Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/3373 K.2025/1117

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/3373 📋 K. 2025/1117 📅 05.03.2025

1. Hukuk Dairesi         2023/3373 E.  ,  2025/1117 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/763 E., 2023/530 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/217 E., 2022/72 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 11.02.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, taraflara tebligat yapıldığı halde gelen olmadığı anlaşıldı. İncelemenin dosya üzerinden yapılmasına, süresinde verildiği ve kayıt olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... dava dilekçesinde; müşterek kök muris ...'in 21.10.1971 tarihinde vefat ettiğini, muristen intikal eden dava konusu 133 ada 126 parsel sayılı taşınmazın gerçeğe aykırı olarak tesis kadastrosu sırasında davalı ...’in babası ... adına tapuya tescil edildiği, ardından intikal yoluyla taşınmazı davalının devraldığını, muris ...'in sağlığında çekişmeli taşınmazın davacı tarafından muristen satın alındığını, davalının babası mütevaffa ...'in bu hususu bildiğinden kötüniyetle, davacıdan mal kaçırmak amacıyla davalı ile iş ve fikir birliği içerisinde kadastro sırasında gerçeğe aykırı olarak çekişmeli taşınmazı adına tescil ettirdiğini iddia ederek tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde mirasta iade ve denkleştirmenin yapılması için taşınmazın terekeye iadesine, mümkün olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı ...; dava konusu taşınmazın babası ...’den intikal ettiği ve kök muris ... ile ilgisinin bulunmadığını, kayden kendisine miras yoluyla intikal eden taşınmazda davacının hakkının olmadığını, davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, tenkis ve denkleştirme taleplerinin dinlenemeyeceğini zira taşınmazın kök müşterek murisin terekesiyle ilgisi olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonucu; çekişmeli taşınmazın kadastro tutanağının kesinleştiği tarih ile eldeki davanın açıldığı tarih arasında kanunda belirlenen hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; eldeki davanın kadastro öncesi hukuki nedene dayalı olarak açıldığı, taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği 28.11.2000 günü ile davanın açıldığı 02.06.2021 günü arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş bulunduğu; öte yandan taşınmazın tespitine tapu kaydı esas alınmadığı gibi taraflarca da tapu kaydına dayanılmadığından menkul mal niteliğinde olan taşınmaz yönüyle muvazaa iddiasının dinlenemeyeceği, davacı tarafın, kadastro tespiti ile adına tapu kaydı oluşturulan davalının babası ...'in mirasçısı olmadığı anlaşılmakla denkleştirme ve tenkis iddialarının da dinlenemeyeceği gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, dava konusu taşınmazın öteden beri davacının zilyetliğinde olduğunu, davalının taşınmaz üzerinde tasarrufunun bulunmadığını, delillerin yeterince değerlendirilmediğini, davanın miras hukukundan kaynaklandığını, gerçeğe aykırı beyanlar ile yapılan kadastro işleminin davacının yasal miras haklarını ihlal ettiğini, taşınmazın yolsuz olarak tapuya tescil edildiğini, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı davalarda hak düşürücü sürenin işlemeyeceğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Kadastro sonucunda Bursa ili, Osmangazi ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 133 ada 126 parsel sayılı taşınmaz vergi kaydı, ifraz ve hibeye dayanılarak davalının yakın mirasbırakanı ... adına tespit ve tescil edilmiş; bilahare intikal suretiyle kayden davalı ... adına tapuya tescil edilmiştir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 435,50 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.