Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/1545 K.2025/2175
1. Hukuk Dairesi 2025/1545 E. , 2025/2175 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2013/105 E., 2015/254 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Trabzon ili Of ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 214 ada 34 parsel sayılı taşınmazın davacı adına tescil edildiğini, bu taşınmaz ile 220 ada 9 parsel arasından kadim patika yol geçtiğini ancak kadastro çalışmaları sırasında bu yolun davacıya ait taşınmazın bir kısmı dahil edilmek suretiyle genişleterek şose yolu olarak haritasına işlendiğini, eski patika yolun zemindeki elma ağacı ile 220 ada 9 parsel arasında ortalama 1-1,5 metre eninde olduğunu, davacıya ait elma ağacından davacı taşınmazına doğru olan kısmın bir takım kişiler tarafından yola katılmak istenmesi nedeniyle bu ağacın dava dışı şahıslar tarafından kesildiğini ileri sürerek elma ağacı ile davacıya ait 34 parsel arasında kalan kısmın parsel boyunca iptali ile davacıya ait 34 parsele ilavesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Köyü Tüzel Kişiliği ve dahili davalı ... davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; keşifte dinlenen beyanlara göre eskiden patika yoldan hariç olup elma ağacından davacının parseline kadar olan kısmın dava dışı ... verilmesi hususunda 1980 yılında anlaşıldığı, sonrasında taraflar arasında anlaşmazlık çıktığı, dolayısıyla davaya konu (A) harfi ile gösterilen kısmın davacının ve diğer kardeşlerinin malik olduğu parsele dahil olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile belirtilen 9,80 m2 yüz ölçümündeki kısmın yoldan terkini ile davacı parsele eklenerek tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu taşınmazın kamu malı niteliğinde olup özel mülkiyete konu olamayacağını, yıllardır köy yolu olarak vatandaşlar tarafından kullanıldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinden; davaya konu taşınmaz bölümünün 2012 yılında kesinleşen kadastro çalışmalarında yol vasfıyla tescil harici bırakıldığı, yolun kuzeyinde bulunan 220 ada 9 parsel sayılı taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve hibe nedeniyle dava dışı ... ve müşterekleri adına tespit edildiği, yolun güneyinde bulunan 217 ada 34 parsel sayılı çay bahçesi vasfındaki taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve hibe nedeniyle 01.11.2011 tarihinde paylı olarak davacı ... ile dava dışı ... , ... , ... , ... , ... ve ... adına tespit edildiği, kadastro tespitinin 31.01.2012 tarihinde kesinleştiği, davanın 08.04.2013 tarihinde davaya konu yol olarak gösterilen kısmın 217 ada 34 parsel sayılı taşınmaza eklenmesi talebiyle açıldığı, 217 ada 34 parsel sayılı taşınmazın davacı dışındaki paydaşlarının davaya muvafakat ettiği anlaşılmıştır.
Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir.
