Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/2422 K.2025/2425

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2422 📋 K. 2025/2425 📅 07.05.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/2422 E.  ,  2025/2425 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1796 E., 2024/276 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/441 E., 2023/551 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... vekili; dava konusu 164 ada 22 parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında gerekli inceleme yapılmadan, taşınmazın Hazineye ait olduğunu ispat eden kayıtlar uygulanmadan davalılar adına tespit ve tescil edildiğini, davalılar yararına zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleşmediğini, taşınmazın özel mülkiyete konu edilemeyecek Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu açıklayıp Haziran 1956 tarih ve 151 sıra numaralı tapu kaydına dayanarak çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptaliyle Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalılar, atalarından irsen intikal eden zilyetliğe tutunarak davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; davacı ... dayanağı tapunun oluşumuna esas belgelerin ve haritaların eksiksiz olarak getirtilmesi ve mahallinde tapunun oluşumundan evvelini bilebilecek yerel bilirkişi ve tanıklar huzuruyla kaydın haritası da gözetilerek yöntemince uygulanması, taşınmazın evvelinin özel mülkiyete konu yerlerden olup olmadığının da belirlenmesi suretiyle sonucuna göre hüküm kurulması gereğine değinen kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılama sonucunda, davacı dayanağı tapu kaydının çekişmeli taşınmaza ait olmadığı, taşınmazın özel mülkiyete konu yerlerden olup kamu orta malı yahut mütegayip eşhastan intikal eden yerlerden olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı Hazinenin dayandığı tapu kaydının mevki ve sınırları itibariyle dava konusu taşınmazı kapsamadığı, dava konusu taşınmazın Toprak Tevzi Komisyonunca davalıların bayi olan ... adına sınırlandırıldığı, keşifte alınan beyanlara göre zilyetliğin satış yolu ile davalı tarafa geçtiği, dava konusu taşınmazın tarımsal amaçlı olarak kullanıldığı, davalıların taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin ekonomik amaca uygun şekilde devam ettiği, bu deliller ışığında davanın ispat edilemediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; dayanak tapu kaydı ve oluşumuna esas belgeler hususunda yeterli inceleme ve değerlendirilme yapılmadığı, zilyetlik hususunda hüküm kurmaya elverişli bilirkişi incelemesi yapılmadığı, dava konusu taşınmazların Hazinenin dayanağı tapu kaydı kapsamında kaldığı, Toprak Tevzi Komisyonlarınca yapılan çalışmalar sonucu taşınmazın haritaya bağlandığı, bu nedenle kadastro sırasında sınırlandırma yapılırken öncelikle bu haritalarının teknik yeterliliği ve araziye uygulanabilirliği ile hangi parsellerin tevziye konu edildiği, dava konusu taşınmazın toprak tevzi haritası kapsamında kalıp kalmadığı, tevziye tabi olup olmadığı konusunda yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan karar verildiği, taşınmazların Hazinenin özel mülkiyetinde Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, ayrıca taşınmazın emvali metrüke kapsamında kalıp kalmadığı konusunda yeterli araştırma yapılmadığı, keşif neticesinde düzenlenen raporların yetersiz olduğu, çekişmeli taşınmaz dayanak tapu kaydı sınırlarında kalmasa dahi bu taşınmazın kanunları uyarınca Hazineye kalan yerlerden olup olmadığı hususunda dosyada değerlendirme yapılmadığı hususlarını öne sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil talebine ilişkindir.
2006 yılında yapılan kadastro sonucunda, dava konusu Sivas ili, .... ilçesi, .... köyü çalışma alanında bulunan 164 ada 22 parsel sayılı 8.113,32 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz ceddinden intikalen, taksimen, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar ... ve ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... dava konusu taşınmazın Hazine adına tapuda kayıtlı Devletin hüküm ve tasarrufundaki taşınmazlardan olduğu, kadastro yapılırken anılan taşınmaza ilişkin tapu kayıtları uygulanmadan tespit yapıldığı iddiası ile dava açmıştır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin "j" bendi gereğince temyiz eden davacı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.