Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2478 K.2025/2938

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2478 📋 K. 2025/2938 📅 11.06.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/2478 E.  ,  2025/2938 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/89 E., 2022/270 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar; Zonguldak ili, Devrek ilçesi, ... köyü 119 ada 78 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına hatalı tespit edildiğini, taşınmazın tapulu olup 1972 tarih 179 ilâ 13.10.1973 tarih 202 sıra nolu tapu kaydının 119 ada 78, 79 ve 39 parsel, 114 ada 1 ve 115 ada 1 parsele revizyon gördüğünü, tapu kaydında murisleri ...’in de malik olduğu, payını devretmediği halde adına tescil yapılmadığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile hisseleri oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Asli müdahiller 03.05.2010 tarihili harçlandırılan dilekçe ile; davacıların iddialarını tekrarla murisleri ...yönünden de aynı talepte bulunmuşlardır.
II. CEVAP
Davalılar ... ... ve ... cevap dilekçesinde; taşınmazın ... mirasçılarına ait olduğunu, bugüne kadar kendileri tarafından kullanıldığını, hak iddia eden olmadığını, 40-50 sene önce ..., ... ve ...’ın babalarından kendilerine kalan tarlaları aralarında anlaşarak bedelleştiklerini, bu bedelleşmede dava konusu taşınmazın dede ...’dan babaları ...’a ondan da kendilerine kaldığını belirterek davanın reddini savunmuşlar, 17.02.2011 tarihli dilekçe ile taşınmazın murisin eşi Hanife’den kaldığını onun da çocuğu olmadığından... ... ve ...’ı manevi evlatları kabul ettiğini, Hanife adına kayıtlı 1950 tarihli tapu kaydı olduğunu belirtmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Devrek 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.06.2013 tarihli ve 2010/34 Esas, 2013/336 Karar sayılı kararıyla; tarafların dava konusu taşınmazı üç parçaya bölerek kullandıkları, kadastro tutanağına yansıyan ve davalıların iddia ettikleri harici ve rızai taksimin varlığı mahalli bilirkişi beyanları ve tapu kayıtlarının incelenmesi sonucu ispatlanamadığından davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve davalı ... tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 15.10.2015 tarih ve 2014/20076 Esas, 2015/11902 Karar sayılı kararıyla eksik araştırma ve inceleme nedeniyle karar bozulmuş, Mahkemenin 03.11.2022 tarihli ve 2016/89 Esas, 2022/270 Karar sayılı kararıyla; taşınmazın öncesinde... oğlu ..., ... oğlu .... ve ... ...’un ortak kullanımında olduğu, bu kişilerin dava konusu taşınmazı saban gezmek suretiyle üç parçaya bölerek kullandıkları, kadastro tutanağına yansıyan ve davalıların iddia ettikleri harici ve rızai taksimin varlığı mahalli bilirkişi beyanları ve tapu kayıtlarının incelenmesi sonucu ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; harici ve rızai taksimde dava konusu yerin ... ve... ...’e isabet ettiğini, mahalli bilirkişi ve tanıkların savunmalarını doğruladığını, duruşmada davalıların az miktarda yer kullandığına ilişkin beyanının 1974 öncesine ait olduğunu, uzun yıllardır kendileri tarafından kullanıldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; Zonguldak ili Devrek ilçesi ... Mahallesi 119 ada 78 parsel sayılı 13.673,18 m2 miktarlı tarla nitelikli taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında senetsizden 119 ada 39, 40, 78, 79, 114 ada 1 ve 115 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar bir bütün halinde 20-30 yılı aşkın zamandır nizasız-fasılasız malik sıfatıyla 14’er hissesi ... evlatları ... ve ..., 16 hissesi ..., 12 hissesi ..., 1’er hissesi ...evlatları ..., ... ve ..., 6’şar hissesi ... oğlu ... ve ... oğlu ... ile 12 hissesi ... oğlu ...’a aitken ...’ın 1966 yılında ölümü ile manevi evladı...’a kaldığı, bahsi geçen kişilerin tasarrufunda iken 1974 yılında aralarında yaptıkları harici ve rızai taksim neticesinde 119 ada 78 parselin ... ve ...’e isabet ettiğinden 1/2 ... ... mirasçıları adına el birliği halinde, ½ .... ... mirasçıları adına el birliği halinde tespit edildiği, tespitin dava açılmadığından 15.09.2000 tarihinde kesinleştiği, dosya arasına alınan Devrek Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/968 Esas, 1084 Karar sayılı veraset ilamına göre kök muris 1882 doğumlu ...’un 05.05.1956 tarihinde ölümü ile geride mirasçı olarak murisin kendisinden sonra ölen çocukları ...’den olma ..., ..., ..., ... ve ... mirasçıları ile 1978 yılında ölen eşi...’nin mirasçılarının kaldığı, davacıların murisin oğlu ...’den olma torunları, asli müdahillerin murisin oğlu ...’nin eşi ve çocukları olduğu, davalıların ise murisin oğlu ...’ın çocukları... ... ve ...’ın mirasçıları oldukları anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki; Mahkemenin 13.06.2013 tarihli ve 2010/34 Esas, 2013/336 Karar sayılı kararı ile tapu kaydının 2/3 payının iptaline, 1/3’er payının davacılar ve asli müdahiller adına tesciline karar verildiği, kararın sadece ... mirasçıları ... ... ve ... tarafından temyiz edildiği, ... ... mirasçıları tarafından temyiz edilmediği, aynı yöndeki bozma sonrası verilen kararın da taşınmazın ½ payı adlarına kayıtlı olan... ... mirasçıları ... ve... ... tarafından temyiz edilmediği gözetildiğinde, taşınmazın ½ payı yönünden temyiz incelemesi yapılamayacağı açıktır.
Öte yandan; bozma kararına uyulmakla taraflar yararına usuli müktesep hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma kararında işaret edilen hususların eksiksiz ve tam olarak yerine getirilmesi gerekir.
Hükmüne uyulan bozma ilamında davacı ve müdahillerin dayandıkları tapu kaydı tüm tedavüllerinin getirtilmesi, taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime intikal ettiği, davacıların ve müdahillerin dava konusu taşınmazda olduğunu ileri sürdükleri paylarının hangi sebepten kaynaklandığının tespiti, 16.12.1972 tarih ve 179 ile 13.10.1973 tarih ve 202 sıra numaralı tapu kayıtlarının dava dışı 119 ada 38, 39, 40, 79, 114 ada 1, 115 ada 1 parseller ile çekişmeli 119 ada 78 sayılı parsellere revizyon gördüğü bildirildiği halde çekişmeli taşınmazın tespitinin niçin belgesizden yapıldığının sorulması, taşınmazda yeniden keşif yapılarak tapu kayıtlarının uygulanması, komşu taşınmaz kayıtlarının getirilmesi, bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın muris...’tan kalıp kalmadığı, kaldı ise taksim olup olmadığının belirlenmesi gerektiği belirtilmesine rağmen, dayanak tapu kayıtlarının tüm tedavüllerinin getirilmediği (özellikle 1972 tarih 179 nolu kaydın geldisi 11.03.1953 tarih 8 sıra nolu kayıt ile, 13.10.1973 tarih 202 sıra nolu tapu kaydının geldilerinden olan Nisan 330 tarih 7 ve Haziran 337 tarih 16 ve 17 nolu kayıtların dosya arasına alınmadığı), komşu taşınmazların bir kısmının vergi kaydı ve tapu kaydına istinaden tespitleri yapılmasına rağmen bu kayıtların temin edilmediği, davacılar ve asli müdahillerin dayandığı tapu kayıtlarının dava konusu ve diğer taşınmazlara revizyon görüp görmediği hususunda Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Müdürlüğüne müzekkere yazılmış ise de taşınmazların senetsizden tespit edildiği belirtilmekle yetinildiği, tapu kayıtlarındaki revizyona ilişkin çelişkinin neden kaynaklandığının bildirilmediği, dayanak tapu kayıtlarının mahallinde yöntemince uygulanmak suretiyle bilirkişiden usulünce rapor alınmadığı anlaşılmaktadır.
Hâl böyle olunca; davacı ve müdahillerin dayandıkları tapu kayıtlarının tüm tedavülleri ile getirtilmesi, 16.12.1972 tarih ve 179 ile 13.10.1973 tarih ve 202 sıra numaralı tapu kayıtlarının dava dışı 119 ada 38, 39, 40, 79, 114 ada 1, 115 ada 1 parseller ile çekişmeli 119 ada 78 sayılı parsellere revizyon gördüğü bildirildiği halde çekişmeli taşınmazın tespitinin neden belgesizden yapıldığının titizlikle araştırılması, üç kişiden oluşacak fen bilirkişi kurulu ile taşınmazın bulunduğu yerde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları katılımı ile yeniden keşif yapılarak öncelikle davacılar ve asli müdahillerin dayandıkları tapu kayıtlarının kapsamlarının belirlenmesi amacıyla bu kayıtların köyü, mevkii ve tüm sınırları tek tek okunarak mahalline uygulanmaya çalışılması, bilinemeyen hudutlar konusunda taraflara tanıkla kanıtlama olanağı tanınması, tapu kayıtlarının revizyon gördüğü belirtilen parseller bir bütün olarak düşünüldüğünde, bu bütünü çevreleyen komşu taşınmazların dayanaklarını oluşturan kayıtlar ile denetlenmesi, fen bilirkişi kurulundan keşif ve uygulamayı izleyip denetlemeye olanak veren, yerel bilirkişi ve tanıklarca gösterilen sınırlar işaretli şekilde rapor alınması, ayrıca davada miras yoluyla gelen hakka da dayanılması nedeniyle çekişmeli taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime ve nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ve ne şekilde kullanıldığı, tarafların ortak miras bırakanından kalıp kalmadığı, taşınmazın kök muris...'tan kaldığının anlaşılması halinde mirasçılar arasında taksim olup olmadığı, taksim varsa kime neresinin düştüğü, kimin ne zamandır ve ne sıfatla taşınmaza zilyet olduğu hususlarında olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, yerel bilirkişi ve tanık sözleri, tapu kaydının revizyon gördüğü komşu parsel tutanakları terekeye dahil başka taşınmazların olduğunun tespiti halinde bu taşınmazların getirtilecek olan kadastro tutanakları ile denetlenmesi, beyanlar arasındaki çelişkilerin gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmesi, bundan sonra toplanan ve toplanacak deliller değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile hüküm tesisi isabetsizdir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin değinilen yönden yerinde bulunan temyiz itirazının kabulü ile hükmün 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ...'a iadesine,
Dosyanın kararı veren Devrek 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HMUK’un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
11.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.