Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/4497 K.2025/2536

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/4497 📋 K. 2025/2536 📅 13.05.2025

1. Hukuk Dairesi         2023/4497 E.  ,  2025/2536 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/334 E., 2022/424 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacılar vekili, asli müdahil... mirasçıları vekilleri, fer'i müdahil ... mirasçılarından ... ve ... vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 13.05.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davacılar vekili Av. ..., temyiz eden fer'i müdahil ... mirasçılarından ... ve ... vekili Av. ... .... ve temyiz eden asli müdahil... mirasçıları ... vd. vekili Av. ... ile temyiz edilen davalı Hazine vekili Av. .... geldi. Davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Yokluklarında duruşmaya başlandı. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; ... ilçesi, ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sonucu Hazine adına tespit ve tescil edilen 654, 752, 753 ve 756 parsel sayılı taşınmazların aslında davacıların malik olduğu Haziran 1950 tarih 86, Aralık 1950 tarih 5, 08.06.1955 gün 30, 31 ve 32 nolu tapu kayıtları kapsamında kaldığını, bu tapu kayıtlarının kadastroda uygulanmadığını ve taşınmazların 50 yılı aşkın süreden beri davacıların zilyet ve tasarrufunda bulunduğunu, tespitin hatalı yapıldığını ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adlarına tapuya tescilini istemiştir.
Yargılama sırasında 26.10.1988 tarihli dilekçe ile davacılar vekili; 08.06.1955 tarih 30 nolu tapu kaydı dışındaki diğer tapu kayıtlarına dayanmaktan vazgeçtiklerini, dava konusu 753 ve 756 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydı uyarınca, dava konusu 654 ve 752 parsel sayılı taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacılar adına tescilini istemiştir.
2011 yılında davacılar vekili; dava konusu 654 ve 752 parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak 22.07.1937 tarih 3 nolu vergi kaydını dosyaya sunarak davacıların vergi kayıt malikinden bu taşınmazları 1955 yılında satın aldıklarını ileri sürmüştür.
İsa Çelik mirasçıları 30.03.2011, ... 22.03.2011 ve ... 19.10.2011 tarihinde davaya mülkiyet talepli olarak asli müdahil talebinde bulunmuşlardır.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde ve yargılama sırasında; davacı tarafın dayanak tapu kaydının dava konusu taşınmazlara uymadığını, taşınmazların kaçak-yitik kişilerden Hazineye kaldığını bu sebeple taşınmazların zilyetlik ile kazanılmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 23.02.2005 tarih 1979/124 Esas ve 2005/61 Karar sayılı kararı ile; davacı tarafın dayanak tapu kaydının .... ilçesi .... (....ç) köyüne ait olup davalı taşınmazların ise ... ilçesi ... köyünde bulunduklarını, bu sebeple tapu kaydının çekişmeli taşınmazları kapsamadığı ve kaçak-yitik kişilerden kalan yerlerin zilyetlik ile kazanılamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Kararın, davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 11.10.2005 tarih 2005/3952 Esas ve 2005/6808 Karar sayılı kararıyla; Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm için yeterli olmadığı, ... ve ... köylerinin bitişik ve dava konusu taşınmazların iki köy sınırında bulunması nedeniyle yeniden tapu kaydı uygulanarak kapsadığı alanın belirlenmesi, çekişmeli 654 ve 752 parsel sayılı taşınmazların komşularına uygulanan tapu kayıtlarından bölgede Toprak Tevzi Komisyon çalışmalarının yapıldığının anlaşılmasına rağmen bu hususta araştırma yapılmadığı, Toprak Komisyonu çalışmasına ilişkin bütün evrak ve haritalar getirtilerek kadastro paftası ile Komisyon paftası çakıştırılarak dava konusu taşınmazların Komisyon çalışmalarında nasıl belirlendiğinin tespit edilmesi, tespit tarihinden geriye doğru davacıların kazanmaya yeterli ekonomik amacına uygun zilyetliklerinin olup olmadığının araştırılması gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
Bozma sonrası yapılan yargılama sonunda Mahkemenin 25.02.2015 tarih 2005/352 Esas ve 2015/93 Karar sayılı kararı ile; taşınmazların tespitlerinin 1980 yılında kesinleştiği, asli müdahillerin ise 2011 yılında mülkiyet hakkına dayalı olarak davaya katıldıkları 3402 sayılı Yasa'nın 12/3. maddesi uyarınca hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle müdahil... mirasçılarının davasının reddine, çekişmeli 753 ve 756 parsel sayılı taşınmazların davacı tarafın dayandığı 08.06.1955 tarih ve 30 sıra numaralı tapu kaydı, çekişmeli 645 ve 752 parsel sayılı taşınmazların 22.07.1937 tarih ve 3 tahrir numaralı vergi kaydı kapsamında kaldığı gerekçesiyle davacıların davasının kabulüne karar verilmiştir.
