Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/1885 K.2025/2288

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1885 📋 K. 2025/2288 📅 29.04.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/1885 E.  ,  2025/2288 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/347 E., 2025/465 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/356 E., 2020/54 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. TAVZİH TALEBİ
Davacı İSKİ vekili tavzih talepli dilekçesinde; Silivri ilçesi, ... Beldesinin ... Belediyesi sınırlarına alınarak su ve kanalizasyon hizmetlerinin ifasının davacı İdareye devredildiğini ve ... Belde Belediyesi ile yapılan protokol gereği 167 ada 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazların bedelsiz olarak davacıya devredilmesi konusunda anlaştıklarını, davalının protokole aykırı davranarak taşınmazları devretmediğini ileri sürerek tapunun iptalini ve davacı İdare adına tescilini talep ettikleri davada Mahkemenin 11.02.2020 tarihli ve 2019/356 Esas, 2020/54 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verildiğini, Mahkeme kararının Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin denetiminden geçerek 14.10.2021 tarihinde kesinleştiğini, daha önceki tavzih taleplerinin Mahkemece reddedildiğini, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince de hüküm infaz edildiğinden ret kararının onandığını, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesine göre yapılan yenileme kadastro işlemleri ile dava konusu 167 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 147 ada 1 parsel ve 167 ada 4 parsel sayılı taşınmazın ise 147 ada 2 parsel numarasını aldığını, 147 ada 2 parsel sayılı taşınmaz yönünden hüküm infaz edilmişse de 147 ada 1 parsel (eski 167 ada 3 parsel) sayılı taşınmazın tamamının davacı İdare adına tesciline hükmedilmediği için taşınmazın davacı adına tescil edilmediğini, bu nedenle 147 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tamamının davacı İdare adına tesciline şeklinde hüküm kurularak hükmün tavzihini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı tarafa, davacının tavzih istemi tebliğ edilmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.11.2024 tarihli ek kararıyla; davacının talebinin yeniden yargılama gerektirdiği, bu nedenle tavzih ile hükmün düzeltilmesinin mümkün olmayacağı, kaldı ki tavzih talebine konu hususun daha önce de talebe konu edildiği ve reddolunduğu, şu aşamada yeni bir değerlendirme gerektirir hususun da bulunmadığı gerekçesiyle tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin ilk tavzih isteminde 1 ve 2 parseller yönünden düzeltme istediği, Yargıtayın eksik inceleme için geri çevirmesi ile kararın infaz edildiğinin belirlendiği ve talebin reddine ilişkin ek kararın onanarak kesinleştiği görülmekle, ilk tavzih talebine konu edilen 1 parsel yönünden zaten değerlendirme yapılmış olması ve kararın infazında bir engel bulunmaması nedeni ile yeniden ve esasa ilişkin olarak tescil hükmü kurulmasının usul kurallarına uygun olmadığı belirtilerek davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu 147 ada 1 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükmün hala infaz edilmediğini, taşınmazın tamamının davacı İdare adına tesciline hükmedilmediği için taşınmazın davacı adına tescil edilmediğini, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, hükmün tavzihi istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.04.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.