Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2551 K.2025/3050

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2551 📋 K. 2025/3050 📅 16.06.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/2551 E.  ,  2025/3050 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/2480 E., 2024/1329 K.
Kadirli Sulh Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların ve muris anneleri ...’un maliki olduğu dava konusu taşınmazların tapu kaydında davacıların ve annelerinin baba adının yazılmadığını, nüfus kaydına uygun olarak baba adlarının eklenmek suretiyle tapu kaydının düzeltilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; haksız davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 10.10.2012 tarihli ve 2011/1021 Esas, 2012/827 Karar sayılı kararıyla; basit yargılama usulüne tabi davalarda davanın ikinci kez takipsiz bırakılması nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Dairece; kendisini vekille temsil ettiren Tapu Müdürlüğü hakkında vekalet ücreti yönünden olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 26.11.2020 tarihli ve 2019/1006 Esas, 2020/794 Karar sayılı kararıyla, bozma kararına uyularak davalı Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmiş ve hükümde Dairenin 2019/4121 Esas 2019/5777 Karar sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Dairece, Mahkemece bozma ilamına uyulduğuna göre bundan sonra bozmaya ve HMK'nın 297. maddesine uygun yeni bir karar vermekle yükümlü olup işin esasıyla ilgili olarak bozma öncesi verilen davanın açılmamış sayılmasına dair kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği gözetilerek bozma sonrasında bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, ara kararla kurulması gereken bozmaya uyma kararının hüküm fıkrasına alınıp ''Yargıtay bozma ilamına uyulmasına'' şeklinde hüküm oluşturulması usul hukukuna açıkça aykırılık oluşturduğu gibi, çekişmesiz yargı işlerinden olan tapu kaydında düzeltim davalarının harçtan bağışık olduğuna dair bir hüküm bulunmadığına göre davacı taraftan karar ve ilam harcı alınması gerekirken davanın niteliği gereği harç alınmasına yer olmadığına şeklinde karar verilmesinin de doğru olmadığı belirtilerek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafça takip edilmeyen davanın işlemden kaldırıldığı, 3 aylık yasal süresinde yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına, davalı ... yasal hasım olduğundan vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi ve yaptıkları gider avansının davacı tarafa yüklenmesi gerektiğini belirterek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapu kaydında düzeltim istemine ilişkin olup vekalet ücreti ve yargılama gideri temyiz konusu edilmiştir.
1. Mahkemece görülen tapu kaydında düzeltim davası sonucunda, davacılar vekilinin davayı takip etmemesi sonrası davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, davalı taraf vekalet ücreti yönünden hükmü temyiz etmiştir.
2. Eldeki davada, Mahkemenin 10.10.2012 tarihli kararıyla davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, hükmün davacı tarafça temyiz edilmemesi nedeniyle açılmamış sayılma kararının kesinleştiği, nitekim Dairenin 12.09.2023 tarihli kararında da "işin esasıyla ilgili olarak bozma öncesi verilen davanın açılmamış sayılmasına dair kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği gözetilerek bozma sonrasında bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi" gerektiği vurgulanmasına rağmen bozma kararı sonrasında davanın yeniden işlemden kaldırılıp yeniden açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru değilse de sonucu itibariyle karar doğru olduğundan bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir.
3. HMK'nın 323. maddesinin ilk fıkrasının (ğ) bendinde "Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti" nin de yargılama giderleri arasında olduğu düzenlenmiş, aynı Kanun'un 331/3 hükmünde "Davanın açılmamış sayılmasına karar verilen hâllerde yargılama giderleri davacıya yükletilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
4. AAÜT'nin "Görevsizlik, yetkisizlik, dava ön şartlarının yokluğu veya husumet nedeniyle davanın reddinde, davanın nakli ve açılmamış sayılmasında ücret" başlıklı 7. maddesinde; "(1) Ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar davanın nakli, davanın açılmamış sayılması, görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi durumunda bu Tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunur. Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez." hükmüne yer verilmiştir.
5. Somut olayda; davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği halde davalı İdare tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmaması doğru değildir. Diğer yandan, kendisini vekille temsil ettiren davalı ... Müdürlüğünün davada ilgili (yasal hasım) sıfatıyla yer almış olmasının, vekili tarafından yargılama boyunca sağlanan hukuki yardımın ücretsiz bırakılması sonucunu doğurmayacağı ve Mahkemenin 26.11.2020 tarihli ve 2019/1006 Esas, 2020/794 Karar sayılı kararıyla davalı Kurum lehine 1.740,00 TL vekalet ücretine hükmedildiği, davacı ve davalı tarafça bu hususun temyiz edilmediği (davalı tarafın yalnızca harç yönünden kararı temyiz ettiği), böylece davacı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gözetilerek 1.740,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken vekalet ücretine hükmedilmemesi de doğru değildir.
Ne var ki, anılan hususun giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla, 1086 sayılı HUMK'un 438/7 hükmü uyarınca, Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin Mahkeme kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasından (5) numaralı bendinde yer alan "Davalı ... yasal hasım olduğundan davacının vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasına," cümlesinin çıkartılarak yerine "Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca kendisini vekille temsil ettiren davalı ... lehine 1.740,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine" cümlesinin yazılmasına,
Hükme (6) numaralı bent olarak "Davalı ... tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına," cümlesinin eklenmesine,
Hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Temyiz eden davalı ... harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın Kadirli 1. Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-2. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
16.06.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.