Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/1935 K.2025/2277

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1935 📋 K. 2025/2277 📅 29.04.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/1935 E.  ,  2025/2277 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/88 E., 2020/504 K.
Mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; İstanbul'da ikamet ettiğini, kayden maliki olduğu dava dışı beş parça taşınmazını satıp elde ettiği gelirlerle paylı mülkiyet üzere malik olduğu 171 ada 44 parsel sayılı taşınmazdaki kardeşlerine ait payları satın alması için davalı ...'e iki ayrı vekalet verdiğini, ancak verilen vekaletnamelerin davalılar ... ve ... ... tarafından el ve işbirliği içinde kötüye kullanılmak suretiyle beş parça taşınmazının satıldığı halde kendisine ödeme yapılmadığı gibi sadece bir paydaşın payının satın alındığını, 171 ada 44 parsel sayılı taşınmazdaki kardeşlerine ait payların ... adına satın alınıp diğer davalı ...'ye devir işlemi gerçekleştirildiğini, yine paydaşlardan ...'nin payının da vekil sıfatıyla ... tarafından ... ... adına satın alındığını, paydaşlardan ...'ın evlatlığı olan ...'nin evlatlık ilişkisinin yasal olmadığını, bu sebeple ... ...'ye yaptığı pay satışından kaynaklı şufa hakkının bulunduğunu ileri sürerek vekalet görevinin kötüye kullanılması ve muvazaalı temlikler sebebiyle tapu iptal-tescil ile şufa (önalım) isteklerinde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı ...; dava konusu taşınmazda paydaş olup başkasından pay satın almadığı için kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, kadastro öncesi nedene dayalı açılan davada 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini; davalı ..., dava konusu taşınmazda davacının kardeşleri ..., ..., ..., ... ve ...’in paylarını davalı ...’e sattıkları hususunun 08.05.2009 tarihli ihtarname ile davacıya bildirildiğini, ön alım hakkı için ön görülen 3 aylık sürenin geçtiğini, davalı ...’e karşı açtığı ön alım davası devam ederken çekişme konusu payları davalı ...’ten bedeli mukabilinde satın aldığını; davalı ... aşamalarda, davanın yersiz olduğunu bildirip davanın reddini savunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 05.12.2012 tarihli ve 2010/102 Esas, 2012/586 Karar sayılı kararıyla; davacının vekalet görevinin kötüye kullanıldığı, temliklerin muvazaalı yapıldığı ve ...'ın evlatlık ilişkisinin yasal olmadığı yönündeki iddialarını ispatlayamadığı, şufa (önalım) hakkının da yasal süresinde ileri sürülmediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuş, Dairenin 01.04.2014 tarihli ve 2013/19282 Esas, 2014/6854 Karar sayılı kararı ile; "...Davacı, çekişmeli taşınmazdaki paydaşlardan ...'nin evlatlık ilişkisinin yasal olmadığı yönündeki iddialarını ispatlayamadığından ... tarafından ...'ya 07.11.2008 tarihinde satılan 192/576 paya ilişkin şufa isteğinin reddedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak davacı ... tarafından vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasıyla ... hakkında suç duyurusunda bulunulmuş ve Çivril Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/1267 sayılı hazırlık dosyasında atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle takipsizlik kararı verilmiş ise de anılan karar TBK'nın 74. maddesi gereğince hukuk mahkemelerini bağlamaz. İlçede harita mühendisi olarak görev yapan ...'in, davacının çekişmeli taşınmazdaki payları satın almak istediğini bildiği ve bu yönde kendisine vekaletler verildiği halde davacının kardeşlerinin paylarını kendi adına satın alması, TMK'nın 733/3. maddesiyle satışın alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara noter aracılığıyla bildirme yükümlülüğü getirildiği halde ...'in taşınmazdan pay satın aldığını taşınmazda paydaş olan davacıya bildirmeyip davacı dışındaki diğer tüm paydaşlara ihtarname ile bildirerek ... ...'nin şufa davası açmasına olanak sağlaması, davacının kardeşleri olan ..., ..., ..., ... ve ...'ın çekişmeli taşınmazdaki paylarını 4.500,00'er TL bedelle ...'e sattıkları tanık anlatımlarıyla belirlendiği halde resmi akitler sırasında ... ve ...'a ait payların her birinin satış bedeli olarak 10.000,00 TL, ..., ... ve ...'e ait payların her birinin satış bedelinin 11.000,00 TL olarak gösterilmesi, ...'in toplam 22.500,00 TL ödeme yaparak kendi adına satın aldığı payları bu kez 53.000,00 TL satış bedeli göstererek ... ...'ye satması, yine davacının verdiği vekaletlerden sonraki tarihte ...'in yakın akrabası olduğu anlaşılan ... tarafından verilen 30.10.2008 tarihli vekaleti kullanarak paydaşlardan ...'ın (...'in) payını ... ... adına satın alması ve ...'in vekil sıfatıyla davacının kayden malik olduğu dava dışı 5 parça taşınmazını dava dışı kişilere satmakla birlikte satış bedelini davacıya ödediğine dair delil ve belge sunmaması karşısında ...'in vekalet görevini kötüye kullandığı, ... ...'nin de davacının yakın akrabası olduğundan durumu bilen ve bilebilecek konumda bulunduğu, TMK'nın 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı, ... ... ile ...'in el ve iş birliği içinde hareket ederek davacının kardeşleri olan ..., ..., ..., ... ve ...'ın paylarını adlarına tescil ettirdikleri anlaşıldığından, halen ... ... adına kayıtlı olan anılan paylara yönelik iptal ve tescil isteğinin kabulüne karar verilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir." gerekçesi ile karar bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde Mahkemenin 16.09.2015 tarih ve 2015/172 Esas, 2015/529 Karar sayılı kararıyla; davalı ... hakkında açılan davanın reddine, dava konusu taşınmazda davacının kardeşleri ..., ..., ..., ... ve ... adlarına kayıtlı iken davalı ...’ten satış yoluyla davalı ...’ye geçen toplam 135/576 payın, davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş, söz konusu kararın davacı ve davalılardan ... tarafından temyiz edilmesi üzerine bu kez Dairenin 13.03.2019 tarihli ve 2016/5286 Esas, 2019/1803 Karar sayılı kararı ile; "... Hemen belirtmek gerekir ki, hükmüne uyulan bozma ilamında gösterildiği şekilde karar verilmiş olmakla davacının ve davalı ...’nun bu yöne ve esasa ilişkin temyiz itirazlarının reddine. Davacının sair temyiz itirazına gelince; Bilindiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 326. maddesinde “Kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.” yine aynı Yasa'nın 332/1. maddesinde,“Yargılama giderlerine, Mahkemece re’sen hükmedilir.” düzenlemelerine yer verildiği, HMK 323/1-g bendine göre, vekil ile takip edilmeyen davalarda tarafların hazır bulundukları günlere ait gündelik, seyahat ve konaklama giderlerine karşılık hakimin takdir edeceği miktar; vekili bulunduğu halde mahkemece bizzat dinlenmek, isticvap olunmak veya yemin etmek üzere çağrılan taraf için takdir edilecek gündelik, yol ve konaklama giderlerinin yargılama giderleri kapsamında olduğu kuşkusuzdur. Somut olayda, davacı 23.06.2015 tarihli dilekçeyle, davayı vekilsiz takip ettiğini ve on iki duruşmaya bizzat katıldığını beyan etmek suretiyle duruşmalara gidiş geliş ve iaşe masraflarının ödenmesine karar verilmesi konusunda talepte bulunmuş olup; Mahkemece, anılan talebin incelenip değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken değinilen hususun göz ardı edilmesi doğru değildir" gerekçesi ile karar bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile; davalı ... hakkında açılan davanın reddine, dava konusu taşınmazda davacının kardeşleri ..., ..., ..., ... ve ... adlarına kayıtlı iken davalı ...’ten satış yoluyla davalı ...’ye geçen toplam 135/576 payın davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, dosyada davacı tarafından yapılan 346,10 TL harç, 0,60 TL dosya gideri, 617,00 TL tebligat ve posta gideri, davacının duruşmalara katılmak amacıyla yaptığı iaşe ve yol bilet masrafı olan 345,00 TL olmak üzere toplam 1.308,70 TL yargılama giderinin davalılar ... ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş, söz konusu karara karşı davacı ve davalı ... tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuş, Mahkemenin 19.02.2024 tarihli ek kararı ile davacı ...'e muhtıra tebliğ edilmesine rağmen temyiz harç ve giderlerini tamamlamadığı gerekçe gösterilerek davacının temyiz talebinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... temyiz dilekçesi ile; davacı ... tarafından çekişme konusu taşınmazdaki kardeşlerine ait payların davacı adına satın alınması için kendisine vekalet verildiği ileri sürülmüş ise de bu iddiaların doğru olmadığını, bozma ilamının hatalı olduğunu, ...'ın hisselerini satın aldıktan sonra ... dışındaki diğer paydaşlara noter kanalı ile bildirimde bulunduğunu, ... ile zaten devamlı telefonla görüştükleri için ve almayacağını söylediği için ona bildirmediğini, dava konusu taşınmazların satışına ilişkin bedelleri banka kanalı ile ...'e ödediğini, Mahkemece bu hususta hesap hareketlerinin istenmediğini ve hatalı karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil ile ön alım isteklerine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; Çivril ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 260 m2 yüz ölçümlü arsa cinsli taşınmazın 1984 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında davacının babası ... ... ..., davalılardan ...'nun annesi ..., ... kızı ... (...) ve dava dışı kişiler adlarına tesbit ve tescil edildiği, ... ... ...'ın 10.03.1986 tarihinde ölümüyle taşınmazdaki payının irsen intikal yoluyla davacı ..., annesi ..., kardeşleri ..., ..., ..., ..., ..., ... (...) ve ...'e geçtiği, taşınmazdaki paydaşlardan ...'nun ölümüyle payının irsen intikal yoluyla çocukları ..., ... ve ...'a geçtiği, davalılardan ...'in ilçede harita mühendisi olarak görev yaptığı, görevi gereği ilçede tanınan ve bilinen bir kişi olduğu, ...'in, ... 1. Noterliğinde düzenlenen 17.06.2004 tarihli vekaletnameye istaneden davacı ...'e ait dava dışı 969 ada 1 ve 2 parselleri 22.06.2004 tarihinde vekil sıfatıyla dava dışı ...'e sattığı, yine davalı ...'in ... 11. Noterliğince düzenlenen 13.08.2004 tarihli vekaletnameye istinaden davacı ...'e ait dava dışı 968 ada 7, 8 ve 9 parselleri 17.08.2004 tarihinde vekil sıfatıyla dava dışı kişilere satış yoluyla temlik ettiği, davacı ...'in ... 14. Noterliğince düzenlenen 16.01.2006 tarihli vekaletnameyle çekişme konusu 171 ada 44 parsel sayılı taşınmazdaki paydaşlardan dilediği zaman dilediği bedel ve koşullarda adına taşınmaz satın alma yönünde ...'i vekil tayin ettiği, ...'in anılan vekaleti kullanarak çekişmeli taşınmazdaki ...'ya ait 27/576 payı 18.01.2006 tarihinde ... adına satın aldığı, paydaşlardan davacının kardeşleri olan ... ve ...'ın ... Noterliğinde düzenlenen 10.07.2008, ...'in ... 3. Noterliğinde düzenlenen 12.08.2008, ... ...'ın ... Noterliğinde düzenlenen14.08.2008, ... (...) ...'nin ... Noterliğinde düzenlenen 22.08.2008 tarihli vekaletnamelerle çekişmeli taşınmazdaki paylarını dilediği bedelle dilediği kişiye satış yönünde davalı ...'in işyerinde çalışan ...'yu vekil tayin ettikleri anlaşılmaktadır. ...'nun anılan vekaletnameleri kullanarak ... ve ...'ın paylarını 06.10.2008 tarihinde 10.000,00'er TL bedelle, ..., ... ve ...'in paylarını ise 21.11.2008 tarihinde 11.000,00'er TL bedelle ...'e sattığı, davalı ...'in ... 30. Noterliğinde düzenlenen 30.10.2008 tarihli vekaletnameyi kullanarak çekişmeli taşınmazdaki paydaşlardan ...'ın (...'in) 192/576 payını 07.11.2008 tarihinde ... ... adına vekil sıfatıyla satın aldığı, davacının kardeşlerinden ...'nin payını 27.10.1999 tarihinde dava dışı ...'a sattığı, davacının annesi ...'nin payını 14.07.1987 tarihinde, davacının kardeşi ...'in payını ise 11.08.1997 tarihinde davacı ...'e sattıkları, ...'in, davacının kardeşlerinden ..., ..., ..., ... ve ...'a ait toplam 135/576 payı 53.000,00 TL bedelle satın aldığı görülmektedir. ...'in TMK'nın 733/3. maddesi uyarınca çekişmeli taşınmazdan pay satın aldığını davacı ... dışındaki paydaşlara (... ..., ... ve ...'a) ... Noterliğinden keşide edilen 08.10.2008 tarihli ihtarnameyle bildirdiği, ... ...'nin 22.12.2008 tarihinde ... aleyhine şufa davası açtığı, ...'in satın aldığı tüm payları 02.11.2009 tarihinde 41.000,00 TL bedelle davalı ...'ya sattığı, bunun üzerine ... ...'nin 23.12.2009 tarihli oturumda şufa davasından feragat ettiği ve Çivril Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/576 Esas, 2009/535 Karar sayılı ilamıyla şufa davasının feragat yönünden reddine karar verildiği, temyiz edilmeden 12.04.2010 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki; Mahkemece davacının temyiz talebinden vazgeçmiş sayılmasına ilişkin olarak verilen 19.02.2024 tarihli ek kararın tebliğinin usulüne uygun olmadığının tespiti üzerine Dairemizin 18.12.2024 tarihli geri çevirme kararı ile 19.02.2024 tarihli ek kararın usulüne uygun şekilde davacıya tebliğ edilmesi ve temyiz süresinin beklenmesi ondan sonra temyiz incelemesi için gönderilmesinin istendiği, Mahkemece bahsi geçen ek kararın davacıya usulüne uygun şekilde 26.03.2025 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafından Mahkemeye sunulan 10.04.2025 havale tarihli dilekçesinde özetle; temyiz harçlarını yatırmak üzere kendisine ek süre verilmesini ve durumun ilgili Daireye bildirilmesini talep ettiği, bahsi geçen 10.04.2025 tarihli dilekçenin temyiz dilekçesi mahiyetinde olmadığı, böylece davacının ek kararı temyiz etmediği anlaşılmaktadır.
Davalı ...'in temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ...'in yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 584,03 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın Çivril 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
29.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.