Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/1257 K.2024/1714

🏛️ Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/1257 📋 K. 2024/1714 📅 28.11.2024

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1257 - 2024/1714
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1257
KARAR NO : 2024/1714
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ...(...)
ÜYE : ...(...)
KATİP : ...(...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/03/2023
NUMARASI : 2022/977 Esas - 2023/207 Karar
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1-...
: 2-SAKARYA YAPRAK SÜT ÜRÜNLERİ GIDA SANAYİ VE TİCARET LTD. ŞTİ. -...
3-...
VEKİLİ : ...
DAVANIN KONUSU : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ : 29/11/2022
KARAR TARİHİ : 28/11/2024
KR. YAZIM TARİHİ : 02/12/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı taraf murisi ...'in Sakarya Yaprak Süt Ürünleri Gıda San.ve Tic. Ltd. Şti' nin %98 oranında hissedarı iken vefatı ile hisselerin 1/4 payının miras yoluyla kendisine intikal ettiğini, diğer %2 hissenin eşit olarak davalılara ait olduğunu, 02.08.2019 tarihli ve 2019/1 nolu Genel Kurul Kararında veraset yoluyla intikal eden şirket hisselerinden feragat ederek paylarını davalı Hasan Güreş'e devretmiş göründüğünü, ancak bu genel kurulun yasal şartları taşımadığından yok hükmünde olduğunu, davacının anılan genel kurul kararını davalıların şirketle ilgili işler için atılması gereken bir imza olduğunu söyleyerek aldatmaları ile evde imzaladığını, usulünce genel kurula davet ve genel kurul toplantısı yapılmadığını, davacının miras payı olan hisseleri için ticaret sicilinde davacı adına tescil edilmediğinden davacının şirket ortağı olarak genel kurula katılmasının ve hisseler üzerindeki hakkından davalı lehine vazgeçmeye ilişkin genel kurul kararı alınmasının da mümkün olmadığını, şirket hisselerinden davalı lehine vazgeçme iradesinin bulunmadığını, miras yoluyla intikal eden şirket hisselerinin usulünce tescil edilmediğini, şirket hisselerindeki miras payının devri hususunda noterden yapılmış bir devir ya da bizzat ticaret sicilinde verilmiş bir muvafakat bulunmadığını, kendisi tarafından da TTK 595 maddesine uygun resmi şekilde davalıya hisse devri de gerçekleştirilmediğinden yapılan işlemin yasaya aykırı batıl ve geçersiz olduğunu, butlanın ileri sürülmesinin zaman aşımına ve hak düşürücü süreye bağlı olmadığını, genel kurul kararına dayanılarak ticaret sicil gazetesinde yapılan ilanın da yasaya aykırı olduğunu zira muris hayatta imiş gibi devir yapıldığının ilan edildiğini belirterek Sakarya Yaprak Süt Ürünleri Gıda Sanayi ve Tic. Ltd.Şti'nin 2019/1 Karar sayılı 02.08.2019 tarihli genel kurul kararının butlanına /butlanının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle; genel kurul kararının yasaya ve usule uygun olduğunu, davanın yasal üç aylık süresi içinde açılmadığını, mirasçının hissesini diğer mirasçıya devretmesinin noterde resmi şekilde yapılması şartının bulunmadığını, davacının serbest iradesiyle şirket hissesinden feragat ettiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "... Davanın REDDİNE, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kanunu ve dava dilekçesini dar yorumlayarak iş bu davayı haksız ve hukuka aykırı bir şekilde reddettiğini zira bilindiği üzere hukuki olarak başlangıçtaki işlemin sakat olması halinde diğer yapılan işlemlerde hükümsüz kalacağını, dava dilekçesinde de belirtildiği üzere Türk Ticaret Kanunu m.596'da şirket hisselerinin miras yolu ile