Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/1563 K.2025/2439
1. Hukuk Dairesi 2025/1563 E. , 2025/2439 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/872 E., 2024/916 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacılar vekili ve ... dışındaki davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; kök mirasbırakan ......’un taşınmazlarını mal kaçırma amacıyla oğullarına temlik ettiğini, yapılan temliklerin muvazaalı olduğunun mirasçılardan...’nin açtığı davalarla tespit edildiğini, temlike konu taşınmazların birçok kez imar görerek çok fazla sayıda parsele bölündüğünü, oluşan taşınmazlardan dava konusu 6471 ada 5 ve 7656 ada 6 parsel sayılı taşınmazların da kök mirasbırakanın oğlu olan davalıların mirasbırakanı ... adına tescil edildiğini, ...’ın da taşınmazları üçüncü kişiye devrettiğini ileri sürerek davacıların miras payları oranında bedelin tahsiline karar verilmesini talep etmiş, aşamada davacılardan ...’ın ölümü üzerine mirasçıları davayı takip etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ..., ...,...,...,..., ve ... cevap dilekçelerinde; Antalya Kadastro Mahkemesinin 1985/202 Esas sayılı davasında 18.03.1988 tarihli ''keşif tutanağı -sulh anlaşması'' ile 308 parsel sayılı taşınmazın ...’a ait 1/5 payının kendilerine verilmesi karşılığında davacılarla anlaşıldığını, ayrıca 241 parsel sayılı taşınmazın da davacıların babasına devredildiğini, dava konusu taşınmazın kök 83 numaralı tapudan revizyon görerek oluşan taşınmazların mirasbırakandan değil başkalarından satın alındığını, bu nedenle davacıların hak iddia edemeyeceklerini, mirasçılardan...’nin açtığı davaların eldeki davaya emsal olmasının mümkün olmadığını, davacıların anlaşma ile tüm haklarından feragat ettiklerini, mirasçı...’nin açtığı davalarda davacıların bir kısmının tanık olarak dinlenildiğini ve sulh yoluyla anlaşıp diğer davalardan feragat ettiklerini beyan ettiklerini, 308 parselin 1/5 payının imar planında kamu alanlarına ayrılan bölümlerinden davacılara verilmesi gereken payların unutulması üzerine davacılarla "karşılıklı anlaşma" başlıklı bir belge düzenlendiğini ve edimin ifası için de davacılara ihtarname gönderildiğini, sulhun geçerli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş, aşamada davalılardan ...’un ölümü ile mirasçıları davaya dahil edilmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.07.2021 tarih ve 2012/764 Esas, 2021/555 Karar sayılı kararıyla; kök muris ...’nın oğullarına yaptığı temliklerin muvazaalı olduğunun kesinleşen mahkeme kararları ile sabit olduğu ancak davacılardan ... dışındakiler tarafından imzalanan sulh sözleşmelerindeki edimlerin yerine getirilip getirilmediğinin irdelenmesi gerektiği, bu kapsamda taraflar arasındaki sulh sözleşmesinin yerine getirilmediği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 13.07.2021 tarih ve 2012/764 Esas, 2021/555 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde ... dışındaki davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 06.12.2022 tarih ve 2021/2009 Esas, 2022/1833 Karar sayılı kararıyla; kök muris tarafından yapılan temliklerin muvazaalı olduğunun başka bir mirasçı tarafından açılan davalarla sabit olduğu, taraflar arasındaki 18.03.1988 tarihli sulh sözleşmesine uyulmadığı, ikinci sözleşme ile tüm imar parsellerini kapsayan ilk sulh sözleşmesindeki devir yükümlülüğünün yerine getirilmediği, geçen zaman zarfında devir yapılmasına engel bir durumun mevcut olmadığı, ikinci yapılan anlaşmada ... mirasçılarından ...'nin yer almadığı, yine sözleşmede taraf olan mirasçılardan ....'nin de kamusal alanda kalan 7637 ada 6 parsel sayılı taşınmazdaki payını 2012 yılında devrettiği, bu nedenle anlaşmanın uygulanma olanağının da ortadan kalktığı, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunun denetime elverişli bulunduğu, kararın usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 06.12.2022 tarih ve 2021/2009 Esas, 2022/1833 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde ... dışındaki davalılar vekilleri tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine; Dairenin 10.09.2024 tarih ve 2023/1539 Esas, 2024/4714 Karar sayılı kararıyla; somut olayda, Antalya Kadastro Mahkemesinin 1985/202 Esas, 1988/96 Karar sayılı dosyasında 18.03.1988 tarihli “Keşif tutanağı-Sulh zaptı” başlıklı belge düzenlendiği, ayrıca kök muris ... mirasçılarından ... mirasçıları ile bir kısım davacılar arasında tarihsiz “Karşılıklı Anlaşma” başlıklı belge düzenlendiği, bu belgede de anılan keşif tutanağına atıfta bulunularak bu anlaşma uyarınca bir bedel alınmadan 308 parsel sayılı taşınmazın imara giden hisselerinin tapuda satış gösterilmek suretiyle ... mirasçılarına verildiği, ancak kamuya ayrılan yerlerin ... mirasçılarına devrinin unutulduğu ve bu yerlerin verilmesinin karşılıklı kararlaştırıldığı, anılan bu belgede davacılardan ... dışındakilerin imzalarının bulunduğu, 308 parsel sayılı taşınmazın imar parsellerinden biri olan 7657 ada 5 parsel sayılı taşınmaz da ... adına kayıtlı iken 22.12.2000 tarihinde ... mirasçılarına temlik edildiği, anlaşmalarda imzaları bulunan davacılar ..., ... ve ...’ın 7657 ada 5 parsel sayılı taşınmazın 1256/4768’er paylarını alarak kamuya ayrılan alan dışındaki yerlerden anlaşma gereğince almaları gereken yerleri aldıkları, ayrıca ... mirasçılarının “Karşılıklı Anlaşma” başlıklı belge uyarınca edimlerini ifa etmek için davacılara ihtarname keşide ettikleri, sözleşmede imzası bulunan davacıların ... mirasçılarından kamuya ayrılan alanlardan almaları gereken kısmı da anılan anlaşma uyarınca alabilecekleri gözetildiğinde; “Keşif tutanağı- Sulh zaptı” ve “Karşılıklı Anlaşma”da imzası bulunmayan davacı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmakla birlikte, “Keşif tutanağı- Sulh zaptı” uyarınca yapılan “Karşılıklı Anlaşma” dikkate alınarak davacılar ..., ... ve ... mirasçıları yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamında belirtilen gerekçelerle davacı ... yönünden davanın kabulüne, diğer davacılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davacılar vekili ve ... dışındaki davalılar vekilleri tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
2. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul, yasaya ve kazanılmış haklara aykırı olduğunu, mirasbırakanın, adına kayıtlı üç parça taşınmazını beş erkek çocuğuna eşit hisseler halinde muvazaalı olarak devrettiğini, anılan taşınmazların çeşitli kadastral parsellere revizyon gördüğünü, daha sonra ise imara tabi tutularak bir çok yeni taşınmazın oluştuğunu, bu taşınmazlar için mirasçılar tarafından toplam on dört adet dava açıldığını, bu kapsamda açılan davalardan ikisinde Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesince her iki davanın da önce reddedildiğini, her iki davanın da temyiz incelemesinde Dairece aynı gerekçelerle bozulduğunu, ancak bozma ilamlarından birine karşı yapılan karar düzeltme isteğinin, maddi hata yapıldığı gerekçesiyle kabul edildiğini ve yeniden verilen bozma ilâmının gerekçesinde "keşif tutanağı-sulh zaptı" başlıklı belge ve tarihsiz "karşılıklı anlaşma" başlıklı belgelere değer verilemeyeceğinin, muvazaa kapsamının belirlendikten sonra davaların kabul edilmesinin gerektiğinin belirtildiğini, gerekçesi tamamen aynı olan diğer bozma ilamına karşı ise karar düzeltme isteğinin reddedildiğini, Dairece bu davada önceki bozma ilamlarına ve kazanılmış haklara aykırı şekilde davacı ... dışındaki üç davacı yönünden davaların reddine karar verilmesi gerektiğinin belirtilmiş olması nedeniyle HMK'nın 373/5.maddesine eklenen ek fıkra hükmü kapsamında eldeki davanın temyiz incelemesinin Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca yapılması gerektiğini, Daire bozma ilamında belirtilen “keşif tutanağı- sulh zaptı” başlıklı belge ve tarihsiz “karşılıklı anlaşma” başlıklı belgelere değer verilemeyeceğini, temliklerin muvazaalı olduğunun açık olduğunu, mirasçı ...’nin tarihsiz belgede imzasının bulunmadığını, davalı ve bir kısım mirasçı tarafından gönderilen ihtarnamenin eksik ifa teklifi niteliğinde olduğunu ve kimsenin eksik ifayı kabule zorlanamayacağını, Mahkemece kazanılmış hakların dikkate alınmadığını, davacı ... dışındaki üç davacı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, ayrıca davaları reddedilen üç davacı yönünden alınan harçların iadesine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
3. Davalılar ...,..., ve ... vekili temyiz dilekçesinde; davası reddedilen her bir davacı yönünden davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek bir vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının doğru olmadığını ileri sürmüştür.
4. Davalılar ...,...,...,...,...,..., ve ... vekili temyiz dilekçesinde; davası reddedilen her bir davacı yönünden davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek bir vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının doğru olmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı bedel isteğine ilişkindir.
Dosya içeriğinden; kök muris ...’nın 26.03.1954 tarihli 119 ve 120 sıra numaralı tapularla ve 29.01.1960 tarihli 83 numaralı tapu ile davalıların murisi olan oğlu ...'a pay temliki yaptığı, davacıların 25.02.1983 tarihinde ölen ...’un mirasçıları oldukları, Antalya Kadastro Mahkemesinin 1985/202 Esas, 1988/96 Karar sayılı dosyasında 18.03.1988 tarihli “Keşif tutanağı-Sulh zaptı” başlıklı belge düzenlendiği, ayrıca kök muris ... mirasçılarından ... mirasçıları ile davacılar ..., ... ve ... arasında tarihsiz “Karşılıklı Anlaşma” başlıklı belge düzenlendiği, 308 parsel sayılı taşınmazın imar parsellerinden biri olan 7657 ada 5 parsel sayılı taşınmazın ... adına kayıtlı iken 22.12.2000 tarihinde davacılardan ..., ... ve ...’a 1256/4768’er paylarının, davacı ...’a da 1000/4768 payının temlik edildiği, ... mirasçıları tarafından 28.05.2012 tarihinde 308 parsel sayılı taşınmazın imarı sonucu oluşan parsellerden kamuya ayrılan kısımdaki paylarını almaları için davacılara ihtarname keşide edildiği, 119, 120 ve 83 numaralı tapuların birçok parsele revizyon gördüğü ve sonrasında revizyon parsellerinin de imar uygulamalarına tabi tutulduğu, dava konusu 6471 ada 5 parsel sayılı taşınmazın imar uygulaması ile kök tapuların revizyonu sonucu oluşan 275 parsel sayılı taşınmazdan gelen paylardan oluştuğu ve imar uygulaması ile davalıların murisi ... adına kayıtlı iken 12.04.1990 tarih 3297 yevmiye nolu hükmen tescil işlemi ile tekrar ... adına tescil edildiği, ...'ın da taşınmazı 16.04.1990 tarihinde dava dışı...’e satış suretiyle devrettiği, dava konusu 7656 ada 6 parsel sayılı taşınmazın ise imar uygulaması ile kök tapuların revizyonu sonucu oluşan 303, 306, 308, 309, 3273, 310, 274 ve 262 parsel sayılı taşınmazlardan gelen paylardan oluştuğu, 12.07.2000 tarihinde davalıların mirasbırakanı ... adına imar nedeniyle tescil edildiği, ...’ın da taşınmazı 22.12.2000 tarihinde 1/10’ar paylarla davalı çocukları ...,...,...,...,...,...,...,e devrettiği, bu kişilerin de taşınmazdaki paylarını 24.06.2002 tarihinde dava dışı ...’na temlik ettikleri anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde, hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma kararına uymakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı gözetilerek davacı ... yönünden davanın kabulüne diğer davacılar yönünden davanın reddine karar verilmesinde kural olarak bir isabetsizlik olmadığından davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
Davacılar vekilinin harçlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacılar tarafından davanın başında yatırılan 1.485,00 TL peşin harcın ve tamamlama harcı olarak yatırılan 17.991,29 TL harcın ikmalinde herhangi bir açıklama yapılmadığı görülmektedir. Bu durumda her bir davacı için eşit miktarda harç yatırıldığının kabulü gerekir. Hal böyle olunca, davacılar tarafından ikmal edilen toplam harç miktarı olan 19.476,29 TL'den davacı ...'ın payına düşen 4.869,07 TL harcın kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken 19.476,29 TL harçtan mahsubu ile bakiye harcın davalılardan alınarak Hazineye irat kaydına, ... adına yatırılan ve mahsubuna karar verilen harç miktarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, ikmal edilen toplam harç miktarının davası reddedilen davacılar ..., ... ve ... mirasçılarının payına düşen 14.607,22 TL yönünden ise alınması gereken maktu harçların mahsubu ile bakiye tutarın davası reddedilen davacılara iadesine karar verilmesi gerekirken; tüm davacılar tarafından yatırılan harç miktarının alınması gereken harçtan mahsubu ile harç konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi tüm davacılar adına yatırılan toplam 19.476,29 TL harcın yargılama giderlerine dahil edilerek davanın kabul ve ret oranına göre yargılama giderlerinin içinde oranlanması da doğru değildir.
Davalılar (... dışındaki) vekillerinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; bilindiği üzere, pay oranında açılan muris muvazaası hukuki nedenine dayalı davada davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayıp ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan, dava değerinin davayı açan mirasçıların her birinin payına isabet eden değer olacağı gözetilerek harcı ikmal edilen bu değer üzerinden her bir davacı yönünden ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. Somut olayda, davalıların murisi.... adına kayıtlı olup davadan önce üçüncü kişilere devredilen dava konusu 7656 ada 6 parsel ve 6471 ada 5 parsel sayılı taşınmazlarda, murisin muvazaalı temliklerinden gelen kısım yönünden her bir davacının miras payına düşen değerler toplamının ayrı ayrı 285.116,29 TL olduğu, bu durumda davası reddedilen davacılar ..., ... ve ... mirasçıları yönünden ayrı ayrı hesaplanan 45.618,61 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde davası reddedilen tüm davacılar aleyhine 131.748,84 TL vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru görülmemiştir.
Öte yandan; davacı ...'un yargılama sırasında ölümü üzerine mirasçılarının davayı takip ettiği göz ardı edilerek ölü davacı ...'un karar başlığında davacılar arasında yazılmış olması da isabetsizdir.
Ne var ki, anılan hususlar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Tarafların temyiz itirazlarının değinilen yönlerden kabulü ile;
1-İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinin hüküm yerinden çıkartılmasına, yerine (3) numaralı bent olarak "Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gerekli 19.476,29 TL karar ve ilam harcından davacı ... adına yatırılan 4.869,07 TL harcın mahsubu ile bakiye 14.607,22 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, davacı ... adına yatırılan 4.869,07 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, davası reddedilen davacılar ..., ... ve ... mirasçıları adına yatırılan 14.607,22 TL harçtan İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harçlarının (3x427,60=1.282,80 TL) mahsubu ile bakiye 13.324,42 TL harcın talep halinde davacılar ..., ... ve ... mirasçıları ..., ..., ..., ...'e iadesine" cümlelerinin yazılmasına,
2-İlk Derece Mahkemesinin hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinin hüküm yerinden çıkartılmasına, yerine (4) numaralı bent olarak "Davacılar tarafından karşılanan 4.902,10 TL keşif ve bilirkişi gideri ile 395,20 TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 5.297,30 TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre hesaplanan 1.324,33 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...’a verilmesine, bakiye miktarın davacı ... dışındaki davacılar üzerinde bırakılmasına" cümlelerinin yazılmasına,
3-İlk Derece Mahkemesinin hüküm fıkrasının (6) numaralı bendinin hüküm yerinden çıkartılmasına, yerine (6) numaralı bent olarak "Davalı ... dışındaki davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan;
A- 45.618,61 TL Avukatlık ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ... dışındaki davalılara verilmesine,
B- 45.618,61 TL Avukatlık ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ... dışındaki davalılara verilmesine,
C- 45.618,61 TL Avukatlık ücretinin davacı ... mirasçıları ..., ..., ..., ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davalı ... dışındaki davalılara verilmesine," cümlelerinin yazılmasına,
4-İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm başlığında yer alan "7- ..." kelimelerinin hüküm başlığından çıkartılmasına ve devamının buna göre teselsülüne,
Kararın bu haliyle 6100 sayılı HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar ile davalılara iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
08.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.