Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/3911 K.2025/2006

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/3911 📋 K. 2025/2006 📅 15.04.2025

1. Hukuk Dairesi         2023/3911 E.  ,  2025/2006 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1207 E., 2023/279 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/18 E., 2021/464 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istekli ve davalı ... ile dahili davalı ... vekilleri tarafından katılma yoluyla temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 15.04.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davacılar vekili Avukat ... ile temyiz eden dahili davalı ... vekili Avukat ... ve temyiz eden davalı ... vekili Avukat ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen davalı ... gelmedi. Onun yokluğunda duruşmaya başlandı, gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar; mirasbırakanları ...’nun, ... . Noterliğince düzenlenen 28.10.1992 tarih ve ... yevmiye nolu vasiyetnamesi ile tüm malvarlığını kendilerine vasiyet ettiğini, bu nedenle ...’nun atanmış mirasçıları olduklarını, mirasbırakanları ...’nun üvey kızı olan davalı ...’ın mirasbırakandan aldığı vekaletname ile mirasbırakanın 6011 ada 23 parsel sayılı taşınmazdaki ½ payını davalı ...’e satış suretiyle devrettiğini, vekaletname ve temlik tarihinde mirasbırakanın fiil ehliyetini haiz olmadığını, aynı zamanda vekalet görevinin kötüye kullanıldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline, olmadığı takdirde bedelin tahsiline karar verilmesini istemişler, 11.07.2020 tarihli dilekçeleri ile ...’in temlik aldığı payı 20.05.2011 tarihinde dava dışı ...’e devretmiş olması nedeniyle ...’ın davaya dahil edilmesini istemişler, yargılama sırasında ...’ın da temlik aldığı payı dava dışı üçüncü kişiye devretmesi üzerine HMK 125. madde gereğince davaya dahili davalı ... ve davalılar ... ve ... aleyhine tazminat davası olarak devam ettiklerini bildirmişlerdir.
II. CEVAP
1- Davalı ...; süresinde davaya cevap vermemiş, yargılama aşamasında, anılan hususla ilgili Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığını, kendisinin kesinlikle bir kusurunun bulunmadığını, üvey annesiyle vefat etmeden önce herhangi bir samimiyetinin olmadığını, yapılan işlemlerin usulüne uygun olduğunu, üvey annesine uzun süre kendisinin baktığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ...; süresinde davaya cevap vermemiş, yargılama aşamasında, kendisinin olan bitenle ilgili hiç bir bağlantısının olmadığını, yatırım amaçlı dava konusu arsayı satın aldığını, hatta satın alırken Nermin Hanım ile de konuştuğunu, ... ile önceden tanışıklığı olmayıp emlakçı vasıtasıyla tanıştığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
3. Dahili davalı ..., iyiniyetli olarak dava konusu taşınmazı davalı ...'den 130.000,00 TL. bedelle tapu kaydına güven ilkesi çerçevesinde satın aldığını, davacılar ile diğer davalı arasındaki sorunları bilmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı ...’ın murisin zaaflarından yararlanarak elde ettiği vekaletname ile murisin taşınmazını davalı ...’e satış suretiyle devrettiği, vekilin vekalet görevini kötüye kullandığı, murise satış bedeli ödenmediği, davalılar ... ve ...’ın ise kötü niyetli olduklarının ispat edilemediği gerekçesiyle 383.616,54 TL'nin davalı ...’dan tahsiline, davalılar ... ve ... yönünden davanın reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili ve davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine Mahkemece 13.04.2022 tarihli ek karar ile, kararın davalı ... tarafından adli yardım talepli olarak istinaf edildiği, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1.Hukuk Dairesinin 22.02.2022 tarih 2022/225 Esas, 2022/258 Karar sayılı kararı ile davalı ...’ın adli yardım talebinin reddine karar verildiği, davalı ...’a istinaf harçlarının tamamlanması için çıkarılan muhtıranın 05.04.2022 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen süresi içinde nispi harcın tamamlanmadığı gerekçesiyle davalı ...’ın istinaf isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve 13.04.2022 tarihli ek kararına karşı davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ...'ın maktu harç yatırarak İlk Derece Mahkemesi hükmünü istinaf ettiği, eksik nispi harcın tamamlanması için muhtıra tebliği üzerine adli yardım talebinde bulunduğu, Dairenin 22.02.2022 tarihli kararı ile adli yardım talebinin reddine karar verildiği, anılan karara itiraz edilmediği, bunun üzerine Mahkemece ikinci defa nispi istinaf harcının tamamlanması yönünde muhtıra tebliğine rağmen harcın tamamlanmaması nedeniyle Mahkemece 13.04.2022 tarihli ek karar ile davalı ...’ın istinaf isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verildiği, davalı ...’ın anılan ek kararı istinaf ettiği, davalı ...’ın adli yardım talebinin reddedildiği, muhtıraya rağmen davalı ... tarafından nispi istinaf harcının yatırılmadığı, bu nedenle Mahkemenin 13.04.2022 tarihli ek kararının hukuka uygun olduğu, mirasbıkaran ...’nun 09.07.2016 tarihinde ölümü ile geriye mirasçı olarak davacı yeğenleri ... ve ... ile murisin babası ...’in ...’den olma oğlu olan dava dışı ... oğlu ...’in kaldıkları, davalı ...’ın, miras bırakanın eşi ...’in ilk eşi Makbule’den olma çocuğu olduğu, mirasbırakanın İstanbul 4. Noterliğinin 28.10.1992 tarih 26161 yevmiye sayılı vasiyetnamesi ile kendisinin ölümünden sonra gayrimenkullerdeki intifa hakkı eşi ...’de olmak üzere tüm menkul ve gayrimenkullerini davacı yeğenlerine vasiyet ettiği, sözü edilen vasiyetnamenin, Edremit Sulh Hukuk Mahkemesinin 19.09.2017 tarih 2017/480 - 1000 E.K. sayılı kararı ile açılıp okunmasına karar verilip istinaf edilmeksizin 16.10.2017 tarihinde kesinleştiği, Edremit Sulh Hukuk Mahkemesinin 19.12.2013 tarihli 2011/69 Esas, 2013/1050 Karar sayılı kararı ile mirasbırakan ...’in akıl rahatsızlığı nedeniyle kısıtlanarak kendisine davacılardan ...’ın vasi olarak atandığı, yargılama sırasında alınan Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunun 25.02.2013 tarih 630 sayılı raporunda, mirasbırakanın akit tarihleri olan (vekaletname tarihi) 27.05.2010 ve (satış tarihi) 03.09.2010 tarihlerinde fiili ehliyetini haiz olmadığının belirlendiği, mirasbırakanın ... . Noterliğinin 27.05.2010 tarih ... yevmiye sayılı vekaletnamesi ile Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde dilediği bedel ve kişiden / kişiye taşınmaz alımı - satımı, satış vaadi düzenleme, banka hesaplarından para çekme, emekli maaşının alımı, avukata vekalet verme gibi bir çok hususta davalı ...’ı vekil tayin ettiği, davalı ...’ın aynı gün mirasbırakana ait dava dışı 38 parsel sayılı taşınmazdaki 24 nolu bağımsız bölümü ... ’e, onun da 28.01.2011 tarihinde ...’e satış suretiyle devrettiği, dava konusu 6011 ada 23 parsel sayılı taşınmazda mirasbırakanın maliki olduğu 1/2 payını ise 123.000,00 TL. bedelle davalı ...’e, O’nun da dava tarihinden önce 20.05.2011 tarihinde, davaya dahil edilen ...’a satış suretiyle devrettiği, ...’ın da yargılama sırasında 28.09.2020 tarihinde dava dışı ... … Ltd. Şti.'ne devrettiği, İlk Derece Mahkemesince davanın hukuki nitelendirmesi vekalet görevinin kötüye kullanılması olarak yapılmış ise de dava dilekçesi içeriği, iddianın ileri sürülüş biçimi ve dosya kapsamından davada, mirasbırakan ...’in gerek vekaletname gerekse devir tarihinde fiil ehliyetine haiz olmadığı ileri sürülerek tapu iptali ve tescil, olmadığı taktirde alacak talebinde bulunulduğu, aşamada sadece tazminat isteği olarak davaya devam edildiği, mirasbırakanın davacılara vasiyetinin muayyen mal vasiyeti niteliğinde olmayıp mirasçı atamaya ilişkin olduğu ancak atanmış mirasçılığın TMK.'nın 598. maddesi gereğince yasal mirasçılığı ortadan kaldıran bir neden olmadığı, Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunun 25.02.2013 tarihli raporuna göre mirasbırakan Nermin’in, vekaletnamenin verildiği ve ilk el davalı ...’e satış yapıldığı tarihlerde fiil ehliyetine sahip olmadığının belirlendiği, somut olayda mirasbırakanın ölüm tarihine göre terekesinin elbirliği mülkiyetine tabi olduğu, davacılar dışında başkaca mirasçının bulunduğu, terekeye karşı yapılan mülkiyetten kaynaklanan haksız fiil niteliğindeki muris muvazaası ve elatmanın önlenmesi gibi davaların dışında ehliyetsizlik, vekalet görevinin kötüye kullanılması, hata-hile-gabin gibi davalarda terekeyi temsil eden tüm mirasçıların bir arada hareket etmek suretiyle davayı birlikte açmaları, ayrıca mirasçılardan birinin terekeye iade şeklinde dava açması halinde de tüm mirasçılarının davada temsil edilmesi gerekeceği, bu durumda davacılar, atanmış mirasçı olsalar da mirasçı olmayan davalılara karşı açtıkları davada, dava dışı yasal mirasçı bulunduğundan, pay oranında açtıkları davanın dinlenme olanağı bulunmadığı, tapu iptali ve tescil davalarının kayıt maliki ya da malikleri aleyhine açılacağı, dava konusu taşınmazın dava tarihinden önce, 2011 yılında dava dışı ... adına kayıtlı olduğu, eldeki davada ...’a husumet yöneltilmediği, hakkında usulüne uygun bir dava açılmadığı, yargılama sürerken davaya dahil edildiği, eldeki davada zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı gibi dahili dava yoluyla davaya dahil edilen bir kimseye taraf sıfatı kazandırılmasına ve hakkında hüküm kurulmasına yasal olanak bulunmadığından ... hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı ...’