Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/1447 K.2025/2446
1. Hukuk Dairesi 2025/1447 E. , 2025/2446 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1783 E., 2023/1217 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Varto Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/219 E., 2021/271 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Köy Tüzel Kişiliği temsilcisi dava dilekçesinde; ... ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 1 numaralı mera parselinin 500 dönüme yakın olup kadimden beri kendi köyleri olan Ağaçaltı köyüne ait olmasına ve tapu kayıtları bulunmasına rağmen kadastro tespiti sırasında davalı köy adına kayıtlandığını belirterek dava konusu taşınmazın ... adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Müdürlüğünü temsilen Hazine vekili; dava konusu taşınmazla ilgili tesis kadastrosunun 1980’de yapılıp kesinleştiğini, Kadastro Kanunu’nun ek 1. maddesi uyarınca yapılan çalışmalarla teknolojisi eski olan paftaların günümüz teknolojisiyle yenilenmesinin amaçlandığını, yapılan tespitlerin mevzuata ve teknolojik ölçümlere uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Tüzel Kişiliği temsilcisi; davada hak düşürücü sürenin geçtiğini, güncelleme çalışmaları sırasında da davalının zilyetliğinin tespit edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin senetsizden mera niteliği ile 04.07.1980 tarihinde yapıldığı, tespitin 17.11.1980 tarihinde askıya çıktığı, 16.12.1980 tarihinde askı ilan süresinin dolması ile birlikte kesinleştiği, dava tarihi olan 12.11.2020 tarihi itibariyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde ön görülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Köy Tüzel Kişiliği vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taşınmazın kadastro tespitinin 16.12.1980 tarihinde kesinleştiği, davacının 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra kadastrodan önceki nedenlere dayanarak 12.11.2020 tarihinde dava açtığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açılmış olmasına ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun ek 1. maddesine göre yapılan sayısallaştırma işleminin hak düşürücü sürenin geçmesinden sonra tekrar mülkiyete yönelik dava açma hakkı tanımasının mümkün olmamasına göre yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davacı yanın istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin 1976 yılında yapıldığını, bu tarihten önce ve sonra taşınmazın davacı Köy Tüzel Kişiliğine ait olduğunu, her ne kadar ilk tespitten itibaren 10 yıllık süre geçmiş ise de 2020 yılında yapılan işlemlerden sonra hak düşürücü sürenin dolmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro çalışmaları sonucu; ... ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 1 parsel sayılı taşınmaz mera vasfı ile sınırlandırılmış, tespit 17.12.1980 tarihinde kesinleşmiştir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın Varto Asliye Hukuk Mahkemesine, kararın bir örneğinin Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
08.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.