Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/1361 K.2025/2229
1. Hukuk Dairesi 2025/1361 E. , 2025/2229 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/178 E., 2024/537 K.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; Kahramanmaraş ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında tapulama harici bırakılan 7.702,41 metrekarelik taşınmazı 1980 yılında İbrahim Karataş'tan satın aldığını, satın aldığı kişinin taşınmazı 1975 yılından beri kullandığını, kendisinin de taşınmazı ve içerisindeki evi nizasız ve fasılasız malik sıfatı ile kullandığını belirterek taşınmazın imar-ihya ve zilyetliğe dayalı olarak TMK'nın 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddelerine göre adına tapuya tescili talepli dava açmıştır.
II. CEVAP
Davalılar davanın reddini savunmuşlar; davalılardan Hazine vekili 22.12.2017 havale tarihli dilekçesinde taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Kahramanmaraş 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.06.2018 tarihli ve 2016/984 Esas, 2018/518 Karar sayılı kararıyla; taşınmazın bulunduğu bölgede kadastro çalışmasının 1961 yılında kesinleştiği, dava tarihine kadar 20 yıldan fazla sürenin geçtiği, raporlara göre (A) ve (B) harfleri ile gösterilen taşınmazlarda imar-ihyanın tamamlandığı, 23-25 yılı aşkın zamandır tarımsal amaçlı kullanıldığı belirtilerek (A) ve (B) harfleri ile gösterilen taşınmazlar bakımından davanın kabulüne, (C) harfi ile gösterilen taşınmazın ise 1470 ada 10 parsel içerisinde kaldığı anlaşıldığından bu taşınmaz bakımından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin 15.06.2021 tarih 2021/909 Esas, 2021/789 Karar sayılı kararıyla; zilyetlikle kazanım koşullarının davacı lehine oluştuğu bu nedenlerle Mahkemenin kısmen kabul kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
2. Dairenin 27.11.2023 tarihli ve 2021/8367 Esas, 2023/6768 Karar sayılı kararıyla; Mahkemece kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği için aranan şartların bulunduğu gerekçesiyle kabule karar verilmişse de yapılan araştırma ve incelemenin dosya kapsamına uygun bulunmadığı, Bölge Adliye Mahkemesi kararında, yörede 2008 yılında imar uygulaması yapıldığı bildirilmiş ise de onay evraklarının mevcut olmadığı, 2008 yılından sonra 2014 yılında nâzım imar planı yapıldığı ve taşınmazların bu imar planında kısmen konut alanı, park ve yola isabet ettiği, taşınmazların imar-ihyasının tamamlandığı tarih ile imar planına alındığı 2014 yılı arasında zilyetlikle kazanım koşullarının davacı lehine oluştuğu belirtilerek istinaf talebinin esastan reddine karar verildiği, dosya arasında bulunan ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının 05.02.2014 tarihli meclis kararına göre ise 1/5000 ölçekli 2008 yılı nâzım imar planının kroki ve mevzuata uygun bulunduğu, ... Belediye Başkanlığı tarafından imar planının onanmasına ilişkin kararın bulunamadığı belirtilmiş ise de 2008 yılında yapılan nâzım imar planına uygun şekilde 05.02.2014 tarihinde revizyon ve ilave nâzım imar planı yapılarak onaylandığının anlaşıldığı, 3194 sayılı Kanun'un 6. maddesinde "Mekânsal planlar, kapsadıkları alan ve amaçları açısından Mekânsal Strateji Planlarına uygun olarak; “Çevre Düzeni Planları” ve “İmar Planları” kademelerinden oluşur. İmar planları ise nâzım imar planı ve uygulama imar planı olarak hazırlanır. Her plan bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanır." hükümlerine yer verildiği, hal böyle olunca; 2008 yılında onaylanan nâzım imar planının, temyize konu edilen (B) ve (A) ile gösterilen bölümleri kapsadığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddeleri gereğince, imar planına alındığı tarihten geriye doğru 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetlik süresinin hesaplanması gerektiği, ziraat bilirkişi kurul raporuna göre imar-ihyanın 1991 yılında tamamlandığı ve imar planına alınma tarihi olan 2008 yılından geriye doğru 20 yıllık zilyetlik şartlarının oluşmadığının anlaşıldığı, davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bozmaya uyan Kahramanmaraş 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu olan (A) ve (B) harfi ile gösterilen alanların tapuda kayıtlı olmadığı, (C) harfi ile gösterilen alanın tapuda kayıtlı olduğu, yapılan yargılama sonucu, dava konusu (A) ve (B) harfi ile gösterilen yerin tapuya kayıtlı olmadığı ve özel mülkiyet şeklinde kazanılacak yerlerden olduğunun uzman zirai bilirkişiden rapor alınarak belirlendiği, taşınmazın bulunduğu yerde yasal ilanların yapıldığı, orman mühendisi bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak hak iddia edilen (A) ve (B) harfi ile gösterilen yerlerin vasfının irdelendiği ve bu yerin orman vasfında olmadığının bildirildiği, Belediyeden gelen müzekkere cevabında taşınmazların 2008 yılında onanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı içinde olduğunun belirtildiği, keşif sonrası jeodezi ve fotogrametri ve harita mühendislerinin 08.11.2017 tarihli raporlarında dava konusu taşınmazların bulunduğu alanda imar planı mevcut olup imar uygulaması yapılmadığı, orman bilirkişi raporu, hava fotoğrafları bir bütün olarak değerlendirildiğinde dava konusu (A) ve (B) ile gösterilen yerlerin evveliyatının orman olmadığı, kullanılmayan, hali arazi niteliğindeki bir taşınmaz olduğu, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 1. maddesine göre yukarıda sayılan nedenler dikkate alınıp gerekli değerlendirmeler yapıldığında “orman sayılmayan” yerlerden olduğu belirtilmiş ise de 2008 yılında onaylanan nâzım imar planının, temyize konu edilen (B) ve (A) ile gösterilen bölümleri kapsadığı, ziraat bilirkişi kurul raporuna göre imar-ihyanın 1991 yılında tamamlandığı ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddeleri gereğince imar planına alınma tarihi olan 2008 yılından geriye doğru 20 yıllık zilyetlik şartlarının oluşmadığının anlaşıldığı, 3402 sayılı Kanun'un 17/2. maddesinde "il, ilçe ve kasabaların imar planının kapsadığı alanlarda kalan taşınmaz mallarda bu hüküm uygulanmaz" hükmü öngörüldüğünden, dava konusu taşınmazda imar-ihyanın tamamlandığı 1991 yılından itibaren taşınmazın imar planına alındığı 2008 yılına kadar dava konusu taşınmazın imar-ihya suretiyle iktisap koşullarının davacı yararına gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine, Hazinenin karşı tescil talebi bakımından yapılan değerlendirmede ise (A) ve (B) harfiyle gösterilen kısımda toprağın tarımsal faaliyete uygun olduğunun ziraat bilirkişi raporuyla sabit olduğu, bu haliyle tarım alanına dönüştürülmesi ve ekonomik yarar sağlaması mümkün bir taşınmaz olduğu, 3402 sayılı Yasa'nın 18/1. maddesinin şartlarının oluştuğu kanaatiyle dava konusu Kahramanmaraş ili, ... ilçesi, ... Mahallesi sınırları içerisinde yer alan, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi ... ile jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi Halil Nacar tarafından hazırlanan 08.11.2017 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokisinde (A) harfi ile gösterilen 5.932,64 m² miktarındaki taşınmaz ile; aynı bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 934,57 m² miktarındaki taşınmazların Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, Kahramanmaraş ili, ... ilçesi, ... Mahallesi sınırları içerisinde yer alan jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi ... ile jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi Halil Nacar tarafından hazırlanan 08.11.2017 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokisinde (C) harfi ile gösterilen taşınmaz ise tapulu alan içerisine denk geldiğinden Hazine bakımından da (C) harfi bakımından kazanım koşulları sağlanmadığı gerekçesiyle 447,14 m² miktarındaki taşınmaza ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemenin hatalı gerekçeyle davanın reddine karar verdiğini, keşifte dinlenilen tanıklar ve mahalli bilirkişilerin beyanları dikkate alındığında müvekkilinin dava konusu taşınmazı 20 yıldır kullandığı ve TMK'nın 713. ve devamı maddeleri gereğince tapusuz taşınmazların tesciline ilişkin şartları taşıdığının sabit olduğu, Yargıtay kararında imar planının 2008 yılında yapıldığı ancak onaylanmadığı, 20 yıllık sürenin hesaplanmasının bu yıldan itibaren yapılması gerektiği belirtilmiş ise de bu hususu kabul etmenin mümkün olmadığını, Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararında da görüleceği üzere taşınmazların bulunduğu alan ile alakalı olarak 2014 yılında imar planının onaylandığının belirtildiği, dolayısıyla 20 yıllık sürenin 2008 yılından değil 2014 yılından geriye doğru yapılması gerektiğini, kaldı ki dava konusu taşınmaz ve sınır komşusu olan taşınmazlar ile alakalı olarak eldeki dava ile aynı nitelikte olan ve aynı zamanda açılmış tescil davasının Asliye Hukuk Mahkemesince kabul edildiğini ve kanun yolları tüketilip tescil kabul kararı kesinleşerek müvekkilin sınır komşusunun tapuyu aldığını, hal böyle iken Mahkemenin gerekçesinde belirttiği nedenin, müvekkilin sınır taşınmaz komşusu olan taşınmaz yönünden de geçerli olması gerektiğini, ancak tescil kararı verildiğini, dolayısıyla dava konusu taşınmaz yönünden de müvekkil lehine tapu tescil kararı verilmesi gerektiğini ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriğinden; Kahramanmaraş ili, ... ilçesi, ... (...) Mahallesinde bulunan, fen bilirkişisi ile jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişinin 08.11.2017 tarihli raporunda (A) ve (B) harfleri ile gösterilen yerlerin paftasında tepe ve boş olarak tapulama harici bırakıldığı, aynı raporda (C) harfi ile gösterilen yerin ise 1470 ada 10 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığı anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.