Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2119 K.2025/2554
1. Hukuk Dairesi 2025/2119 E. , 2025/2554 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/6 E., 2023/1084 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Patnos 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/2 E., 2021/213 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davalarda davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar; muris ...'nin sağlığında ilk evliliğinden olan çocuklarını mirastan yoksun bırakmak için muvazaalı olarak mal varlığını son eşi olan ...'ye ve ... ile müşterek çocukları olan ....'ye devrettiğini, dava konusu ... ada 20 parsel sayılı taşınmazın murise babasından kalan bir taşınmaz olduğunu, bu taşınmazın .... ailesinin mirası olduğunu ancak kadastro çalışmaları ile birlikte 1/2 oranında ... ve ... ....i adına kayıt tescil edildiğini, murisin kadastro çalışmalarının yapıldığı esnada en az 90 yaşında olduğu ve akli dengesinin de yerinde olmadığını, bunu fırsat bilen eşi ... ile oğlu ...’nin murisin gerçek iradesine aykırı olarak bu taşınmazı kendi adlarına tescil ettirdiklerini, satış olmadığını, taşınmazın para karşılığı devredilmediğini, murisin kadastrodan sonrada taşınmazı kendisinin kullandığını, dava konusu ... ada ... parsel sayılı taşınmazın ise murise aitken kadastro çalışmalarında ... adına tescil edildiğini, 22.07.1994 tarih 11 ve 27.07.1997 tarih 10 nolu tapu kayıtlarının, 22.07.1994 tarihli ....’e satış sözleşmesinin muvazaalı olduğunu, mirasçılardan mal kaçırma amacıyla yapıldığını ileri sürerek tapu kaydının miras payı oranında iptali ile adlarına tesciline, olmasa tenkise karar verilmesini istemişler; asıl davada davacı ...’ın ölümü ile mirasçıları davaya dahil edilmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleştirilen davalarda davalılar vekili; davanın süresinde açılmadığını, murisin davacı olan çocukları da dahil olmak üzere tüm çocuklarını kapsayacak şekilde taşınmaz mal varlığı paylaşımını gerçekleştirdiğini, dava konusu yerlerin davalılara kaldığını, davacı ve diğer mirasçılara 440 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12; 373 ada 3, 5, 6; 427 ada 49, 50, 51, 52, 48, 47, 53, 54, 55; 452 ada 33, 34, 159, 32, 30, 31, 29, 28, 27, 26, 25; 223 ada 25, 36, 34, 24, 28, 44, 20, 21, 38, 15 ve 16 parsel sayılı taşınmazların kaldığını, muristen kalan bu taşınmazların davacılar ve diğer mirasçılar tarafından 3. kişilere devredildiğini, davacı tarafın hak talebine ilişkin olarak murisin tüm malvarlığının tespiti ile miras haklarının bu şekilde belirlenmesi dikkate alındığında tenkis talebinin somut bir dayanağının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... ada ... parsel sayılı taşınmaz açısından murisin davacıları mirasından mahrum etmek kastıyla dava konusu gayrimenkulleri bağışladığı ve ... ada 20 parsel sayılı taşınmaz açısından kadastro tutanağındaki satışın gerçeği yansıtmadığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı asıl ve birleştirilen davada davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... ada ... parselin devrinin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu, ... ada 20 parselin kök muris ....'ün zilyedinde olduğu, kadastro edinme sebebinde haricen davalılara satıldığı belirtilmiş ise de taraflar arasındaki satışın belgelenemediği, mirasçılar arasında mal paylaşımına gidildiğine dair bir delilin de bulunmadığı, bir kısım tanıkların dinlenmediğine ilişkin istinaf itirazları yönünden dinlenen tanıkların beyanı bir bütün olarak değerlendirildiğinde bu tanıkların dinlenilmesi halinde dosyaya katacağı bir yeniliğin bulunmadığı, bu nedenle diğer tanıkların dinlenilmesinden vazgeçilmesinde hukuka aykırılığın bulunmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/(1).b.1 maddesi uyarınca davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesine; murisin, sağlığında taşınmazlarını paylaştırdığını, murisin zengin olduğunu, oğlu ...’nin genç yaşta ölümü ile eşi ve çocukları ile birlikte yaşadığını, davacıların taşınmaz almalarına rağmen dava konusu yerleri davalılara bırakmak istemediğinden dava açtıklarını, paylaşıma ilişkin tanıkların zorla getirilmesi talebinin reddedildiğini, eksik araştırma ile karar verildiğini, kolluk araştırması talebinin yerine getirilmediğini, mirasçılardan mal kaçırmanın söz konusu olmadığı, taksim hususunun tartışılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl ve birleştirilen davalar; ... ada ... parsel sayılı taşınmaz yönünden muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı ve ... ada 20 parsel sayılı taşınmaz yönünden kadastro öncesi hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis isteğine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; muris 1930 doğumlu ...’nin 20.11.2018 tarihinde ölümü ile ...’ten olan çocukları asıl davada davacılar...,...,...,...,...ile murisin 2014 yılında ölen oğlu ...’ın çocukları...,..., ve ..., birleştirilen davada davacılar ...,...,ve ..., dava dışı ... ve ..., ikinci eşi davalı ... ile ondan olan çocukları birleştirilen diğer davada davacılar...,...,...,...,...,..., ve murisin 2012 yılında ölen oğlu ...’nin çocukları davalılar ...,...,...,...,...,...,.ve ...’ın mirasçı olarak kaldığı, davalı ...’nın ...’nin eşi olduğu; Ağrı ile .... ilçesi, .... Mahallesi ... ada 20 parsel sayılı 2.409,80 m2 miktarlı betonarme 3 katlı bina, kargir ev, dükkan, ahır ve arsası nitelikli taşınmazın kadastro çalışmalarında senetsizden ... tarafından 02.06.2002 tarihinde ...ve ...’ye satıldığı ve zilyetliğini devrettiğinden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğinden adlarına 1/2’şer payla tespit edildiği, tespite 3. kişiler tarafından taşınmaz büyüklüğüne ilişkin itiraz edilmesi üzerine Komisyonun 20.01.2011 tarihli kararı ile yüz ölçümü 2.409,80 m2 olarak düzeltilerek aynı şekilde tespit edildiği ve itiraz edilmediğinden 28.11.2011 tarihinde kesinleştiği, ... ada ... parsel sayılı 43.994,49 m2 miktarlı tarla nitelikli taşınmazın ise kadastro çalışmalarında 27.07.1997 tarih 10 ve 22.07.1994 tarih 11 nolu tapu kayıtları ile bir bütün olarak davalı ... adına tespit edildiği, tespitin 28.03.2011 tarihinde kesinleştiği, dayanak tapu kayıtlarında 24.08.1978 tarih 23 nolu ve 08.09.1978 tarih 4 nolu muris ... adına kayıtlı taşınmazların 22.07.1994 tarihli akitle davalı ...’e satışından tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Asıl ve birleştirilen davalarda muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı ... ada ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede;
Bilindiği üzere, miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Hemen belirtilmelidir ki, pay oranında açılan muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davalarında davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayıp ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan, dava değerinin davayı açan mirasçı veya mirasçıların her birinin payına isabet eden değer olacağı açıktır.
Somut olayda; ... ada ... parsel sayılı taşınmazın dava tarihi itibariyle keşfen saptanan değerinin 545.531,67 TL olarak tespit edildiği, davacıların her birinin miras payına (15/360’ar ve 5/360’ar) 22.730,48 TL ve 7.576,82 TL isabet ettiği, belirlenen değerler Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi 2023 itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığından, bu taşınmaza ilişkin asıl ve birleştirilen davada davalılar vekilinin temyiz itirazlarının değer yönünden reddine karar verilmelidir.
Asıl ve birleştirilen davalarda kadastro öncesi nedene dayalı ... ada 20 parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede;
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl ve birleştirilen davalarda davalılar vekilinin ... ada ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz dilekçesinin değer yönünden REDDİNE,
Asıl ve birleştirilen davalarda davalılar vekilinin ... ada 20 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz eden asıl ve birleştirilen davalarda davalıların adli yardım talebi İlk Derece Mahkemesince kabul edilmiş olup harç yatırılmadığından, aşağıda yazılı 886,80 TL temyiz başvuru harcı ile 108.831,26 TL onama harcının temyiz eden asıl ve birleştirilen davalarda davalılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.