Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2023/772 K.2024/401

🏛️ Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/772 📋 K. 2024/401 📅 14.02.2024

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/04/2023
NUMARASI : Esas - Karar
İSTİNAF EDEN
DAVACILAR : 1- ... - T.C Kimlik No: ...
VEKİLİ : Av. ... -
MÜTEVEFFA : 2- ... - T.C Kimlik No:... mirasçıları
: 1-
: 2-
: 3-
: 4-
İSTİNFA EDEN DAVALI :
VEKİLLERİ : Av. ... & Av. ...
Av. ... -
DAVA : Genel Kurul Kararlarının Yoklukla Malul Olduğunun Tespiti
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 14/02/2024
YAZIM TARİHİ : 15/02/2024
Davacılar tarafından, davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .. Esas sayılı dosyası ile açılan genel kurul kararlarının yoklukla malul olduğunun tespiti ve iptali davasında 12/04/2023 tarihinde tesis edilen karara karşı, tarafların istinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi;
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların davalı şirketin azınlık oyuna sahip ortakları olduklarını, şirketin diğer ortaklarıyla davacılar arasında çok sayıda ihtilaf ve davalar bulunduğunu, hisse çoğunluğunu elinde bulunduran diğer ortakların şirket gelirlerini ve giderlerini ticari defterlere gerçeğe uygun olarak aktarmadıklarını, davalı şirket yönetim kurulunun 11/10/2021 gün ve 22 sayılı kararı ve 03/08/2022 gün ve 27 sayılı kararı ile 17/10/2022 tarihli genel kurulunda alınan kararların ortaklık haklarına, şirketler hukukuna ve dürüstlük kurallarına aykırı kararlar olmaları nedeniyle hukuka aykırı olup, bütün bu kararların yok hükmünde olduğunu beyan ederek, davalı şirket yönetim kurulunun 11/10/2021 gün ve 22 sayılı yönetim kurulu kararı ile 03/08/2022 gün ve 27 sayılı yönetim kurulu kararının ve 17/10/2022 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların öncelikle yok hükmünde olduklarının tespitine, aksi takdirde iptaline karar verilmesini talep etmişlerdir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddialarının gerçeği yansıtmadığını, şirket yönetiminde veya defter kayıtlarında herhangi bir usulsüzlüğün bulunmadığını, genel kurul toplantısına katılan davacıların usulüne uygun muhalefet şerhi koymadıklarını beyan ederek, dava konusu yönetim kurulu ve genel kurul kararlarının yokluk veya iptaline ilişkin davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...A)Dava konusu yönetim kurulu kararları yönünden yapılan değerlendirmede; a) 11/10/2021 gün ve 22 sayılı yönetim kurulu kararı yönünden yapılan incelemede; Dava konusu 11/10/2021 gün ve 22 sayılı yönetim kurulu kararı ile bir kısım ortakların yaptıkları harcamaların asıl borçlulardan tahsil edilememesi halinde ortakların hisseleri oranında sorumlu olacağı karara bağlanmış, ancak bu kararın genel kurulun bilgi ve onayına sunulmasına karar verilmemiştir. Sonradan alınan yönetim kurulunun 03/08/2022 gün ve 27 sayılı kararıyla, 11/10/2021 gün ve 22 sayılı yönetim kurulu kararından sonra yapılan ödemeler nazara alınarak sözü geçen kararın güncellenerek yeni bir karar alınmasına karar verilmiş ise de; 03/08/2022 gün ve 27 sayılı yönetim kurulu kararında, 11/10/2021 gün ve 22 sayılı yönetim kurulu kararının tamamen iptaline veya ortadan kaldırılmasına açıkça yer verilmediğinden, davacı tarafın 11/10/2021 gün ve 22 sayılı yönetim kurulu kararı yönünden de talepte bulunmakta hukuki yararı bulunduğu sonucuna varılarak, öncelikle 11/10/2021 gün ve 22 sayılı karar yönünden inceleme yapılmıştır.
6102 s. TTK'nin anonim şirketlerde yönetim kurulunun görev ve yetkilerine ilişkin 374. maddesine göre, "(1) Yönetim kurulu ve kendisine bırakılan alanda yönetim, kanun ve esas sözleşme uyarınca genel kurulun yetkisinde bırakılmış bulunanlar dışında, şirketin işletme konusunun gerçekleştirilmesi için gerekli olan her çeşit iş ve işlemler hakkında karar almaya yetkilidir."
