Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2022/1451 K.2023/2447
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
EK KARAR TARİHİ : 06/07/2022
NUMARASI : Esas - Karar
İSTİNAF EDEN DAVACI .....I'nın mirasçıları;
: 1-
2-
VEKİLİ : Av.
3-
4-
5-
6-
TEREKE TEMSİLCİSİ :
DAVALILAR : 1-
2-
VEKİLLERİ : Av.
DAVA : Hisse Devir Sözleşmesinin Butlan/Yok Hükmünde Olduğunun Tespiti ile İptali
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 11/12/2023
YAZIM TARİHİ : 13/12/2023
Taraflar arasında görülen davada Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas -... Karar sayılı ek kararının Dairemizce incelenmesi davacı mirasçıları .....ile ..... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketteki hissesinin tamamı 06/10/2015 tarihinde davalılardan müvekkilinin oğlu olan .....'ya devredilmiş ise de, müvekkilinin alzhimer hastası olduğunu, işlem tarihinde hukuki ehliyetinin bulunmadığını, akıl sağlığını gösterir herhangi bir rapor alınmadığını, sonradan müvekkiline vasi tayin edildiğini, işlemin geçersiz olduğunu ileri sürerek, müvekkili tarafından davalı şirketteki hisselerinin diğer davalıya devrinin mutlak butlanla batıl, yok hükmünde olduğunun tespiti ile iptaline ve iptal edilen hisselerin müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar vekili, her ne kadar dava ....'ya vesayeten ..... tarafından açılmış ise de, Konya . Sulh Hukuk Mahkemesi'nin .... Esas-...Karar sayılı, ....'nın kısıtlanması ile .....'nın vasi olarak atanması kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulduğunu ve kararın kesinleşmediğini, bu nedenle vasi adayı konumunda bulunan .....'nın dava açma ehliyetinin bulunmadığını, müvekkili .....'nın davalı şirketteki davacıya ait hisseleri 500.000,00 TL ödeyerek devraldığını, işlem tarihinde davacının hukuki ehliyetinin yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "...Somut olayda ; davalılardan ..... Tic. A.Ş. yönetim kurulunun 02/10/2015 gün ve 7 sayılı yönetim kurulu kararı ile, davalı şirketin tek ortağı olan ....'ya ait 10.000 adet hisseye karşılık gelen 50.000 TL. tutarındaki hisselerin tamamının davalılardan .....'ya devrine, ....'nın şirket ortaklığından çıkmasına, davalı şirketin tek ortağı ..... olan tek ortaklı şirkete dönüşmesine karar verildiği, .... ile ..... arasında ayrıca tarihsiz olarak dava konusu hisselerin devrine ilişkin adi yazılı anonim şirket hisse devri sözleşmesi yapıldığı, yine Konya ... Noterliği'nin 06/10/2015 gün ve .. yevmiye nolu anonim şirket pay devri sözleşmesi ile de, davacı ....'nın davalı şirketteki 10.000 hissesinin tamamını 50.000 TL. karşılığında .....'ya devredildiği, bu devirlerin ve alınan kararların Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 22/10/2015 gün ve .. sayılı nüshasının 488. sayfasında yayınlandığı belirlenmiştir.
6102 s. TTK'nin 489. maddesine göre, "(1) Hamiline yazılı pay senetlerinin devri, şirket ve üçüncü kişiler hakkında, ancak zilyetliğin geçirilmesiyle hüküm ifade eder."
6102 s. TTK'nin 490. maddesine göre de, "(1) Kanunda veya esas sözleşmede aksi öngörülmedikçe, nama yazılı paylar, herhangi bir sınırlandırmaya bağlı olmaksızın devredilebilirler.
(2) Hukuki işlemle devir, ciro edilmiş nama yazılı pay senedinin zilyetliğinin devralana geçirilmesiyle yapılabilir."
Her ne kadar davacı taraf, şirket hisse devrinin iptali için davalılardan ...... Tic. A.Ş.'ye karşı da dava açmış ise de; dava konusu hisselerin, .... tarafından .....'ya devredilmesi ve bu hissenin devrinin iptalinin istenilmesi karşısında, davalı şirketin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılmış, davalı şirkete karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalılardan .....'ya karşı açılan dava yönünden yapılan değerlendirmede de; davacı ....'nın, davalı şirketteki hisselerinin tamamını davalılardan .....'ya devrettiği, 06/10/2015 tarihi itibariyle fiil ehliyetine haiz olduğu, İstanbul Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu'nun 26/08/2020 tarihli raporu ile anlaşılmıştır. Bu rapora yönelik itiraz üzerine alınan İstanbul Adli Tıp Kurulu 1. Üst Kurulu'nun 23/03/2021 tarihli raporu ile de bu husus teyit edilmiştir. Davacı taraf, sadece davacının devir tarihinde fiil ehliyetine haiz olmadığına dayandığından, davanın ispatlanamadığı belirlenmiş, açılan davanın davalılardan ..... yönünden ispat edilememesi nedeniyle reddine..." gerekçesiyle, vefat eden davacı ....'nın (mirasçılarının) davasının, davalılardan ..... yönünden ispat edilememesi nedeniyle, davalılardan .....Tic. A.Ş. yönünden ise, pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece verilen karar davacı mirasçıları ..... ile .....vekili tarafından istinaf edilmiştir.
