Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/1988 K.2025/2380
1. Hukuk Dairesi 2025/1988 E. , 2025/2380 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2428 E., 2024/669 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 19. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2011/414 E., 2022/198 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacı Hazine vekili; dava konusu 859 ada 4 parsel sayılı taşınmazın 30/120 pay sahibi ... kızı ...'nin mirasçısı olduğunu iddia eden davalı ... tarafından Kadıköy 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/1176 Esas, 2007/1085 Karar sayılı mirasçılık belgesi alındığını, yine Arnavut Sosyalist Halk Cumhuriyeti Tirana İli Mahkemesinden alınan 814 Esas 681 Karar sayılı veraset ilamının İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/600 Esas, 1999/603 Karar sayılı ilamıyla tanındığını, anılan bu veraset ilamları dayanak yapılarak dava konusu ... kızı ...'nin payının davalılar ...,...,... ve ... adlarına 25.07.2007 tarihinde intikal suretiyle tescil edildiğini ve aynı gün taşınmazın anılan davalılar tarafından diğer davalılar ... ve...’e devredildiğini, intikale dayanak veraset ilamlarının iptali için Hazine tarafından İstanbul 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/833 Esas sayılı dosyası üzerinden dava açıldığını ve dosyanın derdest olduğunu, ... kızı ... hissesinin son mirasçı olarak Hazineye intikal etmesi gerekirken davalılar adına yapılan tescilin yolsuz olduğunu, kayıt malikleri davalılar... ... ve ...’in de iyi niyetli olmadığını ileri sürerek ... kızı ... adına olan 30/120 payın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini, olmadığı takdirde bedelinin tahsilini istemiştir.
Birleştirilen davada davacılar ..., ..., ... ve ... vekili; dava konusu taşınmazda paydaş ... oğlu....'nin mirasçıları olduğunu, taşınmazın adlarına intikalinden sonra paylarının davalı vekil ... tarafından vekalet görevinin kötüye kullanılması suretiyle davalı ...'e satış suretiyle devredildiğini, ancak kendilerine herhangi bir satış bedeli ödenmediğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adlarına tescilini istemişlerdir.
II. CEVAP
Asıl davada davalılar ..., ..., ... ve ... vekili; dava konusu taşınmazda paydaş ... oğlu ....' nin mirasçıları olduklarını, taşınmazın adlarına intikalinin yolsuz olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Asıl ve birleştirilen davada davalı ...; dava konusu taşınmazı bedelini ödeyerek aldığını, iyi niyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Asıl ve birleştirilen davalı ... mirasçıları... ve ... vekili; dava konusu taşınmazdaki payın mirasbırakanları ... tarafından bedeli ödenerek satın alındığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Birleştirilen davada davalı ... davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile; davacı Hazine tarafından intikale dayanak veraset ilamlarının iptali için açılan İstanbul Anadolu 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/163 Esas, 2018/138 Karar sayılı dosyasında mirasbırakan ... kızı ...’nin mirasçılarının ..., ..., ... ve ... olduğu, Hazine'nin son mirasçı sıfatının bulunmadığı tespit edilerek davanın reddine karar verildiği ve kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, dolayısıyla asıl dava yönünden dava konusu taşınmazda ... kızı .... payının davalılara intikalinde yolsuz tescilin söz konusu olmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleştirilen dava yönünden ise işlemden kaldırılan dosyanın süresi içinde yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı Hazine vekili, asıl ve birleştirilen davada davalı ... vekili ve asıl ve birleştirilen davada davalı ... mirasçıları vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmazın davalılar adına intikale dayanak veraset ilamlarının iptali için Hazine tarafından İstanbul 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/163 Esas ve 2018/938 Karar sayılı dosyası üzerinden açılan davanın reddedilip Yargıtayca onanarak kesinleştiği, dolayısıyla dayanak veraset ilamlarında mirasçı olarak görünen davalılar ..., ..., ... ve ... adlarına yapılan tescilin yolsuz olmadığı, Hazinenin yasal mirasçı olmadığı, birleştirilen davada ise harç ikmal edilmediğinden dosyanın işlemden kaldırıldığı ve süresinde yenilenmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, ancak asıl davada davalı ...'a devredilen 40/120 payın dava konusu olmadığı, dava konusu payın ... kızı ... adına kayıtlı olup mirasçıları tarafından ...'e devredilen 30/120 pay olduğu, bu nedenle vekalet ücretinin buna göre belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle davacı Hazine vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... mirasçıları vekilinin ise istinaf başvurusunun kabulü ile hüküm ortadan kaldırılarak vekalet ücretinin düzeltilmesi suretiyle asıl davanın reddine, birleştirilen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu 30/120 pay sahibi ... kızı .... hissesinin son mirasçı sıfatı ile Hazineye intikal etmesi gerekirken davalılar ...,..., ve ....’ye intikalinin yolsuz olduğunu, anılan davalılardan taşınmazı satın alan diğer davalılar .... ve ...'in de iyi niyetli olmadıklarını, iptal -tescil isteklerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, eksik inceleme ve araştırma sonucunda karar verildiğini, ayrıca kabul anlamına gelmemek kaydıyla aleyhlerine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin de doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl dava, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel; birleştirilen dava ise vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dava konusu 859 ada 4 parsel sayılı taşınmazın dava konusu 30/120 payının 08.07.1955 tarihinde .... kızı .... adına kadastro suretiyle tescil edildiği, anılan payın 25.07.2007 tarihinde intikal suretiyle davalılar ..., ..., ... ve ... adlarına tescil edildiği, davalıların taşınmazdaki paylarını davalı vekil ... eliyle 25.07.2007 tarihinde davalı ...'e satış suretiyle devrettikleri, diğer davalı ... adına olan payın ise dava konusu olmadığı, anılan davalının taşınmazdaki payını dava dışı ... oğlu .... mirasçılarından edindiği, diğer yandan Hazinenin dava konusu payın davalılar adına intikaline dayanak veraset ilamlarının iptali ve Hazine'nin son mirasçı olduğuna dair yeni mirasçılık belgesi verilmesi istekli olarak açtığı davada İstanbul 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/163 Esas, ve 2018/938 Karar (bozma öncesi 2011/833 Esas) sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği ve kararın Yargıtay 14. Hukuk Dairesince 09.12.2019 tarihinde onandığı, karar düzeltme isteğinin de reddine karar verilmesi üzerine hükmün kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl davada davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin "j" bendi gereğince temyiz eden asıl davada davacı birleştirilen davada davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.