ın 13.04.2022 tarihli ek karara karşı yaptığı istinaf başvurusunun esastan reddine, davacıların istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile dahili davalı ... yönünden HMK’nın 114/1-d maddesi gereğince, davalılar ... ve ... yönünden HMK’nın 114/2.maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili duruşma istekli temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararını davalılar ... ve ...’in istinaf etmediğini, davalı ...’ın istinaf ettiğini, ancak ...’ın adli yardım talebinin kabul edilmediğini, Nuray yönünden de muhtıraya rağmen istinaf harcını yatırmaması nedeniyle 13.04.2022 tarihli ek kararla istinaf isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verildiğini, anılan ek kararın ... yönünden istinaf edildiğini, ancak Bölge Adliye Mahkemesince ...’ın ek karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiğini, eldeki davada tereke temsilcisi atanmasına gerek olmadığını, çünkü davacılar adına tescil talebinde bulunulduğunu, terekeye iade yönünde bir talebin bulunmadığını, murisin tüm taşınır ve taşımaz mallarını davacılara vasiyet ettiğini, atanmış iki mirasçının da davacı olduğunu, bu nedenle taraf eksikliği bulunmadığını, dahili davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, davalı ... ile davalı ...’ın birlikte hareket ettiklerini, ...’in iyi niyetli kabul edilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; dosya kapsamı ile davalının iyi niyetli olduğunun sabit olduğunu, davalının emlakçı aracılığıyla kişilerle tanıştığını, ticari amaç ile işlem yaptığını, bu nedenle davalı ... yönünden davanın esastan reddedilmesi ve davalı lehine nispi vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
3. Dahili Davalı ... vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; davanın nispi harca tabi bir dava olduğunu, bu nedenle davalı ... lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, ehliyetsizlik ve vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenlerine dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkin olup yargılama sırasında taşınmazın dava dışı üçüncü kişiye devredilmesi nedeniyle davacılar HMK'nın 125. maddesi gereğince taleplerini tazminata dönüştürmüştür.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1929 doğumlu muris ...’nun 09.07.2016 tarihinde ölümü ile geriye mirasçı olarak davacı yeğenleri ... ve ... ile murisin babası ...’in ...’den olma oğlu olan dava dışı ...’in kaldıkları, murisin ... . Noterliğinin 27.05.2010 tarih ... yevmiye sayılı vekaletnamesi ile davalı ...’ı vekil tayin ettiği, davalı ...’ın dava konusu 6011 ada 23 parsel sayılı taşınmazdaki miras bırakanın maliki olduğu 1/2 payını 123.000,00 TL. bedelle davalı ...’e, O’nun da dava tarihinden önce 20.05.2011 tarihinde, davaya dahil edilen ...’a satış suretiyle devrettiği, ...’ın da yargılama sırasında 28.09.2020 tarihinde dava dışı ... … Ltd. Şti. ‘ne devrettiği, bu nedenle davacıların HMK'nın 125. maddesi gereğince taleplerini tazminata dönüştürdüğü, davalı ...’ın mirasbırakanın eşi ...’in ilk eşi Makbule’den olma çocuğu olduğu, mirasbırakanın ... . Noterliğinin 28.10.1992 tarih ... yevmiye sayılı vasiyetnamesi ile, kendisinin ölümünden sonra gayrimenkullerdeki intifa hakkı eşi ...’de olmak üzere, tüm menkul ve gayrimenkullerini davacı yeğenlerine vasiyet ettiği, sözü edilen vasiyetnamenin, Edremit Sulh Hukuk Mahkemesinin 19.09.2017 tarih 2017/480 Esas, 1000 Karar sayılı kararı ile açılıp okunmasına karar verilip istinaf edilmeksizin 16.10.2017 tarihinde kesinleştiği, Edremit Sulh Hukuk Mahkemesinin 19.12.2013 tarihli 2011/69 Esas, 2013/1050 Karar sayılı kararı ile mirasbırakan ...’in akıl rahatsızlığı nedeniyle kısıtlanarak kendisine davacılardan ...’ın vasi olarak atandığı, yargılama sırasında alınan Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunun 25.02.2013 tarih 630 sayılı raporunda, mirasbırakanın vekaletname ve satış tarihlerinde fiili ehliyetini haiz olmadığının belirlendiği anlaşılmaktadır.
