenmesine ilişkin bildirim yapma sorumluluğu ise kredi kuruluşuna aittir" şeklinde bildirim yükümlülüğüne ve yenileme sorumluluğuna ilişkin hususun belirlendiği, "Yıllık Güvenli Hayat Kredi Koruma Grup Poliçesi Başvuru Formu" düzenlendiği, formda sigorta bilgilerinin, sigortalının yenileme beyanı kısmının yer aldığı, sigortalı müteveffanın yenileme beyanına sigortanın yenilenmesini istemediğini beyan ederek imzaladığı, ticari kredinin niteliği gereği Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliği 4.madde 1/f bendi "Kredi: Kredi kuruluşları tarafından verilen ve ticari nitelik taşımayan bireysel kredi", 6.maddesi 3/son fıkrası "primin bir defada tahsil edilmediği veya sigorta süresinin kendi süresine eşit olmadığı durumlarda sigortalı kendi kuruluşu tarafından bilgilendirilir" şeklindeki hükümlerinin davaya konu ticari kredi sözleşmesinde uygulanmasının mümkün olmadığı (Yargıtay 11.HD'nin 09/12/2019 tarih 2019/1503 Esas 2019/7989 Karar, 19/03/2012 tarih 2010/15325 Esas 2012/4180 Karar ve Yargıtay 19.HD'nin 22/12/2015 tarih 2015/11079 Esas 2015/17393 Karar sayılı ilamları), davacılar murisi tarafından sigortalı tarafından sigorta poliçesinin yenilenmesi talebinde bulunulmadığı, davacıların murisi ile davalı arasındaki kredi sözleşmesinde, kredi borçlusunun sigorta poliçesini yenilemesi talebinde bulunmadığı taktirde davalı bankanın resen poliçeyi yenileyeceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığı, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacıların istinaf başvuru taleplerinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacıların istinaf başvuru taleplerinin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 189,15 TL karar ve ilam harcının davacılardan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
4-İstinafa başvuran davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4.maddesi gereğince kararın dairemiz tarafından tebliğe çıkarılmasına,
6-Dava dosyasının temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince; taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine 29/11/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır