Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/1386 K.2025/2171
1. Hukuk Dairesi 2025/1386 E. , 2025/2171 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/561 E., 2024/1341 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Yusufeli Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/1267 E., 2023/431 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... dava dilekçesinde; Artvin ili, Yusufeli ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 120 ada 63 parsel sayılı evinin sınırlarının kadastro çalışmalarında hatalı olarak tespit edildiğini ve evinin önünde bulunan müştemilatının bir kısmının yol olarak tespit harici bırakıldığını, yine ...'a ait evin etrafında bulunan ve ... ile müşterek kullandıkları yolun ...'a ait 120 ada 66 parsel sayılı taşınmaz kapsamında hatalı olarak tescil gördüğünü ileri sürerek dava dilekçesine ekli krokide gösterilen ve hatalı olarak yol olarak tescil edilen kısmının iptali ile adına tescilini, kendisine ait 63 parsel ve davalı ...'a ait 66 parsel arasında müşterek yol olarak kullanılan ve 66 parsele hatalı olarak tescil edilen kısmın iptali ile yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 120 ada 66 parsel sayılı taşınmazın dava dışı kişiler adına kayıtlı olduğu, davacının tanık deliline dayanmadığı, davacıya tanık listesi sunması için süre verilmiş ve liste sunulmuş ise de bu nedenle tanık dinletme talebinin reddine karar verildiği, düzenlenen teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen ve tescil harici bırakılan 6,25 m2’lik kısmın yerel bilirkişi beyanlarına göre evvelden beri davacının zilyetliğinde olduğu, aynı raporda (B) harfi ile gösterilen ve yol olduğu iddia edilen 21,88 m2’lik kısımda ise yol emaresine rastlanmadığı, yerel bilirkişi beyanlarına göre bu kısmın köylü tarafından ortak kullanılan bir yer olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 21.08.2023 tarihli teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 6,25 m2 kısmın bahçe vasfı ile 120 adanın son parsel numarasını takip eden numara ile davacı adına tesciline, (B) harfi ile gösterilen kısma ilişkin davanın reddine, davalılardan ... hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine temsilcisi tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen ve yol olarak tescil harici bırakılan kısma yönelik tapusuz taşınmazın tescili ile (B) harfi ile gösterilen ve ... ve müşterekleri adına kayıtlı taşınmazın tapu iptali ve terkinine yönelik iki kısımdan oluştuğu, davacının tapusuz taşınmazın tescili talebinin kabul edilip tapu iptali ve terkin talebinin ise reddedildiği, hükmün sadece davalı Hazine temsilcisi tarafından ve kabul kararı verilen tapusuz taşınmazın tescili kararına yönelik olarak istinaf edildiği, karar tarihi itibarıyla 17.830,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin kararların kesin olduğu, somut olayda (A) harfi ile gösterilen 6,25 m2 tescil harici taşınmaz bölümünün değerinin 562,21 TL olduğu, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre hakkında kadastro tutanağı düzenlenmeyen taşınmazlar hakkında açılan davaların 3402 sayılı Kanun'un ek 6. maddesi kapsamında da bulunmadığı, hal böyle olunca Yerel Mahkeme kararının miktar itibarıyla kesin olduğu gerekçesiyle davalı Hazine temsilcisinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine temsilcisi temyiz dilekçesinde; eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğunu, davacı lehine zilyetlikle mal iktisabına ilişkin hükümlerin gerçekleşip gerçekleşmediğinin kesin olarak tespit edilmediğini, yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile yetinildiğini, zilyetliğin kesintiye uğrayıp uğramadığının tartışılmadığını, Kadastro Kanunu’nun 16. maddesi gereğince yolların özel mülkiyete konu olamayacağını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, 120 ada 66 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak kadastrodan önceki nedene dayalı tapu iptali ve tescil, teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümüne yönelik tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkin olup davalı Hazine vekilinin temyizi tapusuz taşınmazın tesciline yöneliktir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosyanın incelenmesinden; teknik bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 6,25 m2 yüz ölçümündeki taşınmazın 2012 yılında yapılan kadastro çalışmalarında yol olarak tespit harici bırakıldığı, davanın 2021 yılında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak açıldığı, (A) harfiyle gösterilen taşınmaz bölümünün dava tarihindeki değerinin 562,21 TL olarak belirlendiği, İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi olan 23.11.2023 tarihi itibarıyla İlk Derece Mahkemesince verilen kararlar yönünden kesinlik sınırının 17.830,00 TL olduğu anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine temsilcisinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Yusufeli Asliye Hukuk Mahkemesine, kararın bir örneğinin Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
.
24.04.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.