Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/1458 K.2025/2342

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1458 📋 K. 2025/2342 📅 30.04.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/1458 E.  ,  2025/2342 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1088 E., 2024/61 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/1071 E., 2023/981 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, Şanlıurfa ili, Eyyübiye ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 538 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, taşınmazın öncesinde davacının ataları tarafından kullanıldığını, davacının 06.12.2013 tarihinde 538 parsele trampa yoluyla malik olduğunu, 538 parsel sayılı taşınmazın tesisinden beri 23.250 metrekare olarak kullanılmakta iken, 13.000 metrekarelik kısmının davalılara ait 539 parsel sayılı taşınmaz içerisinde tescil edildiğini, Tapu Müdürlüğü ile yapılan görüşmelerden netice alınamadığını, davalıların davayı kabul ettiklerini belirterek bu bölümün tapu kaydının iptali ile 538 parsel sayılı taşınmaza tevhiden, olmadığı takdirde ayrı parsel numarası ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ..., ..., kendi adına asaleten, ...’a velayeten ..., ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 13.000 metrekarelik bölümünün davacıya ait olduğunu ve davayı kabul ettiklerini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının kendisine ait taşınmazın yüz ölçümünün eksik tespit edildiği iddiası ile dava açtığı, davalılar tarafından davanın kabul edildiği, bilirkişi raporu ve İl Tarım ve Orman Müdürlüğü müzekkere cevapları doğrultusunda dava konusu taşınmazın 5403 sayılı Kanun kapsamında bölünemeyen ve ifraz edilemeyen yerlerden olduğu, davanın cevap dilekçesinde davalılarca kabul edilmesine rağmen kamu düzenine ve 5403 sayılı Kanun'a aykırı hüküm kurulamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalıların davayı kabul ettiklerini, kabulün davaya son veren taraf işlemlerinden olduğunu, dava konusu taşınmazın niteliğinin yanlış belirlendiğini, yeter gelirli arazi büyüklüğünün yanlış hesaplandığını, 5403 sayılı Kanun’a ekli 1 sayılı listeye göre Şanlıurfa ili, ... ilçesinde yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin sulu arazide 60'da, kuru arazide 155'de, dikili arazide 10'da ve örtüaltı arazide 3'de olduğunu, Mahkemece çekişmeli taşınmazın dikili arazi olduğunun göz ardı edildiğini, taşınmazın bilirkişi raporuna göre fıstıklık olup dikili tarım arazisi niteliği taşıdığını, dava konusu taşınmazın 14.838,93 metrekare olup Kanun'da aranan 10'da şartını taşıdığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro çalışmaları sonucu; Şanlıurfa ili, Eyyübiye ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 539 parsel sayılı taşınmaz ... adına tespit edildikten sonra hükmen 18.01.1977 tarihinde adı geçen adına tescil edilmiş, satış nedeni ile 27.09.2006 tarihinde Mehmet Akbaş adına, 22.09.2019 tarihinde intikal nedeniyle payları oranında ..., ..., ..., ... ve ... adlarına kayıtlanmıştır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararda davacı vekili, davacının 06.12.2013 tarihinde trampa yoluyla malik olduğu 538 parsel sayılı taşınmazın ilk tesis edildiği 1975 yılından beri 23.250 metrekare olarak kullanılmasına rağmen eksik tespit edildiğini, hatanın kadastro çalışmaları sırasında yapılan ölçü, sınırlandırma ve tersimat hatasından kaynaklandığını düşündüklerini, davacının kullanımında olan taşınmazın 13.000 metrekarelik bölümünün 539 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığını belirterek dava açmış, Mahkemece dava konusu taşınmazın bölünemez arazi olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Dava konusu 539 parsel sayılı taşınmazın tespit tarihi 1975 yılı esas alındığında, bu tarihte bölünemez parsel büyüklüğü kavramını getiren 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun 8. maddesinin yürürlükte olmadığı gözetildiğinde Mahkeme gerekçesi yerinde değilse de; davacının dava konusu taşınmazı 06.12.2013 tarihinde trampa yoluyla edinmesi nedeniyle önceki maliklerin haklarına dayanarak dava açamayacağı gözetildiğinde sonucu itibarıyla doğru olarak davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın Şanlıurfa 5. Asliye Hukuk Mahkemesine, kararın bir örneğinin Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
30.04.2025 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.