Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/4276 K.2025/2535
1. Hukuk Dairesi 2023/4276 E. , 2025/2535 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/423 E., 2023/231 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalılar vekili ve davalı ... tereke temsilcisi tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 13.05.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davalı ... mirasçıları vekili Av. ... ile temyiz edilen davacılar ... mirasçıları vekili Av....geldi. Davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Yokluklarında duruşmaya başlandı. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalının kardeş olduklarını, Kemer köyünde yapılan kadastro çalışmalarında Hazine adına tespit edilen daha sonra hükmen davalı adına tescil edilen 725 parsel sayılı taşınmazın tarafların murisi ...’den geldiğini, murisin terekesinin taksim edilmediğini, davacının da miras payı olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptal edilerek yarı hisseli olacak şekilde taraflar adına tapuya tescilini istemiştir.
Yargılama sırasında davacı ...'nın vefatı üzerinde davaya mirasçıları devam etmiştir. Davalı ...'ün vefatı nedeniyle mirasçıları davaya dahil edilmiş ve tereke temsilcisi bulunduğundan bu kişi de davaya dahil edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın muristen kalmadığını, davaya konu taşınmazın kadastro sırasında Hazine adına tespit edildiğini, Hazineye karşı açtığı kadastro tespitine itiraz davası sonucunda adına tapuya tescil edildiğini ve kararın kesinleştiğini, Kadastro Mahkemesi kararının güçlü delil olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 03.10.2013 tarihli 208/534 Esas ve 2013/730 Karar sayılı kararı ile; davalı ile Hazine arasında görülen Kemer Kadastro Mahkemesinin 1994/601 Esas ve 1998/135 Karar sayılı dosyasının davada güçlü delil teşkil ettiği kabul edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 22.09.2014 tarih 2014/12814 Esas ve 2014/10303 Karar sayılı kararıyla; davalı ile Hazine arasında görülen Kemer Kadastro Mahkemesi dosyasında davacının taraf olmadığı, ayrıca Kadastro Mahkemesinde taşınmazın ortak muristen gelip gelmediği, ortak muristen geliyorsa taksim edilip edilmediği, hususlarının dava konusu olmaması nedeni ile tespite itiraz davasının davacı için güçlü delil olamayacağı açıklanarak tarafların iddia ve savunmalarına yönelik tüm deliller toplanıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
Bozma sonrası yapılan yargılama sonunda Mahkemenin 18.07.2017 tarih 2015/112 Esas ve 2017/291 Karar sayılı kararı ile; mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından dava konusu taşınmazın öncesinde muris Mustafa'ya ait olduğu ve murisin bir kısım mallarının sağlığında, bir kısım mallarının ise ölümünden sonra paylaşıldığı ayrıca davalının, murisin sağlığında tapulama komisyon kararına karşı Kemer Kadastro Mahkemesinde dava açtığı, davanın açılmasına karşı muris ya da davacı tarafından herhangi bir itirazda bulunulmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 21.12.2020 tarihli 2018/143 Esas ve 2020/6222 Karar sayılı kararıyla; çekişmeli taşınmazın evveliyatında kime ait olduğu, taşınmazın muristen mi intikal ettiği yoksa davalıya mı ait olduğu hususlarının tereddütsüz olarak belirlenmesi, taşınmazın muristen geldiğinin anlaşılması halinde davalıya satış, bağış, paylaştırma veya benzeri bir hukuki sebebe istinaden intikal edip etmediğinin açıklığa kavuşturulması, taşınmazın murisin terekesine ait olduğu belirlendiği takdirde murisin ölümünden sonra sürdürülen zilyetliğin tereke adına olduğunun düşünülmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
Mahkemenin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; çekişmeli taşınmazın tarafların babasından geldiği, davalı tarafından taşınmazın kendisine bağış, satış veya paylaştırma amacıyla verilmiş olduğunun ispat edilemediği, davalının taşınmazdaki zilyetliğinin tereke adına olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 725 parsel sayılı taşınmazın yarı hissesinin tapu kaydının iptal edilerek davacı ... mirasçıları adına veraset ilamındaki miras payları oranında tapuya tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece dava dosyasındaki tüm deliller değerlendirilmeden, en son yapılan keşifteki beyanlar doğrultusunda karar verildiğini, dava konusu taşınmazın davalıya babasından kalmadığını, muristen kalan malların iki kardeş arasında 1984 yılında taksim edildiğini, bu hususun davacının da kabulünde olduğunu, dava konusu taşınmaz muristen gelmediği için taksime konu edilmediğini, yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığını, davalı tarafın zilyetliğinin 50 yıldan fazla olduğunu belirterek ve re'sen göz önünde bulundurulacak nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... tereke temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın kadastro sırasında Hazine adına tespit edildiğini, Hazineye karşı açılan kadastro tespitine itiraz davası sonucunda davalıların murisi adına tapuya tescil edildiğini ve kararın kesinleştiğini, Kadastro Mahkemesi kararının kesin hüküm olacağını belirterek ve re'sen göz önünde bulundurulacak nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1977 yılında yapılan Kadastro sonucu Kemer Köyü çalışma alanında bulunan 725 parsel sayılı 4.332 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz ham toprak ve kumluk niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. İtirazı Komisyonca reddedilen ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Kadastro Mahkemesinin 27.02.1998 tarih 1994/601 Esas ve 1998/135 Karar sayılı kararı ile 735 parsel sayılı taşınmazın 4.057 m2'lik bölümünün ..., geriye kalan bölümünün Hazine adına tesciline karar verilmiş, verilen karar Yargıtay denetiminden geçerek 17.10.2000 tarihinde kesinleşmiştir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un uygulanacağı davalar yönünden HUMK’un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalılar ... mirasçıları vekili ve davalı ... tereke temsilcisi tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar ... mirasçıları vekili ve davalı ... tereke temsilcisinin yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
Aşağıda yazılı fazla alınan 45.034,22 TL peşin harcın istek halinde davalı tereke mirasçılarına iadesine,
03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davacılar ... mirasçıları vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı tereke mirasçılarından alınmasına,
Dosyanın Kemer 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
13.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.