Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/1559 K.2025/2023
1. Hukuk Dairesi 2025/1559 E. , 2025/2023 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/473 E., 2022/641 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali - tescil ve bedel davasından dolayı Mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı tereke temsilcisi vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.09.2024 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde taraf vekillerine tebligat yapıldığı halde gelmedikleri anlaşıldı, incelemenin dosya üzerinde yapılmasına, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; mirasbırakan babası ...’nun maliki olduğu 653, 657 ve 658 parsel sayılı taşınmazlarını ara malikler kullanarak mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak satış suretiyle davalı eşine devrettiğini ileri sürerek davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile mirasbırakan adına tesciline, taşınmazların üçüncü kişilere devredilmesi halinde bedele karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı; 658 parsel sayılı taşınmazın mirasbırakan ile bir ilgisinin bulunmadığını, diğer taşınmazlar yönünden ise temliklerin muvazaalı olmadığını, maliki olduğu taşınmazları satarak çekişme konusu taşınmazları satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 30.06.2014 tarihli ve 2013/77 E.- 2014/243 K. sayılı kararıyla; temliklerin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairenin
19.04.2018 tarih ve 2018/1834 E.- 2018/9368 K. sayılı kararıyla; "...Hâl böyle olunca, mirasbırakan ...’nun ölüm tarihi itibariyle terekesinin elbirliği mülkiyetine tabi olduğu ve davaya katılmayan mirasçılarının bulunduğu gözetilerek, davaya katılmayan ortakların olurunun alınması ya da miras şirketine TMK'nın 640. maddesi uyarınca atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülmesi gerekirken, davanın görülebilirlik koşulu gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsizdir." gerekçesi ile karar bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde Mahkemenin 04.04.2019 tarihli ve 2018/139 E. -2019/112 K. sayılı kararı ile; muris tarafından yapılan temliklerin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, söz konusu kararın davalı tarafından temyizi üzerine bu kez Dairenin 13.10.2021 tarihli ve 2021/7640 E. - 2021/5508 K. sayılı kararıyla; ".... Hâl böyle olunca; temlikin mal kaçırma amacıyla ve muvazaalı yapıldığı iddiasının davacı tarafından HMK'nın 190. ve TMK'nın 6. maddeleri uyarınca usulünce kanıtlanamadığı gözetilerek, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsizdir." gerekçesi ile karar bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde davanın terekeye döndürme istemli olarak muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı açılmış tapu iptal-tescil talebine ilişkin olduğu, davacı tarafça 658 (yeni 107 ada 28) parsel, 653 (yeni 107 ada 24 parsel) ve 657 (yeni 107 ada 41 parsel) sayılı taşınmazlar yönünden talepte bulunulduğu, gelen tapu kayıtlarına göre 658 (yeni 107 ada 28) parsel sayılı taşınmazın dava dışı ... tarafından davalıya devredildiğinin sabit olduğu, davacının iddiasının söz konusu taşınmazın bedelinin muris tarafından ödenmesi suretiyle murisin davalıya gizli bağışta bulunduğuna ilişkin olduğu, söz konusu tasarrufun Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararına uygun olmadığı, bu sebeple üçüncü kişi tarafından davalıya satış yoluyla devredildiği anlaşılan bu taşınmaz yönünden davacı tarafça tapu iptal- tescil talebinde bulunulmayacağı, 653 (yeni 107 ada 24 parsel) ve 657 (yeni 107 ada 41 parsel) sayılı taşınmazlar yönünden yapılan tahkikatta, dinlenen tanık beyanlarından murisin davalı olan eşi ve davacı çocuğuyla hayattayken husumeti bulunmadığı, bir kısım borçları olduğundan ve kredi çekmek istediğinden dava konusu taşınmazları devrettiğinin anlaşıldığı, bu halde murisin davacıdan mal kaçırma saikiyle tasarrufta bulunduğuna dair iddianın ispatlanamamış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Tereke temsilcisi vekili temyiz dilekçesi ile; Mahkemenin mal kaçırma kastıyla hareket edildiğinin ispatlanamadığına ilişkin gerekçesinin yerinde olmadığını, dava konusu taşınmazların temlikine ilişkin işlemlerin muvazaalı ve mal kaçırma amaçlı olduğunu, davalı tarafından bedelin ödendiğine ilişkin bir belgenin dosyaya sunulamadığını, murisin dava konusu yerleri satıp paraya çevirmesi için makul bir nedeninin bulunmadığını, davalının taşınmazları alım gücünün olmadığını, 658 parsel sayılı taşınmazın bedeli mirasbırakan tarafından ödenmek suretiyle üçüncü kişiden alınarak davalı adına tescilinin sağlandığını, bedeller arasında fahiş fark bulunduğunu, davacının eşi dava dışı ... ile muris ...'ın aralarının açık olduğunu, tanık beyanları ile mal kaçırma olgusunun ispatlandığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; 1952 doğumlu mirasbırakan ...’nun 26.08.2006 tarihinde ölümü ile geride mirasçı olarak davacı kızı ..., dava dışı kızları ... ve ... ile davalı eşi ...’i bıraktığı, mirasbırakanın maliki olduğu 653 ve 657 parsel sayılı taşınmazlarını 04.01.2000 tarihli satış işlemi ile kardeşi olan dava dışı ... temlik ettiği, ...’in ise dava konusu taşınmazları 24.08.2001 tarihinde satış yolu ile davalı ...’e devrettiği, ...‘in de 653 parsel sayılı taşınmazı 10.09.2002 tarihinde dava dışı kızı ...’ye satış suretiyle devrettiği, Hamide tarafından 653 parselin 16.03.2004 tarihinde ...’e iade edildiği, yine dava konusu 658 parsel sayılı taşınmazın dava dışı ... adına kayıtlı iken 06.05.1994 tarihinde satış işlemi ile davalıya devredildiği, 2014 yılında 3402 sayılı Yasa’nın 22/a maddesi uyarınca yapılan yenileme çalışmaları ile 653 parselin 107 ada 24, 657 parselin 107 ada 41 ve 658 parselin 107 ada 28 parsel numarasını aldığı, davanın terekeye iade istemli olarak açılması nedeniyle murisin terekesine temsilci olarak ...'in atandığı, Dairece verilen geri çevirme kararı doğrultusunda tereke temsilcisi sıfatıyla kararı temyiz eden Av....'a vekaletname verildiği anlaşılmaktadır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Tereke temsilcisi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 435,50 TL bakiye onama harcının temyiz eden terekeden alınmasına,
Davalı vekili duruşmaya katılmadığından duruşma vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
Dosyanın Tire 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
16.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.