Şöyle ki; 30.03.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun gereğince davalı ... Köyünün tüzel kişiliği son bulmuş olduğundan, ... davaya dahil edilmiş ise de TMK'nın 713/3. maddesi uyarınca tescil davasının Hazineye ve ilgili kamu tüzel kişilerine yöneltilmesi gerektiği dikkate alınmaksızın karar verilmiştir. Öte yandan, Mahkemece yapılan keşifte yerel bilirkişiler ve tanık ...'a ait taşınmaza geçit verildiği hususuna değinilmiş ise de keşif üzerine düzenlenen teknik bilirkişi raporunda ... taşınmazının hangisi olduğu belirtilmediği gibi komşu taşınmazların tutanakları da dosyaya kazandırılmamıştır. Yine ziraatçi bilirkişi raporunda davacıya ait 217 ada 34 parsel hakkında incelemelere yer verilmiş ise de teknik bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen taşınmaz bölümü yönünden taşınmazın niteliği hususunda kanaat bildiren bir inceleme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Taşınmaz üzerinde geçmiş tarihlere yönelik zilyetliğin belirlenmesi amacıyla hava fotoğraflarından da yararlanılmamış, taşınmazın hangi tarihlerde kim tarafından ne şekilde kullanıldığı, dava dışı kişilere geçit vermek üzere bırakıldığı takdirde bu anlaşmanın hangi tarihlerde yapıldığı, bu anlaşmadan sonra davaya konu taşınmaz bölümünün kimler tarafından ne şekilde hangi sıfatla kullanıldığı, varsa önceki zilyetin zilyetliği terk edip etmediği aydınlatılmamış, dava konusu taşınmaza ilişkin olduğu anlaşılan Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/200 soruşturma sayılı dosyası getirtilerek incelenmemiştir. Son olarak 217 ada 34 parselin tespit malikleri olan davacı ve müşterekleri ile kadastro tutanağında taşınmazı tespit maliklerine 1996 yılında hibe ettiği belirtilen ... oğlu ... adına belgesizden taşınmaz tespit edilip edilmediği araştırılarak 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14/1. maddesi uyarınca denetlenmemiş, taşınmazın imar planında olup olmadığı araştırılmamış ve TMK'nın 713/4. maddesinde öngörülen yasal ilanlar yapılmamıştır. Bu şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetsizdir.
Kabule göre de davaya konu taşınmaz bölümünün davacı parsele eklenmek suretiyle tapuya tesciline yönelik hüküm kurulmuş ise de taşınmazın hangi parsele ekleneceği ve kimin adına tescil edileceği hükümde açıkça belirtilmediğinden infazda tereddüte mahal verecek şekilde hüküm kurulduğu açıktır.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle davacı tarafa, yasal hasım olan Hazine ve Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığına husumet yöneltmek üzere süre verilmesi, ilgili tapu ve kadastro müdürlükleri ile adliye yazı işleri müdürlüğü aracılığıyla davacı ve 217 ada 34 parseldeki müşterekleri ve bayileri olan ... adına belgesizden taşınmaz tescil edilip edilmediğinin araştırılması, il ve ilçe belediyelerinden taşınmazın imar planı kapsamında bulunup bulunmadığı, imar planı kapsamındaysa ilk olarak imar planı kapsamına alınış tarihin sorulması, taşınmazın tespit tarihinden önceki 15-20-205 yıla ilişkin hava fotoğraflarının Harita Genel Müdürlüğünden getirtilmesi, davaya konu taşınmaz ve 217 ada 34 parsel sayılı taşınmaza komşu taşınmazların tutanak ve dayanaklarının getirtilmesi, daha sonra jeodezi-fotogrametri mühendisi bilirkişisi, ziraatçi bilirkişi ve fen bilirkişisi ile yerel bilirkişiler ve tanıkların katılımı ile yeniden keşif yapılması, yerel bilirkişi ve tanıklardan davaya konu taşınmaz bölümünün öncesi itibariyle kime ait olduğu, hangi tarihlerde ne şekilde kullanıldığı, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin terk edilip edilmediği hususlarının sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması; fen bilirkişisine keşfi takibe elverişli ve komşu taşınmazların tutanak ve dayanaklarını uygulayan yerel bilirkişi ve tanıklarca gösterilen sınırları gerekçeli olarak açıklayan rapor tanzim ettirilmesi; ziraatçi bilirkişiden davaya konu tescil harici taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan ve taşınmazın fotoğraflarını da içeren rapor alınması; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiden hava fotoğraflarında davaya konu tescil harici taşınmazın niteliğini ve ekonomik amaca uygun kullanılıp kullanılmadığını belirten rapor düzenlemesinin istenmesi; tanık ve yerel bilirkişi ifadelerinin bilirkişi raporlarıyla denetlenmesi; yasal ilanların yapılması ve soruşturma dosyası da dikkate alınarak toplanan tüm deliller çerçevesinde karar verilmesi gerekmektedir.
Yukarıda değinilen hususlar göz ardı edilerek yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.
V.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ... Başkanlığına iadesine,
Dosyanın Of 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.