Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/4107 K.2025/2545

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/4107 📋 K. 2025/2545 📅 13.05.2025

1. Hukuk Dairesi         2023/4107 E.  ,  2025/2545 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/193 E., 2023/114 K.
Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen karar asıl ve birleştirilen davalarda davalı ... mirasçıları vekili ve davalı ... vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 13.05.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davalı ... vekili Avukat ....ile temyiz edilen davacı ... mirasçıları ... vd. vekili Avukat ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Yokluklarında duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacılar ... ve ... vekili dava dilekçesinde; esasen kök miras bırakan ... ...'a ait olan ancak kadastro çalışmaları sırasında ... ... adına tescil edilmesine itiraz edilmeyen 541 ada 6 parsel sayılı taşınmazın 11.10.1968 tarihinde ... ... tarafından 65/100 payı uhdesinde bırakılarak 7/100 payının ... ...'a, 11/100 payının ...'a, 11/100 payının ...'a ve 6/100 payının ...'ya hibe edildiğini, ... ...’un ölümü üzerine 7/100 payın mirasçılarına kaldığını, davalılar ... ile ...'un 1974 tarihinde davacılar ve diğer kardeşlerine taşınmazın icara verilmesi için vekaletname gerektiğini söylemesi üzerine okuma yazması olmayan davacılar ve diğer mirasçıların 13.10.1974 tarihinde davalılar ..., ... ve ...'a vekaletname verdiklerini, ...'un diğer davalı ... ile birlikte 12.03.1975 tarihinde 7/100 hisseyi 9 mirasçıya intikal ettirdikten sonra vekaletteki tüm yetkiler hususunda dava dışı ...’ü tevkil ettiğini, daha sonra mirasçılara ait tüm payların eşit hisseyle davalılar ... ve ...'e devredildiğini, taşınmaz üzerinde kat mülkiyeti tesis edildikten sonra davalıların 1 ve 5 numaralı bağımsız bölümlerdeki paylarını dayanışma içindeki davalı ... ... sattıklarını, davalılara verilen vekaletnamede ... ... adına basılan parmak izinin sahte olduğunu (esasen dava dışı ......'ya ait olduğunu), vekaletnamenin pazar günü düzenlendiğini, tanık bulundurulmadığını, ...’ün tevkil edildiği tarihte vekalet verenlerden ... ...’nun ölü olduğunu ileri sürerek 541 ada 6 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davalılar adına bulunan tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında davacılar adına tescilini, olmazsa devredilen hisselerin bedeli olan 15.000.000.000 (ETL)’nin davalı ..., ... ve ...'den yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Asıl davada davacılar bizzat sundukları 23.12.2021 tarihli dilekçeleriyle davadan feragat etmişlerdir.
Birleştirilen 2001/734 esas sayılı davada davacılar ..., ..., ..., ..., ... vekili dava dilekçesinde; asıl davadaki iddiaları tekrarlamış, miras bırakan ...'ın ölümüyle vekalet ilişkisinin sona erdiğini, vekil ...'nin bu hususu bilmesine rağmen ...’ü tevkil ettiğini, davalıların bu hususlardan haberdar olduğunu ileri sürerek davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile miras payları oranında davacılar adına tescilini, olmazsa 8.000.000.000 (ETL)'nin davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Birleştirilen 2010/431 esas sayılı davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; asıl davada dava dilekçesi içeriğindeki iddiaları tekrarlamış, asıl davanın olumlu sonuçlanarak yalnızca paya ilişkin bozulduğunu, aynı kararın davacı ... yönünden de verilmesi gerektiğini ileri sürerek davalı adına kayıtlı tapuların iptali ile miras payı oranında davacı adına tescilini, olmazsa devredilen hisse bedeli olan 10.000,00'er TL’nin davalılar ..., ... ve ...'den yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Davacı ... vekili 30.12.2021 tarihli duruşmada davadan feragat etmiştir.
