Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/3704 K.2025/3078

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/3704 📋 K. 2025/3078 📅 17.06.2025

1. Hukuk Dairesi         2023/3704 E.  ,  2025/3078 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1814 E., 2022/1848 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/411 E., 2021/266 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan ..., ..., ... vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.06.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davalılar ... vd. vekili Avukat ... ile temyiz edilen asli müdahil ... vekili Avukat ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen davacı vekili ve davalı ... gelmediler. Yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; Almanya'da yaşadığını, bu nedenle davalılardan ...'i, .... Noterliğinin 01.04.2008 tarih ve 12683 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile, murisi ...'dan intikal edecek taşınmaz paylarının intikal ve diğer işlemlerinin yapılması için vekil olarak tayin ettiğini, davalı ...'in ise 1/2'şer paydaşı olarak maliki olduğu 274 ada 3, 4, 5, 11, 12 ve 13 parsel sayılı taşınmazlardaki paylarının her birini 1.500,00 TL bedelle eşi ...'ye devrettiğini, bu devirlerden haberinin olmadığını, taşınmaz paylarının devri için vekil ...'e talimat vermediğini, bu devirler karşılığında kendisine bir bedel ödenmediğini, kötü niyetli olarak kendisinin bilgisi dışında vekalet görevini kötüye kullanan davalı ...'in, hisseleri değerlerinin çok altında bir bedelle eşine devrettiğini, ... ...'in bu devirleri eşi ...'le birlikte bilerek ve isteyerek yaptığını ve 21.11.2011 tarihinde öldüğünü, davalıların mirasçısı olarak kaldıklarını, davalıların el ve iş birliği içerisinde hareket etmek suretiyle ve vekalet görevini kötüye kullanıp kendisini zararlandırdıklarını ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Asli Müdahil ... vekili asli müdahale dilekçesinde özetle; davacı ... dava konusu taşınmazların 1/2 payının kendisine ait olduğunu iddia etmiş ise de taşınmazların dava konusu olan kısmının 1/3 payının bir başka deyişle taşınmazların tamamının 1/4 hissesinin müvekkiline ait olduğunu, müvekkilinin, hissesinin davalı ... tarafından 04.04.2008 tarihinde vekalet görevinin kötüye kullanılması suretiyle eşi ... ...'e devredildiğini öğrendiğini, tüm taşınmazlar 1 pay kabul edildiğinde ...'un vefatı ile geriye 1/4'er pay sahibi mirasçılar ..., ..., ... ... ve dava dışı ... ...'nün kaldığını, ...'in 04.04.2008 tarihinde müvekkiline ait 1/4 payı vekalet görevini kötüye kullanmak suretiyle eşi ... ...'e devrettiğini, 16.07.2008 tarihinde ise asıl davanın davacısı ... adına kayıtlı payın ... ...'e devredildiğini, netice itibariyle miras kalan taşınmazlarda ... ... ve dava dışı ... ...'nün malik olarak bulunduklarını, asıl davada verilecek kararın müvekkilini doğrudan ilgilendirdiğini, Almanya'da yaşayan müvekkilinin muris ...'tan kendisine miras kalan hisselerin intikalini yapması için davalı eniştesi ...'e ....Noterliğinden vekaletname verdiğini, bu vekaletnameyle kendisine intikal edecek miras hisselerinin davalı ... tarafından eşi ...'ye devredildiğini, yapılan işleme onay vermediğini, yurt dışında cezaevine girdiğinden bu konuyla yeterince ilgilenemediğini, bugüne kadar hakkını arayamadığını, davalının bu durumu fırsat bilerek vekalet görevini kötüye kullanmak suretiyle müvekkili adına kayıtlı miras paylarını usulsüz olarak eşine devrettiğini, ... ...'in, eşinin vekalet görevini kötüye kullandığını bilerek hareket ettiğini, taşınmaz hisselerinin devri için müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek asli müdahale taleplerinin kabulü ile dava konusu taşınmazların ... ... adına kayıtlı olan kısmının 1/3 payının tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar ..., ... ve ..., davacı ...'ın kendi arzusuyla vekaletname verdiğini ve dava konusu taşınmazların 1/2 payının ... tarafından ... ...'e devredildiğini, bu işlemlerin davacının talebi ve isteğiyle gerçekleştirildiğini, davacının Almanya'da yaşadığını, davacı ile aynı muhitte oturduklarını, aralarında bugüne kadar hiç bir sorun olmadığını, davacının devirden haberi olmadığının doğru olmadığını, vekalet görevinin kötüye kullanılmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.04.2019 tarihli ve 2013/376 Esas, 2019/422 Karar sayılı kararı ile; vekil edilen davalı ...'in üstlendiği vekalet görevini sadakatle yerine getirmediği ve bizzat kendi eşi olan ...'ye devrettiği davacı ve asli müdahile ait hisselerin satış bedelinin hak sahiplerine ödediğinin ispat edilemediği anlaşılmakla davacı ve asli müdahilin davalarında haklı oldukları kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, söz konusu kararın davalılardan ..., ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 02.07.2020 tarihli ve 2019/1453 Esas, 2020/633 Karar sayılı kararı ile; " ... dosya içeriği incelendiğinde; 10.10.2017 tarihli dilekçe ile ...'un dava değerini 10.000,00 TL olarak göstererek asli müdahale talep ettiği; Mahkemece 26.12.2014 tarihli celsede ...'un asli müdahale talebinin reddine karar vermiş ise de yargılamanın 17.05.2018 tarihli celsesinde ...'un asli müdahale talebinin kabulüne karar verilmiştir. Ancak, asli müdahil ..., nispi peşin harcı yatırmış ise de, başvuru harcını yatırmamıştır. Bilindiği gibi asli müdahalede ayrı bir dava olduğundan asli müdahale talebi ile birlikte nispi harç ve başvuru harcının yatırılması gerekir.... İlk Derece Mahkemesince bu husus, yani asli müdahilin başvuru harcını yatırmadığı hususu re'sen dikkate alınarak eksik harcın asli müdahile ikmal ettirilmesi gerekirken harç kaybına neden olacak şeklide yazılı olduğu gibi karar verilmiş olması da doğru değildir. Bundan başka ayrıca; Dava tarihi 11.10.2013 olup, asli müdahale talep eden ..., asli müdahale talebini 10.10.2017 tarihinde dosyaya sunmuştur ve dava değerini de 10.000,00 TL göstermiştir. Asli müdahilin asli müdahale tarihi itibariyle hissesinin değeri belirlenerek bu değer üzerinden nispi harç alınması ve yargılama sonucunda da her iki davacı bakımından harç miktarı ayrı ayrı hesap edilerek neticesine göre karar verilmesi gerekirken mahkemece bu hususun da göz ardı edilmiş olması doğru görülmemiştir." gerekçesi ile davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Yerel Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla
; tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde dava konusu taşınmazların maliki olan tarafların ortak murisi ...'un 12.01.1999 tarihinde vefat ettiği, geriye mirasçı olarak davacı ..., asli müdahil ..., dava dışı ... ... ve davalı ...'in eşi ve diğer davalıların annesi olan ... ...'in kaldığı, davacı ve asli müdahilin yurt dışında yaşadıkları, annelerinden miras kalan taşınmazların kendileri adına intikal işlemlerinin yapılması için gerek davacının gerekse asli müdahilin eniştesi olan davalı ...'e vekaletname vermeye karar verdikleri, davacı ...'ın .... Noterliğinin 01.04.2008 tarih ve 12683 yevmiye sayılı, asli müdahil ...'un ise .... Noterliğinin 31.03.2008 tarih ve 5658 yevmiye sayılı vekaletname ile davalı ...'i vekil tayin ettikleri, muris ...'tan miras kalan dava konusu taşınmazların 03.04.2008 tarihinde mirasçılar ..., ..., ... ... ve ... ... adına intikal ettirildiği, vekil edilen davalı ...'in 04.04.2008 tarihinde asli müdahil ...'a miras kalan hisseleri kendi eşi olan müteveffa ... ...'e devrettiği, her bir taşınmazdaki hissenin satış bedelinin 1.250,00'şer TL olarak tapuda gösterildiği, ardından vekil edilen ...'in 16.07.2008 tarihinde bu defa davacı ...'un miras hisselerini kendi eşi ...'ye devrettiği, her bir taşınmazdaki hissenin satış bedelinin 1.500,00'er TL olarak tapuda gösterildiği, davacı ve asli müdahilin açtıkları davalar ile vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki sebebine dayalı olarak davalıların murisi ...'ye devredilen taşınmaz hisselerinin iptali ile kendi adlarına tescilini talep ettikleri, davalılar vekili zamanaşımı def'inde bulunmuş ise de bu itirazın davaya cevap süresi içinde yapılmadığı ve bu yönüyle yerinde olmadığının değerlendirildiği, öte yandan davalılar vekili tarafından mirasçılar arasında yapılan miras taksim sözleşmesi gereği davacı ve asli müdahilin kendi hisselerini davalıların murisi ...'ye devrettikleri iddia edilmiş ise de taraflar arasında mevcut bir miras taksim sözleşmesi dosyaya sunulmadığından bu savunmaya itibar edilmediği, vekil edilen davalı ...'in üstlendiği vekalet görevini sadakatle yerine getirmediği ve bizzat kendi eşi olan ...'ye devrettiği davacı ve asli müdahile ait hisselerin satış bedelini hak sahiplerine ödediğini de ispat edemediği anlaşılmakla davacı ve asli müdahilin davalarında haklı oldukları kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ..., ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut olayda, davalı vekili ...'in vekalet görevini kötüye kullanarak davacıların hisselerini eşi ....'a devretmiş olduğu hususunun sabit olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde de belirtildiği üzere taraflar arasında mevcut bir miras taksim sözleşmesinin dosyaya sunulmadığı, miras taksim sözleşmesi savunmasına Mahkemece itibar edilmediği, vekil edilen davalı ...'in üstlendiği vekalet görevini sadakatla yerine getirmediği, bizzat kendi eşi olan ...'ye taşınmazlardaki hisseleri devrettiği, eşi ....'un üçüncü kişi konumunda olmadığı, davacıların da kardeşi olduğu, vekalet görevinin kötüye kullanılması davalarının zamanaşımına tabi olmadığı hususları da dikkate alınmakla İlk Derece Mahkemesince delillerin taktiri ve kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılardan ..., ... ve ... vekili temyiz dilekçesi ile; davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın kötü niyetle, Medeni Kanun'un iyi niyet ve dürüstlük kuralına aykırı şekilde iş bu davayı açtığını; davacı, asli müdahil ve müvekkillerinin anneleri olan ...'tan kalan mirası paylaşmak üzere sözlü bir şekilde miras taksim sözleşmesi yaptıklarını, bu hususun verilen vekaletlerden ve bu vekaletin nasıl kullanıldığı hususunu bilmelerine rağmen dava tarihine kadar kabullenmelerinden belli olduğunu; müvekkillerinin vekaletnameleri kötüye kullanmadığını, vekaletleri kullanma aşamasından davacıların haberleri ve bilgileri bulunduğunu, çünkü tarafların kardeş olduklarını, bu vekaletnamelerin kullanımının müvekkillerinin murisine satışı için olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; 1926 doğumlu mirasbırakan ...'un 12.09.1999 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak davacı oğlu ... müdahil oğlu ..., dava dışı kızı ... ve 2011 yılında ölen kızı ...'nin davalı eşi ... ve davalı çocukları ..., ... ve ...'ın kaldıkları,
...'nin .... Noterliğinin 31.03.2008 tarihli ve 5658 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile davalılardan ...'i muristen kalan taşınmazların intikal ve satış işlemleri için vekil olarak tayin ettiği, davalı ...'in anılan vekaletname ile muris ...'dan mirasçı çocuklarına intikal eden dava konusu 274 ada 3, 4, 5, 11, 12 ve 13 parsel sayılı taşınmazlardaki ...'nin paylarını 04.04.2008 tarihli satış işlemi ile eşi ...'ye devrettiği,
Yine davacı ...'ın .... Noterliğinin 01.04.2008 tarihli ve 5726 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile davalılardan ...'i muristen kalan taşınmazların intikal ve satış işlemleri için vekil olarak tayin ettiği, davalı ...'in anılan vekaletname ile muris ...'dan mirasçı çocuklarına intikal eden dava konusu 274 ada 3, 4, 5, 11, 12 ve 13 parsel sayılı taşınmazlardaki davacı ...'ın paylarını 16.07.2008 tarihli satış işlemi ile eşi ...'ye temlik ettiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalılardan ..., ..., ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 10.912,53 TL bakiye onama harcının asıl dava için, 24.294,45 TL bakiye onama harcının asli müdahale davası için temyiz eden davalılardan alınmasına,
03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen asli müdahil vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davalılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Asıl dava yönünden;Asli müdahil davası yönünden;