Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/1823 K.2023/1899

🏛️ Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/1823 📋 K. 2023/1899 📅 16.11.2023

T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1823
KARAR NO : 2023/1899
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :13/07/2023
NUMARASI :2023/481 Esas - 2023/780
DAVACI : ... (T.C.: ... ) ...
VEKİLİ :Av. ... - ...
DAVALI :... - ... ...
DAVA :Ticari Şirket (Fesih İstemli)
DAVA TARİHİ :13/06/2023
KARAR TARİHİ :16/11/2023
KR. YAZIM TARİHİ :10/12/2023
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ortağı bulunduğu Bemka Gayrimenkul San. Tic. Ltd.'nin 2016 yılında 3 ortaklı olarak kurulduğunu ve kuruluşa ilişkin ana sözleşmesinin, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 01.06.2016 tarih, .... sayı ve 793. Sayfasında yayımlandığını, şirketin ... Sicil Numarası ile Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı göründüğünü, ardından hisse devirleri olduğunu ve müvekkilinin 2017 yılında şirket hisselerini alarak şirkete ortak olduğunu, şirketin 3 ortağı bulunmaktayken ortaklardan ...'ın 07.05.2019 tarihinde vefat ettiğini, mirasçıları olarak eşi ve 4 çocuğu kaldığını, mirasçılarına ulaşamadıklarını yurt dışında yaşadıklarının harici olarak öğrenildiğini, bu sebeple ticaret siciline yeni durumun tescili mümkün olmadığı gibi hiç bir organı mevcut olmayan şirketin genel kurulu toplamasının da imkansız hale geldiğini, şirketin ticaret sicilinde mevcut ortakları ..., ... ( müteveffa) ve müvekkili olarak gözüktüğünü, müvekkilinin Gebze 1. Noterliği 28.09.2017 tarihli ... yevmiye numaralı imza sirküleri ile şirketi temsile yetkili kılındığını, Bemka Gayrimenkul San. Tic. Ltd. uzun zaman önce faaliyetine son verdiğini, Öyle ki vergi dairesi işbu şirketin 31.05.2018 tarihinde şirketin merkezi vergi dairesince resen kontrol edilerek terk sebebiyle resen terkini yapıldığını, bunun yanı sıra şirketin hiçbir bankada hesabı, üzerine kayıtlı taşınır-taşınmaz malı bulunmadığını, ayrıca şirketin hiçbir özel veya tüzel kişiye veya devletin hiçbir kurumuna borcu bulunmamakta olup, borcun bulunmadığına ilişkin belgeleri ilgili kurumlara müzekkere yazılarak celbini talep ettiklerini, şirketin yalnızca Gebze Ticaret Sicilinde kaydı bulunduğunu, ayrıca müvekkilinin tüm çabalarına rağmen genel kurulun toplanamadığını bu sebeple fesih kararı almanın da mümkün olmadığını, bu nedenlerle de şirketin haklı nedenle feshini talep etme zorunluluğu doğduğunu, davanın kabulü ile Bemka Gayrimenkul San. Tic. Ltd. Şirketinin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "... 6100 sayılı HMK'nın 114/1-h ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; " 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 636/2. maddesi; “Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa ...” ayrıca 636/3. Maddesi;"Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir..." şeklindedir. Görüleceği üzere madde, şirket organlarının birinin mevcut olmaması, genel kurulun toplanamaması ve diğer haklı sebebin varlığı halinde şirketin feshinin talep edilebileceğini hüküm altına almıştır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2013/12146 E., 2014/1361 sayılı kararında "davalı şirketin uzun zamandan beri faal olmamasının haklı nedenle fesih sebebi olacağı ve şirketin faal olmadığının davalı şirket ortağı ve müdürü olan diğer davalı Y.. Y.. tarafından da kabul edildiği hususu da gözden kaçırılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir" şeklinde hüküm kurarak uzun süreden beri faal olmayan şirketin fesih edilmesi için haklı sebebin oluştuğunu belirtmiştir. Yerel mahkeme şirketin feshi talebimizi, "Davacının kendisinin de çağrı yetkisi bulunduğu halde, genel kurulun toplanamadığından bahisle davalı şirketin fesih ve tasfiyesini talep etmekte hukuki yararı yoktur" şeklinde gerekçe ile usulden reddetmiştir. Oysa, TTK 636/2. madde hükmü "genel kurul toplanamıyorsa..." şeklinde düzenlenmiş olup diğer ortaklar da şirket yetkilisi olup çağrı yetkisini haizdirler buna rağmen şirket 2017 den beri genel kurul toplanamamaktadır. Burada şirket genel kurulunun toplanamama sebebi çağrı yapılmaması değil ortaklar arasındaki bağın kopmuş olmasıdır. Ayrıca genel kurulun toplanamaması fesih sebeplerimizden biri olup diğer fesih sebeplerimiz araştırılıp değerlendirilmeksizin davamızın reddine karar verilmesi hukuka aykırıdır. Kaldı ki, şirket faaliyetleri uzun zamandır tamamen durmuş, 2017 yılından beri genel kurulu toplanmamış, vergi dairesince resen terkini yapılmış, herhangi bir merkezi bulunmayan şirketin ayakta tutulmasının hukuken bir faydası yoktur" beyanı ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisiyle davanın kabulüne, davanın yeniden görülmesi mümkün değilse, hükmün kaldırılarak ve dosyanın yeniden karar verilmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi 13/07/2023 tarih, 2023/481 Esas - 2023/780 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; şirketin feshi istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince 13/07/2023 tarihinde yapılan ilk duruşmada "...Bu yasal düzenleme ışığında tüm dosya kapsamı göre; davacı, davalı şirketin müdürü olup şirketin genel kurulunu toplantıya çağırması mümkündür. Davacının kendisinin de çağrı yetkisi bulunduğu halde, genel kurulun toplanamadığından bahisle davalı şirketin fesih ve tasfiyesini talep etmekte hukuki yararı yoktur..." gerekçesiyle davanın 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-h ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
6102 Sayılı TTK madde 636- (1) Limited şirket aşağıdaki hâllerde sona erer:
a) Şirket sözleşmesinde öngörülen sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesiyle.
b) Genel kurul kararı ile.
c) İflasın açılması ile.
d) Kanunda öngörülen diğer sona erme hâllerinde.