II. CEVAP
Asıl davada davalı ... cevap dilekçesinde; ...'nin öldüğü tarihte taşınmazda bulunan dükkanların bankalara kiraya verilmiş olması nedeniyle tüm mirasçıların vekaletinin gerektiğini, vekaletname alındığı sırada kendisinin de vekaletin yalnızca kira için alındığını sandığını, bu sırada kardeşi ...’nün hazır bulunmadığını, kardeşleri ... ve ... ile noter katibinin ... imzasının sonradan tamamlanabileceğini söylediğini, sonradan imzanın ... ...'nun 3. eşi olan ......’ya attırıldığını duyduğunu, vekaletnamede satış yetkisinin bulunduğunu kendisinin de bilmediğini, vekaletname karşılığında diğer mirasçılara herhangi bir para ya da tarla verilmediğini, kendisinin hastalanarak işleriyle ilgilenememesi nedeniyle davalılar ... ve ...'in ayarladıkları ... adlı bir kişiye yetkilerini devrettiğini, yapılan tüm işlemleri davalı ... ve eşi ...'in de bildiğini, kendisinin de hiçbir bedel almadığını, bilahare dava açmaması için ... ...'a... tarafından 11.000 Mark verildiğini, yine ... mirasçısı ...'ye... tarafından 1.250 Mark verildiğini, okuma yazma bilmeyen davacıların kardeşlerine itimat ederek imza attığını beyan etmiştir.
Asıl ve birleştirilen 2001/734 esaslı davada davalılardan ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; satış tarihi dikkate alındığında satış bedeline ilişkin hakkın zaman aşımına uğradığını, iddiaların soyut olduğunu, vekaletnamenin düzenlenmesinin üzerinden 26 yıl geçtiğini, davanın kötü niyetli olduğunu, işlemlerin belirtilen tarihlerdeki mevzuat doğrultusunda yapıldığını, ... ...'nun hakkının davacılarca savunulamayacağını, 13.10.1974 tarihli vekaletname verildikten sonra davacılara muhtelif taşınmazlar verildiğini ve mirasçıların taşınmaz bedelini kendilerine verilen taşınmazlardan peşinen aldıklarını, ... ... mirasçılarının davalılara ...’ın ölümünden sonra vekalet vererek yapılan satışa onay verdiklerini, davalı ...’nin iyi niyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Birleştirilen 2010/431 esaslı davada davalı ... cevap dilekçesinde; iddiaların soyut olduğunu ve vekaletnamenin üzerinden 36 yıl geçtiğini, davacıların sahtelik iddiasına dayanamayacağını ve sahteliğin önceki davada tespit edilemediğini belirtmiş, asıl davadaki savunmaları tekrarlayarak davanın reddini savunmuştur.
Birleştirilen 2010/431 esaslı davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; imzasının sahteliği iddia olunan ...’nün davacı olmadığını, asıl davada sahteliğin tespit edilemediğini, yapılan işlemler sırasında 15 yaşında olan davalının herhangi bir tasarruf yetkisi olmayıp intikal işleminin vasi ...... tarafından yapıldığını, taşınmazdaki hissesini intikalen edinen davalının 1992 yılında yapılan satış işleminden haberinin olmadığını, davalılardan ...'nin taşınmazdaki hisselerini satmak istemesi üzerine davalının 1 ve 5 numaralı bağımsız bölümlerdeki hisseleri davalı ...'den bedeli karşılığında satın aldığını, bundan 8 yıl sonra davalı ...'in aynı bağımsız bölümlerdeki hissesini satın alarak kendisine ait dairelerdeki hissesini devrettiğini, takas işlemi yapılmışsa da ... hissesine fazladan para ödendiğini ve bu hususun tüm kardeşler tarafından bilindiğini, vekil ... ve ... tarafından vekaletin kötüye kullanıldığının davalı tarafça bilinmesinin mümkün olmadığını, davalının tapuya güvenerek iyi niyetle hareket ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 29.12.2008 tarihli ve 2001/633 Esas 2008/498 Karar sayılı kararıyla; vekaletnamede ... ...'a ait olarak görülen parmak