kendiliğinden geçeceği belirtilmiş ise de bu durum yine kanunda yazıldığı şekilde mirasçıların veraset ilamına göre genel kurul kararı ile TTK'da belirtildiği usule göre ile miras payları önce ticaret siciline tescil edileceği ancak eldeki davada görüldüğü üzere genel kurul kararı ile önceden tescil edilmemiş bir hak genel kurul ile miras payının devri şeklinde tescil edilmiş olup bu durum açıkça hukuka aykırı bulunduğunu, beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yapılan miras payı devri işlemi limited şirket genel kurul kararı şeklinde yapılmış ise de şirket genel kurul toplantısının yapılmasını lüzumlu kılan ve amaca göre bu toplantıda alınması gereken bir karar bulunmadığından ve ayrıca miras payının ivazsız devri konulu bu metin tüm taraflarca imzalandığından TMK nun 677/1 maddesi anlamında bir miras payı devir sözleşmesi niteliğinde olduğu, dolayısıyla çağrı olmadan usule aykırı genel kurul toplantısı yapıldığı gerekçesiyle bu sözleşmenin geçersiz olduğunu söylemek mümkün olmadığı, kaldı ki şirketin tüm ortaklarının genel kurul kararı başlıklı bu belgede imzasının bulunduğu dolayısıyla çağrısız genel kurul şartlarının da oluştuğunu beyan ederek, davacı yanın istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/03/2023 tarih, 2022/977 Esas - 2023/207 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; Davacının muristen intikal eden şirket hisselerini dava konusu yapılan genel kurul kararı kapsamında diğer mirasçıya ivasız olarak devretmesi ve bu hisseler üzerindeki miras payında davalı lehine vazgeçmesi işleminin geçerli olup olmadığı, davacının iradesinin sakatlanıp sakatlanmadığı, mirasçılar arasındaki hisse devrini konu edinen genel kurul kararının batıl olup olmadığı ve iptalinin gerekip gerekmediği istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı tarafından, murisi ...'in Sakarya Yaprak Süt Ürünleri Gıda San.ve Tic. Ltd. Şti'nin %98 oranında hissedarı iken vefatı ile hisselerin 1/4 payının miras yoluyla kendisine intikal ettiği, hisselerinin usulsüz genel kurul ile davalılar tarafından aldatılarak elinden alındığını, ticaret sicilde ortak olarak gözükmeden hisse devrinin yapılamayacağını, hisse devrinin yasal şekil şartlarını taşımaması nedeniyle batıl ve geçersiz olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açtığı, davalı tarafın genel kurul kararının yasaya ve usule uygun olduğunu, davanın yasal üç aylık süresi içinde açılmadığını, mirasçının hissesini diğer mirasçıya devretmesinin noterde resmi şekilde yapılması şartının bulunmadığını, davacının serbest iradesiyle şirket hissesinden feragat ettiğini savunduğu görülmüştür.
Ortağın ölümü miras hukukunun dışında şirketler hukuku açısından da önem taşır. Miras hukuku hükümleri çerçevesinde ölen ortağın payları, mirasa dahil olan diğer unsurlar gibi kendiliğinden mirasçılara geçer. Ancak ölen ortağın payının kendiliğinden mirasçılara geçişinin ortaya çıkartabileceği bazı olumsuz sonuçlardan dolayı şirketler hukukunda ortağın ölümü, her şirket türü açısından özel olarak düzenleme konusu yapılmıştır. Şahıs şirketlerinde ortağın ölümü halinde payın kendiliğinden mirasçılara geçişi kabul edilmemiş, ortağın ölümü şirketi kendiliğinden sona erdiren sebepler içerisinde düzenlenmiştir. Sermaye şirketlerinde ise aksine payın ortağın ölümüyle birlikte kendiliğinden mirasçılara geçişi kural olarak kabul edilmiş ancak miras hukuku hükümlerinden farklı olarak şirkete alım hakkını kullanarak mirasçıları onaylamayı reddetme imkânı tanınmıştır.