6102 s. TTK'nin anonim şirketlerde yönetim kurulunun devredilemez ve vazgeçilemez yetkilerini düzenleyen ilişkin 375/1 maddesine göre de, "...c) Muhasebe, finans denetimi ve şirketin yönetiminin gerektirdiği ölçüde, finansal planlama için gerekli düzenin kurulması... f) Pay, yönetim kurulu karar ve genel kurul toplantı ve müzakere defterlerinin tutulması, yıllık faaliyet raporunun ve kurumsal yönetim açıklamasının düzenlenmesi ve genel kurula sunulması, genel kurul toplantılarının hazırlanması ve genel kurul kararlarının yürütülmesi..." yönetim kurulunun devredilemez ve vazgeçilemez yetkileri içerisinde yer almaktadır.
6102 s. TTK'nin anonim şirketlerde genel kurulun devredilemez ve yetkilerini düzenleyen 408/2-d maddesine göre ise, "Çeşitli hükümlerde öngörülmüş bulunan devredilemez görevler ve yetkiler saklı kalmak üzere, genel kurula ait aşağıdaki görevler ve yetkiler devredilemez: ... Finansal tablolara, yönetim kurulunun yıllık raporuna, yıllık kâr üzerinde tasarrufa, kâr payları ile kazanç paylarının belirlenmesine, yedek akçenin sermayeye veya dağıtılacak kâra katılması dâhil, kullanılmasına dair kararların alınması" bulunmaktadır.
6102 s. TTK'nin yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespitini gerektiren halleri düzenleyen 391/1 maddesine göre; "(1) Yönetim kurulunun kararının batıl olduğunun tespiti mahkemeden istenebilir. Özellikle; ... c) Pay sahiplerinin, özellikle vazgeçilmez nitelikteki haklarını ihlal eden veya bunların kullanılmalarını kısıtlayan ya da güçleştiren, d) Diğer organların devredilemez yetkilerine giren ve bu yetkilerin devrine ilişkin, kararlar... batıldır."
Dava konusu 11/10/2021 gün ve 22 sayılı yönetim kurulunda alınan kararların yukarıda yazılı yasal düzenlemelerde açıklandığı üzere, anonim şirketlerde yönetim kurulunun yetkileri içerisinde yer alan kararlardan olmadığı gibi bu kararların finansal planlama için gerekli düzenin kurulması niteliğinde kararlar da olmadığı, 6102 s. TTK'nın 408/2/d maddesine göre ise finansal tablolara, yönetim kurulunun yıllık raporuna, yıllık kâr üzerinde tasarrufa, kâr payları ile kazanç paylarının belirlenmesine, yedek akçenin sermayeye veya dağıtılacak kâra katılması dâhil, kullanılmasına dair kararların alınması anonim şirket genel kurulunun devredilemez yetkileri içerisinde olduğu sonucuna varılmıştır.
Diğer yandan, 6102 s. TTK'nın 391/1 maddesine göre; pay sahiplerinin, özellikle vazgeçilmez nitelikteki haklarını ihlal eden veya bunların kullanılmalarını kısıtlayan ya da güçleştiren, diğer organların devredilemez yetkilerine giren ve bu yetkilerin devrine ilişkin, kararlar da batıl olduğundan dava konusu 11/10/2021 gün ve 22 sayılı yönetim kurulu kararının (davacı tarafından yokluğunun tespiti istenilmesine rağmen) butlanının tespitine karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar 12/04/2023 tarihli duruşma tutanağında, kısa karar olarak bu yönetim kurulu kararının tarihi 11/10/2021 yerine 11/10/2022 yazılmış ise de; bu hususun, 6100 s. HMK'nin 304/1. maddesi gereğince mahkemece re'sen ve gerekçeli karar tebliğ edilmediği için tarafların dinlenilmesine gerek olmaksızın re'sen düzeltilebilecek hükümdeki yazı hatası olarak görülmüş, gerekçeli kararda bu husus düzeltilerek bu yönetim kurulu kararının tarihi 11/10/2021 olarak yazılmıştır.
b) Dava konusu yönetim kurulu kararlarından 03/08/2022 gün ve 27 sayılı yönetim kurulu kararı yönünden yapılan incelemede ise; 11/10/2021 gün ve 22 sayılı yönetim kurulu kararında yazılı hususlarda hesap güncellemeleri yapılarak yine ortakların sorumluluğuna ilişkin kararlar alınmış ise de, bu yönetim kurulu kararının 14. maddesinde ayrıca, "işbu yönetim kurulu kararının ileride yapılacak olan şirket genel kurul toplantılarından birinde, genel kurulun bilgi ve onayına sunulmasına" karar verildiğinden, 03/08/2022 gün ve 27 sayılı kararın yukarıda yazılı anonim şirket genel kurulunun münhasır yetkisi içerisinde olan bir konuda alınmış veya bu haliyle ortakların haklarını zedeleyen bir karar olarak görülmemiştir. Bu nedenlerle 03/08/2022 gün ve 27 sayılı yönetim kurulu kararının yokluğunun (doğrusu butlanının) tespitine yönelik terditli ilk talep reddedilerek, terditli 2. talep olan bu kararın iptali talebinin incelenmesine geçilmiş, aynı gerekçelerle ve özellikle ortaklar yönünden bağlayıcı bir karar olmaması, genel kurulun bilgi ve onayına sunulmak üzere alınmış bir karar olması nedeniyle, yönetim kurulunun 03/08/2022 gün ve 27 sayılı yönetim kurulu kararının iptaline ilişkin terditli 2. talebin de reddine karar vermek gerekmiştir.