izinin kime ait olduğunun tespit edilemediği ancak ...’nün yargılama sırasındaki ifadesinde herhangi bir vekaletnameye parmak izi basmadığını beyan ettiği, bu nedenle parmak izinin bu şahsa ait olmadığı kanaatine varıldığı, tanıkların da sahtecilik hususunu doğruladığı, ayrıca ... ...'nun ölümü ile vekaletnamedeki yetkilerin geçersiz olmasına rağmen bu vekaletnameye dayanılarak işlem yapıldığı, davacıların okuma yazma bilmeyen kişiler olup hulus ve saffetlerinden yararlanıldığı, tarafların ikinci ve üçüncü dereceden kan hısımları olması nedeniyle davalıların yapılan tüm işlemleri bilebilecek durumda oldukları, yapılan işlemler neticesinde davacılara herhangi bir karşılık verilmediği gerekçesiyle asıl ve birleştirilen 2001/734 esas sayılı davanın kabulü ile 541 ada 6 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki bağımsız bölümlerden davalılar adına kayıtlı olanlarının tapu kayıtlarının davacılar ve birleştirilen dosya davacılarının miras payları oranında iptali ile adlarına tesciline karar verilmiştir.
Asıl ve birleştirilen 2001/734 esaslı davada davalılar ... ve ... vekilinin temyizi üzerine Dairenin duruşmalı olarak verilen 10.11.2009 tarihli ve 2009/7684 esas 2009/11680 karar sayılı ilamıyla; temliklerin yolsuz olduğu belirlenerek davaların kabul edilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle bu hususta davalıların temyiz itirazlarının reddine, ancak davada miras bırakandan intikal eden 7/100 paydan davacıların payına isabet eden oran dahilinde karar verilmesi gerekirken miras bırakandan intikal etmeyen ve davalılar ... ve ...'in temlikten önce de üzerlerinde bulunan paylarının kabul kapsamına alınmasının isabetsiz olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin 08.06.2010 tarihli ve 2010/90 esas 2010/243 karar sayılı kararıyla asıl ve birleştirilen 2001/734 esaslı davaların kabulüne, dava konusu taşınmazda ... ...'a ait 7/100 paydan davacıların payına isabet eden oran dahilinde tapunun iptaliyle davacılar adına tesciline karar verilmiştir.
Davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin temyizi üzerine Dairenin 22.02.2011 tarihli ve 2010/11405 esas 2011/1919 karar sayılı ilamıyla; bozma ilamında belirtildiği şekilde işlem yapılarak temlike konu 541 ada 6 parsel sayılı taşınmazdaki 7/100 payını taşınmaz üzerindeki binada kurulan kat mülkiyeti sonucu bu paya karşılık olmak üzere davalılardan ... üzerindeki kat mülkiyetli 10, 11 ve 14 nolu bağımsız bölümler üzerinden davacıların miras payı oranında iptal ve tescile karar verilmesinin doğru olduğu gerekçesiyle hükmün onanmasına karar verilmiş, adı geçen davalı vekillerinin karar düzeltme talebi üzerine Dairenin 08.12.2011 tarihli ve 2011/13520 esas 2011/12477 karar sayılı ilamı ile önceki tarihli bozma ilamında açıkça belirtilmesine rağmen uzman bilirkişiden rapor alınmadan hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu, Mahkemece ...'den intikal eden 7/100 payın temlikinden sonra taşınmazda kat mülkiyeti kurulduğu ve davalılara bir kısım bağımsız bölümler intikal ettiği, davalıların bunların bir kısmını dava açılmadan önce elden çıkardıkları da dikkate alınarak kurulan kat mülkiyeti gereğince davalılara bırakılan bağımsız bölümlerden davalıların miras bırakandan intikal etmeyen ve dava konusu yapılmayan paylarının da bulunduğu gözden kaçırılmadan yalnızca ...’den intikalden gelen 7/100 payın karşılığının ne olduğunun tespit edilmesi ve davacıların terditli olarak tazminat isteklerinin de bulunduğu gözetilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin 21.12.2017 tarihli ve 2012/33 esas 2018/44 karar sayılı kararıyla; bozma ilamı doğrultusunda bilirkişi raporu alındığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davaların kabulüne, 02.10.2014 havale tarihli bilirkişi raporunda belirtilen paylara göre hüküm kurularak davaya konu 541 ada 6 parsel sayılı taşınmazda bulunan 1, 5, 10, 11 ve 14 numaralı bağımsız bölümlerin davalılar ..., ... ve ... adına kayıtlı tapularının iptali ile bilirkişi raporunda belirtilen paylar oranında asıl davada davacılar ... ... ve ... ..., birleştirilen 2001/734 esas sayılı davada davacılar ..., ..., ......, ..., ... ve birleştirilen 2010/431 esas sayılı davada davacı ... adına tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 23.02.2021 tarihli ve 2019/642 Esas 2021/964 Karar sayılı ilamı ile; davalılardan ... adına kayıtlı hale gelen 9 numaralı bağımsız bölümün dava açılmadan önce dava dışı şahsa devredilmiş olduğu ve dava açılırken terditli olarak tazminat isteminde de bulunduğu gözetilerek 9 numaralı bağımsız bölüm yönünden davalı ...’nin payına isabet eden miktar esas alınmak suretiyle tazminata hükmedilmesi gerekirken tapu iptali ve tescil kararı verilmiş olmasının isabetsiz olduğu, davaya konu her bir bağımsız bölüm açısından ...'den intikal eden 7/100 payın karşılığı Mahkemece hükme esas alınan 02.10.2014 havale tarihli bilirkişi raporunda belirtilmiş bulunmakla bu paylar esas alınmak suretiyle miras bırakan ...'nin veraset ilamındaki davacıların payı oranında iptali ile bu payların davacılar adına tesciline karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken nasıl hesaplandığı denetlenemeyen bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmuş olmasının doğru olmadığı, öte yandan birleştirilen davalar bağımsızlığını koruduğundan asıl ve birleştirilen davalardaki taleplerle ilgili olarak ayrı ayrı hüküm oluşturulması ve yargılama giderlerinin de ayrı ayrı hesap edilmesinin zorunlu olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl ve birleştirilen 2010/431 esas sayılı davaların feragat nedeniyle reddine; birleştirilen 2001/734 esas sayılı davanın kısmen kabulü ile davacıların 9 numaralı bağımsız bölüme yönelik tapu iptali ve tescil taleplerinin reddine, tazminat talebinin kısmen kabulü ile 977,65 TL’nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı ...'den alınarak 287,55 TL'sinin ..., 172,55'er TL'sinin diğer davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davaya konu 1 numaralı bağımsız bölüm 200000 pay kabul edilerek 3026/200000 payının iptal edilerek 890/200.000 payın ..., 534/200000'er payın diğer davacılar adına tesciline, bakiye payın ipkasına; 5 numaralı bağımsız bölüm 200000 pay kabul edilerek 3009/200000 payının iptal edilerek 885/200.000 payın ..., 531/200000'er payın diğer davacılar adına tesciline, bakiye payın ipkasına; 10 numaralı bağımsız bölüm 800000 pay kabul edilerek 11.560/800000 payının iptal edilerek 3400/800.000 payın ..., 2040/800000'er payın diğer davacılar adına tesciline, bakiye payın ipkasına; 11 numaralı bağımsız bölüm 800000 pay kabul edilerek 11.560/800000 payının iptal edilerek 3400/800000 payın ..., 2040/800000'er payın diğer davacılar adına tesciline, bakiye payın ipkasına; 14 numaralı bağımsız bölüm 800000 pay kabul edilerek 12.376/800000 payının iptal edilerek 3640/800000 payın ..., 2184/800000'er payın diğer davacılar adına tesciline, bakiye payın ipkasına karar verilmiştir.
