Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/3841 K.2025/2531
1. Hukuk Dairesi 2023/3841 E. , 2025/2531 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1648 E., 2023/326 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Almus Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/149 E., 2022/56 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 13.05.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davacılar vekili Avukat ... geldi. Davetiye tebliğine rağmen davalı vekili gelmedi. Yokluğunda duruşmaya başlandı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I .DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; ... ili, ... ilçesi, ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda 101 ada 3, 106 ada 51, 64, 83, 113 ada 24, 114 ada 10, 118 ada 12, 118 ada 48 ve 84 parsel sayılı taşınmazların hatalı olarak davalı adına tespit ve tescil edildiğini, taşınmazların kök muris ...'den geldiğini ve terekesinin taksime ya da paylaşıma konu edilmemesi nedeni ile davacıların miras payı olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile davacıların miras payı oranında tapuya tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tarafların kardeş olduklarını, babalarından gelen taşınmazların davacı ile davalı arasında paylaşıldığını, diğer davacıyı kendi aralarında razı ettiklerini, çekişmeli taşınmazlardan 118 ada 2 parsel ile 113 ada 24 parsel sayılı taşınmazın muristen kalmadığını, davalının 3. şahıstan satın alındığını, zamanaşımı süresi ve hak düşürücü sürelerin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davası olduğu, 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesi uyarınca kadastro tutanaklarının kesinleşmesinden itibaren 10 yılın geçmesi ile kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak tapu iptali ve tescil davası açılamayacağı, dava konusu taşınmazların kadastro tutanaklarının 18.01.2005 tarihinde kesinleştiği ve dava tarihi itibari ile 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolmuş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kadastro tespitinin kesinleştiği 18.01.2005 günü ile dava tarihi arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş bulunduğunun belirlenmesine göre Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereği esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece mahallinde keşif icrası zorunluluğu mevcut iken yazılı şekilde gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı ...'ün tespit sırasında Serince köyü muhtarı olup kadastro tutanaklarından anlaşılacağı üzere Köy Tüzel Kişiliğini temsilen muhtar vekilleri aracılığıyla tutanaklar imzalandığını, mahalli bilirkişiler ve tanıklar dinlendiğinde yapılan tespit sırasında davalı adına tespit gören taşınmazların aslında kök muris ... mirasçılarına ait olduğunun yapılacak yargılama ile ortaya çıkacağını, dava konusu taşınmazların bir kısmının 14.03.2013 ve 28.11.2018 tarihleri itibariyle ifraz gördüğünü, hak düşürücü süre niteliğinin değerlendirilmesinde taşınmazların tescil bildirimine ilişkin kayıtların dikkate alınması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26 ve 33. maddeleri kapsamında hukuki nitelendirmenin belirlenmesi gerektiğini belirterek ve re'sen görülecek nedenlerle ret kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava; kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu; ... ili, ... ilçesi, .. köyünde bulunan 101 ada 3, 106 ada 51, 64, 83, 113 ada 24, 114 ada 10, 118 ada 12, 48 ve 84 parsel sayılı sırasıyla 1.515.70, 2.070.64, 1.769.25, 2.319.84, 729.51, 915.45, 5.978.07, 1.774.83, 6.416.35 m2 yüz ölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Ali oğlu ... adına 18.01.2005 tarihinde tescil edilmiştir. Davanın açıldığı 15.12.2021 tarihi itibarı ile hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşılmıştır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 435,50 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
Temyiz edilen davalı vekili duruşmaya gelmediğinden lehine duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Almus Asliye Hukuk Mahkemesine, kararın bir örneğinin Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 13.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.