B) Davalı şirketin 17/10/2022 tarihli genel kurulu kararı yönünden yapılan değerlendirmede ise; Yukarıda açıklandığı üzere, genel kurul toplantısına bakanlık temsilcisinin çağrıldığına dair herhangi bir delil sunulmadığı, bakanlık temsilcisinin de toplantıda bulunmadığı anlaşılmıştır.
Dava konusu 17/10/2022 tarihli genel kurulda alınan kararların içeriği itibariyle, Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul Ve Esasları İle Bu Toplantılarda Bulunacak Bakanlık Temsilcileri Hakkında Yönetmelik'in 32. maddesine göre, bakanlık temsilcisinin katılımının zorunlu olduğu kararlardan olmadığı anlaşılmış ise de, davalı şirket Anasözleşmesi'nin 12. maddesine göre, "gerek olağan gerek olağanüstü genel kurul toplantılarında Sanayi ve Ticaret Bakanlığı komiserinin bulunması ve toplantı zabıtlarının ilgililerle birlikte imza etmesi şarttır. Komiserin gıyabında yapılacak genel kurul toplantılarında alınan kararlar ve komiserin imzasını taşımayan toplantı zabıtları geçerli değildir."
Konya BAM 6. HD’nin 20/01/2023 gün ve 2021/610 E. 2023/99 K. sayılı emsal kararında da belirtildiği üzere, davalı şirketin Anasözleşmesi'nin 12. maddesi gereğince bütün olağan ve olağanüstü genel kurul toplantılarında bakanlık temsilcisinin bulunması zorunlu olup, Anasözleşme'ye göre bakanlık temsilcisi olmadan alınan kararların geçerli olmadığı sonucuna varılmıştır. Yargıtay HGK’nun 08.03.2022 gün ve 2021/11-701 E. 2022/275 K. sayılı emsal içtihadına göre de, (katılımı zorunlu olduğu halde) bakanlık temsilcisi olmadan alınan kararlar yoklukla malul olduğundan, dava konusu bu genel kurul kararına yönelik terditli ilk talebinin kabulü ile 17/10/2022 tarihli genel kurulda alınan kararların tamamının yoklukla malul olduğunun tespitine karar vermek gerekmiştir...." gerekçesiyle davacıların davasının kısmen kabul kısmen reddi ile davalı Sarıkum Turizm İnşaat San. ve Tic. A.Ş.'nin; a) 11/10/2021 gün ve 22 sayılı yönetim kurulu kararının tamamının batıl olduğunun tespitine, b) 17/10/2022 tarihli genel kurulda alınan bütün kararların yoklukla malul olduğunun tespitine, c) 03/08/2022 gün ve 27 sayılı yönetim kurulu kararının iptaline ilişkin (bu karar yönünden terditli 2.) talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; terdtili davada, asıl taleplerinin kabulü nedeniyle feri talebin reddine karar verilmesi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmeyeceğini, yerel mahkeme terditli davada, asıl talepleri yönünden davanın kabulüne karar verdiğini, doğal olarak ikincil taleplerinin reddedildiğini, ancak bu halde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, çünkü ortada tek dava bulunduğunu, terditli davada hatalı ve yanılgılı değerledirme ile davalı lehine verilen vekalet ücretinin karardan çıkartılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu 11.10.2021 tarih 22 sayılı ve 03.08.2022 tarih 27 sayılı yönetim kurulu kararlarında; ilk derece mahkemesinin gerekçesinde belirtildiği gibi bir karar alınmadığını, ilk derece mahkemesince batıl olduğuna karar verilen dava konusu 11.10.2021 tarih 22 sayılı yönetim kurulu kararı ile bir kısım taşınmazlar maliklerinin/paydaşların (şirket ortaklarının yaptığı bir ödeme yoktur, taşınmaz maliklerinin yaptıkları ödemeler vardır) yaptıkları harcamaların asıl borçlulardan tahsil edilememesi halinde şirket ortaklarının hisseleri oranında sorumlu olacağı hususu gerekçede belirtildiği gibi doğru olmadığından mahkeminin gerekçesinin yanlış olduğunu, yerel mahkemece batıl olduğuna karar verilen dava konusu 11.10.2021 tarih 22 sayılı yönetim kurulu kararının icra kabiliyetinin bulunmadığını, ilk derece mahkemesince hakkındaki dava (yokluğun tespiti veya terdiden iptal davası) reddedilen dava konusu 03.08.2022 tarih 27 sayılı yönetim kurulu kararında da ortakların sorumluluğuna karar verilmediğini, dava konusu 03.08.2022 tarih 27 sayılı yönetim kurulu kararı hakkındaki davanın reddi kararının netice itibariyle doğru bir karar olduğunu, davacılar vekilinin bu karar nedeniyle lehlerine verilen vekalet ücretine yönelik istinaf taleplerinin yerinde olmadığını, ilk derece mahkemesince yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilen dava konusu 17.10.2022 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararlara konu genel kurul