Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/2848 K.2025/1824

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/2848 📋 K. 2025/1824 📅 08.04.2025

1. Hukuk Dairesi         2023/2848 E.  ,  2025/1824 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/153 E., 2023/282 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Manavgat 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/322 E., 2021/166 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından duruşma istekli olarak ve diğer davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 08.04.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davalı ... mirasçıları vekili Avukat ... ile temyiz edilen davacı vekili Avukat ... geldiler. Davetiye tebliğine rağmen davalı ... vd. vekili gelmedi. Yokluğunda duruşmaya başlandı. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; davalılardan ...’ın serbest avukatlık yaptığını ve dolandırıcılık suçlarından dolayı hakkında birçok ceza soruşturmasının bulunduğunu, kendisini de dolandırmaya karar veren davalı ...’in, paydaşı olduğu dava konusu 188 parsel sayılı taşınmaz üzerine otel veya villa yapacağı vaadi ile kendisinden hile ile vekaletname aldığını, ancak çevresinin uyarısıyla taşınmaz üzerine “bizzat gelmedikçe işlem yapılmaması" yönünde şerh koydurduğu, bunu öğrenen davalı ...’in kendisini inandırmak amacıyla parsel üzerinde inşaat yapılacağına dair protokol düzenlediği, protokol şartlarının gerçekleşmesi için taşınmazın devrinin gerektiğini belirterek kendisini tapuya götürdüğünü ve hile ile taşınmazın davalı ...’in kız kardeşi olan diğer davalı ... ’a devrinin sağlandığını, kısa bir süre sonra da diğer davalı ...’a devredildiğini, herhangi bir bedel ödenmediğini, tüm davalıların el ve işbirliği içinde olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tescilini, olmadığı takdirde rayiç bedelinin tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ...; dava konusu taşınmazın babası ...’dan kaldığını, babasının 1974 yılında ölümüyle babasının borçlarını ödenmesi karşılığında tüm mirasçıların miras paylarını kendisine sattığını, buna dair 1976 tarihli noterde düzenlenen satış vaadi sözleşmesinin de bulunduğunu, davacının Antalya’da oturması nedeniyle sözü edilen noter senedine imza atamadığını, ancak davacının kötüniyeti sebebiyle taşınmazdaki hissesini tekrardan para vererek diğer davalıdan satın almak zorunda kaldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalılar ... ve ...; iddiaların doğru olmadığını, noter kayıtları ve tapu kayıtlarının resmi şekilde ve usulüne uygun düzenlendiğini, davacının tapuya bizzat gelerek işlem yaptığını, hilenin söz konusu olmadığını, davacı tarafından verilen vekaletnamenin kullanılmadığını, davacının imzasının bulunduğu "belgedir" başlıklı belgede davacının hiçbir hak ve alacağının kalmadığının yazılı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.05.2018 tarihli ve 2013/436 Esas, 2018/170 Karar sayılı kararıyla; davalılar ... ve ... yönünden hile iddiasının ispatlandığı, ancak son kayıt maliki Yüksel'in ediniminde iyi niyetli olduğu gerekçesiyle tapu iptal-tescil isteğinin reddine, bedel isteğinin kabulü ile 600.000,00 TL'nin faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan tahsiline karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 28.11.2019 tarihli ve 2019/631 Esas, 2019/1428 Karar sayılı kararıyla; davalı ...'in iyi niyetli 3. kişi olup olmadığı hususunda yeterli araştırmanın yapılmadığı, yine protokol başlıklı belge altındaki imzanın davalı ...'in eli ürünü olup olmadığı hususunda rapor alınamadığı, davacının davalı ...'den aldığı paraların miktarı hususunda açıklama yapılması gerektiği, davalı ...'in çektiği kredilere ilişkin tüm belgelerin dosyaya kazandırılmasından sonra karar verilmesi gerektiğinden bahisle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile; hile iddiasının ispatlandığı, son kayıt maliki davalı ...'in ise satış bedelinin tamamını ödediğini ispatlayamadığı gibi taşınmazda paydaş ve davacının kardeşi olması nedeniyle durumu bilebilecek kişilerden olduğu, iyi niyetli kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile tapu iptal-tescile karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hile iddiasının ispatlandığı, davalı ...'in ise davacının kardeşi olması ve aralarındaki ilişki bir bütün olarak değerlendirildiğinde iyi niyetli kabul edilemeyeceği, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın ispatlanamadığını, davalıların sunduğu somut delillerin yok sayıldığını, davacının okuryazar olmadığı iddiasının aksine okuryazar olduğunun, 25.06.2015 tarihli belge üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olduğunun tespit edildiğini, dinlenen tanık beyanlarında davacının taşınmazını bilerek ve bedeli karşılığında sattığının belirtildiğini, ceza soruşturma dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına karar veriliğini, tapu kayıtları resmi senet niteliğinde olduğu halde dikkate alınmadığını, senede karşı senetle ispat zorunluluğunun bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; ceza dosyasındaki iletişim tutanaklarından davacının taşınmazı satma iradesinde olduğunun anlaşıldığını, diğer davalılar ile davacı arasındaki iç ilişkinin davalı ...'e yansıtılmasının kabul edilemeyeceğini, davacı ve davalının kardeş olması davacı ve diğer davalılar arasındaki hukuki durumu bilmesini gerektirmeyeceğini, kardeşlerinin resmi olarak ne yaptığını bilmesinin beklenmesi tam tersi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazda ortak olan davalı ...'in ortaklığın giderilmesi davası açmak sureti ile davacının payını cebri ihale ile tamamen hukuka uygun olarak çok daha uygun bir bedele satın alması mümkün iken bu yola başvurmayıp davacının payını yabancı kişilerden satın almasının kötüniyetli olmadığının en açık göstergesi olduğunu, taşınmazı bedelini ödeyerek iyi niyetli satın aldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava; hile hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel isteğine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, davacının dava konusu 188 parsel sayılı taşınmazdaki payının tamamını 01.04.2013 tarihinde davalı ...'ya, ...'nın da 05.04.2013 tarihinde davacının abisi olan diğer davalı ...'e satış yoluyla devrettiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin ve davalılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 20.544,23 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına,
03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davacı vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin duruşma istekli temyiz eden davalı ... mirasçılarından alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.04.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.