Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/1540 K.2025/2437

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1540 📋 K. 2025/2437 📅 08.05.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/1540 E.  ,  2025/2437 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/367 E., 2025/17 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; mirasbırakan ...’in mal kaçırmak amacıyla 6 parça taşınmazı oğlu davalıya satış suretiyle temlik ettiğini, işlemin gerçek satış olmadığını, mirasbırakanın sağlığında davalıya karşı açtığı davada irade beyanının hibe olduğunun belirlendiğini ileri sürerek muvazaa nedeniyle tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında davacılar adına tesciline, olmadığı taktirde tenkisine karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; mirasbırakanın sağlığında muvazaa iddiasıyla aynı taşınmazlar için açtığı davanın derdest olup sonucunun beklenmesi gerektiğini, tenkis yönünden davanın süresinden sonra açıldığını, mirasçı Hanife tarafından açılan davanın da derdest olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 30.07.2009 tarih ve 2002/436 Esas, 2009/737 Karar sayılı kararıyla; muris tarafından sağlığında davalı aleyhine hata ve hile hukuki nedenine dayalı açılan davanın reddine karar verildiği ve kararın 15.04.2008 tarihinde kesinleştiği, öte yandan murisin mirasçısı ... tarafından davalıya karşı aynı sebeplerle açılan davanın da reddedilerek 13.03.2009 tarihinde kesinleştiği, bu kapsamda dava konusu temlikin ivazlı olduğunun kabulünün gerektiği, taraflar arasında kesin hüküm bulunduğu ve iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Birinci Bozma Kararı
Mahkemenin 30.07.2009 tarih ve 2002/436 Esas, 2009/737 Karar sayılı kararına karşı davacılar vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine, Dairenin 29.04.2010 tarih ve 2010/2916 Esas, 2010/5052 Karar sayılı kararıyla; mirasbırakan tarafından davalı aleyhine açılan davanın kesin hüküm ya da güçlü delil oluşturduğunu söyleyebilme olanağı olmadığı, mirasbırakan tarafından açılan davada hata-hile hukuksal nedenine dayanıldığı, eldeki davada ise muris muvazaası hukuksal nedenine dayanıldığı, söz konusu kararın eldeki davada davacıları bağlamayacağı, davacıların muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı iddialarının esasının incelenmesi gerektiği belirtilerek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
2.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 28.11.2017 tarih ve 2011/85 Esas, 2017/389 Karar sayılı kararıyla; davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların ispatlandığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
3.İkinci Bozma Kararı
Mahkemenin 28.11.2017 tarih ve 2011/85 Esas, 2017/389 Karar sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Dairenin 01.07.2020 tarih ve 2018/2150 Esas, 2020/3323 Karar sayılı kararıyla; sözlü yargılamanın usulüne uygun yapılmadığı gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
4.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 08.06.2023 tarih ve 2020/240 Esas, 2023/213 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazların bedelsiz temlik edildiğinin ispatlanamadığı ve murisin mal kaçırmasını gerektirecek bir husumetin ortaya konulamadığı, bu kapsamda temlikin ivazlı olduğunun kabulü gerektiği belirtilerek tapu iptal-tescil ve tenkis talebinin reddine karar verilmiştir.
5.Üçüncü Bozma Kararı
Mahkemenin 08.06.2023 tarih ve 2020/240 Esas, 2023/213 Karar sayılı kararına karşı davacılar vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Dairenin 20.02.2024 tarih ve 2023/4644 Esas, 2024/1329 Karar sayılı kararıyla; muris adına dava konusu 16 parsel sayılı taşınmazdaki 1, 3, 5, 7, 8, 9 ve 11 nolu bağımsız bölümlerin dışında taşınmaz kalmadığı, dinlenen tanıkların mirasbırakanın taşınmaz satmaya ihtiyacı olmadığını, kira gelirleri olduğunu, davalının o dönemde alım gücü olmadığını, dava konusu taşınmazda bulunan bir dairede oturduğunu belirttikleri, özellikle tanık olarak dinlenen davalının eşi Zümran’ın mirasbırakanın durumunun iyi olduğunu, ihtiyacı olduğundan satmadığını, yeniden evlenmek için malvarlığını çocuklarına devretmek istediğini beyan ettiği, mirasbırakanın taşınmazları 28.03.1996 tarihinde davalı oğluna temlik ettiği, 07.06.1996 tarihinde ikinci eşi ile evlendiği, davalı tarafça bedel ödendiği iddiasının ispat edilemediği gözetildiğinde devrin mirasçıdan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmiş olmasının isabetsiz olduğu belirtilerek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
6.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Mahkemenin kararına karşı davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; muris adına kayıtlı taşınmazlar bulunduğunu, murisin sahibi bulunduğu başkaca taşınmazları da mal kaçırma amacıyla temlik etme imkanına sahip iken temlik etmemesinin mal kaçırma amacında olmadığını gösterdiğini, davalının dava konusu taşınmazları alım gücünün bulunmadığına ilişkin tespitlerin gerçeği yansıtmadığını, dava konusu taşınmazların rayiç değerinden daha düşük bir bedelle temlik edilmiş olmasının tek başına muvazaaya işaret etmeyeceğini keza tarafların baba oğul olması nazara alındığında satış bedelinin rayiç değerin altında olmasının olağan olduğunu, satış bedelinin ödenmediğine ilişkin tespitin gerçeği yansıtmadığını, dava konusu taşınmazların mal kaçırma amacıyla temlik edildiğinin ortaya konulamadığını, murisin mal satmaya ihtiyacı olmamasının temlikin muvazaalı olduğunu ispat etmeye yeterli olmadığını, tüm dosya kapsamı itibariyle temlikin mirasçılardan mal kaçırma amacıyla yapıldığının ispatlanamadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava; muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 01.01.1935 doğumlu muris ...’in 30.08.2001 tarihinde ölümüyle geriye mirasçı olarak ilk eşinden olan çocukları davacılar...,...,..., ile davalı oğlu ..... ve dava dışı ikinci eşi ....’nin kaldığı, mirasbırakanın çekişme konusu 16 parsel (yeni 1879 ada 1 parsel) sayılı taşınmazda bulunan 2, 4, 6, 10 ve 12 numaralı bağımsız bölümler ile 992 (yeni 1194 ada 3 parsel) parsel sayılı taşınmazı 28.03.1996 tarihinde davalı ...’e satış suretiyle temlik ettiği anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 3.588,39 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın Karadeniz Ereğli 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.