Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/2969 K.2025/3043

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2969 📋 K. 2025/3043 📅 16.06.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/2969 E.  ,  2025/3043 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacının maliki olduğu 2029 ada 6 parsel sayılı taşınmazla ilgili her türlü tasarrufu yapmak üzere oğlu dava dışı ...'ı vekil tayin ettiğini, taşınmazın vekil tarafından davalı ...'ye devredilmek istendiğini ancak görevli memurların kusurlu eylemi nedeniyle 2029 ada 6 parsel sayılı taşınmaz yerine 5 parsel sayılı taşınmazın devredildiğini, taşınmazın daha sonra 8 ve 9 parsel sayılı taşınmazlara ifraz edildiğini, 8 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına, 9 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına kayıtlı olduğunu, işlemin baştan itibaren sakat olduğu için daha sonra malik olan davalı ...'in iyiniyetinin korunmayacağını ileri sürerek davalılar adına kayıtlı 2029 ada 8 ve 9 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili; davacı ile dava dışı oğlu ...'ın davalıya borçlarının bulunduğunu, bu nedenle Yüksekova İcra Müdürlüğünün 2013/1177 sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını ve 2029 ada 5 parsel sayılı taşınmaza haciz konularak satışının istendiğini, davacının 5 parsel sayılı taşınmazı, satış işlemlerinin durdurulması ve borcuna karşılık davalıya devretmeyi kabul ettiğini, bunun üzerine davalının satış işlemlerini durdurduğunu, 5 parsel sayılı taşınmazın da bu kapsamda davalıya devredildiğini, tarafların anlaştıkları doğru taşınmazın davalıya temlik edildiğini, davalının daha sonra taşınmazın bir bölümünü davalı ...'e devrettiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili; davalı ...'nin taşınmazı dava dışı ...'ye devrettiğini, ...'nin de taşınmazı satmak üzere emlakçıya başvurarak internette ilan ile satışa çıkarttığını, davalının ... İnşaat firması adına yatırım yapmak amacıyla taşınmazı satın aldığını, iyiniyetli olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; davacının 2029 ada 6 parsel sayılı taşınmazın satışı için ...'ı vekil tayin ettiği, bu vekaletnameye dayanılarak düzenlenen resmi akitte 2029 ada 5 parsel sayılı taşınmazın davalı ...'ye temlik edildiği, taşınmazın 13.11.2015 tarihinde 8 ve 9 parseller olarak ifraz gördüğü, 9 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına kayıtlı olduğu, vekilin temlike esas vekaletnamede 5 parseli satmak hususunda bir yetkisi bulunmadığı, bu nedenle de davalı ... adına oluşan tescilin yolsuz olduğu gerekçesi ile davalı ... yönünden davanın kabulüne; tanık beyanlarından satışın davalının kardeşinin de bulunduğu bir ortamda gerçekleştiğinin anlaşıldığı, dava konusu taşınmazın davalı ...'e yolsuz tescilden uzun bir zaman sonra temlik edildiği, Van 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/358 E. sayılı dosyasında davalı ...’in iyiniyetli olmadığına dair herhangi bir bilgi ve belgeye ulaşılamadığı, davalının üçüncü kişi konumunda olup TMK’nın 1023. maddesi kapsamında korunması gerektiği gerekçesi ile anılan davalı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tapu memurlarının ihmali ve kusurlu davranışları sebebiyle tescilin oluştuğunu, baştan itibaren sakat olan işlemin iptal edilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazların tek bir bahçe içerisinde yer aldığını, bir tarafında 4 katlı binanın bulunduğunu ve arada duvar olmadan meyve ağaçlarının olduğunu, davalı ...’nin taşınmazı 10.12.2015 tarihinde dava dışı ...'ye, dava dışı ...’nin ise 10.04.2017 tarihinde davalı ...'e satış suretiyle devrettiğini, taşınmazın devir sürecinde taşınmazı alacak olan kimsenin taşınmazın bulunduğu yere gelip incelemeden almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, taşınmazın 4 katlı binanın bulunduğu yerden ayrı olmadığını, her iki taşınmaz arasına duvar çekilmediğini, caddeye bakan kısma kapı açılmadığını ve aktif olarak kullanılmadığını, davalı ...'in iyiniyet iddiasına yönelik yapılacak değerlendirmede bu hususların açıklığa kavuşturulabilmesi için aynı bahçe içerisinde taşınmazın bir kısmını satın almakta ne gibi bir menfaati olduğunun ve sadece o kısmı almasında nasıl bir ticari amaç olduğunu açıkça ortaya koyması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacının.... Noterliğinin 02.10.2013 tarih, 13236 yevmiye nolu vekaletnamesi ile dava dışı ...’ı 2029 ada 6 parsel sayılı taşınmazın devri için vekil tayin ettiği, vekilin vekaletnamede belirtilmeyen 2029 ada 5 parsel sayılı taşınmazı davalı ...’ye 25.12.2014 tarihinde satış suretiyle devrettiği, 2029 ada 5 parselin 13.11.2015 tarihinde ifraz edilerek 2029 ada 8 ve 9 parsellere gittiği, 9 parselin davalı ... adına tescil edildiği, 8 parselin ise anılan davalı adına tescil edildikten sonra 10.12.2015 tarihinde dava dışı ...’ye, bu kişi tarafından da 10.04.2017 tarihinde davalı ...’e satış suretiyle devredildiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.