Limited şirketlerde payın tarafların iradesiyle devre konu olduğu durumlarda devralanın ortaklık sıfatını kazanabilmesi için devir sözleşmesinin yazılı olarak yapılması, sözleşmedeki imzaların noter tarafından onaylanması ve devrin genel kurul tarafından onaylanması gerekmektedir (TTK m. 595). Aksi halde payın devredilebilmesi mümkün değildir. Ancak payın miras yoluyla geçişinde devirden farklı olarak payın geçişi tarafların iradesine değil bir kanun hükmüne dayanmaktadır. Bu durumda iradi bir geçiş söz konusu olmadığından yazılı bir sözleşmenin yapılması ve imzaların noter tarafından onaylanması mümkün değildir. Ayrıca payın devrinden farklı olarak, miras yoluyla geçişte genel kurul onayının alınması da gerekli değildir.
Mirasçıların ortaklık sıfatını kazanmaları için pay defterine kayıt ve ticaret siciline tescil yapılması da gerekli değildir. Bu konuda ticaret siciline yapılacak olan tescil kurucu değil, bildirici etkiye sahiptir. Aynı şekilde pay defterine yapılacak olan kayıt da bildirici niteliktedir. Pay defterine yapılacak kayıt ve ticaret siciline yapılacak olan tescilin hukuki niteliği konusunda payın devriyle, miras yoluyla geçişi arasında herhangi bir farklılık bulunmamaktadır.
Payın miras yoluyla geçişinde şirketler hukukuna ilişkin olarak hiçbir şartın aranmaması, geçişin tamamen miras hukuku hükümleri çerçevesinde gerçekleşmesi kanuni geçiş ile iradi geçiş arasındaki en önemli farklılıktır. Payın mirasçılara geçişi ortağın ölümüyle birlikte genel kurul onayı, pay defterine kayıt ve ticaret siciline tescil yapılmasına gerek olmaksızın kendiliğinden gerçekleşir. Dolayısıyla miras yoluyla geçişte miras hukukuna ilişkin düzenlemelerin, şirketler hukukuna ilişkin düzenlemelere tercih edildiği söylenebilir. Şirketler hukuku hükümleri çerçevesinde tereke içerisinde yer alan ortaklık hakları miras payları oranında kendiliğinden mirasçılara geçmektedir. Bu kapsamda mirasçılar, ortaklık payının kendilerine isabet eden kısmında doğrudan mülkiyet hakkını kazanmaktadır.
Limited şirketlerde ise ortağın ölümüyle birlikte paya bağlı tüm hak ve borçlar kendiliğinden mirasçılara geçer. Bu konuda malvarlıksal haklar ile yönetimsel haklar açısından bir farklılık söz konusu değildir. Bu çerçevede kâr payı hakkı, tasfiye payı hakkı, genel kurula katılma hakkı, oy hakkı vb. ortaklık haklarının tamamı kendiliğinden mirasçılara geçer (TTK m. 596/1). (Dr. Aytekin ÇELİK, Türkiye Adalet Akademisi Dergisi, Yıl.15, Sayı.59, Temmuz 2024, s.439 vd. )
Somut olayda; murisin hisselerinin yukarıda açıklandığı üzere herhangi bir şekil şartına ya da genel kurul onayına gerek kalmaksızın mirasçılara intikal etmiş olduğu, mirasçının payını adi yazılı şekilde devredebileceği, Mahkemenin kabulünde olduğu gibi taraflar arasında şirket genel kurul kararı olarak düzenlenen 02/08/2019 tarihli yazılı belgenin miras payının diğer mirasçıya devri niteliğinde olup geçerlilik taşıdığı, genel kurul kararına gerek olmadığı, bu nedenlerle mahkemenin davanın reddine karar vermesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının iradesinin fesada uğradığına ilişkin iddiaların ispat edilemediği, yukarıda açıklandığı üzere Ticaret Sicil Gazetesinde yapılan ilanın açıklayıcı nitelikte olduğu, bu yönlerden de davacının istinaf talebinin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; davacının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 179,90-TL'nin mahsubu ile kalan 247,70-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın Dairemizce taraflara tebliğine,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ilamın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 28/11/2024
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*