,
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleştirilen davalarda davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; bozma ilamına aykırı karar verildiğini, iyi niyet hususundaki savunmalarının saklı olduğunu, davacıların hissesinin davaya konu taşınmaza uygulanmasında hataya düşüldüğünü, iptaline karar verilen paylar hakkında hata yapılarak miras payından fazla hissenin iptaline karar verildiğini, taşınmazdaki payların bir kısmının davalı ...'ye annesi..., babası ... ve miras bırakan ...’den intikalen geldiğini, miras bırakan ...'nin 7/100 hissesinin miras bırakanın ölümünden önce ve sonra fiilen davalılar ... ve ... tarafından kullanıldığını, kat mülkiyeti sonucunda davalı ... ve ...'nin mirastan gelmeyen öz hisselerine karşılık kendilerine verilen 1 ve 5 numaralı bağımsız bölümlerin müşterek olarak davalılar adına tescil edildiğini, davalılar adına ayrıca 9 ve 14 numaralı bağımsız bölümlerin tescil edildiğini, davalı ...’nin 1 ve 5 numaralı bağımsız bölümleri diğer davalılardan tapuya güvenerek devraldığını, davalı ...'nin taşınmaz bedelini aldığına yönelik beyanının bulunduğunu, bu taşınmazlarda davalı ... ile yapılan takas nedeniyle 10 ve 11 numaralı bölümler verilerek bir kısım paranın ödendiğini, bozma ilamında ...'den intikal eden payın karşılığının ne olduğunun araştırılması gereğine değinildiğini, davaya konu olan payların davalılar ... ve ... mülkiyetindeki 9 ve 14 numaralı bağımsız bölümlerde olduğunu, davalı ...’ye devredilen hisselerin ise davalıların öz hisseleri olduğunu, davalı ...’nin yapılan işlemlerde herhangi bir kabahatinin bulunmadığını, 27.10.2008 tarihli inşaat bilirkişisi raporunda da davaya konu hissenin iki bağımsız bölüme isabet ettiğinin bildirildiğini, davalının taşınmazları 8 yıl arayla satın aldığını, açıklanan nedenlerle esasen davalı ...’ye husumet düşmediğini, taleple bağlılık ilkesi gözetilerek ... yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kat mülkiyetine geçilirken hisse oranında paylaşım yapıldığını, tapu müdür yardımcısı bilirkişinin tarif ettiği şekilde metrekare üzerinden paylaşım yapılmadığını, bozma ilamında da bilirkişi raporunun denetlenemediğinin belirtildiğini, hükmün aynen infazının mümkün olmadığını, daha önce verilen onama kararında da davalılar üzerindeki 10, 11 ve 14 numaralı bölümler üzerinden miras payı oranında karar verilmesinin doğru olduğunun bildirildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Asıl ve birleştirilen davalarda davalı ... mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde; bozma ilamında davacıların terditli olarak tazminat isteklerinin bulunduğunun vurgulanmasına rağmen Mahkemece bu hususun göz ardı edildiğini, davalı ... yönünden iptal edilecek hissesi kalmadığından tazminata hükmedilmesinin Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, ...'den intikal eden 7/100 hisseden daha fazla kısmın iptaline karar verildiğini, davacılardan ...'nun ölmesi nedeniyle lehine hüküm kurulmasının yasaya ve usule aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir.
1. Mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamında, birleştirilen davalar yönünden ayrı ayrı hüküm kurulması, davalı ... adına kayıtlı taşınmazın 3. kişiye devredilmiş olması nedeniyle bu davalı yönünden tazminata hükmedilmesi gereğine ve denetlenemeyen bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmasının isabetsizliğine değinilmiş olup Mahkemece bozma ilamından sonra yapılan yargılamada dosyanın yalnızca inşaat mühendisi bilirkişiye tevdi edilerek davalı ... adına kayıtlı 9 numaralı bağımsız bölüm yönünden tazminat hesabının yapıldığı, alınan bilirkişi raporundaki hesaplamanın önceki hükme dayanak bilirkişi raporuyla örtüşmediği, davaya konu taşınmazlarda iptal edilen paylar yönünden taraflara inceleme ve itiraz hakkı tanımak üzere denetime elverişli olarak bilirkişiden rapor alınmadığı, Mahkemece alınan nihai inşaat mühendisi bilirkişi raporuna da itibar edilmeksizin tazminat ve paylar
yönünden re'sen hesaplama yapıldığı, yapılan hesabın denetime elverişli olmadığı gibi maddi hatalar içerdiği anlaşılmıştır.
Dosyanın içeriğinden; mirasbırakan ... ...'un 10.04.1969 tarihinde ölümüyle geriye dava dışı çocukları ... ve..., davalı çocukları ..., ..., ..., asıl davada davacılar ... ve ..., birleştirilen davada davacı ..., birleştirilen davada davacılar mirasbırakanı ...'ın kaldığı, ...'ın 1978 yılında ölümüyle mirasçıları olarak eşi ... ve çocukları ...,...,..., ve ...'nin kaldığı, ...'nin 1968 yılında ölümüyle (kendisinden sonra eşi ... ...'nun da ölmesi sebebiyle) mirasçısı olarak davalı ...'ün kaldığı, çekişme konusu 541 ada 6 parsel sayılı taşınmazın maliki olan ... ...'nun 12.10.1968 tarihinde 65/100 payı üzerinde bırakıp 11/100 payı davalı ..., 11/100 payı davalı ..., 6/100 payı dava dışı eşi ..., çekişme konusu olan 7/100 payı ise tarafların miras bırakanı olan ... ...'a hibe ettiği, ...'nin ölümünden sonra mirasçıları ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in 13.10.1097 tarihli vekaletname ile davalı kardeşleri ...'yi intikal, satış ve diğer hususlarda yetkilendirdiği, ... adına kayıtlı 7/100 hissesinin 12.03.1975 tarihinde davalı ... vasisi ve ... tarafından yapılan işlemle 9 mirasçısına (..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...) intikal ettirildiği, davalı vekil ...'un davacılardan aldığı vekalette bulunan tevkil yetkisine istinaden 20.12.1991 tarihli vekaletname ile dava dışı ...'ü yetkilendirdiği, buna istinaden ...' den intikal eden 7/100 hissede 7/900'er paya sahip ..., ..., ..., ..., ... ve ... hisselerinin 27.04.1992 tarihinde vekil ... eliyle eşit payla davalılar ... ve ...'ye devredildiği, böylelikle davaya konu vekaletle devir işleminden 21/900'er pay elde eden davalılar ... ve ...'nin ayrıca daha önce açıklandığı üzere ...'den kendilerine intikal eden 7/900'er hisse ile ... ...'dan hibe edilen 11/100'er hisselerinin bulunduğu, taşınmazda dava dışı ... adına kayıtlı 6/100 payın 19.03.1975 tarihinde mirasçılarına intikali sonucunda 12/3200 payın ..., 9/3200 payın ..., 9/3200 payın ..., 9/3200 payın ... ..., 153/3200 payın ... adına tescil edildiği, yine ... ... adına kayıtlı 65/100 payın 25.02.1975 tarihinde mirasçılarına intikali sonucunda 260/1600 payın ..., 195/1600 payın ..., 195/1600 payın ..., 195/1600 payın ... ..., 195/1600 payın ise ... adına tescil edildiği, böylelikle davalı ... adına kayıtlı tüm payların intikalen edinildiği, davalı ...'ye davaya konu vekaletle satış işleminden gelen bir pay bulunmadığı, davalı ...'nin daha sonra kat irtifakı ile oluşan bağımsız bölümleri davalılar ... ve ...'ten satın almış olması nedeniyle davalı bulunduğu anlaşılmıştır.
