Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/2501 K.2025/746
1. Hukuk Dairesi 2023/2501 E. , 2025/746 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/617 E., 2023/973 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tokat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/405 E., 2022/589 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve ... vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.02.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davalılar ... ve ... vekili Avukat ... ... ... ile temyiz edilen davacı vekili Avukat ... geldiler. Davetiye tebliğine rağmen davalı Tokat ... Otomotiv İnş. Akaryakıt Turizm Nakliye San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili gelmedi. Yokluğunda duruşmaya başlandı. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; murisi ...'in dava konusu 1001 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki payını 21.03.1991 tarihinde oğlu olan davalı ...'e satış göstermek suretiyle temlik ettiğini, ...'in bu payı 11.04.2002 tarihinde arkadaşı ... ...'e, ...'in de 11.06.2014 tarihinde ...'in oğlu olan diğer davalı ...'e gerçek bedelinin çok altında bir bedel ile devrettiğini, satış işlemlerinin muvazaalı olduğunu, yine muris ...'in 1031 ada 32 parselde kayıtlı iken 1031 ada 49 parsel numarası alan taşınmazdaki payını 29.05.2000 tarihinde davalı ...'e satış göstermek suretiyle temlik ettiğini, ...'in ise temlik aldığı payı amcasının oğlu ...'ya devrettiğini, ...'nın da bir kısım payını Tokat Belediye Başkanlığı'na 14.03.2014 tarihinde hibe ettiğini, kalan payını ise 22.04.2014 tarihinde diğer davalı Tokat ... Otomotiv İnşaat Akaryakıt Turizm Nakliye San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye satış göstermek suretiyle devrettiğini, şirket ortakları ... ... ve ... ...'in ...'nın oğlu olduğunu, davalıların iyiniyetinden bahsedilemeyeceğini, mirasbırakanın mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak taşınmazlarını devrettiğini, taşınmazlarını satma ihtiyacı bulunmadığını, dava dışı başka taşınmazlarını da diğer erkek çocuklarına devrettiğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tesciline, olmadığı takdirde taşınmaz bedelinin davalı ...'den tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalılar ... ve ...; mal kaçırmanın söz konusu olmadığını, taşınmazların bedelinin ödendiğini ve işlemlerin gerçek satış olduğunu, davacının farklı parseller ilişkin daha önce açtığı davaların reddedildiğini, dava konusu hususlarda muvazaa bulunmadığının kesinleşmiş mahkeme kararları ile sabit olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
2. Davalı Tokat ... Otomotiv İnşaat Akaryakıt Turizm Nakliye San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili; ...'in dava konusu taşınmazı bedelini ödeyerek satın aldığını, dava konusu taşınmazda paydaş olan ...'nın diğer payları da satın aldığını, taşınmazın davalı şirkete devrinin ardından taşınmaz üzerine bina yapıldığını, kötüniyetten ve muvazaadan bahsedilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; muris tarafından yapılan temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu, 49 parsel sayılı taşınmazı davalı şirketin bedeli karşılığında satın aldığı gerekçeleriyle 1001 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yönünden tapu iptal-tescile; 1031 ada 49 parsel sayılı taşınmaza ilişkin tapu iptali ve tescil talebinin (davalı şirket yönünden) reddine; tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca, davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini, istinaf taleplerinin değerlendirilmediğini, davacının muvazaayı ispat edemediğini bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1926 doğumlu muris ...'in 03.05.2001 tarihinde ölümü ile geride mirasçıları olarak davacı kızı ..., davalı oğlu ... ile dava dışı eşi ..., oğulları ... ve ...'ın kaldıkları, davalı ...'un ise diğer davalı ...'in oğlu olduğu; murisin çekişme konusu 1001 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki 1/2 olan payının tamamını 21.03.1991 tarihinde davalı oğlu ...'e satış suretiyle devrettiği, ...'in ise 11.04.2002 tarihinde dava dışı ... ...'e, ...'in de 11.06.2014 tarihinde murisin torunu olan diğer davalı ...'a satış suretiyle temlik ettiği; yine muris ...'in dava konusu (eski) 1031 ada 32 parsel sayılı taşınmazdaki 28/84 olan payının tamamını 29.05.2000 tarihinde davalı oğlu ...'e satış suretiyle devrettiği, ...'in ise 25.05.2009, 20.07.2010, 04.10.2011 tarihlerinde kısım kısım olmak üzere paylarının tamamını satış suretiyle dava dışı ...'e temlik ettiği, ...'nın söz konusu taşınmazdaki dava dışı diğer paydaşlar adına kayıtlı payları da satın almak suretiyle taşınmazın tamamının maliki olduğu, 14.03.2014 tarihinde taşınmazdaki bir kısım payını dava dışı Tokat Belediye Başkanlığına hibe ettiği, bilahare 28.03.2014 tarihinde ifrazen taksim suretiyle oluşan 1031 ada 50 parselin dava dışı Tokat Belediye Başkanlığı; dava konusu 1031 ada 49 parselin ise ... adına tescil edildiği, ...'nın da anılan 49 parsel sayılı taşınmazı 22.04.2014 tarihinde davalı Tokat ... Otomotiv İnşaat Akaryakıt Turizm Nakliye San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye satış suretiyle devrettiği anlaşılmaktadır.
Uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada mirasbırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.
Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere, görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 237. (Borçlar Kanunu'nun (BK) 213.) ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle mirasbırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile mirasbırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.
Öte yandan; bilindiği ve Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesinde düzenlendiği üzere; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." Yine 6100 sayılı HMK'nın 190/1. maddesi gereğince; "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir."
Bu anlamda temlikin mal kaçırma amacıyla yapıldığını ispat yükü davacıdadır.
Somut olaya gelince; dinlenen tanıklar, beyanlarında mirasbırakanın mirasçılardan mal kaçırmasını gerektirir somut olgular ortaya koymamış, temliklerin muvazaalı olduğuna dair hükme yeterli bir açıklamada bulunmamış olup toplanan tüm deliller yukarıdaki ilkeler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının mirasbırakanın temliki mal kaçırma amacıyla yaptığına dair iddiasını ispatlayamadığı sonucuna varılmaktadır.
Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalılar ... ve ... vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz eden davalılar (... ve ...) vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz edilen davacıdan alınmasına,
Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden davalılara iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.