Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/6181 K.2025/1030
1. Hukuk Dairesi 2023/6181 E. , 2025/1030 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/329 E., 2023/258 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ... ile davalı ... arasında Kayseri 1. İcra Müdürlüğünün 2014/6488 sayılı dosyasına konu borcun ödenmesi ile ilgili olarak “protokol” başlıklı belgenin düzenlenildiğini, davacının protokole konu borcu ödediğini ancak davalı ...'nın borcun ödenmediği iddiası üzerine davacının Kayseri 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/134 Esas sayılı dosyası ile açtığı davada Mahkemece davacının davalı ...'ya borcunun olmadığının tespit edildiğini, buna rağmen davalıların teminat amacıyla kendilerine devredilen 3257 ada 9 parsel sayılı taşınmazı iade etmediklerini, protokolün imza tarihinden sonra tarafların mutabakatı ile teminat değişikliğine gidilerek 3257 ada 39 parsel sayılı taşınmazın 6/17 payının alacaklının isteği üzerine oğlu olan davalı ...’e teminat amacıyla devredildiğini, bu işlem sırasında önceki teminatı teşkil eden bononun da davacıya teslim edildiğini, davalının da İcra Hukuk Mahkemesinde bu işlemin teminat değişikliği olduğuna ve borç ödendiği takdirde iade edileceğine dair beyanın bulunduğunu ileri sürerek taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini, aksi halde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla taşınmazın dava tarihindeki değerine karşılık 64.000,00 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde; bahse konu borcun ödenmediğini, İcra Mahkemesinin inceleme yetkisi kısıtlı olup hükmünün kesin hüküm teşkil etmediğini, davacının İcra Mahkemesini de yanılttığını, İcra Mahkemesinde davacı tarafından yapıldığı kabul edilen ödemelerin, takip dışı 710.000,00 TL bedelli farklı bir senede dayandığını, nitekim bu senedin ... tarafından Savcılığa sunulduğunu, bu hususun borcun sona ermediğini ortaya koyduğunu, davacının İcra Mahkemesinde borcu 2015 yılında ödediğini iddia etmesine karşın yapılan teminat değişikliğinin 2017 tarihli olduğunu, davacının İcra Mahkemesinde teminat değişikliği nedeniyle kendisine verilen senedi ödemeye delil olarak sunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... cevap dilekçesinde; davaya konu senedin teslimi ve tapunun devir gününde annesi Hülya'nın ağır şekilde hasta olmasından dolayı senedi kendisine verip bonoyu ...'a vermesini, onlardan da davaya konu taşınmazın devrini almasını bildirdiğini, diğer hususlara ilişkin bilgisinin olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 02.02.2021 tarihli ve 2018/333 Esas, 2021/56 Karar sayılı kararıyla; davalıların teminat değişikliğini kabul ettikleri ancak borcun ödenmediğini ileri sürerek teminatın iadesinin şartlarının gerçekleşmediğini beyan ettikleri, Kayseri 1. İcra Müdürlüğünün 2014/6488 Esas sayılı dosyasında borcun tamamen ödendiğinin Kayseri 3. İcra Mahkemesinin 2017/134 Esas, 2017/705 Karar sayılı kararı ile sabit olduğu, dolayısıyla icra takibine konu borç kapandığı için teminat olarak verilen Kayseri ili, Melikgazi ilçesi, ... Mahallesi 3257 ada 39 parsel sayılı taşınmazın 6/17 hissesinin davacıya iadesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına kayıtlı 6/17 payın iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 02.02.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 08.09.2021 tarihli ve 2021/509 Esas, 2021/572 Karar sayılı kararıyla; taşınmazın davacının davalı ...'ya olan borcu nedeni ile oğlu ...’e devredildiği iddiasının davalılar tarafından kabul edildiği, davanın esası açısından taraflar arasındaki teminata bağlı alacağın sona erip ermediğinin irdelenmesi gerektiği, borcun ödendiğinin İcra Mahkemesi kararı ile ispat edildiği, İcra Mahkemesinin kararı maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmese de davalılar tarafından aksinin ispat edilemediği gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 08.09.2021 tarihli kararının süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 23.05.2022 tarihli ve 2022/727 Esas, 2022/4046 Karar sayılı kararı ile; uyuşmazlığın TBK’nın 97. maddesi uyarınca taraflar arasındaki takip dosyasına konu borcun ödenip ödenmediği noktasında toplandığı, Mahkemece tüm dosya kapsamına ve tarafların dayandığı delillere göre taraflar arasındaki borcun ödenip ödenmediğinin tetkik edilmesi ile eksik ödenen bedel varsa bu bedeli depo etmek üzere davacı tarafa süre ve imkan tanınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, eksik inceleme ile karar verildiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyaya sunulan ve dava dışı olan bir kısım ödemelerin bu senet için yapıldığı, davalı tarafça savunulan 25.05.2014 vade tarihli 710.000,00 TL bedelli bononun arkasında “senet bedelini elden teslim aldım” ibaresinin yer aldığı, 06.01.2005 tarihinin ve ...'nin eşi ...'nin ve yazının üst kısmında ...'nin imzasının bulunduğu, vekilin 710.000,00 TL bedelli senet ile ilgili olarak herhangi bir tahsilat yapmadığı, 710.000,00 TL'lik senede ilişkin tahsilatın senet arkasındaki yazıdan da anlaşılacağı üzere alacaklı-davalının eşi ... ve davalı tarafından alındığı, taraflar arasında başka alacak olduğu hususunda anlaşmazlık bulunmadığı, bu itibarla davalı-alacaklının daha önceki vekillerine yapılan 440.000,00 TL, 320.000,00 TL, 219.000,00 TL, 162.000,00 TL, 384.750,00 TL olmak üzere toplam 1.525.750,00 TL ödemenin Kayseri 1. İcra Müdürlüğünün 2014/688 Esas sayılı dosyasındaki borç nedeni ile yapıldığının kabulü gerektiği, Kayseri 3. İcra Hukuk Mahkemesi dosyasında alınan bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere davalı tarafça kabul edilmeyen ödemelerin bu dosyadaki borç için yapıldığı kabul edildiğinde davacının icra takip dosyasında herhangi bir borcunun kalmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle:
a. Davalı müvekkili Hülya tarafından, davacı ve dava dışı ...’ya karşı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile Kayseri 1. İcra Müdürlüğünün 2014/6488 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, dosya borcunun ödenmesine yönelik olarak protokol düzenlenildiğini, protokole göre dosya borçluları tarafından müvekkiline teminat amaçlı 300.000,00 euro bedelli senet verildiğini, dava konusu taşınmaz ile 300.000,00 euro bedelli senet arasında teminat değişikliği yapıldığını, davacı ve dava dışı ... tarafından Kayseri 1. İcra Müdürlüğünün 2014/6488 Esas sayılı dosyası hakkında Kayseri 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/134 Esas 2017/705 Karar sayılı dosyası ile icranın takipten sonra itfa edilmiş sayılması için şikayet yoluna başvurulduğunu, şikayet başvurusu kabul edilerek borcun takipten sonra itfa edilmiş sayılmasına karar verildiğini,
b. Bozma kararına uyulmasına rağmen borcun bitip bitmediği hakkında belirtilen araştırmaların yapılmadığını,
c. Takip dışı bırakılan 710.000,00 TL bedelli senet için düzenlenen bir kısım makbuzların Kayseri 1. İcra Müdürlüğünün 2014/6488 Esas sayılı dosyası borcu için yapıldığına dair kanaati kabul etmediklerini, makbuzların 710.000,00 TL bedelli senet için düzenlendiğini, ilgili senedin tamamı ödendiğinde söz konusu makbuzların asıllarının müvekkilinin önceki avukatlarına iade edildiğini, sunulan makbuzların fotokopi olduğunu, 384.750,00 TL'lik ödeme makbuzunda yazılı bulunan "Kayseri 1. İcra Müdürlüğünün 2014/6488 Esas sayılı dosyasına istinaden" yazısının fotokopi üzerinde mi yoksa makbuzun aslı üzerinde mi yazılı olduğunun ya da bu yazının kim tarafından yazıldığının belirsiz olduğunu,
d. Asılları bulunmayan makbuzları kabul etmediklerini,
e. Davacının Kayseri 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/134 Esas, 2017/705 Karar sayılı dosyasındaki beyanının aksine görülmekte olan bu dosyada teminat değişikliği yaptıklarını kabul ettiğini,
f. Teminat değişikliği sonrası taraflarına herhangi bir ödeme yapılmadığını,
g. Davacı tarafın 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/134 Esas sayılı dosyasında ilgili ödemelerin 710.000,00 TL bedelli senet için yapıldığını bildirdiklerinde senedin varlığını inkar ettiğini, söz konusu senedin hayali olduğunu bildirdiğini, eldeki davada ise delilleri bildirme süresi geçtikten sonra senedin ön ve arka yüzünün fotokopisini ibraz ettiğini, süresinde sunulmayan delillere muvafakatleri bulunmadığını,
h. 09.05.2016 tarihli 2016/646 numaralı beyan yerine 11.12.2018 tarihli beyan dilekçesinin hükme esas alınmasının sebebinin açıklanmadığını,
ı. Bozma sonrası davacı lehine ilk karardan daha yüksek bir meblağda vekalet ücretine hükmedildiğini,
i. Müvekkili ...’in dava konusu taşınmazı teminat aldığını kabul ettiğini, açılan davada bir kusuru bulunmadığını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden muaf tutulması gerektiğini,
j. Bozma sonrası fazla yargılama gideri hesaplandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozma kararına uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 36.124,48 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına,
Dosyanın Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
03.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.