Bozma ilamlarının pay hesabına ilişkin olması ve daha açıklayıcı olması nedeniyle hesap kolaylığı açısından tarafların sahip olduğu payların paydalarının eşitlenmesi halinde görüleceği üzere; mirasbırakan ...'nin 7/100 (2016/28800) payından her bir mirasçısına isabet eden 1/9 pay taşınmazın 224/288000 payına tekabül etmekte olup 6 mirasçıdan toplam 42/900 pay satın alarak eşit hisseyle 21/900 pay sahibi olan davalılar ... ve ...'in davaya konu işlemden gelen 672/28800'er payları bulunmaktadır. Davalılar ... ve ...'nin ...'den intikalen gelen 224/28800'er payları ve ... ...'dan hibe edilen 3168/28800'er payları da bulunmakta olup kat irtifakı kurulmadan önce davalı ... ve ... adına kayıtlı bulunan toplam 4064/28800'er payları mevcuttur. Davalı ...'nin ise babası ...'tan intikal eden 3510/28800 payı, annesinden intikal eden 1377/28800 payı ve ...'den intikal eden 224/28800 payı olmak üzere toplam 5111/28800 payı mevcut olup bunun 720/28800 payını kardeşi ...'e 25.09.1992 tarihinde satması nedeniyle kat irtifakından önce nihai olarak 4391/28800 payı kalmış ise de bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere tapu sicilinde 4392/28800 payı olduğu belirtilmiştir.
Taşınmaz üzerinde 14.10.1992 tarihinde kat irtifakı kurularak davalı ...'ye 1, 5 ve 9 numaralı, davalı ...'e 1, 5 ve 14 numaralı, davalı ...'ye 1, 5, 10, 11 numaralı bağımsız bölümler isabet etmiş olup kat irtifakı sonucunda verilen bağımsız bölümlere göre davalı ... adına toplam 4059/28800 arsa payı, davalı ... adına toplam 4068/28800 arsa payı, davalı ... adına toplam 4392/28800 arsa payı tescil edilmiştir. Davalı ... 1 ve 5 numaralı bağımsız bölümlerdeki payını 05.01.1993 tarihinde, davalı ... aynı taşınmazlardaki payını 29.05.2021 tarihinde davalı ...'ye devretmiştir. Yine davalı ... 9 numaralı bağımsız bölümü davadan önce 22.07.1993 tarihinde 3. şahsa, davalı ... ise 10 ve 11 numaralı bağımsız bölümleri 29.05.2021 tarihinde davalı ...'e devretmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki davaya konu işlem vekaletle davalılar ... ve ...'ye satılan paylara yönelik olup davaya konu işleme taraf olmayan ...'nin kendisine mirasen intikal eden payları nedeniyle kat irtifakı sonucunda ...'ye isabet eden 10 ve 11 numaralı bağımsız bölümler ile 1 ve 5 numaralı bağımsız bölümlerdeki ... paylarının davanın konusunu teşkil etmediği açıktır.
Öte yandan; davalılar ... ve ... adına kat irtifakı ile ilk olarak (satışlardan önce) kaydedilen bağımsız bölümlerin arsa payları incelendiğinde, davalı ... adına 1 numaralı bağımsız bölümde 666/28800 arsa payı, 5 numaralı bağımsız bölümde 1341/28800 arsa payı, 9 numaralı bağımsız bölümde 2052/28800 arsa payı (toplam 4059/28...), davalı ... adına 1 numaralı bağımsız bölümde 675/28800 arsa payı, 5 numaralı bağımsız bölümde 1341/28800 arsa payı, 14 numaralı bağımsız bölümde 2052/28800 arsa payı (toplam 4068/..0) tescil edildiği görülmektedir. Yine yapılan hesaplama sonucunda davalı ... ve ...'nin davaya konu vekaletle satış işleminden gelen 672/28800'er payları toplam arsa paylarından düşüldüğünde davalı ...'nin 3387/28800, davalı ...'in 3396/28800 öz hisselerinin (dava konusu işlemden gelmeyen) bulunduğu, bu öz hisselerin davalı ...'den ...'ye satılan toplam 2007/28800 payı ve davalı ...'e satılan 2016/28800 payı karşılamaya yeterli olduğu anlaşılmaktadır.
