Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2089 K.2025/2435
1. Hukuk Dairesi 2025/2089 E. , 2025/2435 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/846 E., 2023/1558 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/104 E., 2021/73 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, ortakları ... ve....'nın borçlarını ödemek maksadıyla davalı ...'nun eşi olan ...'dan borç aldığını, bu borca karşılık olarak davacının maliki olduğu ... ili .... ilçesi ... Mahallesi ... ada 16 parsel sayılı taşınmazda bulunan 3 numaralı bağımsız bölümün davalı ...'ya temlik edildiğini, bu temlikin anlaşmalı olup gerçek bir satış mahiyetinde olmadığını, davacının, evinde oturmaya devam ettiğini, ...'ya olan borçların ödenmesine ve başkaca taşınmazların da ...'ya temlik edilmesine karşın dava konusu bağımsız bölümün davacıya iade edilmediğini, bu süreçte dava konusu bağımsız bölümün davalı ...'a devredildiğini, davacının bu satıştan kendisine gönderilen ihtarname ile haberdar olduğunu, davalı ...'ın dava konusu bağımsız bölümü hiç görmeden ve davacı ile görüşmeden satın almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu satışın gerçek bir satış olmadığını, davalı ...'ın dava konusu bağımsız bölümü 08.02.2017 tarihinde gerçek değerinin çok altında bir bedelle kredisiz ve para alışverişi olmadan devraldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu bağımsız bölümün 30.09.2016 tarihinde davalı ...'ya satış suretiyle temlik edildiğini, ...'nun da 08.02.2017 tarihinde taşınmazı davalı ...'a temlik ettiğini, 16.05.2018 tarihinde davacıya dava konusu taşınmazın işgalinin sonlandırılması amacıyla ihtarname keşide edildiğini, davacının cevaben keşide ettiği 22.05.2018 tarihli ihtarname ile taşınmazın davalı ...'ya satış yolu ile temlik edildiğini ve aralarındaki sözlü anlaşma gereği oturmaya devam ettiğini belirttiğini, davalı ... tarafından 31.08.2018 tarihinde davacıya yönelik Manisa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde tahliye ve ecrimisil talepli dava açıldığını, eldeki davanın da belirtilen dava sonrasında açıldığını, dava konusu taşınmazın davacıdan kaçırılmak amacıyla davalı ...'a temlik edildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının ....Emlak ve .... isimli iş yerinde emlakçılık yaptığını, yaptığı satışın yasal sorumluluklarını bilecek biri olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafça davalılardan ...'nun eşi .... ile davacı arasında dava konusu evin geri verileceğine ilişkin sözlü anlaşma olduğu iddia edilmiş ise de tanık anlatımları ve davalıların eda ettiği yemin nazara alındığında söz konusu temlikin gerçek bir satış olmadığına ilişkin iddianın kanıtlanamadığı, dava konusu taşınmazın gerçek bedeli ile resmi senette gösterilen satış bedeli arasındaki farkın tek başına yolsuz tescil iddiasını ispata yeterli olmayacağı, davalı ...'ın kötü niyetli olduğunun da ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının dava konusu bağımsız bölümün davalı ...'nin eşine olan borcuna karşılık, borç ödendikten sonra tekrar kendisine devredileceği inancı ile davalı ...'a devredildiğimi ileri sürerek eldeki davayı açtığı, davacının inançlı temlik sözleşmesini 05.02.1947 tarih ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı kapsamında yazılı delil veya delil başlangıcı ile kanıtlayamadığı, davalılara usulüne uygun şekilde yemin eda ettirildiği, davacının iddialarını yemin delili ile de ispat edemediği bu itibarla İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine ilişkin değerlendirmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
2. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın davacı tarafından 2011 yılında satın alındığını, davacının o tarihten bu yana bu taşınmazda ikamet ettiğini, davacının taşınmazın davalı ...'a satışından, adı geçen tarafından keşide edilen ihtarname ile haberdar olduğunu, davalı ...'ın evi görmeden satın aldığını, bu durumun hayatın olağan akışına ters olduğunu, davalı ... tarafından davalı ...'a yapılan temlikin mal kaçırma amacına yönelik olduğunu, taşınmazın davalı ...'nun eşi olan ...'dan alınan borcun teminatı olarak davalı ...'ya temlik edildiğini, temlikteki amacın borç bitiminde taşınmazı geri almak olduğunu, eldeki dava açılmadan önce ...'ya olan tüm borçlar ödenmesine rağmen dava konusu taşınmazın iade edilmediğini ve davalı ...'a temlik edildiğini, bu temlikin mal kaçırmaya yönelik olduğunu, davalı ...'ın dava konusu taşınmazı kredisiz ve para alışverişi olmaksızın aldığını, bu kapsamda davalı ... adına yapılan tescilin yolsuz tescil niteliğinde olduğunu, iddiaların tanık beyanları ile ispatlandığını, taraflar arasında sözlü bir anlaşma bulunduğunu ancak davalı ...'nun bu anlaşmaya aykırı davrandığını, davalıların eda ettiği yeminlerin de iddialarını doğruladığını, davaya konu olaylar hakkında bilgi sahibi olan ...'ın tanık sıfatıyla dinlenmesine yönelik taleplerinin reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin de haksız olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriğinden; davacının, maliki olduğu 329 ada 16 parsel sayılı taşınmazda bulunan 3 numaralı bağımsız bölümü 30.09.2016 tarihinde davalı ...'ya satış suretiyle temlik ettiği, adı geçen davalının da dava konusu taşınmazı 08.02.2017 tarihinde davalı ...'a satış suretiyle temlik ettiği anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 345,55 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.