Eldeki davada, mirasbırakanın ölüm tarihine göre terekesinin elbirliği mülkiyetine tabi olduğu ve dava dışı başkaca yasal mirasçının bulunduğu kayden sabittir. Hemen belirtilmelidir ki, tereke adına açılan davalarda terekeyi temsil eden tüm mirasçıların bir arada hareket etmek suretiyle davayı birlikte açmaları, ayrıca, mirasçılardan bir tanesinin terekeye iade şeklinde dava açması halinde de tüm mirasçıların davaya muvafakatlarının sağlanması, aksi takdirde terekenin atanacak temsilci marifetiyle davada temsil edilmesi ve yürütülmesi gerekeceği (TMK 640. md.) tartışmasızdır.
Mirasçı olmayan kişiye karşı ehliyetsizlik, vekalet görevinin kötüye kullanılması gibi hukuki nedenlerine dayalı miras payı oranında açılan tapu iptal ve tescil, olmadığı takdirde bedel davasının dinlenme olanağı bulunmadığından, tereke adına dava açılmadığına göre terekeye temsilci tayin edilerek yargılamaya devam edilmesinin de pay oranında açılan davanın dinlenmesini mümkün hale getirmeyeceği açıktır.
Bu bilgiler ışığında, eldeki davada mirasçı olmayan kişiye karşı ehliyetsizlik, vekalet görevinin kötüye kullanılması gibi hukuki nedenlere dayalı miras payı oranında açılan tapu iptal ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkin davanın dinlenme olanağının bulunmadığı gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesince davalılar ... ve ... yönünden HMK’nın 114/2.maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmesinde ve davalı ...’in vekille temsil edilmediğinden lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde kural olarak bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak İlk Derece Mahkemesinin 25.06.2021 tarihli 2019/18 Esas, 2021/464 Karar sayılı kararı ile 383.616,54 TL'nin davalı ...’dan tahsiline, davalılar ... ve ... yönünden davanın reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili ve davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine Mahkemece 13.04.2022 tarihli ek karar ile, kararın davalı ... tarafından adli yardım talepli olarak istinaf edildiği, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1.Hukuk Dairesinin 22.02.2022 tarih 2022/225 Esas, 2022/258 Karar sayılı kararı ile davalı ...’ın adli yardım talebinin reddine karar verildiği, davalı ...’a istinaf harçlarının tamamlanması için çıkarılan muhtıranın 05.04.2022 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen süresi içinde nispi harcın tamamlanmadığı gerekçesiyle davalı ...’ın istinaf isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiş, Mahkemenin 13.04.2022 tarihli ek kararının davalı ... tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 07.03.2023 tarihli 2002/1207 Esas, 2023/279 Karar sayılı kararı ile davalı ...’ın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup bu durumda İlk Derece Mahkemesince davalı ... aleyhine hükmedilen 383.616,54 TL yönünden davacılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu Bölge Adliye Mahkemesince gözetilmeden davalı ... yönünden de davanın usulden reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır.
Bununla birlikte,davalı ...’ın dava konusu 6011 ada 23 parsel sayılı taşınmazdaki miras bırakanın maliki olduğu 1/2 payını mirasbırakana vekaleten 3.09.2010 tarihinde davalı ...’e satış suretiyle devrettiği, ...’in de temlik aldığı payı dava tarihinden önce 20.05.2011 tarihinde dahili davalı ...’a satış suretiyle devrettiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; tapu iptal ve tescil davaları kayıt maliki ya da malikleri aleyhine açılır.
Somut olayda, çekişmeli taşınmazın dava tarihinden önce 2011 yılında dava dışı ... adına kayıtlı olduğu, eldeki davada ...’a husumet yöneltilmediği, hakkında usulüne uygun bir dava açılmadığı, yargılama sürerken davaya dahil edildiği, davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı gibi dahili dava yoluyla davaya dahil edilen bir kimseye taraf sıfatı kazandırılmasına ve hakkında hüküm kurulmasına yasal olanak bulunmadığı gözetilerek dahili davalı ... hakkında davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilerek ... lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı ... ve dahili davalı ... vekillerinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının değinilen yönden kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harçlarının ilgililere iadesine,
03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz eden davacılar vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınmasına,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.