Yapılan tüm açıklamalar doğrultusunda; asıl ve birleştirilen 2010/431 esas sayılı davalarda davacıların davadan feragat ettiği nazara alındığında yargılamanın yalnızca birleştirilen 2001/734 esas sayılı dava yönünden devam ettiği, bu davanın davacıların mirasbırakanı ...'a ait olup devredilen 224/28800 payla sınırlı olduğu sabittir. Öyleyse, taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek bu 224/28800 ... payını eşit hisselerle devralan davalılar ... ve ... adına kat irtifakı sonucunda oluşan 9 (2052/28800 arsa paylı) ve 14 (2052/28800 arsa paylı) numaralı bölümler ile 1( ... için 666/28800, ... için 675/28800 arsa paylı) ve 5 (... ve ... için 1341/28800 arsa paylı) numaralı bağımsız bölümlerdeki ... ve ... payları içerisinde eşit hisselerle (112/28800) aranması gerekir. Davalı ... yönünden davalı adına tam payla kayıtlı olup 3. kişiye satılmış olan 2052/28800 arsa payına sahip 9 numaralı bağımsız bölümün davacıların 112/28800 payını karşıladığı, yine davalı ... yönünden halen bu davalı adına tam payla kayıtlı 2052/28800 arsa payına sahip 14 numaralı bağımsız bölümün davacıların 112/28800 payını karşıladığı anlaşılmaktadır. O halde doğru sonuca ulaşılması için Mahkemece açıklanan bu payları denetleyen ve ilamda belirlenen bu payları açıkça belirten bilirkişi raporu alınmalı, böylelikle denetime açık bilirkişi raporuna karşı tarafların itirazının bulunup bulunmadığı değerlendirilmeli ve değinilen hususlar gözetilerek belirlenen paylarla hüküm kurulmalı, 9 parsel sayılı taşınmaz yönünden önceki bozma ilamında da belirtildiği üzere tazminata karar verilmesi, hesaplanan paya tekabül eden tazminat miktarı belirlenirken 22.03.2017 tarihli inşaat mühendisi bilirkişi raporunda taşınmazın dava tarihindeki değerinin 871.411,00 TL olarak belirlendiği gözden kaçırılmamalıdır.
Ayrıca, birleştirilen dava davacıları ... mirasçıları olup ...'a ait pay hakkında talepte bulunmaktadır. Mirasbırakanın ölüm tarihi itibariyle terekesi elbirliği mülkiyetine tabidir. Mülkiyet hakkına ilişkin olarak terekeye karşı yapılan haksız fiil niteliğindeki muris muvazaası ve elatmanın önlenmesi gibi davalar dışında ehliyetsizlik, hile, vekâlet görevinin kötüye kullanılması gibi davalarda terekeyi temsil eden tüm mirasçıların bir arada hareket etmek suretiyle davayı birlikte açmaları, gerektiğinden davacı ...'nın karar tarihinden sonra öldüğü de gözetilerek ...'a ait yeniden temin edilecek mirasçılık belgesine göre tüm mirasçıların muvafakatlarının sağlanması, aksi takdirde terekenin atanacak temsilci marifetiyle davada temsil edilmesi ve yürütülmesi gerekmektedir.
Hal böyle olunca; yukarıda değinilen hususlar gözetilerek tüm delillerin toplanması ve sonucuna göre karar verilmesi yerine, eksik inceleme sonucu yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekili ve davalı ... mirasçıları vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz edenlere iadesine,
03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, duruşmaya gelen temyiz eden ... vekili için 28.000,00 TL vekalet ücretinin temyiz edilen birleştirilen 2001/734 Esas sayılı davanın davacılarından alınmasına,
Dosyanın kararı veren Aksaray 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
13.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.