toplantısının Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Bakanlık Temsilcileri Hakkında Yönetmeliğin 32. maddesindeki bakanlık temsilcisinin katılımının zorunlu olduğu kararlardan olmadığı ancak ne var ki şirket ana/esas sözleşmesinin 12. maddesindeki şirket genel kurullarında hükümet komiseri (bakanlık temsilcisi) bulunmasının zorunlu olduğuna ilişkin hükme aykırı olarak bakanlık temsilcisi olmadan yapılan dava konusu genel kurul toplantısında alınan kararların tamamının yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmiş ise de şirket esas sözleşmesinin 1996 yılında (eski 6762 sayılı TTK zamanında) yürürlüğe konulduğunu ve hiç değişikliğe uğramadığını, 6103 sayılı Yürürlük Kanunu sorunu kökten çözerek şirketlere 12 ay içinde esas sözleşmelerini 6102 sayılı TTK'na göre güncellemelerini aksi halde eski esas sözleşme hükümlerinin değil 6102 sayılı kanun hükümlerinin uygulayacağını belirttiğini, ilk derece mahkemesinin gerekçesinde de doğru olarak belirtildiği gibi 6102 sayılı TTK ve ilgili Yönetmelik (Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Bakanlık Temsilcileri Hakkında Yönetmelik) hükümleri gereğince dava konusu genel kurul toplantısına bakanlık temsilcisinin katılımının zorunlu olmadığını beyanla fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kısmen kabulüne ilişkin karar kısımlarının istinafen lehlerine kaldırılmasına ve bu kısımlar hakkındaki davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; yönetim kurulu ve genel kurul kararlarının yoklukla malul olduğunun tespiti, bu kabul edilmediği takdirde iptali istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 16.10.2023 tarih 2022/2155 Esas 2023/5874 Karar sayılı ilamında "....Yargılama süresince tarafların, dava ve taraf ehliyetine sahip bulunmaları, usul hukukunun temel ilkelerinden olup, aynı zamanda da dava şartı olduğundan yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir.
Öte yandan, yargılama sırasında taraflarından birinin ölmesi halinde, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 28 inci maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca kişilik son bulacak ise de mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu durumda ölen tarafın mirasını reddetmeyen mirasçılarının davaya dahil edilmeleri gerekir.
Somut olayda, dosya içerisinde yer alan tüm belgelerden davalı... ...'in TC kimlik numarasının .... olmasına rağmen gerekçeli karar başlığında bir başka... ...'in T.C. kimlik numarasının sehven yazıldığı anlaşılmış olup, davalı tarafça sunulan mirasçılık belgesinden, .... T.C. kimlik numaralı davalının, istinaf yargılaması devam ederken ancak henüz karar verilmeden 05.07.2020 tarihinde vefat ettiği, ne var ki Bölge Adliye Mahkemesince davalının mirasçıları davaya dahil edilmeden, ölü kişi hakkında hüküm kurulduğu görülmüştür.
O halde Bölge Adliye Mahkemesince davalının mirası reddetmeyen mirasçıları davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, ölü kişi hakkında yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir...." hususunun belirtildiği (aynı doğrultuda 27.04.2023 tarih 2021/8601 Esas 2023/2503 Karar sayılı ilam),
Somut olayda, davacılardan ...'nin istinaf aşamasında, 17/10/2023 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır. Bu sebeple ölü kişi hakkında hüküm kurulamayacağından davacı ...'nin mirasçıları davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinden kamu düzenine aykırılık nedeniyle tarafların istinaf başvuru taleplerinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.4 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, dosyanın mahkemesine gönderilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Tarafların istinaf başvuru taleplerinin KABULÜ ile; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/04/2023 tarih .. Esas .. Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davacılar tarafından ayrı ayrı yatırılan 179,90 TL istinaf karar harcının talep halinde davacılara iadesine,
4-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 179,90 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
6-İstinaf başvurusunda bulunanlar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
7-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 14/02/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır