Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/1915 K.2025/2336

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1915 📋 K. 2025/2336 📅 30.04.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/1915 E.  ,  2025/2336 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/719 E., 2023/660 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/924 E., 2022/55 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Muğla ili, Milas ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 255 ada 9 parsel sayılı taşınmazın 1/2 payının davalı ... adına tespit edildiğini ancak davacının taşınmaz üzerinde uzun yıllardır süregelen zilyetliği ile bakımını yaptığı ağaçlar bulunduğunu, davalının taşınmazda hiçbir dönemde zilyetliğinin bulunmadığını ileri sürerek davalı adına olan 1/2 payın iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde; taşınmazın kendilerine annelerinin kardeş olması nedeniyle hisseli olarak miras kaldığını, taşınmazın 1/2'sinin kendisine miras kaldığından beri zilyetliğinde olduğunu, davacının kadastro tespitine itirazda bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı adına tespit edilen taşınmaza zilyet olduğu iddiası yönünden araştırma yapılması gerektiği, yapılan keşifte taşınmaz üzerinde kestane ağaçlarının bulunduğu ve taşınmazın eğimli olduğunun görüldüğü, tanzim edilen bilirkişi raporunda taşınmaz zeminin taşlık ve kayalık olduğu, yabani bitkilerle kaplandığı ve uzun süredir tarım yapılmadığının tespit edildiği, dinlenen tanıkların taşınmazın tarafların ceddinden intikal ettiğini ve kendilerine intikal eden başkaca taşınmazlar da bulunduğunu beyan ettikleri, taşınmaz üzerinde fiilen tarım yapılmamakta olduğu, taşınmaz üzerinden mülkiyet iddiaları mevcut ise de zilyetlik iddialarını ispat edemedikleri, kadastro tespit tutanağının aksini iddia eden davacı tarafın zilyet olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmaz üzerinde 100 yaşın üzerinde 4 adet kestane ağacı ve su kaynağı bulunduğu, taşınmazın %30-40 eğimli olduğu, zeminin taşlık ve kayalık yapıda olduğu, yabani bitkilerle kaplandığı, uzun süre toprak işlemesi ve tarım yapılmadığı, davacı ve davalıya annelerinden kaldığı, üzerinde davacı ve davalının sahip olduğu kestane ağaçlarının bulunduğu, su kaynağının taraflarca birlikte kullanıldığı, bu nedenle davacının taşınmazın tamamı üzerinde zilyetlik iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kadastro tespiti öncesinde ve devamında taşınmaza davacı tarafından zilyet olunduğu iddiasının tanık beyanları ile açıkça ve tartışmasız şekilde ortaya konulduğunu, taşınmazın eski tarihli miras paylaşımı ile bütün olarak davacının mülkiyetinde bulunduğunu, bilirkişi raporunun somut olayda davanın esasına ilişkin olmadığını, davacı tanık beyanlarının yok sayıldığını, taşınmazın yakın zamanda imar ve ihya edilmiş olmasının zilyetlik iddiasının ispatında önem taşımadığını, davalının öz kardeşi olan davacı tanığı ...'ün doğrudan bilgisinin bulunduğunu, davacının 1 adet misafir kestane ağacı dışındaki ağaçların bakımını yapıp ürünlerini topladığını, her durumda taşınmazın yarısına malik durumda olan davacının taşınmazda dava öncesinde görülmediği yönündeki beyanın hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, çok zor şartlarda ulaşılan taşınmaza tarafların dahi yılda 3 ya da 4 kere kestane ağaçlarının bakımı için gittiğini, yerel bilirkişi beyanlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, 2006 ve 2017 tarihli kadastro çalışmaları arasındaki farkların incelenmesi gerektiğini, bilirkişi raporlarının dosyanın esası hakkında değerlendirme içermediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastrodan önceki hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosyanın incelenmesinden; davaya konu 255 ada 9 parsel sayılı 2.056,52 m2 yüz ölçümündeki taşınmazın irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle eşit paylarla davacı ... ve davalı ... adına 27.12.2016 tarihinde tespit edildiği, tespitin 31.01.2017 tarihinde kesinleştiği, davanın 25.10.2019 tarihinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak açıldığı, tarafların annelerinin kardeş olduğu anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 435,50 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
.
30.04.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.