Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/768 K.2025/218
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/768 Esas - 2025/218
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/768 Esas
KARAR NO : 2025/218
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACILAR : 1- ...
2- ...
3- ...
4- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVA : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 04/10/2024
KARAR TARİHİ : 10/04/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/04/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti
Davacı tarafın özetle iddiaları;Geyve İcra Müdürlüğünün 2024/299 esas sayılı dosyası ile müvekkillerinin miras bırakanı ... hakkında icra takibi yapıldığını, icra dosyasından mirasçı olarak tüm mirasçılara borç ödeme muhtırası gönderildiğinde mirasçıların icra takibinden haberdar olduklarını, İcra dosyasına konu senetteki imzanın mirasbırakan ...'a ait olmadığını, mirasbırakan ...'un imzasının olduğu vekaletname, imza sirküleri, imza beyannamesi, ariyet olarak alınan demirbaşlara ilişkin taahhütname, müvekkillerinden ...'a vermiş olduğu noter vekaletnamesi, malzeme alım belgesini dava dilekçesi ekinde sunduklarını, mirasbırakan ...'un resmi evraklardaki imzaları incelendiğinde, icra takibine konu senetteki imza ile hiç bir alakasının olmadığının açıkça görüldüğünü belirterek İİK.m.72. Maddesi gereği nakit ya da teminat mektubu karşılığı Geyve İcra Müdürlüğü 2024/299 Esas sayılı takip dosyasında icra veznesine girecek paranın, dava sonuna kadar alacaklısına ödenmemesi ya da icra dosyasına verilecek yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, müvekkillerinin, mahkemece tayin edilen teminattan ayrı olarak icra müdürlüğüne talep anına kadar fer'ileri ile birlikte hesaplanan dosya borcunu nakit olarak yatırması ya da tamamını karşılayan ve her an paraya çevrilebilir muteber, kesin banka teminat mektubunu vermesi halinde alacaklı tarafından takibe devam edememesi hakkında karar verilmesine, imzaya itiraz nedeni ile müvekkillerinin borçlu olmadığının TESPİTİNE,icra takibinin İPTALİNE, %20 inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalıya yapılan tebligat usulsüz olduğunu, dava şartı zorunlu arabuluculuk işlemleri yapılmadığını, icra takibine konu edilen bono, bizzat davacıların murisi ...tarafından imzalandığını, muris ödeme emrinin tebliğinden sonra vefat ettiğini, ödeme emri borçlunun vefatından önce tebliğ edilmesine rağmen borçlu muris itiraz hakkını kullanmadığını, borçlunun itiraz hakkını kullanmayıp aradan zaman geçtikten sonra vefatı üzerine mirasçılarının borca itirazı kötü niyet göstergesi olduğunu belirterek davanın reddini ve müvekkili lehine %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar
Dava; İİK'nın 72. maddesine dayalı takipten sonra açılan murisin imzasının sahtelik hukuksal nedenine dayalı borçlu olunmadığının tespiti istemine yöneliktir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; takibe dayanak bono altındaki imzanın davacıların murisine ait olup olmadığı ve ayrıca arabulucuya başvuru dava şartının yerine getirilip getirilmediği hususlarındadır.
III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller
Geyve İcra Müdürlüğünün 2024/299 Esas sayılı dosyası celp edilerek incelenmiştir.
IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) "Menfi tesbit ve istirdat davaları" kenar başlıklı 72. maddesinin 7. fıkrasında "Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir." hükmü düzenlenmiştir.
6102 Sayılı Kanun'un 5/A. Maddesinin 1. Fıkrasında "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü ve yine 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 2. Fıkrasında "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükümü düzenlenmiştir.
V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler
Yasanın düzenlenmesinden ve emredici hükümlerinden görüleceği üzere 6102 Sayılı Kanun'un 5/A. Maddesinin 1. Fıkrası gereği ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında arabuluculuğa başvuru zorunlu ve dava şartı olduğu, bu yola başvurulmaksızın açılan davaların dava şartı yokluğundan reddine karar verileceği ayrıca bu yola başvurulup uzlaşma sağlanamaması ve dava açılmasının gerekmesi halinde ise açılan davaya arabuluculuk son tutanak aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğinin ibraz edilmesi zorunlu olduğu belirtilmiştir. Kanun emredici düzenlemesi arabuluculuğa başvurulmaksızın dava açılması hali ile arabuluculuğa başvurulup da son tutanak aslının veya arabulucu tarafından onaylı bir örneğinin dava dosyasına ibraz edilmemesinin farklı sonuçlara bağlamıştır.
Bu haliyle davacı arabulucuya başvurmuşsa anlaşamamaya ilişkin son tutanak aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğinin dava dosyasına sunulmaması halinde mahkemece davacıya 1 haftalık kesin süre içerisinde davacıya bu eksikliği gidermesi için süre verilmesi ve verilen sürede karar gereği icra edilmemesi halinde davanın usulden reddedileceğine karar verileceği yasanın amir hükmüdür.
Davacı vekiline, 24/12/2024 tarihli muhtıra çıkartılarak, 7155 sayılı yasanın 23. maddesi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 2. fıkrası uyarınca arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini sunması için bir haftalık kesin süre verildiği halde, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin sunulmadığı, böylece dava tarihinden önce yasal olarak dava şartı hâline getirilen arabulucuya başvurma şartının gerçekleştirilmediği anlaşıldığından 6102 Sayılı Kanun'un 5/A. Maddesinin 1. fıkrası ve HMK m. 115/2 gereğince aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere):
1-6102 Sayılı Kanun'un 5/A.-1 ve HMK nın 115/2 maddeleri gereğince, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 5.591,50-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davalı kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye 58.152,52-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansının ve teminatın karar kesinleştiğinden yatırana iadesine,
6-Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereğince taraflara tebliğine,
Dair, Davalı vekilinin yüzüne karşı, davacılar vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.10/04/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır