Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3261 K.2025/3056
1. Hukuk Dairesi 2024/3261 E. , 2025/3056 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/587 E., 2024/936 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/518 E., 2021/463 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar ... ve ...; muris ...'nın kendisinden sonra ölen kızı ...'nin mirasçıları olduklarını, dava konusu 102 ada 40 ve 110 ada 11 parsel sayılı taşınmazlar muris ...'e ait iken davalının muris adına yapılan kadastro tespitine itiraz edip taşınmazları muristen satın aldığını ileri sürerek dava açtığını, murisin davayı kabul etmesi sonucu taşınmazların hükmen davalı adına tescil edildiğini, muris ile davalının danışıklı işlem yaparak kız çocuklarından mal kaçırdıklarını ileri sürerek miras payları oranında tapu iptali ve tescile, mümkün olmazsa tazminata karar verilmesini istemişlerdir. Davacılardan ...'in yargılama sırasında ölümü üzerine davasını, geride kalan tek mirasçısı diğer davacı ... takip etmiştir.
II. CEVAP
Davalı; taşınmazların evveliyatının tapusuz olduğunu, taşınmazları 05.01.1981 tarihli köy satış senedi ile muristen satın aldığını, satışın geçerli olduğunu belirtip davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazların Kadastro Mahkemesi kararı sonucu davalı adına tescil edildiği, muris muvazaasından bahsedilemeyeceği, tanık beyanlarına göre murisin diğer mirasçılara da yer verdiği, diğer mirasçılara verilen yerlerin satıldığı, satılan bu yerlerden davalının pay almadığı, tapu iptali ve tescil ile tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazların evveliyatı tapusuz olup Mahkeme kararı ile davalı adına tescil edildiği, muris tarafından davalıya tapuda satış sureti ile yapılmış bir temlik olmadığı, bu durumda muris muvazaası iddiasının hukuki dayanağını oluşturan 01.04.1974 tarihli, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama yerinin bulunmadığı, davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; dava dilekçesindeki iddialarını yinelemiş, davanın tipik bir muris muvazaası örneği olduğunu, tüm dosya kapsamı ile muris muvazaası iddialarının ispatlandığını, bilirkişi raporlarına itirazlarının dikkate alınmadığını, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtip kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa tazminat isteğine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; muris ...'nın 03.11.1997 tarihinde, eşi ... ise 21.11.2006 tarihinde öldüğü, geride mirasçıları olarak kendisinden sonra ölen kızı ... (davacıların murisi) ile oğlu davalı ... ve dava dışı kızları ..., ... ve ...'nin kaldığı; dava konusu 102 ada 40 ve 110 ada 11 parsel sayılı taşınmazların evveliyatı tapusuz olup muris ... tarafından 05.01.1981 tarihli köy satış senedi ile davalıya satıldığı, zilyetliklerinin teslim edildiği, davalı tarafından taşınmazlara ilişkin olarak muris ...'e karşı Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/340 Esas sayılı dosyası ile mülkiyete yönelik dava açıldığı, taşınmazların kadastro tespitlerinin 1996 ve 1998 yıllarında yapıldığı, taşınmazların davalı oldukları gerekçesi ile kadastro tutanaklarının malik hanelerinin boş bırakıldığı, anılan davanın Kadastro Mahkemesine devredildiği, muris ...'in, taşınmazları oğluna satıp parasını aldığını beyan ederek hakkındaki davayı kabul ettiği, Bursa Kadastro Mahkemesinin 16.12.1999 tarihli ve 1998/4 Esas, 1999/151 Karar sayılı kararı ile 110 ada 11 parsel sayılı taşınmazın ve Bursa Kadastro Mahkemesinin 16.12.1999 tarihli ve 1998/8 Esas, 1999/150 Karar sayılı kararı ile 102 ada 40 parsel sayılı taşınmazın davacı ... oğlu ... (eldeki davalı) adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği, kararların derecattan geçerek sırasıyla 17.07.2001 ve 05.09.2000 tarihlerinde kesinleştiği, böylelikle taşınmazların davalı adına hükmen tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.