Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3146 K.2025/3058

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3146 📋 K. 2025/3058 📅 16.06.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/3146 E.  ,  2025/3058 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/833 E., 2024/1304 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/389 E., 2024/26 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; murisi ...'in 1969 ada 21 parsel sayılı taşınmazdaki 65/130 payının tamamını eşi davalı ...'e satış suretiyle temlik ettiğini, temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı yapıldığını ileri sürerek miras payı oranında tapu iptali ve tescile, mümkün olmazsa bedele karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı; temlikte muvazaanın bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; murisin temlikteki amacının mirasçıdan mal kaçırmak olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafından, temlikin mal kaçırma amacıyla yapıldığına ilişkin olarak somut bir olgu ortaya konulamadığı, murisin temlikteki asıl amacının müşterek çocukları bulunmayan eşini güvence altına almak olduğu, terekesinde başkaca taşınmazlarının bulunduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde: murisin taşınmazdaki payını davacıdan mal kaçırmak amacıyla ve bedelsiz devrettiğini, satış bedelinin murise ödenmediğini, murisin geride kalan taşınmazlarının devir tarihinde muris adına olup olmadığının araştırılmadığını, değerlerinin keşfen saptanmadığını, muvazaa iddialarının tanık beyanları ile de sabit olduğunu, davalının savunmasının aksine en başta taşınmaz 3. kişiden alınırken satış bedelinin tamamının muris tarafından ödendiğini, bedeller arasında fahiş fark olduğunu, murisin özel bakıma gereksiniminin bulunmadığını, eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı karar verildiğini belirtip kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa bedel isteğine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; muris ...'in 29.11.2020 tarihinde öldüğü, geride mirasçıları olarak eşi davalı ... ile kardeşi davacı ...'nün kaldığı; murisin 1969 ada 21 parseldeki 1/2 payının tamamını 18.02.2016 tarihinde davalıya satış suretiyle temlik ettiği anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle davacının muvazaa iddiasını 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 190. ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 6. maddeleri uyarınca ispatlayamadığı anlaşıldığına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL
bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.