Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/3882 K.2023/7666
1. Hukuk Dairesi 2022/3882 E. , 2023/7666 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/367 E., 2022/34 K.
HÜKÜM : Kabul
Taraflar arasında görülen tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... vekili dava dilekçesinde, Muğla ili, Ula ilçesi, ... Beldesi, eski ... mevkiinde bulunan, kuzeyi 1513 parsel, doğusu yol ve 1516 parsel, batısı 95 parsel, güneyi yol çevrili tahmini yaklaşık 490 metrekare yüzölçümlü taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, yapılan kadastro çalışmaları sırasında boşluk olarak kadastro harici bırakıldığını, taşınmazın niteliği gereği özel mülkiyete konu olamayacağını, 1. derece arkeolojik sit alanında kalması nedeniyle zilyetlikle iktisap edilemeyecek yerlerden olan dava konusu taşınmaz Hazine adına tapuya tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar ayrı ayrı sundukları cevap dilekçelerinde, davanın reddini istemişlerdir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 14.10.2014 tarih ve 2013/35 Esas, 2014/474 Karar sayılı kararı ile; taşınmazın 1. derecede arkeolojik sit alanı içerisinde kaldığından davanın kabulüne, fen bilirkişisi raporuna ekli krokide A harfi ile gösterilen taşınmazın 267,45 metrekare miktar ve arsa vasfı ile taşınmazın bulunduğu yerde tapuya kayıtlı son parsel numarasını takip eden parsel numarası verilmek suretiyle tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından temyiz isteminde bulunulmuş, Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 27.12.2016 tarih ve 2014/26378 Esas, 2016/17522 Karar sayılı kararıyla, 6360 sayılı Kanun kapsamında Muğla Büyükşehir Belediyes davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanması, kadastro paftasının onaylı örneği eklenmek suretiyle nizalı taşınmazın bulunduğu yerle ilgili Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu İl Müdürlüğü'nden ya da Bölge Müdürlüğü'nden dava konusu yeri kapsayan harita ile hangi derece ve nitelikteki sit alanı kapsamında kaldığını gösteren karar, harita ve belgeler getirtilerek dosya arasına konulmalı, yöntemine uygun bir biçimde yapılacak keşifte hazır edilecek konusunda uzman arkeolog ve teknik bilirkişi aracılığı tarafların ve Yargıtay’ın denetimine açık, gerekçeli rapor alınması, taşınmazın 1977 yılında tescil harici bırakılma nedeni araştırılarak karar verilmesi için kararın bozulmasına karar verilmiş, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda, Mahkemenin 02.10.2018 tarihli ve 2017/123 Esas, 2018/546 Karar sayılı kararı ile, davacı tarafından da tescili istenen dava konusu yerin gerek şahıslar gerekse de Hazine adına tapuya tescili mümkün olmayan yerlerden olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş, davacı tarafından temyiz isteminde bulunulmuş, Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 30.03.2021 tarih ve 2019/910 Esas, 2021/2931 Karar sayılı kararıyla, her ne kadar bozma ilamına uyulmuş ise de bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, ziraatçi bilirkişiden taşınmazın öncesinin ve hali hazır durumunun ne olduğu, içerisinde kayalık, taşlık ve benzeri yapıda alanların bulunup bulunmadığı, taşınmazın tarımsal amaçlı kullanılıp kullanılmadığı, toprak yapısı, bitki örtüsü ve niteliği hususlarında rapor alınması için karar bozulmuştur.
B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin; 16.02.2022 tarihli ve 2021/367 Esas, 2022/34 Karar sayılı kararı ile bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda, davaya konu parselin Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve özel mülkiyete konu olamayacak yerlerden olduğu, Hazine adına tescilinin uygun olacağından davanın kabulüne, Muğla ... mevkiinde bulunan kuzeyi 1513 parsel doğusu yol ve 1516 parsel batısı 95 parsel güneyi yol olarak çevrili yaklaşık 490 metrekare yüz ölçümü olan taşınmazın Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde, lehlerine kabul kararı verildiğini, karardaki yaklaşık 490 m2 yüzölçümlü ibaresinin kararın icra edilebilirlik yönünü engellediğini, yaklaşık ibaresi kullanılması nedeniyle yeniden karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı ... Belediyesi vekili temyiz dilekçesinde, dava konusu yerin gerek şahıslar gerekse de Hazine adına tapuya tescili mümkün olmayan yerlerden olduğunu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16. ncı maddesinin C fıkrasına göre tarım yapmaya elverişli olmayan yere ilişkin davanın kabulü kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, mülkiyet hakkına dayanılarak açılan tescil isteğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 nci maddesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 üncü, 17 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, yaklaşık 490 metrekare yüz ölçümü olan taşınmazın Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline dair hüküm kurulmuş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 nci maddesinin ikinci fıkrasında, hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklili olduğu düzenlemesi yer almaktadır. Kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince hakimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü vardır. Kanun maddesinin bu açık hükmüne göre, mahkemelerce kurulan hükümlerin infaz sırasında tereddüt ve şüphe yaratmayacak nitelikte olması gerekirken, kararın hüküm fıkrasının birinci bendinde bulunan "yaklaşık 490 metrekare" ibaresinin infazı kabil olmadığı açık olmakla birlikte, 24.10.2013 tarihinde icra edilen keşifte hazır bulunan fen bilirkişisinin 07.02.2014 tarihli raporda taşınmazın yüzölçümü 267,45 metrekare, 27.04.2018 tarihinde icra edilen keşifte hazır bulunan fen bilirkişinin 07.05.2018 tarihli raporunda taşınmazın yüzölçümü 276,90 metrekare olarak belirtilmektedir. Mahkemece, bu iki rapordan hangisine itibar edildiği ve hükme esas alındığı gerekçede belirtilmeden hüküm kurulması doğru değildir.
3.Kabule göre, dava konusu taşınmazın parsel sorgusunda; Muğla ili, ... ilçesi, ... köyü, 185 ada 53 parsel olarak tapuya tescil edildiği anlaşılmakla, güncel tapu kayıtları getirtilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması da isabetsizdir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... ve Ula Belediyesi vekillinin temyiz itirazlarının ayrı ayrı kabulü ile hükmün 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davalı ... Belediyesi'ne iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.