Kararın, davalı Hazine vekili, müdahil... mirasçıları vekili ile ..., ... ve ... vekili, müdahiller ..., ..., ...., müdahil .... mirasçılarından .... ..., ..., ... ile müdahil ... mirasçıları .... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 28.02.2018 tarihli 2016/10476 Esas, 2018/1375 Karar sayılı kararıyla; hükmü temyiz eden müdahil .... mirasçılarından ...., ...., ..., ..., ...’ın temyiz isteminin süreden reddine; müdahil... mirasçıları vekili ile ..., ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinin esastan reddine; müdahiller ..., ... ...ile davalı Hazine ve Hazine yanında davaya katılan ... mirasçıları .... ve ...’in temyiz itirazlarının incelenmesinde Mahkemece varılan sonucun dosya kapsamına uygun olmadığı, davacı tarafın dayanak tapu kaydının revizyon gördüğü 212 parsel sayılı taşınmazı kapsadığı, tapu kayıt miktarından fazla yer alındığı, tapu kaydının kuzey hududu “kıraç” okumakla gayri sabit sınırlı olan tapu kaydının miktarı itibarı ile geçerli olacağı, bu sebeple tapu kaydının çekişmeli 753 ve 756 parsel sayılı taşınmazları kapsamadığı, davacı tarafın zilyetlik hukuksal sebebine dayandığı çekişmeli 752 ve 654 parsel sayılı taşınmazlarda davacı tarafın zilyetliğini ispata yarar delil bulunmadığı, çekişmeli taşınmazların miktar fazlasını oluşturduğu, komşu taşınmazlara tespit sırasında uygulanan tapu kayıtlarında çekişmeli taşınmazlar yönünü “kıraç” olarak okuduğuna göre tespit tarihi olan 1969 yılına kadar davacı taraf yararına 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığı, her ne kadar Mahkemece 1937 tarih 3 tahrir numaralı vergi kaydının dava konusu 752 ve 654 parsel sayılı taşınmazları kapsadığı kabul edilmiş ise de yazılı yargılama usulünün geçerli olduğu davada 2011 yılına kadar vergi kaydına dayanılmadığı gibi bu vergi kaydı değerlendirmeye alınsa dahi niteliği gereği mülkiyet belgesi olmaması ve zilyetlik ile birleşmeyen vergi kaydına itibar edilmesinin mümkün olmaması nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
Mahkemenin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla, asıl dava yönünden davacı tarafın dayanak tapu kaydının çekişmeli 753 ve 756 parsel sayılı taşınmazları kapsamadığı, tüm çekişmeli taşınmazlar üzerinde davacı taraf lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetlik koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine; asli müdahillerin davası yönünden çekişmeli taşınmazların tespitinin 1980 yılında kesinleştiği, asli müdahillerin 2011 yılı içerisinde mülkiyet hakkına dayalı olarak davaya katıldıkları, kesinleşme tarihi ile müdahale tarihleri arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi uyarınca hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle asli müdahillerin davasının hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle ; Dava dilekçesindeki beyanlarını tekrar ile çekişmeli taşınmazların öncesinde ... (....) ait olduğu, 1955 yılında davacıların kök murislerine satıldığını, Kadastro Kanunu'nun 33. maddesi gereği her zaman delil sunabileceklerini, bu sebeple Yargıtayın sonradan sunulan vergi kaydına değer verilemeyeceğine ilişkin tespitin maddi hatadan kaynaklandığını, toprak tevzi çalışmalarında davacıların yerinin nizalı olduğu belirtilerek tapu kaydının verilmediği, komşu taşınmaz kayıtlarında çekişmeli taşınmazların bulunduğu yönün ilk malik olan ... olarak okunduğunu, uygulanan tapu kayıt miktarının 200 dönüm, vergi kaydının miktarının 75 dönüm olduğunu, davacıların kök murisinin iki kişi olması nedeniyle talep edilen miktarın kanunda aranan zilyetlik sınırlarını aşmadığını, davacı tarafın iddialarını ispatladıklarını belirterek ve re'sen göz önünde bulundurulacak nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Fer'i Müdahil ... mirasçılarından ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Silvan Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ihtiyati tedbirin devamı kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
3. Asli Müdahiller... mirasçıları vekilleri temyiz dilekçesinde özetle; asli müdahillerin kadastro öncesi de dahil çok uzun süre çekişmeli taşınmazlara zilyet olduğunu, Hazineye kira bedeli ödeyerek taşınmazları kullandığını, davalarının hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi ile Mahkemece ihtiyati tedbirin devamına ilişkin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ve re'sen göz önünde bulundurulacak nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1969 yılında .... ilçesi .... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sonucu 654 parsel sayılı taşınmaz, belge uygulanmaksızın kimsenin zilyet ve tasarrufun bulunmadığı belirtilerek, 752 parsel sayılı taşınmaz bitişik dava dışı 653 parsel sayılı taşınmaza uygulanan tapu kaydının, 753 parsel sayılı taşınmaz bitişik dava dışı 754 parsel sayılı taşınmaza uygulanan tapu kaydının ve 756 parsel sayılı taşınmaz bitişik dava dışı 656 parsel sayılı taşınmaza uygulanan tapu kaydının miktar fazlası olarak sırasıyla 2.139 m2, 191.125 m2, 276.375 m2, 74.625 m2 yüzölçümleriyle olarak Hazine adına tarla vasfı ile tespit edilmiş, daha sonra Kadastro Mahkemesine yapılan itirazlar sonucu hükmen tespit gibi tescillerine karar verilmiştir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un uygulanacağı davalar yönünden HUMK’un 428.maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacılar vekili, asli müdahil... mirasçıları vekilleri ile müdahil ... ve ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekili, asli müdahil... mirasçıları vekilleri ile fer'i müdahil ... mirasçılarından ... ve ... vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 534,70 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
Aşağıda yazılı 534,70 TL bakiye onama harcının temyiz eden asli müdahil... mirasçılarından alınmasına,
Aşağıda yazılı 534,70 TL bakiye onama harcının temyiz eden fer'i müdahil ... ve Faysal Çelikten alınmasına,
03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davalı Hazine vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınmasına,
Dosyanın Silvan 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
13.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.