Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/3349 K.2023/6715
1. Hukuk Dairesi 2023/3349 E. , 2023/6715 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/318 E., 2019/567 K.
DAVA TARİHİ : 19.04.2016
HÜKÜM/KARAR : Ret
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi’nce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili ve müdahiller vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... İli, Kızıltepe İlçesi... Köyü çalışma alanında bulunan ve taşlık vasfıyla tespit harici bırakılan 75-80 dönümlük taşınmaz bölümünün kadastro tarihinden itibaren davacı tarafından imar ihya edilerek 25 yıldır tarımsal amaçla davacının zilyetliğinde bulunduğunu ileri sürerek taşınmazın davacı asına tescilini talep etmiştir.
Asli müdahiller ... ve diğerleri vekili 23.11.2011 tarihli dilekçe ile, davaya konu taşınmazların dilekçede belirtilen şahıslar tarafından imar ihya edildiğini ve taşınmazın bu şahısların zilyetliğinde bulunduğunu beyan etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar Hazine ve Oda Köyü tüzel kişiliği davaya süresinde cevap vermemiş, davalı ... yargılama sırasında davanın reddi ile davaya konu taşınmazın Hazine adına tescilini istemiş, daha sonra sunduğu 23.10.2013 tarihli dilekçe ile davaya konu taşınmazın mera olduğunu, mütecaviz şahıslar hakkında idari para cezası kesildiğini, davaya konu yerlerin 1956 yılında mera olarak tespit görmesine rağmen tapuların dağıtımı sırasında bu husus dikkate alınmayarak sehven tespit harici bırakıldığını ileri sürerek taşınmazın mera olarak tespitini talep etmiştir.
Müdahale talebinde bulunan ... temsilcisi vekili, davaya konu taşınmazın Çatalca Köyü sınırları içerisinde ve Çatalca köyü halkının zilyetliğinde olduğunu, davanın kötü niyetle yanlış hasıma yöneltildiğini belirterek davanın husumet nedeniyle reddini, taşınmazın asıl zilyetleri adına tescilini talep etmiş, yargılama sırasında taşınmazların evveliyatının mera olduğundan bahisle mera olarak sınırlandırılmasını istemiştir.
Dahili davalı ... vekili, davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığını, davacı lehine iktisap koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini, taşınmazın Belediye adına tescilini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yapılan keşfin yeterli olmadığı, keşif giderinin süresinde yatırılmadığı gerekçesiyle gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve asli müdahiller vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi’nin 2014/21650 Esas, 2015/10264 Karar sayılı ilamıyla; tüm deliller ve dayanak kayıtlar toplanıp dosya keşfe hazır hale getirilmeksizin kurulan ara kararın usulüne uygun olmadığı, davalı Hazinenin taşınmazın öncesinin mera olduğu iddiasında bulunması nedeniyle mera araştırması yapılması yönünden ispat yükünün Hazineye ait olduğu göz önüne alındığında keşif giderlerinin Hazine yerine davacıya yüklenmesinin de isabetsiz olduğu, ayrıca 6360 sayılı Yasa'nın 1 inci maddesi uyarınca ilgili belediyelere de husumet yöneltilerek tüm deliller toplandıktan sonra bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu taşınmazların 1956 yılında yapılan toprak tevzi çalışmaları sırasında mera olarak nitelendirildiği, bu işlemin mera tahsisi niteliğinde olduğu, bu nedenle taşınmazların öncesinin mera olduğunun kabulünün gerektiği, meraların özel mülkiyete konu olamayacağı gerekçesiyle davacının ve asli müdahillerin davalarının reddine... Köyü tüzel kişiliği hakkında açılan davanın reddine, Çatalca köyü 105 ada 14 ve 103 ada 3 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının iptali ile 26.04.2019 ve 28.02.2019 tarihli bilirkişi raporlarında A, B ve C harfleri ile gösterilen bölümlerin mera olarak sınırlandırılmasına ve mera özel siciline yazılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve asli müdahiller vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmaz üzerinde imar ihyanın tamamlandığını, aynı taşınmaz altında tescil edilmiş yerlere ilişkin davaların kabulüne karar verilerek bir kısmının kesinleştiğini, davaya konu taşınmazın usulünce mera olaral tahsis edilmediğini, taşınmazın tarım arazileri arasında kalması nedeniyle mera olarak sınırlandırılması halinde dahi bu amaçla kullanılmasının mümkün olmadığını, davacının 1968 yılında kesinleşen kadastro işlemine güvenerek imar ihya çalışmasına başladığını, oluşan zararın tazminine yönelik haklarının saklı olduğunu, davaya konu taşınmazların 40 yıl boyunca tescil harici bırakıldığını, davacı şahıslar aleyhine hassasiyet gösterilmesinin kabul edilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Asli müdahiller vekili temyiz dilekçesinde özetle; alınan nihai bilirkişi raporlarına karşın yapılan keşifte davaya konu taşınmazlar üzerinde imar ihya koşullarının oluştuğunun kanıtlandığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastrodan önceki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü, 16 ncı ve 17 nci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190 ıncı maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosyanın incelenmesinde davaya konu taşınmazın 1962 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında taşlık vasfıyla tespit harici bırakıldığı, yargılama sırasında 1462 parsel numarasıyla “tarla-taşlık” vasfıyla Hazine adına idari yoldan tescil edildiği, davaya konu kısımların toplulaştırma neticesinde tapuya kaydedilen 105 ada 14 ve 103 ada 3 parsel sayılı taşınmazlar kapsamında kaldığı anlaşılmıştır.
3. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekili ve asli müdahiller vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.