Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/1364 K.2025/2227
1. Hukuk Dairesi 2025/1364 E. , 2025/2227 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/442 E., 2024/1745 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Safranbolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/129 E., 2023/429 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... 17.09.2019 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; Eflani ilçesi, ... köyü 119 ada 2 parsel sayılı taşınmazın murisi ...'a ait iken ölümü ile mirasçılarına intikal ettiğini, bu taşınmazın sınırında davalıların murisi ...’ya ait 119 ada 1 parsel sayılı taşınmaz bulunduğunu, kadastro çalışmaları sırasında kendilerine ait olan 119 ada 2 parselin devamı olan bir kısmının davalılara ait 119 ada 1 parsele dahil edildiğini ve davalıların murisi ... adına yolsuz tescil edildiğini, bu kısmın yıllardır murisleri ...'un zilyet ve tasarrufunda olduğunu, keşifte göstereceği kısma ait tapunun kısmen iptali ile bitişiğindeki 119 ada 2 parsele eklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılara dava dilekçesi tebliğ edilmiş, cevap dilekçesi sunmamışlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.11.2021 tarih ve 2019/267 Esas, 2021/646 Karar sayılı kararıyla; murisin ölüm tarihine göre terekesinin TMK'nın 701. maddesi hükmü gereğince elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olduğu, elbirliği mülkiyetinde ortakların belirli payları olmayıp, her birinin hakkının, ortaklığa giren malların tamamına yaygın bulunduğu, TMK'nın 640 ve 702. maddelerine göre elbirliği mülkiyetinde tasarrufi işlemlerde paydaşların oybirliği arandığı, yani tasarrufi işlemlerin ancak tüm mirasçıların katılımıyla yapılabildiği, dava açılması da tasarrufi bir işlem olduğundan, tereke adına üçüncü kişilere karşı açılacak davaların da tüm mirasçılar tarafından birlikte açılması veya mirasçıların tamamının muvafakatinin sağlanması ya da terekeye temsilci atanması gerektiği, dava konusu taşınmazın sınırında hata olduğunun beyan edildiği ancak davanın mirasçılar arasında olmadığı, üçüncü kişiye karşı açıldığı ve davacının miras hissesi oranında tapu iptal-tescil talebinin bulunduğu gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin 23.02.2023 tarih ve 2022/1084 Esas, 2023/44 Karar sayılı kararıyla; Mahkemece aktif husumet yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiş ise de; mahkemenin kabulünün usul ve yasaya uygun bulunmadığı, davacının, dava dilekçesi içeriğinde muris ...’un diğer mirasçılarının davaya muvafakatlerini sağlayacağını, olmadığı takdirde terekesine mümessil tayini için dava açacağını belirttiği, dava dilekçesinin son kısmında davaya konu edilen bölümün muris ... adına kayıtlı 119 ada 2 sayılı parsele eklenmesini talep ettiği, ön inceleme duruşmasında da tereke temsilcisi tayini için Safranbolu Sulh Hukuk Mahkemesine başvuruda bulunduğunu, davanın devam ettiğini bildirdiğine göre davanın üçüncü kişiye karşı tereke adına açıldığının kabulünün zorunlu olduğu, hal böyle olunca; Mahkemece öncelikle davacı tarafa ... mirasçılarının muvafakatlerini almak sureti ile davaya katılmalarını sağlaması ya da ... terekesine temsilci atanması için dava açmak üzere süre ve imkan tanınması, aktif dava ehliyetinin sağlanması halinde, mahallinde keşif yapılarak taraflar arasındaki ortak sınır ve zilyetlik durumunun kuşkuya yer bırakmayacak şekilde aydınlatılması ve bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kaldırma kararı doğrultusunda davacıya terekeye temsilci tayini için süre verildiği, davacının Sulh Hukuk Mahkemesine başvuruda bulunduğu, ancak daha sonra tereke temsilcisi tayini için açtığı davadan feragat ederek iş bu dosyadaki eksikliği gidermediği, murisin ölüm tarihine göre terekesinin, TMK'nın 701. maddesi hükmü gereğince elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olduğu, elbirliği mülkiyetinde ortakların belirli payları olmayıp, her birinin hakkının, ortaklığa giren malların tamamına yaygın bulunduğu, TMK'nın 640 ve 702. maddelerine göre elbirliği mülkiyetinde tasarrufi işlemlerde paydaşların oybirliği arandığı, yani tasarrufi işlemlerin ancak tüm mirasçıların katılımıyla yapılabildiği, dava açılması da tasarrufi bir işlem olduğundan, tereke adına üçüncü kişilere karşı açılacak davaların da tüm mirasçılar tarafından birlikte açılması veya mirasçıların tamamının muvafakatinin sağlanması ya da terekeye temsilci atanması gerektiği, dava konusu taşınmazın sınırında hata olduğunun beyan edildiği, ancak davanın mirasçılar arasında olmadığı, üçüncü kişiye karşı açıldığı ve davacının miras hissesi oranında tapu iptal tescil talebinin bulunduğu, taraf teşkilinin sağlanmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
3.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kaldırma kararı doğrultusunda Mahkemece davacı tarafa muris ... mirasçılarının davaya muvafakatlerini alması ya da terekeye temsilci tayini ettirmek üzere 2 haftalık kesin süre verildiği, davacının Sulh Hukuk Mahkemesinde muris ...’nin terekesine temsilci atanması için açtığı davadan feragat etmesi nedeniyle davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği, bu durumda davacının taraf teşkili yönünden eksikliği gideremediği, açıklanan nedenlerle Mahkemece davanın taraf teşkilinin sağlanamaması nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece kendisine tereke temsilcisi atanması için Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açmak için süre verildiğini, bu süre içinde Safranbolu Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açtığını, söz konusu davayı açarken sehven yanlış karar eklemek sureti ile dava açtığı için davadan feragat ettiğini, Mahkemece dava açmak için tarafına yeniden süre verilmesi gerekirken, süre verilmeksizin taraf teşkili sağlanamadığı gerekçesi ile davanın usulden reddedildiğini, söz konusu karara karşı yaptığı istinaf başvurusunun da esastan reddedildiğini, usulü eksiklik giderilmeden hüküm verilmesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu, Yerel Mahkeme tarafından hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin de hatalı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu; Karabük ili, Eflani ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 119 ada 1 parsel sayılı taşınmaz 724,77 m2 yüz ölçümü ve "Ahşap iki katlı ev ve ahşap samanlık ve bahçesi" vasfı ile senetsizden davalıların murisi ... adına tespit ve tescil edilmiştir.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacının işin esasına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Davacının vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Somut olayda, reddedilen dava değeri 10.000,00 TL olup karar tarihi itibarıyla yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/2. maddesi gereğince davalılar lehine 10.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücreti tayini doğru değil ise de bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacının temyiz itirazının değinilen yönden kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 3 bendinde yer alan “17.900,00 TL” ibaresinin hüküm yerinden çıkartılarak yerine “10.000,00 TL” ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.