EK KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "...Her ne kadar mirasçılar vekili Av. .... tarafından istinaf kanunu yoluna başvurulmuş ise de; mahkememizce davacı ....'nın 30/11/2020 tarihinde vefat etmesi nedeniyle tereke temsilcisi olarak .....'ın atandığı, tereke temsilcisi atanması nedeniyle mirasçılarının istinaf haklarının olmadığı anlaşılmakla; mirasçıların istinaf başvurusunun sıfat yokluğu nedeniyle reddine..." gerekesiyle, reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı mirasçıları ..... ile .....vekili, mahkemece verilen gerekçeli kararın taraflarına tebliğ edilmediğini, davacı ve davalılar arasında menfaat çatışması bulunduğunu ve tereke temsilcisinin temsil görevini bu sebeple yerine getiremediğini, savunma haklarının ihlal edildiğini, mahkemece şirket hisselerinin devir tarihi itibariyle aktif mal varlığı sorgulamasının yapılmadığını, şirket adına kayıtlı olan ve oldukça değerli bulunan taşınmazın kıymetinin belirlenmediğini ve gerçek bir satış olup olmadığının araştırılmadığını, bu yöndeki keşif taleplerinin de değerlendirilmediğini, dava değerinin 50.000,00 TL olarak gösterildiğini, terekeye atanan temsilciye bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarının olup olmadığının sorulmadığını, müvekkillerin payları oranında iptali ile pay oranlarında adlarına tesciline karar verilmesi taleplerinin mahkemece değerlendirilmediğini, adli tıp kurumu raporunun yetersiz ve çelişkili olduğunu, murisin malvarlığının önemli bir kısmının oğlu ....'in üzerine aktarıldığını, murisin paraya ihtiyacının bulunmaması, satma ihtiyacının olmaması, sağlık ve yaş durumu gibi birçok konu göz önüne alındığında tüm bu hususların makul karşılanabilecek seviyede olmadığını, Adli Tıp Kurumunun benzer olayda birebir gerekçe ile farklı raporlar vermesi, mahkeme ara kararında bir önceki raporun yeterli görülmediği belirtilmesine ve birbirini tekrarlayan rapor sunulmasına rağmen yeniden itirazları karşılar nitelikte rapor alınmadığını, söz konusu bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını ve hükme esas alınamayacağını, davalı şirket yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddedildiğini, davanın şirkete de yöneltilmesi gerektiğini ve davanın da o şekilde açıldığını, dava sırasında dinlenen tanık beyanlarından devirde imza sahteciliği nedeniyle usulsüzlükler gerçekleştiğinin anlaşıldığını, bu konudaki bilirkişi incelemesi taleplerinin reddedildiğini ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, anonim şirket hisse devir sözleşmesinin butlan/ yok hükmünde olduğunun tespiti ile iptali istemlerine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Davacı ....'ya vesayeten açılan işbu davada, yargılama sırasında davacının 30/11/2020 tarihinde vefatı üzerine geriye mirasçı olarak ....., ......, ..... ve ...'yı bıraktığı, murisin vefatı üzerine mahkemece davacı vekiline, vefat eden davacının davalılar içerisinde bir mirasçısının da bulunması nedeniyle terekeye temsilci tayini için dava açmak üzere yetki ve süre verilmesi sonrasında davacı .....vekili olarak Konya .. SHM'nin ... E. sayılı dosyasında terekeye temsilci atanması için dava açıldığı, mahkemece 12/01/2022 tarih, ... K. sayılı kararla davanın kabulü ile tereke temsilcisi olarak .....'ın atanmasına karar verildiği ve verilen kararın istinaf edilmeksizin 08/03/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Tereke adına TMK'nın 640. maddesi uyarınca temsilci atanması durumunda, davanın tereke temsilcisinin veya bu sıfatla vekil kıldığı avukatın huzuru ile sürdürülmesi gerektiği tartışmasızdır. Tereke temsilcisinin atanması ile mirasçıların terekeyi temsil ve davayı takip yetkisi ortadan kalkmaktadır. Bir başka söyleyişle, mirasçıların davayı takip yetkisi sona erer ve bununla bağlantılı olarak da hükmü istinaf hakkı miras şirketini temsilen tereke temsilcisine geçer.
Somut olayda, ilk derece mahkemesince verilen kararın tereke temsilcisine tebliğ edilmesine karşın, temsilci tarafından kararın istinaf edilmediği ancak, mirasçılardan .....ile ..... vekili tarafından istinaf edildiği anlaşılmıştır.
Bu itibarla, Yargıtay 1. HD'nin 2015/18310 E- 2018/13914 K., 2013/18214 E. ,2014/4102 K., 2015/17036 E-2018/13159 K. , 2015/17419 E- 2018/13466 K. , 2015/17025 E- 2018/13160 K., Yargıtay 16 HD'nin 2014/15933 E- 2015/7149 K. sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, terekeye temsilci atanması nedeniyle mirasçıların davada takip yetkisi kalmadığından kararı istinaf etme hakları da yoktur. O halde, tereke temsilcisi kararı istinaf etmediğine göre, davada sıfatı kalmayan kişilerin vekili tarafından yapılan istinaf itirazlarının dinlenmesine olanak bulunmadığından, ilk derece mahkemesince istinaf isteminin reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı kanaatine varılmakla, davacı mirasçıları .....ile ..... vekilinin istinaf istemlerinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacı mirasçıları ..... ile .....vekilinin istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,
2- Alınması gereken 539,70 TL harçtan, peşin alınan 161,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 378,30 TL karar ve ilam harcının davacı mirasçıları ..... ile .....'dan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
4- İstinafa başvuran mirasçılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
6- Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 11/12/2023 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır