Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/2186 K.2025/2563

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2186 📋 K. 2025/2563 📅 14.05.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/2186 E.  ,  2025/2563 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/442 E., 2024/312 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/150 E., 2022/225 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; öncesinde .... ilçesi .... Mahallesi ... mevkii 430 ada 18 parsel olan taşınmazda annesi ... ve anneannesi ...'ün hisseleri var iken bu kişilerin bir kısım hisselerini mirasçılardan mal kaçırmak amacı ile davalıya tapuda satış göstermek sureti ile devrettiklerini, daha sonra anılan parselin şüyulandırma sonucu davalıya devredilen hisseler karşılığı olarak .... Mahallesi 4204 ada 3, 4205 ada 6, 7, 8 ve 9, 4203 ada 4, 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazlar olarak davalı adına tapuya tescil edildiğini, davalı ile kardeş olduklarını ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile payı oranında adına tesciline, olmadığı takdirde tenkisine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı; tarafların annesi ve anneannesi tarafından kendisine yapılmış muvazaalı devrin söz konusu olmadığını, tarafların dava dışı ... ... isimli bir kardeşlerinin daha olduğunu, ...'ün anneanne olduğunu, ...'ün eşinin ... ... olduğunu, ... ...'ün vefatı ile geriye eşi ... ve dava dosyasının taraflarının annesi olan çocukları ... ile ... ....'ün ilk eşinden olma diğer çocukları olan... ve ...'un mirasçı olarak kaldığını, ... .... mirasçılarının anlaşarak mirası paylaştıklarını, ... mirasçılarına kalan yerlerin sadece davaya konu taşınmazlar olmayıp yaklaşık 160 adet parselin ... mirasçıları tarafından satılmak sureti ile paylaşıldığını, paylaşım sırasında davalının para istemediğini, davaya konu taşınmazları aldığını, davacı ile dava dışı kardeş ...'ın anne ve anneanneleri tarafından satılan yerler nedeni ile paralarını aldıklarını, ancak annelerinin ısrarı neticesinde dava konusu olmayan 4202 ada 6 nolu parselin satılmayarak davacı ... uhdesinde bırakıldığını, 4205 ada 5 nolu parselin ise yine satılmayarak dava dışı kardeş ... uhdesinde bırakıldığını, ... ve ... mirasçıları arasında yani davacı, davalı ve dava dışı kardeş ... arasında hakça bölüştürmeyi, denkleştirmeyi amaçlayan temlikler yapıldığını, davacı ve dava dışı kardeş ...'ın tüm bu paylaştırmalara rıza ve onay verdiğini, mal kaçırmak amacının söz konusu olmadığını, amacın mal paylaşımı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.01.2019 tarihli ve 2009/274 E.- 2019/25 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, söz konusu kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 16.05.2019 tarihli ve 2019/394 E.- 2019/391 K. sayılı kararı ile; " ... O halde Mahkemece yapılacak iş; 1-Öncelikle açılan dava taşınmaz malın aynına ilişkin olduğundan ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirmesinin mümkün bulunduğu açık olduğundan, HMK'nın 120 ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 26, 27, 28, 30 ve 32. maddeleri uyarınca mahkemece dava değerinin ve tamamlattırılacak harcın belirlenmesi gerektiğinden anılan husus re'sen mahkemece gözetilmesi gereken hususlardan olduğundan öncelikle dava değerinin tayini için davaya konu .... Mahallesi 4204 ada 3 parsel, 4205 ada 6 parsel, 4205 ada 7 parsel, 4205 ada 8 parsel, 4205 ada 9 parsel, 4203 ada 4 parsel, 4203 ada 5 parsel, 4203 ada 6 parselin dava tarihi olan 25.12.2009 tarihi itibari ile niteliğinin keşif mahallinde tespit edilerek gerekirse aradan geçen zaman farkının uzunluğu da dikkate alınarak niteliğinin tespiti için taraflara delil bildirme imkanı da sağlanarak usulünce oluşturulacak bilirkişi heyeti ile mahallinde keşif yapılarak taşınmazların belirlenen toplam değerinin davacının sunulan veraset ilamlarına göre 1/3 miras payı olduğundan bu belirlenen dava tarihi itibari ile taşınmazların toplam değerinin 1/3'ünün eldeki davanın değeri olduğu kabul edilerek bu dava değeri uyarınca davacı vekiline eksik nispi harcı tamamlaması için Harçlar Kanundaki işlemlerin yerine getirilmesi, 2-Tarafların annesi ...'ın davalıya 27.11.1980 tarihinde devrettiği 449/54436 hisse nedeni ile yapılan devrin muvazaalı olup olmadığının tespiti amacı ile mahkemece verilecek kararda davalı tarafın paylaşma savunması üzerinde de durularak tarafların müşterek tanığı olan kardeşleri tanık ...'ın beyanı da gözönüne aldırılarak ayrıca dosya kapsamından tarafların annesi ...'ın davalıya pay temliki sabit olmakla birlikte davacı kızı ve dava dışı kızı ...'a da pay temliki olup olmadığının tespiti açısından Gebze Tapu Müdürlüğüne yazı yazılarak öncesinde .... Mahallesi ... mevkii 430 ada 18 parsel olan taşınmaz paylı maliklerinden ... tarafından davacı kızı ve dava dışı kızı ...'a pay temlikinin yapılıp yapılmadığı hususunun sorularak ve varsa buna ilişkin dayanak satış akit tablosunun fotokopisinin veya ilgili kütük sayfasının bir örneği dosya arasına getirtilmesi, yine davalı tarafın paylaşma savunması açısından cevap dilekçesinde bahsi geçen en son oluşan tapu kayıtlarına göre .... Mahallesi 4202 ada 6 nolu parselin ve 4205 ada 5 nolu parselin güncel tapu kayıtlarının tapu müdürlüğünden getirtilerek ayrıca tapu müdürlüğünden bu taşınmazlar yönünden taşınmaz maliklerinin halihazırda ... ... ve ... olmadığı takdirde bu kişilerin bu taşınmazlarda herhangi bir dönem mülkiyet bilgisinin olup olmadığı hususunun sorularak ayrıca tapu müdürlüğünden anılan 4202 ada 6 nolu parsel ve 4205 ada 5 nolu parselin evveliyatındaki parsel numarasının 430 ada 18 parsel olup olmadığı hususunun sorularak gelen bilgiler eşliğinde davalı tarafın muris anne ... yönünden paylaşma savunması üzerinde durularak 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının murisin diğer mirasçılarından mal kaçırmayı amaçladığı durumlarda uygulanacağı hususu da gözönüne alınmak sureti ile muris annenin davalıya yaptığı hisse devrinin muvazaalı olup olmadığı hususunun değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi, 3-Davacı tarafın eldeki davada muris muvazaası nedeni ile tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde kademeli olarak tenkis talep ettiği görülmekte ise de mahkemece muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil talebi yönünden gerekçede bu hususa yer verildiği ve davanın reddine dendiği oysaki bu talep yönünden dava reddedildiği halde davacı tarafın kademeli talebi olan tenkis yönünden HMK'nın 297.maddesine aykırı şekilde gerekçeli kararda tenkis talebine yönelik herhangi bir açıklama yapılmadığı görüldüğünden mahkemece HMK'nın 297.maddesine aykırı hareket edildiğinden bu şekilde verilen kararın bu yön itibari ile de isabetsiz görüldüğü, 4-Mahkemece yukarıda belirtildiği şekilde toplanmış ve toplanacak deliller sonrasında davacı tarafın muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil talebinin reddine karar verildiği takdirde bu kez kademeli talep olan tenkis talebi yönünden araştırma ve incelemenin yapılması, murislerin ölüm tarihi dikkate alınarak tenkis talebi yönünden hak düşürücü sürenin resen gözönüne alınması, hak düşürücü süre içinde davanın açıldığı takdirde tenkis isteminin esası yönünden araştırma yapılması gerektiği .." gerekçeleri ile davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile Yerel Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla
; gerek muris ...'ün gerekse muris ...'ın mirasçıları davacı ..., davalı ... ve dava dışı ... ile beşeri anlamda bir sorunlarının ve husumetlerinin bulunmadığı, tüm mirasçılarına pay temliki yaptıkları, murislerin davalıya tapuda satış sureti ile yaptıkları hisse devirlerinin muvazaalı olduğunu söyleme imkanı bulunmadığı, her iki muris yönünden muris muvazaasından kaynaklı tapu iptali ve tescil taleplerinin reddine karar vermek gerektiği, tenkis yönünden yapılan incelemede muris ...'ün 12.08.1994 tarihinde vefat ettiği, vefat tarihi itibarıyla 743 sayılı Medeni Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği, Kanun'un 513. maddesine göre mirasçılar tenkis davasını mahfuz hisselerine tecavüz edildiğini öğrendikleri günden itibaren bir sene ve her halde vasiyetnameler hakkında açıldıkları tarihten, diğer tasarruflar hakkında mirasın açılmasından itibaren beş sene geçmesiyle sakıt olacağının düzenlendiği, eldeki davanın 25.12.2009 tarihinde, maddede belirtilen süreden sonra açıldığı anlaşıldığından muris ... yönünden tenkis talebinin süre yönünden reddine karar vermek gerektiği, muris ...'ın 02.02.2007 tarihinde vefat ettiği, vefat tarihi itibarıyla 4721 sayılı Türk Medeni Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği, Kanun'un 559.maddesine göre iptal davası açma hakkı, davacının tasarrufu, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın geçmesi tarihinin üzerinden iyiniyetli davalılara karşı on yıl, iyiniyetli olmayan davalılara karşı yirmi yıl geçmekle düşeceği, davanın süresi içerisinde açıldığı, 565.maddede sağlararası kazandırmalardan tenkise tabi hallerin sayıldığı, muris ... tarafından tüm mirasçılarına mal devri yapıldığı, davalıya yapılan kazandırmanın diğer mirasçılardan mal kaçırma ve davacının saklı payını ihlal etme amacıyla yapıldığının ispatlanamadığına karar verildiğinden muris ... yönünden de tenkis talebinin reddine karar vermek gerektiği gerekçeleri ile davacının tapu iptali ve tescil ile tenkis taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesi ile; dava konusu kök taşınmazdaki payların murisler tarafından mirastan mal kaçırma amaçlı olarak davalıya satış göstermek suretiyle temlik edildiğini, bedeller arasında fahiş fark olduğunu, taraflara hakça ve adilce bir paylaşım yapılmadığını, tenkis talepleri yönünden de saklı payı zedeleme kastı ile hareket edildiğinin açık olduğunu, tenkis ile alakalı davalının cevap dilekçesinde ilk itirazlardan olan zamanaşımı itirazının bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; 1910 doğumlu mirasbırakan ...'ün 12.08.1994 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak 1934 doğumlu olup 02.02.2007 tarihinde ölen kızı...'nin çocukları olan davacı ..., davalı ... ile dava dışı ...'ın kaldıkları, muris ...'ın babasının ..., annesinin ... olduğu, ...'ın ... ve...'nin tek mirasçı çocuğu olduğu, .... ilçesi ... Mahallesi .... mevkiinde bulunan taşınmazın şüyulandırma öncesi 430 ada 18 parsel numarası ile tek parça ve 54.436 m² olduğu, anılan taşınmazda tarafların anneannesi ...'ün ve tarafların annesi ...'ın ayrı ayrı paylarının bulunduğu, tarafların anneannesi ...'ün 430 ada 18 numaralı parselde bulunan 9260/54436 hissesinden 3534/54436 hissesini kendi uhdesinde bırakarak 4500/54436 hissesini davalı ...'a, 613/54436'er hissesini ise davacı ... ile dava dışı kardeş ...'a 21.12.1984 tarihinde tapuda satış yolu ile devrettiği, yine öncesinde 430 ada 18 numaralı parsel olan taşınmazda tarafların annesi olan ...'ın kendine ait 1942/54436 payından 754/54436 payını uhdesinde bırakarak 449/54436 hissesini 27.11.1980 tarihinde davalı oğluna tapuda satış sureti ile temlik ettiği, kök 430 ada 18 parselin ifrazen çeşitli parsellere gittiği, ifraz neticesinde oluşan 4202 ada 6 parselin 16/226 payı muris... adına kayıtlı iken 18.05.1995 tarihli satış işlemi ile davacı kızı ...'e devrettiği, yine ifraz neticesinde oluşan 4205 ada 5 parsel sayılı taşınmazın ise muris... tarafından 12.05.1995 tarihinde satış yolu ile dava dışı kızı ...'a temlik edildiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle tenkis talebi yönünden mirasbırakanlardan...'nin ölüm tarihine göre davalının cevap dilekçesinde zamanaşımı itirazında bulunmadığı görülmekte ise de tüm dosya kapsamı itibariyle saklı payı zedeleme kastı ile yapılan devirler olduğu hususunun davacı tarafça ispatlanamadığı gözetilerek davacının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.