Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/1913 K.2025/2520

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1913 📋 K. 2025/2520 📅 12.05.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/1913 E.  ,  2025/2520 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/12 E., 2024/181 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacılar vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 28.01.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davacılar ... vd. vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalı ... vekili Avukat ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen diğer davalılar gelmedi. Yokluklarında duruşmaya başlandı, gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulü ile önceki günlü geri çevirme kararı ile getirtilen evraklarla birlikte ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar; ekonomik durumlarının kötü olduğu bir dönemde davalı kardeşinden maddi yardım talep ettiklerini, davalının ise ortak mirasbırakanları...’dan intikal eden bir kısım taşınmazlardaki miras haklarından feragat etmeleri halinde kendilerine yardım edebileceğini bildirmesi üzerine, 7 parça taşınmaz yönünden aralarında mirastan feragat sözleşmesi düzenlemesi kaydıyla anlaşma sağladıklarını, ancak davalının noter katibi ile birlikte hareket ederek sözleşmeye iradeleri hilafına mirasbırakanlarından intikal eden 28 parça taşınmazın dahil edildiğini ileri sürerek 6, 9, 103, 194, 204, 230, 386, 422, 490, 608, 613, 674, 711, 766, 777, 799, 828, 829, 1014, 1087, 1133, 1190, 1208, 1295, 1386, 1531, 477, 1248 ve 5 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişler, yargılama sırasında davalı ... tarafından devredilen taşınmazlar yönünden yeni kayıt malikleri ..., ..., ... ve ... davaya dahil edilmiş ve bu taşınmazlar yönünden bedel isteğinde bulunduklarını bildirmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı; davacıların iradeleri ile mirastan feragat sözleşmesini imzaladıklarını, mevzuata aykırı bir işlemin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Çatalca 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 01.03.2016 tarihli ve 2014/185 Esas, 2016/100 Karar sayılı kararıyla, verilen kesin sürede harç ikmali yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 01.03.2016 tarih ve 2014/185 Esas, 2016/100 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Dairenin 10.10.2019 tarih ve 2016/16358 Esas, 2019/5174 Karar sayılı kararıyla; ” ...Mahkemece davacıların ekonomik sosyal durum araştırması için 09.07.2015 tarihinde müzekkere yazıldığı, yazı cevabının 02.10.2015 tarihinde havale edilerek dosyasına konulduğu, davacıların adli yardım talebinin müzekkere cevabi gelmeden 15.09.2015 tarihli oturumda reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere adli yardım talebinin her dava bakımından açıldığı tarihteki duruma göre değerlendirilmesi gerekeceği kuşkusuzdur. Hâl böyle olunca, öncelikle davacıların adli yardım talebinin eldeki davanın açıldığı tarihteki duruma göre değerlendirilerek yukarıda belirtilen ilke ve esaslar çerçevesinde bir karar verilmesi, Mahkemece davacının yatırması gereken eksik harç miktarı tespit edilerek miktar belirtilmek suretiyle ikmali hususunda davacı tarafa takip eden celseye kadar süre verilmesi, eksik harcın ikmal edilmemesi halinde anılan celsede dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde eksik harç ikmal edilerek davanın yenilenip yenilenmeyeceğinin beklenmesi ve yenilenmediği takdirde kendiliğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken değinilen hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir...” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; eldeki dava ve Çatalca 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/385 Esas ve 2021/94 Karar sayılı dosyasının tarafları, dava konusu edilen taşınmazları ve davanın hukuki mahiyetinin aynı olduğu, bir mahkemece verilen kararın aynı düzeyde bir başka mahkemece yok sayılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın hangi hukuki sebeple reddedildiğinin anlaşılamadığı, hükmün gerekçe içermediği, kararda davanın kesin hüküm mü, derdestlik mi, yoksa esastan mı reddedildiğine dair herhangi bir ifade bulunmadığını, Çatalca 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/385 Esas sayılı dosyasının eldeki davadan sonra açıldığını ve yargılamanın iadesi talebine yönelik olduğunu, anılan dosyada Çatalca 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/222 Esas sayılı dosyasına ilişkin yargılamanın iadesi talebinde bulunulduğunu, bu dosyada tapu kayıtları geldiğinde davalı ... tarafından bir kısım taşınmazın çocuklarına ve üçüncü kişilere devredildiğinin anlaşılması üzerine, Çatalca 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/299 Esas (yeni 2020/835 Esas) sayılı davasının açıldığını ve bu davanın açılan yargılamanın iadesi davası ile birleştirildiğini, anılan davanın eldeki dava yönünden kesin hüküm teşkil etmeyeceğini, kaldı ki anılan dosyanın hala kesinleşmediğini, eldeki dava yönünden derdestlik ve kesin hüküm oluşturacak bir hususun bulunmadığını, eldeki davanın, taraflar arasında yapılan feragat sözleşmesinin hükümsüzlüğü nedeniyle davalı adına olan yolsuz tescilin iptali istemine ilişkin olduğunu, dava konusu taşınmazların davalı ... adına tescilinin tapulama yolu ile değil, murisin yaptığı muvazaalı satış ile gerçekleştiğini, bu hususun eski tapu kayıtları ile sabit olduğunu, ayrıca Çatalca 1. Noterliğinin 06.10.1998 tarih ve 13209 yevmiye nolu sözleşmesinin de dava konusu taşınmazların tapulama ve zilyetlik ile davalıya geçmediğinin, murisin bu taşınmazları satış yolu ile davalı ...’e devrettiğinin kanıtı olduğunu, muris tarafından ve daha sonra davalılar tarafından yapılan tüm devirlerin mirastan mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak yapıldığını davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, sahtecilik hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, yargılama sırasında üçüncü kişilere devredilen taşınmazlar yönünden bedel istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; muris...’in 27.04.2001 tarihinde öldüğü, geride mirasçıları olarak davacı kızları ...,...,..., ve ... ile davalı oğlu ...'in kaldığı, mirasbırakanın dava konusu taşınmazların bir kısmını kadastro tespitlerinden önce tapu kaydı ile, bir kısmını da kadastro tespitlerinden sonra davalı oğlu ...’e satış suretiyle devrettiği, davacılarca, anılan temliklerin muris tarafından muvazaalı ve mal kaçırma amacıyla yapıldığı ileri sürülerek davalı ... aleyhine Çatalca 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/222 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı, Mahkemenin 09.12.2002 tarih 2001/222 Esas, 2003/375 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, kararın derecattan geçerek kesinleştiği, bu kez davacılar tarafından kesinleşen Mahkeme kararına karşı, Mahkemece Çatalca 1. Noterliğinin 06.10.1998 tarih ve 13209 yevmiye numaralı sözleşmesinin mirastan feragat sözleşmesi kabul edilerek davanın reddine karar verildiği, ancak anılan sözleşmenin iptali için Çatalca 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan 2013/522 Esas sayılı davada davanın kabulüne karar verilerek Çatalca 1. Noterliğinin 06.10.1998 tarih ve 13209 yevmiye numaralı sözleşmenin iptaline karar verildiği, bu kararın da derecattan geçerek kesinleştiği ileri sürülerek Çatalca 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/684 Esasa sayılı dosyası ile yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulduğu, Mahkemenin 27.10.2015 tarihli 2015/684 Esas, 2015/678 Karar sayılı kararı ile yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verildiği, kararın derecattan geçerek kesinleştiği, taşınmazların imar görerek bir çok parselin oluştuğu, bir kısım taşınmazın ... tarafından dahili davalılar ...,...,..., ve ...’a satış suretiyle devredildiği anlaşılmaktadır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davalı ... vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınmasına,
Dosyanın Çatalca 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.