Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/1584 K.2025/2094
1. Hukuk Dairesi 2025/1584 E. , 2025/2094 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/179 E., 2023/1502 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Şile 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/519 E., 2021/345 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve önceki geri çevirme kararı ile getirtilen evrakla birlikte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların muris babası ...'un sağlığında taşınmaz satmaya ihtiyacı olmadığı hâlde mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak bedelsiz şekilde İstanbul ili, Şile ilçesi, ... Mahallesinde kain 155, 37, 125, 176, 335, 334, 365, 30 ve 264 parsel sayılı taşınmazlardaki paylarının tamamını davalı oğluna sattığını, davalının 264 parseli dava öncesinde 3. kişilere sattığını ileri sürerek 264 parselin dava tarihindeki değerinin faiziyle birlikte tahsilini, diğer taşınmazlarda davalının tapu kaydının davacının miras payı oranında iptali ile davacı adına tescilini talep etmiş; cevaba cevap dilekçesinde, davacının resmi şekilde düzenlenen mirastan feragat sözleşmesi ile mirastan feragatinin bulunmadığını, murisin adalet ve nesafet ilkelerini gözetmediğini belirtmiş; 23.01.2020 havale tarihli dilekçesiyle, 264 parsele ilişkin tazminat talebini keşfen tespit edilen 274.000,00 TL değere artırmış; 28.04.2021 tarihli celsede 125 parsel hakkındaki davadan feragat etmiş, Kadastro Mahkemesinde davalı olan 176 parsel yönünden tefrik kararı verilmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; murisin 14.09.1999 tarihinde aynı resmi senetle davalıya dava konusu taşınmazları, davacıya da dava dışı 160 parsel sayılı taşınmazını sattığını, satışların gerçek olduğunu, aynı tarihte davacı ve davalı tarafından imzalanan "Kişilerarası Protokol" başlıklı belgeye istinaden tarafların, murisin resmi akde konu taşınmazları gönül rızasıyla davacı ve davalıya sattığına, murisin satış bedelini aldığına, davacı ve davalının ileride bu konuda dava açmayacaklarına dair taahhüt verip imzaladığını, resmi akitte davacı bizzat taraf olduğu için murisin üçüncü kişileri aldatma kastı bulunmadığını, davalının dava konusu 125 parseli 3. kişiden satın aldığını, 176 parselin ise Kadastro Mahkemesinde davalı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Kadastro Mahkemesinde davalı olan dava konusu 176 parselin tefrik edildiği, 125 parsel yönünden davadan feragat edildiği, dava konusu taşınmazların değerleri dikkate alındığında murisin tüm mirasçılarını kapsar şekilde adil bir denkleştirme yapmadığı, mirastan mal kaçırdığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 125 parsel yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, 155, 30, 334, 37, 365, 335 parseller yönünden davalının tapu kaydının iptali ile miras payı oranında davacı adına tesciline, 264 parsel yönünden tazminat talebinin kabulü ile 274.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tefrik edilen 176 parsel ve feragat edilen 125 parsel yönünden verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı, tarafların murisin 1/2'şer paylı mirasçısı oldukları, murisin 14.09.1999 tarihli aynı işlemle davacıya sadece dava dışı 160 parseli satmışken, davalıya 30, 334, 264, 365 parselin tamamını, 37, 155 ve 176 parseldeki 1/2 paylarının tamamını sattığı, 06.06.2006 tarihli satışla da 335 parseldeki 1/4 payının tamamını davalıya sattığını, bu haliyle murisin mirasçıları kızı ve oğlu arasında hak dengesini gözeten kabul edilebilir ölçüde paylaşım yaptığından söz edilemeyeceği, doğmamış haktan feragat edilemeyeceğinden 14.09.1999 tarihli belgeye değer verilemeyeceği, davalıya yapılan temliklerin mal kaçırma amaçlı, satışın bedelsiz ve muvazaalı olduğu, ancak 335 parselde murisin davalıya devrettiği payın 1/4 olduğu gözetilmeden davalının 3. kişiden aldığı pay da dahil edilerek tapu kaydının iptaline karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yeniden hüküm kurulmak suretiyle 125 parsel yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, 155, 30, 334, 37, 365, 335 ve 264 parseller yönünden davanın kabulüne, 264 parsel yönünden 274.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, 37 ve 155 parselde davalının 1/2 payının; 30, 334 ve 365 parsellerde davalının tam payının; 334 parselde davalının 1/4 payının davacının 1/2 miras payı oranında iptali ile davacı adına tesciline, bakiye payların davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin 21.12.2023 tarihli tashih kararı ile; gerekçede doğru olarak belirtildiği hâlde hükümde maddi hata yapıldığı, davalının 1/4 payının iptaline karar verilen parselin 334 değil 335 parsel olduğu gerekçesiyle maddi hatanın düzeltilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; murisin aynı resmi akitle davacı ve davalıya satış yaptığını, davacının satışta bizzat yer aldığı ve üçüncü kişi olmadığından murisin üçüncü kişileri aldatma kastından söz edilemeyeceğini, davacı ve davalı arasında aynı gün imzalanan adi yazılı protokolle satışa ilişkin dava açılmayacağının taahhüt edildiğini, protokolün TMK'nın 677. maddesi uyarınca miras hakkı üzerinde akdedilen adi yazılı geçerli bir sözleşme olduğunu, davacının dürüstlük kuralına aykırı davranarak hakkını kötüye kullandığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki sebebine dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescil ile tazminat istemine ilişkindir.
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosya kapsamından; 01.07.1922 doğumlu muris ...'un 29.12.2013 tarihinde ölümüyle geriye mirasçı olarak davacı kızı ... ve davalı oğlu ... bıraktığı, murisin İstanbul ili, Şile ilçesi, ... Mahallesinde kain dava konusu taşınmazlardan 30 (yeni 4059 ada 2), 334 (yeni 4084 ada 12), 365 (yeni 4084 ada 13), 264 (yeni 4080 ada 13) parsel sayılı taşınmazların tamamını, 37 (yeni 4063 ada 17) parsel ve 155 (yen 4055 ada 10) parsellerdeki 1/2'şer paylarının tamamını; 335 (yeni 4084 ada 11) parsel sayılı taşınmazdaki 1/4 payının tamamını 06.06.2006 tarihinde davalıya sattığı, 264 (yeni 4080 ada 13) parselin dava öncesinde davalı tarafından dava dışı 3. kişiye satıldığı, dava konusu taşınmazların hüküm tarihinden önceki yenileme çalışmaları sonucunda 02.08.2022 tarihinde yanlarında belirtilen yeni parsel sayılarını aldıkları anlaşılmaktadır.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 149.582,73 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin hükmü veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.04.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.