Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/6385 K.2023/7649

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2022/6385 📋 K. 2023/7649 📅 20.12.2023

1. Hukuk Dairesi         2022/6385 E.  ,  2023/7649 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/5 E., 2021/49 K.
HÜKÜM : Kabul
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; Erzincan ili, Kemah ilçesi, ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 189 ada 1 ve 193 ada 1 parsel sayılı taşınmazların mera olarak sınırlandırıldığını ancak taşınmazların mera vasfında olmayıp mirasbırakanlarından intikal eden ve kendisi tarafından ekilip biçilen taşınmazlar olduğunu belirterek çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine temsilcisi davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Kemah Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.05.2016 tarihli ve 2015/76 Esas, 2016/30 Karar sayılı kararıyla; 189 ada 1 parsel açısından vazgeçme nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, 193 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 19.11.2019 tarihli ve 2016/14293 Esas, 2019/7471 Karar sayılı kararıyla; temyize konu 193 ada 1 parsel sayılı taşınmazın mera olarak sınırlandırılması nedeniyle Bozoğlak Köyü Tüzel Kişiliğinin de davada taraf olması gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu edilen taşınmazın mera vasfında olmadığı ve taşınmaz üzerinde davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 193 ada 1 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen bölümünün tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, kalan kısmın mera niteliği ile özel siciline kaydına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine temsilcisi; çekişmeli taşınmazın mera niteliğinde olup zilyetlikle edinilemeyeceğini, taşınmaz üzerinde davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluşmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastrodan önceki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713/1 inci maddesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 üncü ve 16 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Kadastro sonucunda Erzincan ili, Kemah ilçesi, ... Köyü çalışma alanında bulunan 193 ada 1 parsel sayılı 583224,80 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz mera vasfı ile sınırlandırılarak özel siciline kaydedilmiştir.
2. Hemen belirtilmelidir ki; Mahkemece dava konusu taşınmaz üzerinde zilyetlikle iktisap koşullarının davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; Mahkemece usulünce mera araştırması yapılmamış, eksik ve yetersiz ziraat bilirkişi raporu ile yetinilmiş, keşifte dava konusu taşınmazın dereye sınır olduğu belirtildiği halde dava konusu taşınmazla ilgili jeolog bilirkişiden rapor alınmamış, hava fotoğraflarından usulünce yararlanılmamış, bozma sonrasında tanık ve bilirkişiler usule aykırı olarak duruşmada dinlenmiş, davacının aynı çalışma bölgesinde zilyetlikle edinebileceği taşınmaz miktarının belirlenmesi açısından Kadastro Müdürlüğü ve Yazı İşleri Müdürlüğü’ne müzekkere yazılmamış olup yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli değildir.
3. Hal böyle olunca, doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle aynı çalışma bölgesinde davacı adına zilyetlik nedeni ile başkaca taşınmaz tespit edilip edilmediği Kadastro Müdürlüğü’nden, davacının zilyetliğe dayalı olarak açtığı bir dava bulunup bulunmadığı Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğü’nden sorulmalı, Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilmek suretiyle taşınmazın bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı olduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre dava konusu taşınmazlara ilişkin tespit edilen tüm hava fotoğrafları Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek dosya ikmal edilmelidir.
4. Bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından taşınmazların bulunduğu köy ile bu köye komşu köylerden seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile 1 fen bilirkişisi, 1 jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi ve üç kişilik ziraat bilirkişi kurulu aracılığıyla keşif yapılmalı, yapılacak keşifte yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, mera niteliğinde olup olmadığı, kime ait olduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, imar-ihyaya konu edilip edilmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, taşınmazla ilgili yöntemince kadim veya tahsisli mera araştırması yapılarak çekişmeli taşınmazın meranın devamı niteliğinde olup olmadığı tespit edilmeli; kadim meraların zilyetlikle edinilemeyeceği göz önünde bulundurulmalı, ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan taşınmazın toprak yapısını ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, üzerindeki bitki örtüsünü, mera ile aralarında doğal yahut yapay ayırıcı unsur bulunup bulunmadığını, taşınmazın mera vasfında olup olmadığını, taşınmaz üzerinde bulunan ağaçların cinsi, taşınmazdan ekonomik gelir elde edilip edilemeyeceği hususlarını değerlendirecek şekilde, ekinde taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğraflarını da içerir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiden dosya kapsamında yer alan stereoskopik üç adet hava fotoğrafının stereoskop aletiyle incelenmesi neticesinde taşınmaz bölümünün sınırlarını ve niteliğini, taşınmaz üzerinde imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarih ile sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor alınmalı; jeolog bilirkişiden taşınmazın dere yatağı olup olmadığı ya da dereden kazanılıp kazanılmadığını belirten ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, teknik bilirkişiye ise keşfi takibe ve denetlemeye elverişli, dava konusu taşınmazı komşularıyla birlikte gösterir şekilde krokili rapor düzenlettirilmeli; belgesiz zilyetlik yolu ile edinilebilecek miktara ilişkin sınırlamalar yönünden de gerekli araştırmalar yapılarak davacı lehine zilyetlikle kazanma şartlarının oluşup oluşmadığı kesin olarak belirlenmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf olduğundan bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.