(2) Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu Kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir.
(3) Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.
TTK'da haklı nedenler açıkça belirtilmemiş ise de, ortaklık anlayışını ortadan kaldıran, bireysel çıkarlara yönelen, ortaklar arasında kişisel ve grupsal çıkarların ön plana çıktığı ve ortaklık amacının gerçekleşmesinin olanağının bulunmadığı durumların varlığı halinde haklı nedenlerin oluştuğunun kabulü gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 08/10/2019 tarih 2028/1739 Esas-2019/6288 Karar sayılı ilamında, şirketin amacının gerçekleşmesinin imkansızlığı haklı neden kabul edilmiştir. Yine aynı Daire'nin 25.02.2014 tarih 2013/13701 Esas-2014/3468 Karar Sayılı ilamında şirketin 2 yıldır faal olmaması ve ortakların bir araya gelememesi haklı neden kabul edilerek bu nedenlere dayalı olarak şirket feshi yönünde verilen mahkeme kararları onanmıştır (aynı yönde 26/01/2022 tarih 2020/6103 Esas- 2022/667 Karar,11.07.2023 tarih 2022/645 Esas- 2023/4364 Karar).
Somut olayda; Davacı dava dilekçesinde açıkça, fesih için haklı nedenlerin oluştuğunu ileri sürerek davalı şirketin feshini istemiş, dava dilekçesinde "... 2017 yılında şirket hisselerini alarak şirkete ortak olduğunu, şirketin 3 ortağı bulunmaktayken ortaklardan ...'ın 07.05.2019 tarihinde vefat ettiğini, mirasçıları olarak eşi ve 4 çocuğu kaldığını, mirasçılarına ulaşamadıklarını yurt dışında yaşadıklarının harici olarak öğrenildiğini, bu sebeple ticaret siciline yeni durumun tescili mümkün olmadığı gibi hiç bir organı mevcut olmayan şirketin genel kurulu toplamasının da imkansız hale geldiğini, şirketin ticaret sicilinde mevcut ortakları ..., ... ( müteveffa) ve müvekkili olarak gözüktüğünü, müvekkilinin Gebze 1. Noterliği 28.09.2017 tarihli ... yevmiye numaralı imza sirküleri ile şirketi temsile yetkili kılındığını, Bemka Gayrimenkul San. Tic. Ltd. uzun zaman önce faaliyetine son verdiğini, Öyle ki vergi dairesi işbu şirketin 31.05.2018 tarihinde şirketin merkezi vergi dairesince resen kontrol edilerek terk sebebiyle resen terkini yapıldığını, bunun yanı sıra şirketin hiçbir bankada hesabı, üzerine kayıtlı taşınır-taşınmaz malı bulunmadığını, ayrıca şirketin hiçbir özel veya tüzel kişiye veya devletin hiçbir kurumuna borcu bulunmamakta olup, borcun bulunmadığına ilişkin belgeleri ilgili kurumlara müzekkere yazılarak celbini talep ettiklerini, şirketin yalnızca Gebze Ticaret Sicilinde kaydı bulunduğunu, ayrıca müvekkilinin tüm çabalarına rağmen genel kurulun toplanamadığını bu sebeple fesih kararı almanın da mümkün olmadığını, bu nedenlerle de şirketin haklı nedenle feshini talep etme zorunluluğu doğduğunu..." belirterek fesih nedenlerini de saymıştır. Dava dilekçesinden açıkça anlaşıldığı üzere davacı sadece şirket genel kurulunun toplanamaması nedenine dayanmamış, bunun dışında da şirketin uzun zamandır gayri faal olması, amacının gerçekleşmesinin imkansız hale gelmesi, şirkette yönetim ve organ boşluklarının oluştuğu ve ortakların fiili bir takım nedenlerle bir araya gelememeleri hususları da fesih nedeni olarak ileri sürülmüştür. Mahkemece her ne kadar davanın usulden reddine karar verilmiş ise de; yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermek için yeterli değildir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. İlk derece mahkemesince davacının dayandığı tüm fesih nedenleri üzerinde durulup, bu husustaki deliller toplanıp bundan sonra davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, hiçbir araştırma yapılmadan, deliller toplanmadan davacının, davalı şirketin müdürü olup şirketin genel kurulunu toplantıya çağırmasının mümkün olduğu, davacının kendisinin de çağrı yetkisi bulunduğu halde, genel kurulun toplanamadığından bahisle davalı şirketin fesih ve tasfiyesini talep etmekte hukuki yararı bulunmadığı gerekçesi ve salt bu nedenle karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yapılması gereken iş; davacının ileri sürdüğü tüm fesih nedenleri ile ilgili delillerin eksiksiz toplanması, gerekirse bilirkişi raporu alınması, sonrasında toplanan delillere göre ileri sürülen tüm fesih nedenlerinin tartışılması ve oluşacak duruma göre bir karar verilmesidir.
Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, diğer istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE,
2-GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 13/07/2023 tarih, 2023/481 Esas ve 2023/780 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine,
5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi. 16/11/2023
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*