Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2003 K.2025/2369
1. Hukuk Dairesi 2025/2003 E. , 2025/2369 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2013/870 E., 2014/88 K.
Aydın 2. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... dava dilekçesinde; maliki olduğu Aydın ili, .... ilçesi, ... köyü ... parsel sayılı taşınmazda doğum tarihinin ve soyadının yanlış yazıldığını ileri sürerek 1955 doğumlu .... olan kaydın 1953 doğumlu ... olarak düzeltilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, yargılama sırasında davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 22.11.2012 tarihli ve 2012/582 Esas, 2012/548 Karar sayılı kararıyla; dosya kapsamından davacının dava konusu taşınmazın maliki olduğu, ... olan soyadının tapu kaydında....olarak yazıldığı sonuç ve kanaatiyle bu yönden davanın kabulü ile taşınmazın davacı adına tashihen tesciline, doğum tarihinin düzeltilmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı ... vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Dairece, doğum tarihine ilişkin talep yönünden davanın reddine karar verilmesinin isabetli olduğu, diğer yandan Mahkemece, eksik araştırmayla davanın kabulüne karar verildiği, özellikle çekişme konusu taşınmazın hangi tarihten beri kimin kullanımında bulunduğu yönünde araştırma yapılmadığı ve senetsizden tespit edilen taşınmazın kadastro tespiti sırasında görev yapan tespit bilirkişilerinin bilgilerine başvurulmadığı belirtilmiş, kabule göre de dava kısmen reddedildiği halde, yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş olması da isabetsiz denilerek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamından davacının dava konusu taşınmazın maliki olduğu, ... olan soyadının tapu kaydında .... olarak yazıldığı sonuç ve kanaatiyle bu yönden davanın kabulü ile taşınmazın davacı adına tashihen tesciline, doğum tarihinin düzeltilmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; gerekçeli kararın 10 yıl sonra kendilerine tebliğ edildiğini, bu nedenle ilamın zamanaşımına uğradığını, Mahkemece yeniden hüküm kurulmasını ve kendileri lehine 2025 yılı AAÜT uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapu kaydında düzeltim istemine ilişkindir.
1. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; kadastro çalışmaları sonucunda Aydın ili, .... ilçesi, ... köyü 1126 parsel sayılı (yeni 103 ada 4 parsel) taşınmazın Ahmet oğlu...adına tespit ve tescil edildiği, davacının dava konusu taşınmazın kendisine ait olduğu ve soyadının tapu kaydında yanlış yazıldığını ileri sürerek tapu kaydında Ünsal olarak yazan soyadının nüfus kaydına uygun ... olarak düzeltilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
2. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda dava konusu taşınmazın kayıt malikinin davacı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle kayıt malikinin soyadının tashihen tesciline karar verilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, bozma kararına uyulması halinde bozma gereklerinin aynen yerine getirilmesi zorunludur. Bu durum usuli kazanılmış hakkın bir sonucu olup re'sen gözetilmesi gerekir. Ne var ki, Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde, bozma kararının gereğinin yerine getirildiğini söyleyebilme olanağı yoktur.
3. Şöyle ki; hükmüne uyulan bozma kararında, özellikle dava konusu taşınmazın hangi tarihten beri kimin kullanımında bulunduğu yönünde araştırma yapılması, kadastro tespiti sırasında görev yapan tespit bilirkişilerinin bilgilerine başvurulması gerektiği belirtildiği halde Mahkemece tespit bilirkişilerinin ölü olduğu bilgisinin edinilmesiyle keşif yapılmadan önceki hüküm aynı şekilde tesis edilmiştir.
4. Hal böyle olunca; Mahkemece mahallinde keşif yapılarak dava konusu taşınmazın kim tarafından hangi tarihten beri kullanıldığının mahalli bilirkişilerden sorulması, kayıt malikinin davacı olup olmadığının duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanması, ondan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetinilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
5. Kabule göre de, davacı ... kaydında soyadının düzeltilmesi istemiyle dava açtığına göre Mahkemece, dava konusu taşınmazın edinme sebebi değiştirilerek hükmen kayıt oluşturacak şekilde tashihen tesciline karar verilmesi de doğru değildir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Temyiz eden davalı ... harçtan muaf bulunduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın Aydın 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
05.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.